34:18Sebe’  Suresi 18. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:18Sebe’  Suresi 18. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَجَعَلْنَا (VCALNE) = ve ceǎlnā : ve var ettik
2. بَيْنَهُمْ (BYNHM) = beynehum : onların arasında
3. وَبَيْنَ (VBYN) = ve beyne : ve arasında
4. الْقُرَى (ELGR) = l-ḳurā : kentler
5. الَّتِي (ELTY) = lletī :
6. بَارَكْنَا (BERKNE) = bāraknā : bereketlendirdiğimiz
7. فِيهَا (FYHE) = fīhā : içinde
8. قُرًى (GR) = ḳuran : kentler
9. ظَاهِرَةً (ƵEHRT) = Zāhiraten : açıkça görünen
10. وَقَدَّرْنَا (VGD̃RNE) = ve ḳaddernā : ve takdir ettik
11. فِيهَا (FYHE) = fīhā : bunlar arasında
12. السَّيْرَ (ELSYR) = s-seyra : yürümeyi
13. سِيرُوا (SYRVE) = sīrū : yürüyün
14. فِيهَا (FYHE) = fīhā : oralarda
15. لَيَالِيَ (LYELY) = leyāliye : geceleri
16. وَأَيَّامًا (VÊYEME) = ve eyyāmen : ve gündüzleri
17. امِنِينَ ( ËMNYN) = āminīne : güven içinde
ve var ettik | onların arasında | ve arasında | kentler | | bereketlendirdiğimiz | içinde | kentler | açıkça görünen | ve takdir ettik | bunlar arasında | yürümeyi | yürüyün | oralarda | geceleri | ve gündüzleri | güven içinde |

[CAL] [BYN] [BYN] [GRY] [] [BRK] [] [GRY] [ƵHR] [GD̃R] [] [SYR] [SYR] [] [LYL] [YVM] [EMN]
VCALNE BYNHM VBYN ELGR ELTY BERKNE FYHE GR ƵEHRT VGD̃RNE FYHE ELSYR SYRVE FYHE LYELY VÊYEME ËMNYN

ve ceǎlnā beynehum ve beyne l-ḳurā lletī bāraknā fīhā ḳuran Zāhiraten ve ḳaddernā fīhā s-seyra sīrū fīhā leyāliye ve eyyāmen āminīne
وجعلنا بينهم وبين القرى التي باركنا فيها قرى ظاهرة وقدرنا فيها السير سيروا فيها ليالي وأياما آمنين

34:18Sebe’  Suresi 18. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وجعلنا ج ع ل | CAL VCALNE ve ceǎlnā ve var ettik And We made
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum onların arasında between them
وبين ب ي ن | BYN VBYN ve beyne ve arasında and between
القرى ق ر ي | GRY ELGR l-ḳurā kentler the towns
التي | ELTY lletī which
باركنا ب ر ك | BRK BERKNE bāraknā bereketlendirdiğimiz We had blessed
فيها | FYHE fīhā içinde in it
قرى ق ر ي | GRY GR ḳuran kentler towns
ظاهرة ظ ه ر | ƵHR ƵEHRT Zāhiraten açıkça görünen visible.
وقدرنا ق د ر | GD̃R VGD̃RNE ve ḳaddernā ve takdir ettik And We determined
فيها | FYHE fīhā bunlar arasında between them
السير س ي ر | SYR ELSYR s-seyra yürümeyi the journey.
سيروا س ي ر | SYR SYRVE sīrū yürüyün """Travel"
فيها | FYHE fīhā oralarda between them
ليالي ل ي ل | LYL LYELY leyāliye geceleri (by) night
وأياما ي و م | YVM VÊYEME ve eyyāmen ve gündüzleri and (by) day
آمنين ا م ن | EMN ËMNYN āminīne güven içinde "safely."""
34:18 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve var ettik | onların arasında | ve arasında | kentler | | bereketlendirdiğimiz | içinde | kentler | açıkça görünen | ve takdir ettik | bunlar arasında | yürümeyi | yürüyün | oralarda | geceleri | ve gündüzleri | güven içinde |

[CAL] [BYN] [BYN] [GRY] [] [BRK] [] [GRY] [ƵHR] [GD̃R] [] [SYR] [SYR] [] [LYL] [YVM] [EMN]
VCALNE BYNHM VBYN ELGR ELTY BERKNE FYHE GR ƵEHRT VGD̃RNE FYHE ELSYR SYRVE FYHE LYELY VÊYEME ËMNYN

ve ceǎlnā beynehum ve beyne l-ḳurā lletī bāraknā fīhā ḳuran Zāhiraten ve ḳaddernā fīhā s-seyra sīrū fīhā leyāliye ve eyyāmen āminīne
وجعلنا بينهم وبين القرى التي باركنا فيها قرى ظاهرة وقدرنا فيها السير سيروا فيها ليالي وأياما آمنين

