Mâide Suresi 11-13. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
11. |
يَا:
EY/HEY/AH 
|
أَيُّهَا:
SİZ! 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
امَنُوا:
inanan(lar) 
|
اذْكُرُوا:
hatırlayın 
|
نِعْمَتَ:
ni'metini 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
عَلَيْكُمْ:
size olan 
|
إِذْ:
hani 
|
هَمَّ:
yeltenmişti 
|
قَوْمٌ:
bir topluluk 
|
أَنْ:

|
يَبْسُطُوا:
uzatmağa (saldırmaya) 
|
إِلَيْكُمْ:
size 
|
أَيْدِيَهُمْ:
ellerini 
|
فَكَفَّ:
(Allah) çekmişti 
|
أَيْدِيَهُمْ:
onların ellerini 
|
عَنْكُمْ:
sizden 
|
وَاتَّقُوا:
korkun 
|
اللَّهَ:
Alah'tan 
|
وَعَلَى:
ve 
|
اللَّهِ:
Allah'a 
|
فَلْيَتَوَكَّلِ:
dayansınlar 
|
الْمُؤْمِنُونَ:
Mü'minler 
|
12. |
وَلَقَدْ:
andolsun 
|
أَخَذَ:
almıştı 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
مِيثَاقَ:
söz 
|
بَنِي:
oğullarından 
|
إِسْرَائِيلَ:
İsrail 
|
وَبَعَثْنَا:
ve göndermiştik 
|
مِنْهُمُ:
içlerinden 
|
اثْنَيْ:
iki (on iki) 
|
عَشَرَ:
on (on iki) 
|
نَقِيبًا:
başkan 
|
وَقَالَ:
demişti ki 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
إِنِّي:
şüphesiz ben 
|
مَعَكُمْ:
sizinle beraberim 
|
لَئِنْ:
eğer 
|
أَقَمْتُمُ:
-doğrulur 
|
الصَّلَاةَ:
SaLâTe/Desteğe 
|
وَاتَيْتُمُ:
ve -verirseniz 
|
الزَّكَاةَ:
zekatı- 
|
وَامَنْتُمْ:
ve doğrularsanız/inanırsanız 
|
بِرُسُلِي:
elçilerimle 
|
وَعَزَّرْتُمُوهُمْ:
ve onlara yardım ederseniz 
|
وَأَقْرَضْتُمُ:
ve borç verirseniz 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
قَرْضًا:
bir borç 
|
حَسَنًا:
güzel 
|
لَأُكَفِّرَنَّ:
elbette örterim 
|
عَنْكُمْ:
sizin 
|
سَيِّئَاتِكُمْ:
günahlarınızı 
|
وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ:
ve sizi sokarım 
|
جَنَّاتٍ:
cennetlere 
|
تَجْرِي:
akan 
|
مِنْ:

|
تَحْتِهَا:
altlarından 
|
الْأَنْهَارُ:
ırmaklar 
|
فَمَنْ:
kim 
|
كَفَرَ:
inkar ederse 
|
بَعْدَ:
sonra 
|
ذَٰلِكَ:
bundan 
|
مِنْكُمْ:
sizden 
|
فَقَدْ:
muhakkak 
|
ضَلَّ:
sapmış olur 
|
سَوَاءَ:
düz 
|
السَّبِيلِ:
yoldan 
|
13. |
فَبِمَا:
sebebiyle 
|
نَقْضِهِمْ:
bozmaları 
|
مِيثَاقَهُمْ:
sözlerini 
|
لَعَنَّاهُمْ:
onları la'netledik 
|
وَجَعَلْنَا:
ve yaptık 
|
قُلُوبَهُمْ:
kalblerini 
|
قَاسِيَةً:
kaskatı 
|
يُحَرِّفُونَ:
kaydırıyorlar 
|
الْكَلِمَ:
kelimeleri 
|
عَنْ:

|
مَوَاضِعِهِ:
yerlerinden 
|
وَنَسُوا:
ve unuttular 
|
حَظًّا:
pay almayı 
|
مِمَّا:
şeyden 
|
ذُكِّرُوا:
öğütlenen 
|
بِهِ:
kendilerine 
|
وَلَا:
asla 
|
تَزَالُ:
daima 
|
تَطَّلِعُ:
muttali olursun 
|
عَلَىٰ:
üzerinde (olduklarına) 
|
خَائِنَةٍ:
hainlik 
|
مِنْهُمْ:
onlardan 
|
إِلَّا:
hariç 
|
قَلِيلًا:
pek azı 
|
مِنْهُمْ:
içlerinden 
|
فَاعْفُ:
yine de affet 
|
عَنْهُمْ:
onları 
|
وَاصْفَحْ:
ve aldırma 
|
إِنَّ:
şüphesiz 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
يُحِبُّ:
sever 
|
الْمُحْسِنِينَ:
güzel davrananları 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Mâide Suresi 11-13. Ayetler) — kuranmeali.eu/5/11
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.