Mâide  Suresi 38-41. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
38. |وَالسَّارِقُ: ve hırsızlık eden erkeğin | وَالسَّارِقَةُ: ve hırsızlık eden kadının | فَاقْطَعُوا: kesin | أَيْدِيَهُمَا: ellerini | جَزَاءً: bir ceza olarak | بِمَا: karşılık | كَسَبَا: yaptıklarına | نَكَالًا: ibret verici | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَاللَّهُ: ve Allah | عَزِيزٌ: daima üstündür | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir |
39. |فَمَنْ: kim | تَابَ: tevbe eder | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | ظُلْمِهِ: yaptığı haksızlıktan | وَأَصْلَحَ: ve uslanırsa | فَإِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يَتُوبُ: tevbesini kabul eder | عَلَيْهِ: onun | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayan | رَحِيمٌ: acıyandır |
40. |أَلَمْ: | تَعْلَمْ: bilmez misin ki | أَنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah'a | لَهُ: aittir | مُلْكُ: mülkü | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | يُعَذِّبُ: azabeder | مَنْ: kimseye | يَشَاءُ: dilediği | وَيَغْفِرُ: ve bağışlar | لِمَنْ: kimseyi | يَشَاءُ: dilediği | وَاللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şey | قَدِيرٌ: kadirdir |
41. |يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الرَّسُولُ: Elçi | لَا: | يَحْزُنْكَ: seni üzmesin | الَّذِينَ: kimseler | يُسَارِعُونَ: yarış eden(ler) | فِي: | الْكُفْرِ: küfürde | مِنَ: | الَّذِينَ: onlar ki | قَالُوا: derler | امَنَّا: inandık | بِأَفْوَاهِهِمْ: ağızlariyle | وَلَمْ: | تُؤْمِنْ: inanmamış iken | قُلُوبُهُمْ: kalbleri | وَمِنَ: ve arasında | الَّذِينَ: olanlar | هَادُوا: yahudi(ler) | سَمَّاعُونَ: kulak verirler | لِلْكَذِبِ: yalana | سَمَّاعُونَ: kulak verirler | لِقَوْمٍ: bir kavme | اخَرِينَ: başka | لَمْ: | يَأْتُوكَ: sana gelmemiş olan | يُحَرِّفُونَ: onlar kaydırırlar | الْكَلِمَ: kelimeleri | مِنْ: | بَعْدِ: bazısının | مَوَاضِعِهِ: yerlerinden | يَقُولُونَ: derler | إِنْ: eğer | أُوتِيتُمْ: size verilirse | هَٰذَا: bu | فَخُذُوهُ: alın | وَإِنْ: ve eğer | لَمْ: | تُؤْتَوْهُ: verilmezse | فَاحْذَرُوا: sakının | وَمَنْ: ve birini | يُرِدِ: isterse | اللَّهُ: Allah | فِتْنَتَهُ: şaşırtmak | فَلَنْ: | تَمْلِكَ: sen yapamazsın | لَهُ: onun için | مِنَ: karşı | اللَّهِ: Allah'a | شَيْئًا: hiçbir şey | أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: o kimseler ki | لَمْ: | يُرِدِ: istememiştir | اللَّهُ: Allah | أَنْ: | يُطَهِّرَ: temizlemesini | قُلُوبَهُمْ: kalblerini | لَهُمْ: onlar için vardır | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | خِزْيٌ: rezillik | وَلَهُمْ: ve Onların | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette de | عَذَابٌ: bir azab | عَظِيمٌ: büyük |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Mâide  Suresi 38-41. Ayetler) — kuranmeali.eu/5/38
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.