| ÊD̃N: en yakın
| ELÊRŽ: bir yerde
| VHM: ve onlar
| MN:
| BAD̃: sonra
| ĞLBHM: yenilgilerinden
| SYĞLBVN: yeneceklerdir
| (30:3)
| BŽA: birkaç
| SNYN: yıl
| LLH: Allah'ındır
| ELÊMR: emir
| MN:
| GBL: (bundan) önce
| VMN: ve
| BAD̃: sonra
| VYVMÙZ̃: ve o gün
| YFRḪ: sevinir(ler)
| ELMÙMNVN: mü'minler
| (30:4)
| ELLH: Allah'ın
| YNṦR: yardım eder
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VHV: ve O
| ELAZYZ: galiptir
| ELRḪYM: esirgeyendir
| (30:5)
| ELLH: Allah'ın
| LE:
| YḢLF: caymaz
| ELLH: Allah
| VAD̃H: va'dinden
| VLKN: fakat
| ÊKS̃R: çoğu
| ELNES: insanların
| LE:
| YALMVN: bilmezler
| (30:6)
| ƵEHRE: dış yüzünü
| MN:
| ELḪYET: hayatının
| ELD̃NYE: dünya
| VHM: ve onlar
| AN: -ten
| EL ËḢRT: ahiret-
| HM: onlar
| ĞEFLVN: gafildirler
| (30:7)
| YTFKRVE: hiç düşünmediler mi?
| FY: içlerinde
| ÊNFSHM: kendi
| ME:
| ḢLG: yaratmamıştır
| ELLH: Allah
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| VME: ve bulunanları
| BYNHME: bu ikisi arasında
| ÎLE: dışında
| BELḪG: hak olması
| VÊCL: ve bir süre
| MSM: belirtilmiştir
| VÎN: ve şüphesiz
| KS̃YRE: çoğu
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| BLGEÙ: kavuşmayı
| RBHM: Rabblerine
| LKEFRVN: inkar etmektedirler
| (30:8)
| YSYRVE: gezmediler mi?
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FYNƵRVE: baksınlar
| KYF: nasıl
| KEN: olduğuna
| AEGBT: sonunun
| ELZ̃YN: kimselerin
| MN:
| GBLHM: kendilerinden önceki
| KENVE: idiler
| ÊŞD̃: daha güçlü
| MNHM: kendilerinden
| GVT: kuvvet bakımından
| VÊS̃ERVE: alt-üst etmişlerdi
| ELÊRŽ: toprağı
| VAMRVHE: ve onu imar etmişlerdi
| ÊKS̃R: daha çok
| MME:
| AMRVHE: bunların imar ettiklerinden
| VCEÙTHM: onlara gelmişti
| RSLHM: elçiler
| BELBYNET: delillerle
| FME: fakat
| KEN: değildi
| ELLH: Allah
| LYƵLMHM: onlara zulmedecek
| VLKN: fakat
| KENVE: onlar
| ÊNFSHM: kendi kendilerine
| YƵLMVN: zulmediyorlardı
| (30:9)
| KEN: oldu
| AEGBT: sonu
| ELZ̃YN: kimselerin
| ÊSEÙVE: kötülük eden(lerin)
| ELSVÊ: çok kötü
| ÊN: çünkü
| KZ̃BVE: yalanladılar
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| VKENVE: ve -idiler
| BHE: onlarla
| YSTHZÙVN: alay ediyor-
| (30:10)
| YBD̃Ê: başlar
| ELḢLG: yaratmağa
| S̃M: sonra
| YAYD̃H: onu devam ettirir
| S̃M: sonra
| ÎLYH: O'na
| TRCAVN: döndürülürsünüz
| (30:11)
| YKN: olmaz
| LHM: kendilerine
| MN: -ndan
| ŞRKEÙHM: ortakları-
| ŞFAEÙ: hiçbir şefa'atçi
| VKENVE: o zaman oldular
| BŞRKEÙHM: ortaklarını
| KEFRYN: inkar eder(ler)
| (30:13)
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| VAMLVE: ve yapanlar
| ELṦELḪET: iyi işler
| FHM: onlar
| FY: içinde
| RVŽT: bir bahçe
| YḪBRVN: neş'elendirilirler
| (30:15)
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| VKZ̃BVE: ve yalanlayanlar
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| VLGEÙ: ve buluşmasını
| EL ËḢRT: ahiret
| FÊVLÙK: onlar da
| FY: içine
| ELAZ̃EB: azabın
| MḪŽRVN: getirilirler
| (30:16)
| ELLH: Allah'ı
| ḪYN: zaman
| TMSVN: akşama girdiğiniz
| VḪYN: ve zaman
| TṦBḪVN: sabaha erdiğiniz
| (30:17)
| ELḪMD̃: hamd
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| VAŞYE: ve günün sonunda
| VḪYN: ve zaman
| TƵHRVN: öğleye erdiğiniz
| (30:18)
| ELḪY: diri
| MN: -den
| ELMYT: ölü-
