52 Tûr Suresi
Kuran Sırası: 52
İniş Sırası: 76
Abese Suresi (80) Âdiyât Suresi (100) Ahkâf Suresi (46) Ahzâb Suresi (33) Âl-i Imrân Suresi (3) Alak Suresi (96) Ankebût Suresi (29) Asr Suresi (103) A’lâ Suresi (87) A’râf Suresi (7) Bakara Suresi (2) Beled Suresi (90) Beyyine Suresi (98) Bürûc Suresi (85) Câsiye Suresi (45) Cin Suresi (72) Cum’a Suresi (62) Duhân Suresi (44) Duhâ Suresi (93) Enbiyâ Suresi (21) Enfâl Suresi (8) En’âm Suresi (6) Fâtiha Suresi (1) Fâtir Suresi (35) Fecr Suresi (89) Felâk Suresi (113) Fetih Suresi (48) Fil Suresi (105) Furkân Suresi (25) Fussilet Suresi (41) Gâsiye Suresi (88) Hac Suresi (22) Hadîd Suresi (57) Hâkka Suresi (69) Hasr Suresi (59) Hicr Suresi (15) Hucurât Suresi (49) Hûd Suresi (11) Hümeze Suresi (104) Ibrahim Suresi (14) Ihlâs Suresi (112) Infitâr Suresi (82) Insan Suresi (76) Insikâk Suresi (84) Insirâh Suresi (94) Isrâ Suresi (17) Kadr Suresi (97) Kâfirûn Suresi (109) Kâf Suresi (50) Kalem Suresi (68) Kamer Suresi (54) Kâri’a Suresi (101) Kasas Suresi (28) Kehf Suresi (18) Kevser Suresi (108) Kiyâme Suresi (75) Kureys Suresi (106) Leyl Suresi (92) Lokman Suresi (31) Mâide Suresi (5) Mâ’ûn Suresi (107) Meryem Suresi (19) Me’âric Suresi (70) Mücâdele Suresi (58) Müddessir Suresi (74) Muhammed Suresi (47) Mülk Suresi (67) Mümtehine Suresi (60) Münâfikûn Suresi (63) Mürselât Suresi (77) Mutaffifîn Suresi (83) Müzzemmil Suresi (73) Mü’minûn Suresi (23) Mü’min Suresi (40) Nahl Suresi (16) Nasr Suresi (110) Nâs Suresi (114) Nâzi’ât Suresi (79) Nebe’ Suresi (78) Necm Suresi (53) Neml Suresi (27) Nisâ Suresi (4) Nûh Suresi (71) Nûr Suresi (24) Rahmân Suresi (55) Ra’d Suresi (13) Rûm Suresi (30) Sâd Suresi (38) Sâffât Suresi (37) Saff Suresi (61) Sebe’ Suresi (34) Secde Suresi (32) Sems Suresi (91) Sûrâ Suresi (42) Su’arâ Suresi (26) Tâ-Hâ Suresi (20) Tahrîm Suresi (66) Talâk Suresi (65) Târik Suresi (86) Tebbet Suresi (111) Tegâbun Suresi (64) Tekâsür Suresi (102) Tekvîr Suresi (81) Tevbe Suresi (9) Tîn Suresi (95) Tûr Suresi (52) Vâki’a Suresi (56) Yâsîn Suresi (36) Yûnus Suresi (10) Yûsuf Suresi (12) Zâriyât Suresi (51) Zilzâl Suresi (99) Zuhruf Suresi (43) Zümer Suresi (39)
Diğer Mealler
Kırık Meal (Arapça)
Kırık Meal (Harekesiz)
Kırık Meal (Okunuş)
Kırık Meal (Transcript)
Abdulbaki Gölpınarlı
Adem Uğur
Ahmed Hulusi
Ahmet Tekin
Ahmet Varol
Ali Bulaç
Ali Fikri Yavuz
Bekir Sadak
Celal Yıldırım
Diyanet İşleri
Diyanet İşleri (eski)
Diyanet Vakfi
Edip Yüksel 🔊
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Elmalılı Hamdi Yazır
Fizilal-il Kuran
Gültekin Onan
Hakkı Yılmaz 🔊
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
İbni Kesir
İskender Evrenosoğlu
Muhammed Esed
Mustafa İslamoğlu
Nedim Yılmaz
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Öngüt
Şaban Piriş
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Tefhim-ul Kuran
Ümit Şimşek
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Satır satır yazılmış Kitap'a, (52:2) Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır. (52:3) Yemin olsun düzenli bir biçimde bakılan o eve, (52:4) Yemin olsun yükseltilmiş tavana, (52:5) Yemin olsun o alevlerle kaynatılıp köpürtülmüş denize, (52:6) Ki hiç kuşkusuz, senin Rabbinin azabı meydana gelecektir. (52:7) Ona engel olacak hiçbir şey yoktur. (52:8) O gün gök bir çalkanışla çalkanır. (52:9) Ve dağlar bir yürüyüşle yürür. (52:10) Vay hallerine o gün, yalanlayanların, (52:11) Ki onlar bir batağa dalmış