Semûd ve Âd, felaket kapısını şiddetli çalanı, şok edeni yalanladılar. (69:4)
"Sonra, Semûd'a gelince; onlar korkunç bir sesle değişime/yıkıma uğratıldılar. "(69:5)
"Âd'a gelince; onlar gürültülü ve azgın bir fırtına ile değişime/yıkıma uğratılıverdiler. "(69:6)
"Allah, o fırtınayı üzerlerine yedi gece ve sekiz gün; geceli gündüzlü peşpeşe musallat etmişti. Öyle ki, o toplumu, fırtınanın içinde, içi boş hurma kütükleri gibi yere serilmiş hâlde görürsün. "(69:7)
Bak şimdi görebilir misin onlara ait herhangi bir kalıntı? (69:8)
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilenler, o hata ile geldiler. (69:9)
Sonra da onlar Rablerinin elçisine karşı geldiler de Rableri, onları pek şiddetli bir yakalayışla yakalayıverdi. (69:10)
(11,12) Şüphesiz Biz, onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye sular kabarınca sizi gemide Biz taşıdık. (69:11)
(11,12) Şüphesiz Biz, onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye sular kabarınca sizi gemide Biz taşıdık. (69:12)