Kırık Meal (Arapça) : |يَسْمَعُ: o işitir | ايَاتِ: ayetlerinin | اللَّهِ: Allah'ın | تُتْلَىٰ: okunduğunu | عَلَيْهِ: kendisine | ثُمَّ: sonra | يُصِرُّ: direnir | مُسْتَكْبِرًا: büyüklük taslar | كَأَنْ: sanki | لَمْ: | يَسْمَعْهَا: hiç onları işitmemiş | فَبَشِّرْهُ: onu müjdele | بِعَذَابٍ: bir azab ile | أَلِيمٍ: acı |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يسمع YSMAo işitir | آيات ËYETayetlerinin | الله ELLHAllah'ın | تتلى TTLokunduğunu | عليه ALYHkendisine | ثم S̃Msonra | يصر YṦRdirenir | مستكبرا MSTKBREbüyüklük taslar | كأن KÊNsanki | لم LM | يسمعها YSMAHEhiç onları işitmemiş | فبشره FBŞRHonu müjdele | بعذاب BAZ̃EBbir azab ile | أليم ÊLYMacı |
Kırık Meal (Okunuş) : |yesmeǔ: o işitir | āyāti: ayetlerinin | llahi: Allah'ın | tutlā: okunduğunu | ǎleyhi: kendisine | ṧumme: sonra | yuSirru: direnir | mustekbiran: büyüklük taslar | keen: sanki | lem: | yesmeǎ'hā: hiç onları işitmemiş | febeşşirhu: onu müjdele | biǎƶābin: bir azab ile | elīmin: acı |
Kırık Meal (Transcript) : |YSMA: o işitir | ËYET: ayetlerinin | ELLH: Allah'ın | TTL: okunduğunu | ALYH: kendisine | S̃M: sonra | YṦR: direnir | MSTKBRE: büyüklük taslar | KÊN: sanki | LM: | YSMAHE: hiç onları işitmemiş | FBŞRH: onu müjdele | BAZ̃EB: bir azab ile | ÊLYM: acı |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ona okununca Allah'ın âyetlerini dinler de sonra gene hiç duymamış gibi ululanıp ısrâr eder; artık müjdele onu elemli bir azapla.
Adem Uğur : O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Ahmed Hulusi : Kendisine bildirilirken, Allâh işaretlerini işitir; sonra sanki onları işitmemiş gibi (üstüne alınmadan) büyüklük taslayarak (şirk düşüncesinde) ısrar eder. . . Onu, içine düşeceği feci azabı ile müjdele!
Ahmet Tekin : Yalancı ve günahkâr kişi Allah’ın, kendisine okunan âyetlerini işitir. Sonra, büyüklük taslayarak serkeşlik eder, onları hiç işitmemiş gibi inadında ısrar eder. Ona can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.
Ahmet Varol : Kendine Allah'ın ayetleri okunurken işitir; sonra büyüklük taslayarak onları hiç işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Sen onu acıklı bir azapla müjdele.
Ali Bulaç : Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azabla müjdele.
Ali Fikri Yavuz : Yüzüne karşı Allah’ın ayetleri okunurken işitir de, sonra kibrinden bunları hiç işitmemiş gibi (küfrü üzerinde) ısrar eder. İşte (Ey Rasûlüm) onu, acıklı bir azab ile müjdele.
Bekir Sadak : (7-8) Kendine okunan Allah'in ayetlerini dinleyip, sonra, onlari hic duymamis gibi buyukluk taslamakta direnen, yalanci ve gunahkar kisinin vay haline! Ona can yakici bir azap mujdele.
Celal Yıldırım : Allah'ın âyetleri kendisine karşı okununca dinler ve hemen sonra büyüklük taslayarak sanki hiç işitmemiş gibi ısrar edip durur. Artık onu elem verici bir azâb ile müjdele.
Diyanet İşleri : Kendisine Allah’ın âyetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
Diyanet İşleri (eski) : (7-8) Kendine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.
Diyanet Vakfi : O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Edip Yüksel : Kendisine okunan ALLAH'ın ayetlerini işittikten sonra, sanki onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla müjdele.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ın ayetleri, karşısında okunurken işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Elmalılı Hamdi Yazır : Allahın âyetleri karşısında okunurken işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eyler, işte onu elîm bir azâb ile müjdele
Fizilal-il Kuran : Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi küfründe direnir. Onu, acı bir azabla müjdele.
Gültekin Onan : Kendisine Tanrı'nın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi israr eder. Artık sen onu acı bir azabla müjdele.
Hakkı Yılmaz : O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir, sonra da sanki kibrinden onu hiç işitmemiş gibi yine bildiğini okur. Artık sen ona, can yakıcı bir azabı müjdele!
Hasan Basri Çantay : Ki kendisine karşı Allahın âyetleri okunurken işidir de sonra büyüklük taslayıcı olarak bunları hiç işitmemiş gibi (küfründe) ısraar eder. İşte onu çok elem verici bir azâb ile müjdele.
Hayrat Neşriyat : (O kimse), kendisine okunan Allah’ın âyetlerini dinler, sonra da sanki hiç onları duymamış gibi, büyüklük taslayarak (inkârında) direnir. İşte onu, (pek) elemli bir azâb ile müjdele!
İbni Kesir : Kendisine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip de sonra onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnir. Ona elim bir azabı müjdele.
İskender Evrenosoğlu : Kendisine okunan, Allah'ın âyetlerini işitir. Sonra onu işitmemiş gibi kibirlenerek israr eder. Artık onu, elîm azap ile müjdele.
Muhammed Esed : o ki, kendisine iletilen Allah'ın mesajlarını duyar ama sanki onları duymamış gibi küstahça umursamazlığında devam eder! Bu sebeple ona acıklı bir azabı haber ver!
Ömer Nasuhi Bilmen : Allah'ın âyetlerinin kendisine karşı okunur olduğunu işitir de sonra böbürlenerek ısrar eder, sanki onlar işitmemiştir. Artık onu acıklı bir azap ile müjdele!
Ömer Öngüt : Allah'ın âyetlerinin kendisine okunduğunu işitir de, sonra onları sanki hiç işitmemiş gibi büyüklük taslamada ısrar eder. İşte onu acıklı bir azap ile müjdele!
Şaban Piriş : Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini duyar da, sonra büyüklenerek sanki onları hiç duymamış gibi ısrar eder. Acı azabı ona müjdele!..
Suat Yıldırım : (7-8) Yalana, sahtekârlığa, günaha dadanan her kimsenin vay haline! Böylesi, Allah’ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra kibrine yediremeyip büyüklük taslayarak, sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârında direnir. Ona gayet acı bir azabı müjdele!
Süleyman Ateş : O, Allâh'ın âyetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Onu, acı bir azâb ile müjdele.
Tefhim-ul Kuran : Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki onları işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azabla müjdele.
Ümit Şimşek : Kendisine okunan Allah'ın âyetlerini dinler de, sonra onları hiç işitmemiş gibi, kasılarak inkârında direnir. Onu acı bir azapla müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk : Ki Allah'ın ayetlerinin kendisine okunuşunu dinler, sonra böbürlenmiş olarak inadında devam eder. Sanki hiç duymamıştır onları. Artık acıklı bir azapla muştula böylesini!