Önceki Sonraki

34:19Sebe’ Suresi 19. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:19Sebe’ Suresi 19. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فقالوا
feḳālū
GVL|ق و ل
dediler
Kombi Müfredat
ربنا
rabbenā
RBB|ر ب ب
Rabbimiz
Kombi Müfredat
باعد
bāǐd
BAD̃|ب ع د
uzaklaştır
Kombi Müfredat
بين
beyne
BYN|ب ي ن
arasını
Kombi Müfredat
أسفارنا
esfārinā
SFR|س ف ر
seferlerimizin
Kombi Müfredat
وظلموا
ve Zelemū
ƵLM|ظ ل م
ve zulmettiler
Kombi Müfredat
أنفسهم
enfusehum
NFS|ن ف س
kendilerine
Kombi Müfredat
فجعلناهم
feceǎlnāhum
CAL|ج ع ل
biz de onları çevirdik
Kombi Müfredat
أحاديث
eHādīṧe
ḪD̃S̃|ح د ث
efsanelere
10 Kombi Müfredat
ومزقناهم
ve mezzeḳnāhum
MZG|م ز ق
onları darmadağın ettik
11 Kombi Müfredat
كل
kulle
KLL|ك ل ل
hepsini
12 Kombi Müfredat
ممزق
mumezzeḳin
MZG|م ز ق
parçalayarak
13
إن
inne
|
şüphesiz
14
في
|
vardır
15
ذلك
ƶālike
|
bunda
16 Kombi Müfredat
لآيات
lāyātin
EYY|ا ي ي
ibretler
17 Kombi Müfredat
لكل
likulli
KLL|ك ل ل
herkes için
18 Kombi Müfredat
صبار
Sabbārin
ṦBR|ص ب ر
sabreden
19 Kombi Müfredat
شكور
şekūrin
ŞKR|ش ك ر
şükreden
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَقَالُوا: dediler | رَبَّنَا: Rabbimiz | بَاعِدْ: uzaklaştır | بَيْنَ: arasını | أَسْفَارِنَا: seferlerimizin | وَظَلَمُوا: ve zulmettiler | أَنْفُسَهُمْ: kendilerine | فَجَعَلْنَاهُمْ: biz de onları çevirdik | أَحَادِيثَ: efsanelere | وَمَزَّقْنَاهُمْ: onları darmadağın ettik | كُلَّ: hepsini | مُمَزَّقٍ: parçalayarak | إِنَّ: şüphesiz | فِي: vardır | ذَٰلِكَ: bunda | لَايَاتٍ: ibretler | لِكُلِّ: herkes için | صَبَّارٍ: sabreden | شَكُورٍ: şükreden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فقالوا FGELWE dediler | ربنا RBNE Rabbimiz | باعد BEAD̃ uzaklaştır | بين BYN arasını | أسفارنا ÊSFERNE seferlerimizin | وظلموا WƵLMWE ve zulmettiler | أنفسهم ÊNFSHM kendilerine | فجعلناهم FCALNEHM biz de onları çevirdik | أحاديث ÊḪED̃YS̃ efsanelere | ومزقناهم WMZGNEHM onları darmadağın ettik | كل KL hepsini | ممزق MMZG parçalayarak | إن ÎN şüphesiz | في FY vardır | ذلك Z̃LK bunda | لآيات L ËYET ibretler | لكل LKL herkes için | صبار ṦBER sabreden | شكور ŞKWR şükreden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feḳālū: dediler | rabbenā: Rabbimiz | bāǐd: uzaklaştır | beyne: arasını | esfārinā: seferlerimizin | ve Zelemū: ve zulmettiler | enfusehum: kendilerine | feceǎlnāhum: biz de onları çevirdik | eHādīṧe: efsanelere | ve mezzeḳnāhum: onları darmadağın ettik | kulle: hepsini | mumezzeḳin: parçalayarak | inne: şüphesiz | : vardır | ƶālike: bunda | lāyātin: ibretler | likulli: herkes için | Sabbārin: sabreden | şekūrin: şükreden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FGELVE: dediler | RBNE: Rabbimiz | BEAD̃: uzaklaştır | BYN: arasını | ÊSFERNE: seferlerimizin | VƵLMVE: ve zulmettiler | ÊNFSHM: kendilerine | FCALNEHM: biz de onları çevirdik | ÊḪED̃YS̃: efsanelere | VMZGNEHM: onları darmadağın ettik | KL: hepsini | MMZG: parçalayarak | ÎN: şüphesiz | FY: vardır | Z̃LK: bunda | L ËYET: ibretler | LKL: herkes için | ṦBER: sabreden | ŞKVR: şükreden | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Rabbimiz dediler, gidip geleceğimiz yerlerin aralarını uzaklaştır ve kendilerine zulmettiler, derken onları masala çevirdik, paramparça ettik onları; şüphe yok ki bunda, adamakıllı sabreden ve iyiden iyiye şükreden her kişiye deliller var elbet.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bunun üzerine: Ey Rabbimiz! Aralarında yolculuk yaptığımız şehirlerin arasını uzaklaştır, dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları, ibret kıssaları haline getirdik ve onları büsbütün parçaladık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : "Rabbimiz, sefer alanımızı uzat - yay" dediler ve nefslerine zulmettiler. . . Biz de onları anlatılan ibretlikler kıldık ve onları darmadağın ettik. . . Muhakkak ki bu olayda çok sabreden ve çok şükreden herkes için elbette işaretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Bunun üzerine onlar: 'Ey Rabbimiz! Seyahatlerimizde, öğle vakti ve akşamleyin konakladığımız yerler arasındaki mesafeyi uzat' dediler. Kendilerine, birbirlerine yazık ettiler. Biz de onları ibret verici kıssalar haline getirdik. Onları darmadağın ettik. Bunda, çok sabrederek mücadeleye devam eden, çok şükreden herkes için ibretler, uyarılar vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ama onlar: 'Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafelerini uzaklaştır' dediler ve kendi kendilerine haksızlık ettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlar ise: "Rabbimiz, seferlerimizin arasını aç (şehirlerimiz birbirine çok yakındır)" dediler ve kendi nefislerine zulmetmiş oldular. Böylece biz de onları efsaneler(e konu olan bir halk) kıldık ve onları darmadağın edip dağıttık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Buna karşı onlar: “-Ey Rabbimiz! (çok kâr yapabilmemiz için bulunduğumuz bu şehirle, mal getirdiğimiz o bereketli şehir arasındaki mesafeyi), seferlerimizin arasını uzaklaştır.” dediler ve nefislerine zulmettiler. Biz de onları, (kendilerinden sonra gelenlerin dillerinde dolaşan) masallara çevirdik ; ve kendilerini (başka yerlere göç suretiyle) darma dağınık ettik. Şübhesiz ki bunda, çok şükreden her sabırlı için ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ama onlar: «Rabbimiz! Yolculuklarimizin mesafesini uzak kil» deyip kendilerine yazik ettiler. Biz de onlari efsane yapiverdik, darmadagin ettik. Dogrusu bunlarda, pek sabreden ve cok sukreden kimseler icin dersler vardir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar ise (bu bereket, güven ve rahatlığı anlayamadılar da) «Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konaklarını (birbirinden) uzaklaştır» dediler ve böylece kendilerine haksızlık ettiler. Biz de onları bu yüzden dillerde dolaşan masallara çevirdik ve parçalayıp dağıttık. Şüphesiz ki bunda çokça şükredebilen her çok sabırlı kimse için öğütler ve ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ama onlar: 'Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl' deyip kendilerine yazık ettiler. Biz de onları efsane yapıverdik, darmadağın ettik. Doğrusu bunlarda, pek sabreden ve çok şükreden kimseler için dersler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bunun üzerine: Ey Rabbimiz! Aralarında yolculuk yaptığımız şehirlerin arasını uzaklaştır, dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları, ibret kıssaları haline getirdik ve onları büsbütün parçaladık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Rabbimiz, seferlerimizin arası uzaklaştı,' diyerek kendilerine zulmettiler. Sonunda onları darmadağın edip tarihe gömdük. Her sabırlı ve şükreden kişi için bunda dersler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Buna karşı onlar: «Ey Rabbimiz! Seferlerimizin arasını uzaklaştır» dediler ve nefislerine zulmettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık. Şüphesiz ki bunda çok şükredecek her sabırlı için elbette ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Buna karşı onlar: «Ey Rabbimiz, yolculuklarımızın mesafesini uzaklaştır!» dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık. Şüphesiz ki, bunda çok şükredecek her sabırlı için elbette ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Buna karşı onlar «ya rabbenâ, seferlerimizin arasını uzaklaştır» dediler ve nefislerine zulmettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve temamen didik didik dağıttık, şübhesiz ki bunda çok şükredecek her sabırlı için elbette âyetler varDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Fakat onlar «Ey Rabbimiz! Seferlerimizi uzun aralıklı yap!» diyerek kendilerine yazık ettiler. Bunun üzerine onları dillere düşürdük, toplumlarını parçalayarak öteye beriye dağıttık. Hiç kuşkusuz sabırlıların ve şükredenlerin bu olaylardan çıkaracakları bir çok dersler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlar ise: "Rabbimiz, seferlerimizin arasını aç [şehirlerimiz birbirine çok yakındır]" dediler ve kendi nefslerine zulmetmiş oldular. Böylece biz de onları efsaneler[e konu olan bir halk] kıldık ve onları darmadağın edip dağıttık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Sonra da onlar: “Rabbimiz! Seferlerimizin arasını uzaklaştır!” dediler ve nefislerine yanlış; kendi zararlarına işler yaparak haksızlık ettiler. Şimdi de Biz onları efsaneler yaptık ve tamamen didik didik dağıttık. Şüphesiz ki bunda tüm kendisine verilen nimetlerin karşılığını çokça ödeyen sabreden için elbette alâmetler/göstergeler vardır. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlar ise (buna karşı). «Ey Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzaklaşdır» demişler, kendilerine yazık etmişlerdi. İşte biz de onları masallara çeviriverdik. Onları darma dağınık etdik. Şübhesiz ki bunda çok sabır (ve) çok şükreden herkes için elbette ibretler vardır. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Fakat (onlar:) 'Rabbimiz! Seferlerimizin (yolculuk yaptığımız şehirlerin) arasını uzaklaştır!' dediler ve kendilerine zulmettiler; nihâyet onları efsânelere çevirdik ve onları tamâmen parçalanmış olarak darmadağın ettik. Şübhesiz ki bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Fakat onlar dediler ki: Rabbım, yolculuklarımızın arasını uzaklaştır. Ve kendi öz nefislerine zulmettiler. Biz de onları efsaneler kılıverdik, darmadağınık ettik. Muhakkak ki bunda; çok sabreden ve çok şükreden herkes için ayetler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Fakat onlar: "Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzak kıl." dediler. Ve kendilerine zulmettiler. Böylece onları (nesilden nesile anlatılan) "hadîs" kıldık Ve onları tamamen parça parça dağıttık. Muhakkak ki bunda, çok sabredenlerin ve çok şükredenlerin hepsi için elbette ayetler (ibretler) vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Buna rağmen onlar, "Rabbimiz seyahat menzillerimiz arasındaki mesafeyi uzattı!" dediler. Ve böylece kendi kendilerine zulmetmiş oldular. Biz de bunun üzerine onları (geçmişin) efsane(lerinden biri)si haline döndürdük ve darmadağın ettik. Kuşkusuz bunda, sıkıntılara göğüs geren ve (Allah'a) gönülden şükredenler için alınacak dersler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Fakat onlar: «Rabbimiz! Bizim seferlerimiz arasını uzaklaştır» dediler ve nefislerine zulmettiler. Biz de onları dillere destan ettik ve onları büsbütün parçalamakla parçaladık. Şüphe yok ki, bunda her bir sabreden, şükreyleyen için elbette ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : "Ey Rabbimiz! Aralarında yolculuk yaptığımız şehirlerin arasını uzaklaştır. " dediler ve onlar kendilerine yazık ettiler. Biz de onları bu yüzden efsane yapıverdik ve onları darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden ve çok şükreden kimseler için âyetler (ibretler) vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : - Rabbimiz, yolculuklarımızın mesafesini uzaklaştır, dediler. Kendi kendilerine zulmettiler. Biz de onları efsane haline getirdik, darmadağın ettik. İşte bunda her sabırlı ve şükür eden kimse için bir ibret vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Fakat onlar: "Ya Rabbena, seferlerimizin arasını uzaklaştır (şehirlerimiz birbirine çok yakın, bunların arasını uzat, daha uzun mesafelere gidelim, ülkemizi genişlet)" diye dua ettiler ve böylece kendilerine yazık ettiler. Biz de onları dillere destan olan, hayret ve ibretle bahsedilen masal haline getirdik, başka yerlere göç etmeleri suretiyle darmadağın ettik. Bunda elbette çok sabırlı, çok şükürlü olan kimselerin alacakları hayli ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : "Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzaklaştır (şehirlerimiz birbirine çok yakın, bunlarını arasını uzat da daha uzun mesafelere gidelim)" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları efsânelere çevirdik, onları darmadağın ettik. Şüphesiz bunda, sabreden, şükreden herkes için ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlar ise: «Rabbimiz, seferlerimizin arasını aç (şehirlerimiz birbirine çok yakındır)» dediler ve kendi nefislerine zulmetmiş oldular. Böylece biz de onları efsaneler(e konu olan bir halk) kıldık ve onları darmadağın edip dağıttık. Hiç şüphe yok bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Fakat onlar 'Rabbimiz, konaklarımızın arasını uzat' dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları darmadağın edip dillere düşürdük. Çok sabredip çok şükretmesini bilen herbir kul için bunda ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ama onlar, tutup şöyle dediler: "Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzaklaştır!" Böylece kendilerine zulmettiler de biz de onları efsaneler haline getirdik; hepsini darmadağın ettik. İşte bunda, gereğince sabreden, yeterince şükreden herkes için elbette ibretler vardır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.