Kırık Meal (Arapça) : |لِلْفُقَرَاءِ: fakirler içindir | الْمُهَاجِرِينَ: hicret eden | الَّذِينَ: | أُخْرِجُوا: çıkarılan | مِنْ: -ndan | دِيَارِهِمْ: yurtları- | وَأَمْوَالِهِمْ: ve mallarından | يَبْتَغُونَ: ararlar | فَضْلًا: bir lutuf | مِنَ: -dan | اللَّهِ: Allah- | وَرِضْوَانًا: ve rızasını | وَيَنْصُرُونَ: ve yardım ederler | اللَّهَ: Allah'a | وَرَسُولَهُ: ve Elçisine | أُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlardır | الصَّادِقُونَ: doğru olanlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |للفقراء LLFGREÙfakirler içindir | المهاجرين ELMHECRYNhicret eden | الذين ELZ̃YN | أخرجوا ÊḢRCWEçıkarılan | من MN-ndan | ديارهم D̃YERHMyurtları- | وأموالهم WÊMWELHMve mallarından | يبتغون YBTĞWNararlar | فضلا FŽLEbir lutuf | من MN-dan | الله ELLHAllah- | ورضوانا WRŽWENEve rızasını | وينصرون WYNṦRWNve yardım ederler | الله ELLHAllah'a | ورسوله WRSWLHve Elçisine | أولئك ÊWLÙKişte | هم HMonlardır | الصادقون ELṦED̃GWNdoğru olanlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |lilfuḳarā'i: fakirler içindir | l-muhācirīne: hicret eden | elleƶīne: | uḣricū: çıkarılan | min: -ndan | diyārihim: yurtları- | ve emvālihim: ve mallarından | yebteğūne: ararlar | feDlen: bir lutuf | mine: -dan | llahi: Allah- | ve riDvānen: ve rızasını | ve yenSurūne: ve yardım ederler | llahe: Allah'a | ve rasūlehu: ve Elçisine | ulāike: işte | humu: onlardır | S-Sādiḳūne: doğru olanlar |
Kırık Meal (Transcript) : |LLFGREÙ: fakirler içindir | ELMHECRYN: hicret eden | ELZ̃YN: | ÊḢRCVE: çıkarılan | MN: -ndan | D̃YERHM: yurtları- | VÊMVELHM: ve mallarından | YBTĞVN: ararlar | FŽLE: bir lutuf | MN: -dan | ELLH: Allah- | VRŽVENE: ve rızasını | VYNṦRVN: ve yardım ederler | ELLH: Allah'a | VRSVLH: ve Elçisine | ÊVLÙK: işte | HM: onlardır | ELṦED̃GVN: doğru olanlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : O mallar, yurtlarından göçenlerin yoksullarına âittir; onlar, ülkelerinden çıkarılmışlar, mallarından ayrılmışlar, Allah'tan ancak bir lütuf ve râzılık dileyegelmişlerdir ve Allah'a ve Peygamberine yardım etmişlerdir; onlardır gerçeklerin ta kendileri.
Adem Uğur : (Allah'ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
Ahmed Hulusi : (O fey') yurtlarından ve mallarından çıkarılmış, Allâh'tan bir lütuf ve rıdvan isteyen; Allâh'a ve O'nun Rasûlüne yardım eden muhacir fukara içindir. . . İşte onlar sadıkların ta kendileridir!
Ahmet Tekin : Allah’ın ihsan ettiği bu ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah’tan bir lütuf ve rızasını dileyen, Allah’a, Allah’ın dinine, Rasulüne yardım eden, Allah yolunda özgür olarak kulluk ve ibadete devam eden, hicret ederek güç ve gönül birliği yapan fakir muhacirlerindir. İşte sözlerine sadık olanlar bunlardır.
Ahmet Varol : (O ganimetler bir de) hicret etmiş olan fakirleredir ki onlar yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır. Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk arar, Allah'a ve Peygamber'ine yardım ederler. İşte onlar doğrulardır.
