Önceki Sonraki

34:42Sebe’ Suresi 42. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:42Sebe’ Suresi 42. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فاليوم
felyevme
YVM|ي و م
o gün
2
لا
|
Kombi Müfredat
يملك
yemliku
MLK|م ل ك
gücü yetmez
Kombi Müfredat
بعضكم
beǎ'Dukum
BAŽ|ب ع ض
birinizin
Kombi Müfredat
لبعض
libeǎ'Din
BAŽ|ب ع ض
diğerine
Kombi Müfredat
نفعا
nef'ǎn
NFA|ن ف ع
bir fayda vermeye
7
ولا
ve lā
|
ve (yetmez)
Kombi Müfredat
ضرا
Derran
ŽRR|ض ر ر
zarar vermeğe
Kombi Müfredat
ونقول
ve neḳūlu
GVL|ق و ل
biz deriz
10
للذين
lilleƶīne
|
kimselere
11 Kombi Müfredat
ظلموا
Zelemū
ƵLM|ظ ل م
zulmeden(lere)
12 Kombi Müfredat
ذوقوا
ƶūḳū
Z̃VG|ذ و ق
tadın
13 Kombi Müfredat
عذاب
ǎƶābe
AZ̃B|ع ذ ب
azabını
14 Kombi Müfredat
النار
n-nāri
NVR|ن و ر
ateş
15
التي
lletī
|
16 Kombi Müfredat
كنتم
kuntum
KVN|ك و ن
olduğunuz
17
بها
bihā
|
onu
18 Kombi Müfredat
تكذبون
tukeƶƶibūne
KZ̃B|ك ذ ب
yalanlamakta
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَالْيَوْمَ: o gün | لَا: | يَمْلِكُ: gücü yetmez | بَعْضُكُمْ: birinizin | لِبَعْضٍ: diğerine | نَفْعًا: bir fayda vermeye | وَلَا: ve (yetmez) | ضَرًّا: zarar vermeğe | وَنَقُولُ: biz deriz | لِلَّذِينَ: kimselere | ظَلَمُوا: zulmeden(lere) | ذُوقُوا: tadın | عَذَابَ: azabını | النَّارِ: ateş | الَّتِي: | كُنْتُمْ: olduğunuz | بِهَا: onu | تُكَذِّبُونَ: yalanlamakta | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فاليوم FELYWM o gün | لا LE | يملك YMLK gücü yetmez | بعضكم BAŽKM birinizin | لبعض LBAŽ diğerine | نفعا NFAE bir fayda vermeye | ولا WLE ve (yetmez) | ضرا ŽRE zarar vermeğe | ونقول WNGWL biz deriz | للذين LLZ̃YN kimselere | ظلموا ƵLMWE zulmeden(lere) | ذوقوا Z̃WGWE tadın | عذاب AZ̃EB azabını | النار ELNER ateş | التي ELTY | كنتم KNTM olduğunuz | بها BHE onu | تكذبون TKZ̃BWN yalanlamakta | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felyevme: o gün | : | yemliku: gücü yetmez | beǎ'Dukum: birinizin | libeǎ'Din: diğerine | nef'ǎn: bir fayda vermeye | ve lā: ve (yetmez) | Derran: zarar vermeğe | ve neḳūlu: biz deriz | lilleƶīne: kimselere | Zelemū: zulmeden(lere) | ƶūḳū: tadın | ǎƶābe: azabını | n-nāri: ateş | lletī: | kuntum: olduğunuz | bihā: onu | tukeƶƶibūne: yalanlamakta | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FELYVM: o gün | LE: | YMLK: gücü yetmez | BAŽKM: birinizin | LBAŽ: diğerine | NFAE: bir fayda vermeye | VLE: ve (yetmez) | ŽRE: zarar vermeğe | VNGVL: biz deriz | LLZ̃YN: kimselere | ƵLMVE: zulmeden(lere) | Z̃VGVE: tadın | AZ̃EB: azabını | ELNER: ateş | ELTY: | KNTM: olduğunuz | BHE: onu | TKZ̃BVN: yalanlamakta | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte bugün birbirinize ne bir faydanız dokunabilir, ne bir zararınız ve zulmedenlere, tadın yalanladığınız ateşin azâbını deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : İşte o süreçte, kimse kimseye ne bir fayda ve ne de bir zarar verebilir. . . (Nefsine) zulmedenlere: "Kendisini yalanladığınız o yanışın azabını tadın!" deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İşte bu gün birbirinize ne fayda sağlamaya, ne zarar vermeye gücünüz yeter. Biz, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm, işkence ve İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimlere, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahiplerine, hakka riayet etmeyenlere: 'Yalanlamakta olduğunuz ateşte yanma cezasını tadın' diyeceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Bugün birbirinize fayda veya zarar vermeye gücünüz yetmez. Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmedenlere deriz ki: "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İşte o gün (kıyamette) birbirinize ne bir fayda vermeğe, ne de bir zarar etmeğe gücünüz yetmez. O kâfirlere (nefislerine zulmedenlere) diyeceğiz ki:” - (Dünyada) inkâr edip durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Zalimlere: «Yalanladiginiz atesin azibini tadin, bugun birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz» deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Bugün kiminizin kiminize ne yarar, ne de zarar vermeye gücü yeter; zulmedenlere de deriz ki: Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın !Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Zalimlere: 'Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz' deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : O gün biribirinize yarar ve zarar veremezsiniz. Zalimlere, 'Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın,' deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: «Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!» deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte o gün kiminiz kiminize ne bir yarar, ne de bir zarar verme gücüne sahip olamaz ve o zulmedenlere: «Tadın bakalım, o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!» deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : İşte o gün ba'zınız ba'zınıza ne bir menfeate, ne de bir zarara mâlik olamaz ve o zulmedenlere deriz: tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azâbınıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : O zaman zalimlere deriz ki; «Bu gün biribirinize ne faydalı olabilirsiniz ve ne de zarar verebilirsiniz. Vaktiyle inkâr ettiğiniz cehennem ateşinin azabını şimdi tadınız bakalım.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Artık bugün bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmedenlere deriz ki: "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Artık bu gün bazınız bazınıza yarar ve zarara malik olmaz. Ve Biz, ortak koşma inancına batmış o kişilere: “Tadın bakalım o kendisini yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını!” deriz. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İşte bu gün birbirinize ne bir fâide, ne de bir zarar yapmıya gücünüz yetmez. O zaalimlere biz: «Tekzîb edegeldiğiniz ateşin azabını tadın» diyeceğiz. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : İşte o gün, bazınız bazınıza ne bir fayda ne de bir zarara mâlik olur! Ve (biz de) o zulmedenlere: 'Tadın, kendisini yalanlamakta olduğunuz ateşin azâbını!' deriz.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İşte bugün; bir kısmınız, bir kısmınız için ne bir fayda, ne de bir zarar verebilir. Zulmetmiş olanlara da deriz ki: Yalanladığınız ateşin azabını tadın.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Artık o gün bir kısmınız diğerlerine fayda ve zarar vermeye malik olamaz (gücü yetmez). Zulmedenlere: "Tekzip etmiş (yalanlamış) olduğunuz ateşin azabını tadın." diyeceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve (o Gün Allah şöyle seslenecektir): "Siz (yaratılmışlar)dan hiç biri bugün bir başkasına fayda veya zarar verecek güce sahip değildir!" Ve (o Gün) haksızlık yapanlara: "Yalanladığınız ateşin azabını (şimdi) tadın bakalım!" diyeceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık bugün bazınız bazınıza ne bir fâideye ve ne de bir zarara mâlik olamaz ve zulmetmiş olanlara deriz ki: «O ateşin azabını tadınız ki, siz onu inkâr eder olmuştunuz.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Bugün birinizin diğerine bir fayda veya zarar vermeye gücü yetmez. Biz zâlimlere: "Yalanlayıp geldiğiniz ateş azabını tadın!" deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : O gün, birbirinize fayda da zarar da veremezsiniz. Zalimlere şöyle deriz: -Yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İşte bugün kiminiz kiminize ne fayda, ne de zarar vermeye güç yetiremezsiniz. O kâfirlere de diyeceğiz ki: "Yalan saydığınız o ateş azabını tadın da yalan mıymış gerçek miymiş söyleyin bakalım!"Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : O gün birinizin, diğerine ne bir fayda, ne de zarar vermeğe gücü yeter. Biz zulmedenlere: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azâbını tadın!" deriz.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmetmekte olanlara deriz ki: «Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : O gün birbirinize ne bir yararınız dokunur, ne bir zararınız. Zulmedenlere ise 'Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın' buyururuz.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez. Zulme sapanlara şöyle deriz: "O kendisini yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.