Kırık Meal (Arapça) : |فَجَعَلَهُمْ : nihayet onları yaptı | كَعَصْفٍ : ekin yaprağı gibi | مَأْكُولٍ : yenmiş | Kırık Meal (Harekesiz) : |فجعلهم FCALHM nihayet onları yaptı | كعصف KAṦF ekin yaprağı gibi | مأكول MÊKWL yenmiş | Kırık Meal (Okunuş) : |feceǎlehum : nihayet onları yaptı | keǎSfin : ekin yaprağı gibi | me'kūlin : yenmiş | Kırık Meal (Transcript) : |FCALHM : nihayet onları yaptı | KAṦF : ekin yaprağı gibi | MÊKVL : yenmiş | Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar da içi boş ekin saplarına, kırılıp ezilmiş samanlara döndüler. Adem Uğur : Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. Ahmed Hulusi : Nihayet onları yenmiş ekin yaprağı gibi kıldı. Ahmet Tekin : Böylece Allah onları delik deşik ederek, yenmiş ekin yaprağı haline getirdi. Ahmet Varol : Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı. Ali Bulaç : Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. Ali Fikri Yavuz : Derken Rabbin, onları (kurtlar tarafından kemirilib doğranan) yenik ekin yaprakları haline getirdi. Bekir Sadak : Sonunda onlari, yenilmis ekin gibi yapti.* Celal Yıldırım : Onları yenik ekin çöpüne benzetti. Diyanet İşleri : (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları hâline getirdi. Diyanet İşleri (eski) : Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı. Diyanet Vakfi : Nihayet onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi. Edip Yüksel : Ve böylece onları yenmiş ekin gibi perişan etmişti. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi. Elmalılı Hamdi Yazır : Derken kılıverdi onları bir yenik hasıl gibi Fizilal-il Kuran : ve onları yalnız sap dipleri kalasıya yenmiş bir ekin tarlasına benzettiler. Gültekin Onan : Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı. Hakkı Yılmaz : (3-5) "Ve onların üzerlerine, onlara pişmiş taşlar ile birlikte iri taneli yağmur yağdıran öbek öbek bulutlar; boran gönderdi de onları bir yenik bitki yaprağı gibi yapıverdi. " Hasan Basri Çantay : Derken (Allah) onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi. Hayrat Neşriyat : Nihâyet onları yenmiş ekin yaprağı gibi yapıverdi! İbni Kesir : Nihayet onları, yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi. İskender Evrenosoğlu : Böylece onları yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptılar. Muhammed Esed : ve onları yalnız sap dipleri kalasıya yenmiş bir ekin tarlasına benzettiler. Ömer Nasuhi Bilmen : Artık onları yenilmiş ekin yaprağı gibi kıldı. Ömer Öngüt : Sonunda onları yenilmiş ekin gibi paramparça yaptı. Şaban Piriş : Onları yenilmiş ekin gibi yaptı. Suat Yıldırım : Derken onları kurt yeniği ekin yaprağına çeviriverdi. Süleyman Ateş : Nihâyet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı. Tefhim-ul Kuran : Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı. Ümit Şimşek : Böylece Rabbin onları yenilmiş ekin çöplerine çevirdi. Yaşar Nuri Öztürk : Nihayet, onları yenik ekin yaprağına çevirdi.