Yüz çevirirlerse de ki, 'Sizi Ad ve Semud yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.'(41:13)
Onlara, 'ALLAH'tan başkasına tapmayın,' diye önlerinden ve arkalarından elçiler gitmişti. Onlar ise, 'Rabbimiz dileseydi bir melek indirebilirdi. Bundan ötürü sizin getirdiğiniz mesaja inanmıyoruz,' dediler.(41:14)
Ad'a gelince, onlar yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve 'Bizden daha güçlü kim var?' dediler. Kendilerini yaratan ALLAH'ın onlardan daha güçlü olduğunu anlamadılar mı? Onlar ayet ve mucizelerimizi bilerek inkar ediyorlardı.(41:15)
Nihayet, onlara dünya hayatında aşağılayıcı azabı tattırmak için uğursuz günlerde üzerlerine sert bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı ise daha aşağılayıcıdır ve onlar yardım görmezler.(41:16)
Semud'a gelince, onlara yolu gösterdik. Ne var ki onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Sonunda, kazandıklarına karşılık, onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakaladı.(41:17)
İnananları ve erdemli davrananları ise kurtardık.(41:18)
ALLAH düşmanlarının ateşe sürüklenerek toplatılacakları gün...(41:19)
Nihayet oraya vardıklarında, onların işitme, görme organları ve derileri yaptıkları hakkında tanıklık eder.(41:20)