Abdulbaki Gölpınarlı 🔊 Meali
Geldi mi sana her yanı ve herkesi kavrayıp kaplayan o felâketin haberi?(88:1)

Çalışıp çabalarlar, zahmete girip yorulurlar.(88:3)

Pek kızgın ateşe atılırlar.(88:4)

Pek ıssı bir suyla suvarılırlar.(88:5)

Onlara orada yemek olarak ancak zehirli diken var,(88:6)

Ne besler ve ne doyurur, açlığı defeder.(88:7)

O gün yüzler, sevinçlidir, neşeye dalar.(88:8)

Çalıştıklarından hoşnût olurlar.(88:9)

Ve sıra sıra konmuş yastıklar.(88:15)

Hâlâ mı bakmazlar deveye, nasıl da yaratılmış?(88:17)

Ve göğe, nasıl da yüceltilmiş?(88:18)

Ve dağlara, nasıl da dikilmiş.(88:19)

Ve yeryüzüne, nasıl da yayılmış?(88:20)

Artık korkut, öğüt ver, sen, ancak bir korkutucusun, bir öğütçü.(88:21)

Onlara mûsâllat olmuş biri değilsin.(88:22)

Ancak kabûl etmeyen ve kâfir olana gelince.(88:23)

Artık onu Allah azaplandırır pek büyük bir azapla.(88:24)

Şüphe yok ki tapımızdır gelecekleri yer.(88:25)

Sonra da şüphe yok ki hesaplarını görmek, bize düşer.(88:26)