Ali Bulaç : (Bundan başka bu mallar,) Hicret eden fakirleredir ki, onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) arayıp, Allah'a ve O'nun Resûlü'ne yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından sürülüp çıkarılmışlardır. İşte bunlar, sadık olanlar bunlardır.
Ali Fikri Yavuz : (Bilhassa bu ganimet), o fukara muhacirler içindir ki, (Mekke müşriklerinin tazyiki üzerine) yurdlarından ve mallarından çıkarılmışlardır. Halleri şudur: Allah’dan (dünyada) bir rızık ve rıza isterler. Allah’a ve Peygamberine, (mal ve canları ile Allah’ın dinine) yardım ederler. İşte bunlar, sadık olanlardır, (imanlarında sadakat gösterenlerdir).
Bekir Sadak : Allah'in verdigi bu ganimet mallari bilhassa; yurtlarindan ve mallarindan edilmis olan, Allah'tan bir lutuf ve riza dileyen, Allah'in dinine ve peygamberine yardim eden muhacir fakirlerindir. Iste dogru olanlar bunlardir.
Celal Yıldırım : Ganimet malı, bir de fakir muhacirleredir ki onlar yurtlarından ve mallarından çıkarıldılar; (onlar sadece) Allah'ın geniş lütuf, bol ihsanını ve hoşnutluğunu arzulamaktalar; Allah'a ve Peygamberine yardım ederler. İşte (imânlarında) sâdık olanlar da bunlardır.
Diyanet İşleri : Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ın verdiği bu ganimet malları bilhassa; yurtlarından ve mallarından edilmiş olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden muhacir fakirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
Diyanet Vakfi : (Allah'ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
Edip Yüksel : ALLAH'ın lütuf ve rızasını aradıkları, ALLAH'ı ve elçisini destekledikleri için yurtlarından ve mallarından edilmiş bulunan göçmenlerin fakirlerine (öncelikle vermelisiniz). Doğru olanlar bunlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir de göç eden fakirlere aittir ki yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de (o gelirler) yoksul muhacirler içindir ki, yurtlarından ve mallarından (uzaklaştırıp) çıkarıldılar. Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk ararlar, Allah'a ve peygamberine hizmet ederler. İşte onlardır doğru olanlar!
Elmalılı Hamdi Yazır : O fukara muhacirler için ki yurtlarından ve mallarından çıkarıldılar, Allahdan bir fadıl ve rıdvan ararlar ve Allaha ve Resulüne hizmet ederler, ta onlardır işte sadık olanlar
Fizilal-il Kuran : Allah'ın verdiği bu ganimet malları, yurtlarından ve mallarından çıkmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
Gültekin Onan : (Bundan başka bu mallar) Hicret eden fakirleredir ki, onlar, Tanrı'dan bir fazl arayıp, Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından sürülüp çıkarılmışlardır. İşte bunlar, sadık olanlar bunlardır.
Hakkı Yılmaz : (7,8) "Allah'ın, o kent halkından, Elçisi'ne verdiği fey'ler [savaşmadan zahmetsizce elde edilen gelirler], içinizden yalnız zenginler arasında devlet; gücün getirdiği refah olmasın diye Allah'a, Elçi'ye, yakınlık sahiplerine; göç eden fakirlere –ki onlar, Allah'ın armağan ve rızasını ararken yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'a ve Elçisi'ne yardım ederler. İşte onlar, doğruların ta kendileridir–, yetimlere, miskinlere, yolcuya aittir. Elçi, size ne verdiyse onu hemen alın. Sizi neden alıkoyduysa ondan geri durun. Allah'ın koruması altına da girin. Şüphesiz Allah, kovuşturması/azabı çok çetin olandır. "
Hasan Basri Çantay : (Bilhassa o reyi'), hicret eden fakirlere âiddir ki onlar Allahdan fazl (-u inayet) ve hoşnudluk ararlar ve Allaha ve peygamberine (mallariyle, canlariyle) yardım ederlerken yurdlarından ve mallarından (mahrum edilerek) çıkarılmışlardır. İşte bunlar saadıkların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat : (Bu ganîmetler,) Allah’dan bir lütuf ve bir rıdvan (O’nun rızâsını) ararlarken, yurtlarından ve mallarından çıkarılan ve Allah’a (O’nun dînine) ve peygamberine yardım eden o fakir Muhâcirlere âiddir. İşte onlar, gerçekten (îmanlarında) sâdık olanlardır!