| VYḢRC: ve çıkarır
| ELMYT: ölü
| MN: -den
| ELḪY: diri-
| VYḪYY: ve diriltir
| ELÊRŽ: yeri
| BAD̃: sonra
| MVTHE: ölümünden
| VKZ̃LK: işte siz de öyle
| TḢRCVN: çıkarılacaksınız
| (30:19)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| ÊN:
| ḢLGKM: sizi yaratmasıdır
| MN: -tan
| TREB: toprak-
| S̃M: sonra
| ÎZ̃E: bir de bakarsın ki
| ÊNTM: siz
| BŞR: insan(lar)
| TNTŞRVN: yayılıyorsunuz
| (30:20)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| ÊN:
| ḢLG: yaratmasıdır
| LKM: sizin için
| MN: -den
| ÊNFSKM: nefisleriniz-
| ÊZVECE: eşler
| LTSKNVE: sakinleşeceğiniz
| ÎLYHE: onunla
| VCAL: ve koymasıdır
| BYNKM: aranıza
| MVD̃T: sevgi
| VRḪMT: ve acıma
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LGVM: bir toplum için
| YTFKRVN: düşünen
| (30:21)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| ḢLG: yaratılmasıdır
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VEḢTLEF: ve değişik olmasıdır
| ÊLSNTKM: dillerinizin
| VÊLVENKM: ve renklerinizin
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LLAELMYN: bilenler için
| (30:22)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| MNEMKM: uyumanızdır
| BELLYL: geceleyin
| VELNHER: ve gündüzün
| VEBTĞEÙKM: ve aramanızdır
| MN: -ndan
| FŽLH: O'nun lutfu-
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LGVM: bir toplum için
| YSMAVN: işiten
| (30:23)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| YRYKM: size göstermesidir
| ELBRG: şimşeği
| ḢVFE: korku
| VŦMAE: ve umut
| VYNZL: ve indirmesidir
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| MEÙ: bir su
| FYḪYY: ve diriltmesidir
| BH: onunla
| ELÊRŽ: yeri
| BAD̃: sonra
| MVTHE: ölümünden
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LGVM: bir toplum için
| YAGLVN: aklını kullanan
| (30:24)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| ÊN:
| TGVM: durmasıdır
| ELSMEÙ: göğün
| VELÊRŽ: ve yerin
| BÊMRH: O'nun buyruğuyla
| S̃M: sonra
| ÎZ̃E: zaman
| D̃AEKM: sizi çağırdığı
| D̃AVT: bir tek da'vetle
| MN: -den
| ELÊRŽ: yer-
| ÎZ̃E: bir de bakarsınız ki
| ÊNTM: siz
| TḢRCVN: çıkıyorsunuz
| (30:25)
| MN: kimseler
| FY: bulunan
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| KL: hepsi
| LH: O'na
| GENTVN: ita'at etmektedirler
| (30:26)
| ELZ̃Y: ki
| YBD̃Ê: başlar
| ELḢLG: yaratmağa
| S̃M: sonra
| YAYD̃H: onu tekrarlar
| VHV: ve bu
| ÊHVN: daha kolaydır
| ALYH: O'na
| VLH: ve onlar
| ELMS̃L: durum
| ELÊAL: en yüce
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| VHV: ve O
| ELAZYZ: üstündür
| ELḪKYM: hüküm ve hikmet sahibidir
| (30:27)
| LKM: size
| MS̃LE: bir benzetmeyle
| MN: -den
| ÊNFSKM: kendiniz-
| HL: -mı dır?
| LKM: sizin için var-
| MN: -dan
| ME:
| MLKT: bulunanlar(köleler)-
| ÊYMENKM: sizin ellerinde
| MN: -dan
| ŞRKEÙ: ortaklar-
| FY:
| ME: şeylerde
| RZGNEKM: sizi rızıklandırdığımız
| FÊNTM: sizinle
| FYH: onda
| SVEÙ: eşit olan
| TḢEFVNHM: onlardan çekindiğiniz
| KḢYFTKM: çekindiğiniz gibi
| ÊNFSKM: birbirinizden
| KZ̃LK: işte böyle
| NFṦL: biz açıklıyoruz
| EL ËYET: ayetleri
| LGVM: bir toplum için
| YAGLVN: aklını kullanan
| (30:28)
| ETBA: uydular
| ELZ̃YN:
| ƵLMVE: zulmedenler
| ÊHVEÙHM: keyiflerine
| BĞYR: olmaksızın
| ALM: bilgi(leri)
| FMN: kim?