oynamaktadırlar. (52:12) O gün cehenneme bir kakılışla kakılırlar. (52:13) "İşte budur yalanlayıp durduğunuz ateş!" (52:14) "Bu da mı büyü?! Yoksa siz mi görmüyordunuz?" (52:15) "Dalın ona! Artık ister sabredin ister sabretmeyin. Sizin için hepsi birdir. Siz ancak yapıp ettiğiniz şeylerin karşılığıyla yüzyüze geleceksiniz." (52:16) Korunup sakınanlar; cennetler, nimetler içindedir. (52:17) Rablerinin kendilerine verdikleriyle keyif çatarlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur. (52:18) "Yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak afiyetle yiyin, için! (52:19) Art arda dizilmiş koltuklar üzerinde yaslanmış olarak." Ve biz onları parlak, iri gözlü hurilerle eşleştirmişizdir. (52:20) İman edip zürriyetleri de imanda kendilerine uyanların, soy soplarını da kendilerine katmışızdır. Ve kendi amellerinden kendilerinin hiçbir şeyini eksiltmemişizdir. Her kişi, kazandığı karşılığında bir rehindir. (52:21) Biz onlara canlarının çektiği meyveden ve etten ikram ettik. (52:22) Orada bir kadeh tokuştururlar ki, içinde ne bir boş laf var ne de günaha sokuş. (52:23) Çevrelerinde, kendilerine özgülenmiş genç uşaklar dolaşır; sanki sedeflerinde saklı inciler. (52:24) Birbirlerine dönüp soruşurlar. Ve derler: (52:25) "Daha önce biz, ailemiz içinde endişe ile ürperiyorduk." (52:26) "Allah bize lütufta bulundu ve bizi o iliklere işleyen azaptan korudu." (52:27) "Biz önceden O'na yakarıyorduk. Çünkü O'dur Berr, cömertçe iyilik eden; O'dur rahmeti sınırsız olan." (52:28) Artık hatırlat, öğüt ver! Rabbinin nimetine yemin olsun ki, sen ne kâhinsin ne de cin çarpmış. (52:29) Yoksa şöyle mi diyorlar: "O bir şairdir. Zamanın ölüm getiren felaketine çarpılmasını bekliyoruz." (52:30) De ki: "Bekleyin! Doğrusu sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim." (52:31) Acaba bunu onlara hayalleri mi emrediyor yoksa bunlar azmış bir topluluk mu? (52:32) Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar! Hayır, iman etmiyorlar. (52:33) Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis/söz getirsinler. (52:34) Yoksa onlar hiçbir şeysiz mi yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır? (52:35) Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerekli bilgiye ulaşamıyorlar! (52:36) Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa güç ve egemenlik sahibi onlar mı? (52:37) Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin. (52:38) Yoksa kızlar O'na, oğullar size mi? (52:39) Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bir borç yüzünden onlar, yük altına mı giriyorlar? (52:40) Yoksa gayb yanlarında da yazıp duruyorlar mı? (52:41) Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Doğrusu şu ki, o inkâr edenlerin kendileri tuzağa yakalanmışlardır. (52:42) Yoksa Allah'tan başka bir ilahları mı var? Uzaktır Allah, onların ortak koştuklarından. (52:43) Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!" (52:44) Bayılıp yere serilecekleri günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları! (52:45) O gün, tuzakları kendilerine bir yarar sağlamayacak; onlara yardım da edilmeyecek! (52:46) Zulmedenler için bundan başka bir azap da vardır. Fakat onların çokları bilmiyorlar. (52:47) Rabbinin hükmüne sabret! Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığında, Rabbinin hamdiyle tespih et! (52:48) Gecenin bir bölümünde ve yıldızların ardından da O'nu tespih et! (52:49)
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.