İbni Kesir : Yurtlarından ve mallarından çıkarılmış olan, Allah'tan bir lutuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve peygamberine yardım eden fakir muhacirler içindir. İşte bunlar, sadıkların kendileridir.
İskender Evrenosoğlu : (Fey), hicret eden fakirler içindir ki onlar, yurtlarından çıkarıldılar ve mallarından uzaklaştırıldılar. Onlar, Allah'tan fazl ve rıza ararlar. Ve Allah'a ve O'nun Resûl'üne yardım ederler. İşte onlar, onlar sadıklardır.
Muhammed Esed : (Böylece, bu ganimetlerin bir kısmı) zulüm ve kötülük diyarını terk etmiş olanlar arasındaki yoksullar(a verilecektir.) Yurtlarından ve mülklerinden sürülmüş, Allah'ın lütfunu ve rızasını arayan ve Allah'a ve Elçisi(nin davası)na yardım edenler, sözlerinde duranlar işte onlardır!
Ömer Nasuhi Bilmen : (O mal) Muhacirler olan fakirlere de aittir ki, onlar kendi yurtlarından ve mallarından çıkarıldılar, Allah'tan bir fazl ve rıdvan ararlar ve Allah'a ve Peygamberine hizmet ederler. İşte sâdıklar olanlar onlardır.
Ömer Öngüt : (Allah'ın verdiği bu ganimet malları) bilhassa; yurtlarından ve mallarından edilmiş olan, Allah'ın lütfunu ve rızâsını dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamber'ine yardım eden muhacir fakirlerindir. Onlar sâdıkların tâ kendileridir.
Şaban Piriş : Bu, yurtlarından ve mallarından edilmiş, Allah’tan bir lütuf ve rıza arayarak Allah’ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirler içindir. Ki Onlar, sadıkların ta kendileridir.
Suat Yıldırım : Allah’ın nasib ettiği bu ganimet malları o hicret eden fakirlere aittir ki, onlar Allah’ın lütfunu ve rızasını taleb etmek, Allah’ın dinine ve Resulüne destek vermek için yurtlarından ve mallarından edildiler. İşte imanlarında sadık ve samimi olanlar ancak onlardır.
Süleyman Ateş : (O mallar) Şu göçmen fakirlere âittir ki (onlar) yurtlarından ve mallarından (sürülüp) çıkarılmışlardır; Allâh'ın lutuf ve rızâsını ararlar; Allah'a ve Elçisine yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
Tefhim-ul Kuran : (Bundan başka bu mallar,) Hicret eden fakirleredir ki, onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) arayıp, Allah'a ve O'nun Resulüne yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından sürülüp çıkarılmışlardır. İşte bunlar, sadık olanlar bunlardır.
Ümit Şimşek : O mallarda, yurtlarından çıkarılıp mallarından yoksun bırakılmış, Allah'ın lütuf ve rızasını arayarak Allah'a ve Resulüne yardım eden muhacirlerin de hakkı vardır. Onlar imanlarında sadık olanların tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk : Sözü edilen o mallar, göçmen yoksullar içindir. Onlar ki, yurtlarından çıkarılıp mallarından yoksun bırakılmışlardır; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk peşindedirler; Allah'a ve resulüne yardım ederler. İşte onlardır, özü sözü doğru olanlar.