Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّا : elbette biz | أَعْطَيْنَاكَ : sana verdik | الْكَوْثَرَ : Kevser'i | Kırık Meal (Harekesiz) : |إنا ÎNE elbette biz | أعطيناك ÊAŦYNEK sana verdik | الكوثر ELKWS̃R Kevser'i | Kırık Meal (Okunuş) : |innā : elbette biz | eǎ'Taynāke : sana verdik | l-kevṧera : Kevser'i | Kırık Meal (Transcript) : |ÎNE : elbette biz | ÊAŦYNEK : sana verdik | ELKVS̃R : Kevser'i | Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki biziz sana kevseri veren. Adem Uğur : (Resûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Ahmed Hulusi : Muhakkak ki biz verdik sana O Kevser'i! Ahmet Tekin : Biz Kevser’i, peygamberliği, Kur’ân’ı, hayrı ilke edinen bir ümmeti, dünya hâkimiyetini, âhiret saadetini, lütfumuz ve ihsanımızla sana verdik. Ahmet Varol : Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik. Ali Bulaç : Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik. Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), gerçekten biz sana (cennetdeki Havz-ı) Kevseri = pek çok hayırları verdik. Bekir Sadak : Dogrusu sana pek cok nimet vermisizdir. Celal Yıldırım : ki biz sana Kevser'i verdik. Diyanet İşleri : Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Diyanet Vakfi : (1-3) (Resûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir. Edip Yüksel : Biz sana bolca nimetler verdik. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Muhakkak biz sana Kevser'i verdik. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Muhakkak Biz, sana Kevseri'i verdik. Elmalılı Hamdi Yazır : Biz verdik sana hakikatte kevser Fizilal-il Kuran : Ey muhammed! Doğrusu biz sana pek çok nimet vermişizdir. Gültekin Onan : Süphesiz, biz sana Kevser'i verdik. Hakkı Yılmaz : Şüphesiz Biz sana bol nimet verdik. Hasan Basri Çantay : (Habîbim) hakikat, biz sana, Kevseri verdik. Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz ki biz sana Kevser’i verdik. İbni Kesir : Gerçekten Biz; sana, Kevser'i verdik. İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki Biz, sana Kevser'i verdik. Muhammed Esed : Bak, Biz sana bol nimet verdik: Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, Biz sana Kevser'i verdik. Ömer Öngüt : Resulüm! Gerçekten biz sana tükenmeyen pek çok nimet vermişizdir. Şaban Piriş : Biz sana sayısız nimetler verdik. Suat Yıldırım : Biz gerçekten sana verdik kevser. Süleyman Ateş : Biz sana Kevser'i (bol ni'met, ilim ve büyük şeref) verdik. Tefhim-ul Kuran : Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik. Ümit Şimşek : Biz sana Kevser'i verdik. Yaşar Nuri Öztürk : Hiç kuşkusuz, biz verdik sana Kevser'i/iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, soy ve aydınlığın tükenmezini.