Kırık Meal (Arapça) : |خَلَقَ: yarattı | السَّمَاوَاتِ: gökleri | وَالْأَرْضَ: ve yeri | بِالْحَقِّ: hak (hikmet) ile | وَصَوَّرَكُمْ: ve sizi biçimlendirdi | فَأَحْسَنَ: güzel yaptı | صُوَرَكُمْ: biçimlerinizi | وَإِلَيْهِ: ve O'nadır | الْمَصِيرُ: dönüş |
Kırık Meal (Harekesiz) : |خلق ḢLGyarattı | السماوات ELSMEWETgökleri | والأرض WELÊRŽve yeri | بالحق BELḪGhak (hikmet) ile | وصوركم WṦWRKMve sizi biçimlendirdi | فأحسن FÊḪSNgüzel yaptı | صوركم ṦWRKMbiçimlerinizi | وإليه WÎLYHve O'nadır | المصير ELMṦYRdönüş |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḣaleḳa: yarattı | s-semāvāti: gökleri | vel'erDe: ve yeri | bil-Haḳḳi: hak (hikmet) ile | ve Savverakum: ve sizi biçimlendirdi | fe eHsene: güzel yaptı | Suverakum: biçimlerinizi | ve ileyhi: ve O'nadır | l-meSīru: dönüş |
Kırık Meal (Transcript) : |ḢLG: yarattı | ELSMEVET: gökleri | VELÊRŽ: ve yeri | BELḪG: hak (hikmet) ile | VṦVRKM: ve sizi biçimlendirdi | FÊḪSN: güzel yaptı | ṦVRKM: biçimlerinizi | VÎLYH: ve O'nadır | ELMṦYR: dönüş |
Abdulbaki Gölpınarlı : Yaratmıştır gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve size sûret vermiştir ve sûretinizi de en güzel bir tarzda meydana getirmiştir ve sonunda da dönülüp gidilecek yer, onun tapısıdır.
Adem Uğur : Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Ahmed Hulusi : Semâları ve arzı bil-Hak (Hak olarak - Esmâ'sının özellikleriyle) yarattı ve (Esmâ bileşimleri şeklinde) sûretlere bürüdü de sûretlerinizi en güzel yaptı! O'nadır dönüş!
Ahmet Tekin : Gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Sizin çehrelerinizi, vücut hatlarınızı şekillendirdi. Şekillerinizi, çehrelerinizi, bedenlerinizi, itina ile yaratarak güzelleştirdi. Sonuçta yalnız O’nun huzuruna varıp hesap vereceksiniz.
Ahmet Varol : Gökleri ve yeri hak üzere yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Ali Bulaç : Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Ali Fikri Yavuz : Gökleri ve yeri üstün bir hikmetle yarattı. Size şekil verdi de, şekillerinizi güzel yaptı. Nihayet dönüş de O’nadır.
Bekir Sadak : Gokleri ve yeri gerektigi gibi yaratmistir. Size sekil vermis ve seklinizi guzel yapmistir. Donus O'nadir.
Celal Yıldırım : O, gökleri ve yeri hakk ile yarattı ; sizi biçimlendirdi, biçiminizi güzelleştirdi. Dönüş ancak O'nadır.
Diyanet İşleri : Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.
Diyanet İşleri (eski) : Gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Size şekil vermiş ve şeklinizi güzel yapmıştır. Dönüş O'nadır.
Diyanet Vakfi : Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Edip Yüksel : Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmış, size biçim vermiş ve biçiminizi güzelleştirmiştir. Dönüş O'nadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gökleri ve yeri hak ile yarattı, sizi şekillendirdi. Şekillerinizi de güzel yaptı. Sonunda gidiş de O'nadır.
Elmalılı Hamdi Yazır : O ki Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı ve size suret verdi, suretlerinizi güzel de yaptı, nihayet gidiş de onadır
Fizilal-il Kuran : Gökleri ve yeri hakka dayalı olarak gerektiği gibi yaratmıştır. Size şekil vermiş ve şeklinizi güzel yapmıştır. Dönüş O'nadır.
Gültekin Onan : Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Hakkı Yılmaz : Allah gökleri ve yeri hak ile oluşturdu ve sizi biçimlendirdi. –Biçimlerinizi de ne güzel yaptı!– Ve dönüş yalnızca O'nadır.
Hasan Basri Çantay : Gökleri ve yeri, hakk (-u adl) in ikaamesine sebeb olarak, O yaratdı, size suuret verdi, hem suuretlerinizi de güzel yapdı. Dönüş ancak Onadır.
Hayrat Neşriyat : Gökleri ve yeri hak ile (yerli yerinde) yarattı; ve size şekil verdi, sûretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş ise ancak O’nadır.
İbni Kesir : Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Size suret verip suretlerinizi en güzel şekilde yapmıştır. Dönüş, ancak O'nadır.
İskender Evrenosoğlu : Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Ve size suret (şekil) verdi. Sonra sizin suretlerinizi ahsen yaptı. Ve varış (ulaşma), O'nadır (ulaşılacak makam, O'dur, O'nun Zat'ıdır).
Muhammed Esed : O, gökleri ve yeri (deruni bir) anlam ve amaç üzere yaratmış ve size (belli bir) şekil vermiştir; hem de öyle güzel bir şekil ki. Yolculuğunuzun varışı O'nadır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve size sûret verdi de sûretinizi güzel yaptı ve dönüş de ancak O'nadır.
Ömer Öngüt : Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Size suret verip, suretlerinizi de en güzel şekilde yapmıştır. Dönüş O'nadır.
Şaban Piriş : O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O’nadır.
Suat Yıldırım : Allah, gökleri ve yeri gerçek bir maksatla, hikmetle yarattı. Sizi yarattı, hem de size güzel güzel sûretler verdi. Dönüşünüz de O’na olacaktır.
Süleyman Ateş : Gökleri ve yeri hak (hikmet) ile yarattı, sizi biçimlendirdi, biçimlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Tefhim-ul Kuran : Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Ümit Şimşek : O gökleri ve yeri hak ile yarattı. Size de bir suret verdi, sonra suretinizi güzelleştirdi. Dönüş yine Onun huzurunadır.
Yaşar Nuri Öztürk : Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı. Yalnız O'nadır dönüş.