A’râf Suresi 35-38. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
35. |
يَا:
EY/HEY/AH 
|
بَنِي:
Çocukları 
|
ادَمَ:
Adem 
|
إِمَّا:
eğer 
|
يَأْتِيَنَّكُمْ:
size gelirse 
|
رُسُلٌ:
elçiler 
|
مِنْكُمْ:
kendi içinizden 
|
يَقُصُّونَ:
anlattıkarında 
|
عَلَيْكُمْ:
size 
|
ايَاتِي:
ayetlerimi 
|
فَمَنِ:
kimselere 
|
اتَّقَىٰ:
korunan 
|
وَأَصْلَحَ:
ve uslanan 
|
فَلَا:
yoktur 
|
خَوْفٌ:
korku 
|
عَلَيْهِمْ:
üzelerine 
|
وَلَا:
ve 
|
هُمْ:
onlar 
|
يَحْزَنُونَ:
üzülmeyeceklerdir 
|
36. |
وَالَّذِينَ:
kimseler 
|
كَذَّبُوا:
yalanlayan 
|
بِايَاتِنَا:
ayetlerimizi 
|
وَاسْتَكْبَرُوا:
ve büyüklenenler 
|
عَنْهَا:
onlara karşı 
|
أُولَٰئِكَ:
işte onlar 
|
أَصْحَابُ:
halkıdır 
|
النَّارِ:
ateş 
|
هُمْ:
onlar 
|
فِيهَا:
orada 
|
خَالِدُونَ:
sürekli kalacaklardır 
|
37. |
فَمَنْ:
kim olabilir? 
|
أَظْلَمُ:
daha zalim 
|
مِمَّنِ:
kimseden 
|
افْتَرَىٰ:
uyduran 
|
عَلَى:
karşı 
|
اللَّهِ:
Allah'a 
|
كَذِبًا:
yalan 
|
أَوْ:
ya da 
|
كَذَّبَ:
yalanlayan 
|
بِايَاتِهِ:
O'nun ayetlerini 
|
أُولَٰئِكَ:
onlara 
|
يَنَالُهُمْ:
erişir 
|
نَصِيبُهُمْ:
nasipleri 
|
مِنَ:
-tan 
|
الْكِتَابِ:
Kitap- 
|
حَتَّىٰ:
nihayet 
|
إِذَا:

|
جَاءَتْهُمْ:
gelince 
|
رُسُلُنَا:
elçilerimiz 
|
يَتَوَفَّوْنَهُمْ:
canlarını alırken 
|
قَالُوا:
diyecekler 
|
أَيْنَ:
hani nerede? 
|
مَا:

|
كُنْتُمْ:
olduklarınız 
|
تَدْعُونَ:
yalvarmış 
|
مِنْ:

|
دُونِ:
başkasına 
|
اللَّهِ:
Alah'tan 
|
قَالُوا:
dediler 
|
ضَلُّوا:
sapıp kayboldular 
|
عَنَّا:
bizden 
|
وَشَهِدُوا:
ve şahidlik ettiler 
|
عَلَىٰ:
aleyhlerine 
|
أَنْفُسِهِمْ:
kendi 
|
أَنَّهُمْ:
kendilerinin 
|
كَانُوا:
olduklarına 
|
كَافِرِينَ:
kafirler 
|
38. |
قَالَ:
(Allah) dedi 
|
ادْخُلُوا:
girin 
|
فِي:
arasında 
|
أُمَمٍ:
toplulukları 
|
قَدْ:

|
خَلَتْ:
geçen 
|
مِنْ:

|
قَبْلِكُمْ:
sizden önce 
|
مِنَ:

|
الْجِنِّ:
cin 
|
وَالْإِنْسِ:
ve insan 
|
فِي:
içine 
|
النَّارِ:
ateşin 
|
كُلَّمَا:
her 
|
دَخَلَتْ:
girdiğinde 
|
أُمَّةٌ:
ümmet 
|
لَعَنَتْ:
la'net eder 
|
أُخْتَهَا:
yoldaşına 
|
حَتَّىٰ:
nihayet 
|
إِذَا:
zaman 
|
ادَّارَكُوا:
birbiri ardından 
|
فِيهَا:
orada 
|
جَمِيعًا:
hepsi toplandığı 
|
قَالَتْ:
dediler ki 
|
أُخْرَاهُمْ:
sonrakiler 
|
لِأُولَاهُمْ:
öncekiler için 
|
رَبَّنَا:
Rabbimiz 
|
هَٰؤُلَاءِ:
bunlar 
|
أَضَلُّونَا:
bizi saptırdılar 
|
فَاتِهِمْ:
bunlara ver 
|
عَذَابًا:
azab 
|
ضِعْفًا:
bir kat daha 
|
مِنَ:
-ten 
|
النَّارِ:
ateş- 
|
قَالَ:
(Allah) dedi 
|
لِكُلٍّ:
hepsi için vardır 
|
ضِعْفٌ:
bir kat fazla 
|
وَلَٰكِنْ:
ancak 
|
لَا:

|
تَعْلَمُونَ:
siz bilmezsiniz 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; A’râf Suresi 35-38. Ayetler) — kuranmeali.eu/7/35
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.