| ǎlā:
| mā: şeyleri
| yef'ǎlūne: yaptıkları
| bil-mu'minīne: mü'minlere
| şuhūdun: seyrediyorlardı
| (85:7)
| neḳamū: öc almadılar
| minhum: onlardan
| illā: başka bir sebeple
| en:
| yu'minū: inanmalarından
| billahi: Allah'a
| l-ǎzīzi: aziz
| l-Hamīdi: övgüye layık
| (85:8)
| lehu: O'nundur
| mulku: hükümranlığı
| s-semāvāti: göklerin
| vel'erDi: ve yerin
| vallahu: ve Allah
| ǎlā: üzerine
| kulli: her
| şey'in: şey
| şehīdun: tanıktır
| (85:9)
| elleƶīne: kimseler
| fetenū: işkence eden(ler)
| l-mu'minīne: inanan erkeklere
| velmu'mināti: ve inanan kadınlara
| ṧumme: sonra
| lem:
| yetūbū: tevbe etmeyenler
| felehum: onlar için vardır
| ǎƶābu: azabı
| cehenneme: cehennem
| ve lehum: ve Onların
| ǎƶābu: azabı
| l-Harīḳi: yangın
| (85:10)
| elleƶīne: kimseler
| āmenū: inanan(lar)
| ve ǎmilū: ve yapanlar
| S-SāliHāti: iyi işler
| lehum: onlar için vardır
| cennātun: cennetler
| tecrī: akan
| min:
| teHtihā: altlarından
| l-enhāru: ırmaklar
| ƶālike: işte budur
| l-fevzu: başarı
| l-kebīru: büyük
| (85:11)
| huve: O'dur
| yubdiu: ilkin var eden
| ve yuǐydu: sonra yeniden devam eden
| (85:13)
| elleƶīne: kimseler
| keferū: inkar eden(ler)
| fī: içindedirler
| tekƶībin: bir yalanlama
| (85:19)