[ج ع ل] [ب ي ن] [ب ي ن] [ق ر ي] [] [ب ر ك] [] [ق ر ي] [ظ ه ر] [ق د ر] [] [س ي ر] [س ي ر] [] [ل ي ل] [ي و م] [ا م ن]

34:18Sebe’  Suresi 18. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وجعلنا ج ع ل | CAL VCALNE ve ceǎlnā ve var ettik And We made
Vav,Cim,Ayn,Lam,Nun,Elif,
6,3,70,30,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum onların arasında between them
Be,Ye,Nun,He,Mim,
2,10,50,5,40,
LOC – accusative location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وبين ب ي ن | BYN VBYN ve beyne ve arasında and between
Vav,Be,Ye,Nun,
6,2,10,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
LOC – accusative location adverb
الواو عاطفة
ظرف مكان منصوب
القرى ق ر ي | GRY ELGR l-ḳurā kentler the towns
Elif,Lam,Gaf,Re,,
1,30,100,200,,
N – genitive plural noun
اسم مجرور
التي | ELTY lletī which
Elif,Lam,Te,Ye,
1,30,400,10,
REL – feminine singular relative pronoun
اسم موصول
باركنا ب ر ك | BRK BERKNE bāraknā bereketlendirdiğimiz We had blessed
Be,Elif,Re,Kef,Nun,Elif,
2,1,200,20,50,1,
V – 1st person plural (form III) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
فيها | FYHE fīhā içinde in it
Fe,Ye,He,Elif,
80,10,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
قرى ق ر ي | GRY GR ḳuran kentler towns
Gaf,Re,,
100,200,,
N – genitive plural indefinite noun
اسم مجرور
ظاهرة ظ ه ر | ƵHR ƵEHRT Zāhiraten açıkça görünen visible.
Zı,Elif,He,Re,Te merbuta,
900,1,5,200,400,
N – accusative feminine indefinite active participle
اسم منصوب
وقدرنا ق د ر | GD̃R VGD̃RNE ve ḳaddernā ve takdir ettik And We determined
Vav,Gaf,Dal,Re,Nun,Elif,
6,100,4,200,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
فيها | FYHE fīhā bunlar arasında between them
Fe,Ye,He,Elif,
80,10,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
السير س ي ر | SYR ELSYR s-seyra yürümeyi the journey.
Elif,Lam,Sin,Ye,Re,
1,30,60,10,200,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
سيروا س ي ر | SYR SYRVE sīrū yürüyün """Travel"
Sin,Ye,Re,Vav,Elif,
60,10,200,6,1,
V – 2nd person masculine plural imperative verb
PRON – subject pronoun
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
فيها | FYHE fīhā oralarda between them
Fe,Ye,He,Elif,
80,10,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
ليالي ل ي ل | LYL LYELY leyāliye geceleri (by) night
Lam,Ye,Elif,Lam,Ye,
30,10,1,30,10,
N – accusative plural noun
اسم منصوب
وأياما ي و م | YVM VÊYEME ve eyyāmen ve gündüzleri and (by) day
Vav,,Ye,Elif,Mim,Elif,
6,,10,1,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine plural indefinite noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
آمنين ا م ن | EMN ËMNYN āminīne güven içinde "safely."""
,Mim,Nun,Ye,Nun,
,40,50,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وجعلنا
ve ceǎlnā
CAL|ج ع ل
ve var ettik
Kombi Müfredat
بينهم
beynehum
BYN|ب ي ن
onların arasında
Kombi Müfredat
وبين
ve beyne
BYN|ب ي ن
ve arasında
Kombi Müfredat
القرى
l-ḳurā
GRY|ق ر ي
kentler
5
التي
lletī
|
Kombi Müfredat
باركنا
bāraknā
BRK|ب ر ك
bereketlendirdiğimiz
7
فيها
fīhā
|
içinde
Kombi Müfredat
قرى
ḳuran
GRY|ق ر ي
kentler
Kombi Müfredat
ظاهرة
Zāhiraten
ƵHR|ظ ه ر
açıkça görünen
10 Kombi Müfredat
وقدرنا
ve ḳaddernā
GD̃R|ق د ر
ve takdir ettik
11
فيها
fīhā
|
bunlar arasında
12 Kombi Müfredat
السير
s-seyra
SYR|س ي ر
yürümeyi
13 Kombi Müfredat
سيروا
sīrū
SYR|س ي ر
yürüyün
14
فيها
fīhā
|
oralarda
15 Kombi Müfredat
ليالي
leyāliye
LYL|ل ي ل
geceleri
16 Kombi Müfredat
وأياما
ve eyyāmen
YVM|ي و م
ve gündüzleri
17 Kombi Müfredat
آمنين
āminīne
EMN|ا م ن
güven içinde
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَجَعَلْنَا: ve var ettik | بَيْنَهُمْ: onların arasında | وَبَيْنَ: ve arasında | الْقُرَى: kentler | الَّتِي: | بَارَكْنَا: bereketlendirdiğimiz | فِيهَا: içinde | قُرًى: kentler | ظَاهِرَةً: açıkça görünen | وَقَدَّرْنَا: ve takdir ettik | فِيهَا: bunlar arasında | السَّيْرَ: yürümeyi | سِيرُوا: yürüyün | فِيهَا: oralarda | لَيَالِيَ: geceleri | وَأَيَّامًا: ve gündüzleri | امِنِينَ: güven içinde | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وجعلنا WCALNE ve var ettik | بينهم BYNHM onların arasında | وبين WBYN ve arasında | القرى ELGR kentler | التي ELTY | باركنا BERKNE bereketlendirdiğimiz | فيها FYHE içinde | قرى GR kentler | ظاهرة ƵEHRT açıkça görünen | وقدرنا WGD̃RNE ve takdir ettik | فيها FYHE bunlar arasında | السير ELSYR yürümeyi | سيروا SYRWE yürüyün | فيها FYHE oralarda | ليالي LYELY geceleri | وأياما WÊYEME ve gündüzleri | آمنين ËMNYN güven içinde | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ceǎlnā: ve var ettik | beynehum: onların arasında | ve beyne: ve arasında | l-ḳurā: kentler | lletī: | bāraknā: bereketlendirdiğimiz | fīhā: içinde | ḳuran: kentler | Zāhiraten: açıkça görünen | ve ḳaddernā: ve takdir ettik | fīhā: bunlar arasında | s-seyra: yürümeyi | sīrū: yürüyün | fīhā: oralarda | leyāliye: geceleri | ve eyyāmen: ve gündüzleri | āminīne: güven içinde | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VCALNE: ve var ettik | BYNHM: onların arasında | VBYN: ve arasında | ELGR: kentler | ELTY: | BERKNE: bereketlendirdiğimiz | FYHE: içinde | GR: kentler | ƵEHRT: açıkça görünen | VGD̃RNE: ve takdir ettik | FYHE: bunlar arasında | ELSYR: yürümeyi | SYRVE: yürüyün | FYHE: oralarda | LYELY: geceleri | VÊYEME: ve gündüzleri | ËMNYN: güven içinde | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onların şehirleriyle kutladığımız şehirler arasında, âdeta birbirine bitişik nice şehirler halketmiştik ve o şehirlere gidip gelmeyi kolay bir hâle getirmiştik; demiştik ki: Geceleri, gündüzleri emniyet içinde gezin, dolaşın oralarda. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onların yurdu ile, içlerini bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında yürümeyi konaklara ayırdık. Oralarda geceleri, gündüzleri korkusuzca gezin dolaşın, dedik. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onlar (Sebe'liler) ile içlerinde bereketler halk ettiğimiz şehirler arasında görünen mesafelerde beldeler oluşturduk. . . Onların arasında seyahati düzenledik. . . "Oralarda gece ve gündüz, güvenli olarak seyredin" (dedik). Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onların yurdu ile o bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen, birbirine yakın nice kasabalar kurdurduk. Bunlar arasında yolculuğu konaklara ayırdık, planı biz yaptık. 'Oralarda, geceleri, gündüzleri korkusuzca dolaşın' dedik. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlarla içini bereketli kıldığımız beldeler arasında (karşıdan karşıya) görünen kasabalar var ettik ve oralarda yürümeyi takdir ettik. 'Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde dolaşın!' Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (dedik). Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Biz Sebe’ halkı ile, kendilerine bereket verdiğimiz (Şam ve Ürdün gibi) memleketler arasında arka arakaya şehirler meydana getirmiştik. Oralarda yolculuk için (muayyen yer ve zamanlarda) gidiş geliş takdir eylemiştik. (Kendilerine de şöyle demiştik: “-Geceler ve gündüzler boyu (her istediğiniz zaman) oralarda emniyet içinde yürüyün.” Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlarla, kutlu kildigimiz sehirler arasinda, karsidan karsiya gorunen kasabalar var etmis, oralari gezilecek belirli konak yerleri yapmistik, «Oralarda geceleri ve gunduzleri guven icinde gezin» demistik. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onların yurtlarıyla, feyizlendirip mübarek kıldığımız kasabalar arasında biri diğerinden görülebilen yakın kasaba ve köyler meydana getirdik ; bunlar arasında gezip dolaşma imkânlarını takdîr ettik, «geceleri ve gündüzleri güven içinde gezip dolaşın !» (dedik). Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Sebe’ halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: “Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlarla, kutlu kıldığımız şehirler arasında, karşıdan karşıya görünen kasabalar var etmiş, oraları gezilecek belirli konak yerleri yapmıştık, 'Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde gezin' demiştik. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onların yurdu ile, içlerini bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında yürümeyi konaklara ayırdık. Oralarda geceleri, gündüzleri korkusuzca gezin dolaşın, dedik. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onlarla bereketli kıldığımız bölgeler arasına vahalar yerleştirdik ve orayı yolculuğa elverişli yaptık: 'Geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde orada dolaşın.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik). Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz, onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta şehirler meydana getirmiş ve onlara da düzenli gidiş geliş imkanı sağlamış «Gezin oralarda, geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde!» demiştik. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz onlarla o feyz-u bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta karyeler meydana getirmiştik ve onlarda muntazam seyr-ü sefer takdir eylemiştik, gezin oralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyyet içinde demiştikDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onların yurtları ile kutsal kentler arasına, birinden bakınca öbürü görünebilen kısa aralıklı kentler serpiştirerek konaktan konağa mesafeleri ölçülebilir bir yolculuk yapmalarını sağladık. Onlara «Bu yol boyunca hem geceleyin hem de gündüzün güven içinde yolculuk yapın» dedik. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik (aminiyn) içinde gezip dolaşın" (dedik). Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlara da muntazam gidiş geliş düzenledik: –Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gidin gelin!– Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlar (ın yurdu) ile (feyz ve) bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta nice kasabalar yapmışdık. Oralarda seyr (ve sefer etmelerini) takdîr etmiş, (kendilerine:) «Gecelerce ve gündüzlerce oralarda korkusuz gezin, dolaşın» (demişdik). Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hem onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketli kıldığımız memleketler (Şam havâlisi)arasında, (birbirinden rahatça) görünen (mesâfelerde) şehirler meydana getirmiştik ve buralarda (kolayca gidip gelmek üzere) sefer etmeyi takdîr etmiştik. 'Oralarda geceleri ve gündüzleri emniyet içinde kimseler olarak seyâhat edin!' (demiştik.) Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlarla mübarek kıldığımız kasabalar arasında, görünebilen kasabalar var ettik. Ve orada gezilecek belirli yerler yaptık. Orada geceleri ve gündüzleri emniyet içerisinde gezin. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlarla bereketli kıldığımız ülkeler arasında, arka arkaya (birbirine yakın) beldeler kıldık. Ve orada seyir (yolculuk) yapılacak yollar taktir ettik. Orada geceleri ve gündüzleri emin olarak dolaşın (yolculuk yapın) (dedik). Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Biz, (o toplumun çöküşünden önce,) kutsadığımız şehirler ile onlar arasına birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan (birçok) kasaba yerleştirdik; ve böylece (onlar için) seyahati kolaylaştırdık, (ve adeta) "Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin!" (dedik).Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onların aralarında ve kendilerinde bereket vermiş olduğumuz beldeler arasında birbirine muttasıl kasabalar meydana getirmiştik ve onlara seyr-i seferi takdir eylemiştik. Geceleri ve göndüzleri emînler olarak yürüyünüz (demiştik). Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onların yurtları ile, içine feyz ve bereketler verdiğimiz memleketler arasında, biri diğerinden görülebilen yakın nice şehirler meydana getirdik. Bunlar arasında gezip dolaşma imkânları takdir ettik. "Geceleri ve gündüzleri oralarda emniyet içinde gezip dolaşın. " (dedik). Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlar ile bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, seçkin şehirler yaptık ve güven içinde gündüz gece seyahat edin diye, aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onların diyarlarıyla, feyz ve bereket verdiğimiz kutlu beldeler arasında sırt sırta vermiş, biri birinden görülebilen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında düzenli ulaşım imkânları sağladık. "Oralarda geceler ve gündüzler boyunca, güven içinde gezin dolaşın!" dedik. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlarla, içinde bereketler yarattığımız kentler arasında, açıkça görünen kentler var ettik ve bunlar arasında yürümeyi takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün" (dedik).Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik: «Oralarda geceleri ve güdüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın» (dedik). Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onların yurduyla bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta vermiş beldeler var etmiş ve böylece orada kolay bir seyahat nasip etmiştik-gece gündüz orada güven içinde gezin diye. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Biz onlarla, içini bereketle doldurduğumuz kentler arasında, sırt sırta vermiş kasabalar oluşturduk; bunlar arasında gidiş gelişler belirledik. "Geceleri ve güdüzleri, güven içinde gezip dolaşın oralarda." dedik.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.