| YHD̃Y: yola getirebilir
| MN: kimseyi
| ÊŽL: şaşırttığı
| ELLH: Allah'ın
| VME: ve yoktur
| LHM: onların
| MN: hiçbir
| NEṦRYN: yardımcıları
| (30:29)
| VCHK: yüzünü
| LLD̃YN: dine
| ḪNYFE: Hanif olarak
| FŦRT: yaratmasına
| ELLH: Allah'ın
| ELTY: ki
| FŦR: yaratmıştır
| ELNES: insanları
| ALYHE: ona göre
| LE:
| TBD̃YL: değiştirilemez
| LḢLG: yaratması
| ELLH: Allah'ın
| Z̃LK: işte odur
| ELD̃YN: din
| ELGYM: doğru
| VLKN: fakat
| ÊKS̃R: çoğu
| ELNES: insanların
| LE:
| YALMVN: bilmezler
| (30:30)
| ÎLYH: yalnız O'na
| VETGVH: ve erdemlenmeleri
| VÊGYMVE: ve -doğrulup
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe-
| VLE: ve
| TKVNVE: olmayın
| MN: -dan
| ELMŞRKYN: ortak koşanlar-
| (30:31)
| ELZ̃YN: onlar ki
| FRGVE: parçaladılar
| D̃YNHM: dinlerini
| VKENVE: ve oldular
| ŞYAE: bölük bölük
| KL: her
| ḪZB: gurup
| BME: olanla
| LD̃YHM: kendi yanında
| FRḪVN: sevinmektedir
| (30:32)
| MS: dokunduğu
| ELNES: insanlara
| ŽR: bir zarar
| D̃AVE: yalvarırlar
| RBHM: Rablerine
| MNYBYN: yönelerek
| ÎLYH: O'na
| S̃M: sonra
| ÎZ̃E: zaman
| ÊZ̃EGHM: onlara taddırdığı
| MNH: kendinden
| RḪMT: bir rahmet
| ÎZ̃E: hemen
| FRYG: bir grup
| MNHM: onlardan
| BRBHM: Rablerine
| YŞRKVN: ortak koşarlar
| (30:33)
| BME: şeyi
| ËTYNEHM: kendilerine verdiğimiz
| FTMTAVE: şimdi zevk içinde yaşayın
| FSVF: yakında
| TALMVN: bileceksiniz
| (30:34)
| ÊNZLNE: indirdik de
| ALYHM: onlara
| SLŦENE: bir delil
| FHV: o (delil)
| YTKLM: söylüyor
| BME:
| KENVE: olmalarını
| BH: onunla
| YŞRKVN: ortak koşmalarını
| (30:35)
| ÊZ̃GNE: biz taddırdığımız
| ELNES: insanlara
| RḪMT: bir rahmet
| FRḪVE: sevinirler
| BHE: onunla
| VÎN: ve eğer
| TṦBHM: onlara erişirse
| SYÙT: bir kötülük
| BME: dolayı
| GD̃MT: öne sürdüklerinden
| ÊYD̃YHM: elleriyle (yapıp)
| ÎZ̃E: derhal
| HM: onlar
| YGNŦVN: umutsuzluğa düşerler
| (30:36)
| YRVE: görmediler mi?
| ÊN: gerçekten
| ELLH: Allah
| YBSŦ: genişletiyor
| ELRZG: rızkı
| LMN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VYGD̃R: ve daraltıyor
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LGVM: bir toplum için
| YÙMNVN: inanan
| (30:37)
| Z̃E:
| ELGRB: akrabaya
| ḪGH: hakkını
| VELMSKYN: ve yoksula
| VEBN:
| ELSBYL: ve yolcuya
| Z̃LK: bu
| ḢYR: daha hayırlıdır
| LLZ̃YN: için
| YRYD̃VN: isteyenler
| VCH: yüzünü (rızasını)
| ELLH: Allah'ın
| VÊVLÙK: ve işte
| HM: onlar
| ELMFLḪVN: başarıya erenlerdir
| (30:38)
| ËTYTM: verdiniz
| MN:
| RBE: riba (faiz)
| LYRBV: artması için
| FY: içinde
| ÊMVEL: malları
| ELNES: insanların
| FLE: asla
| YRBV: artmaz
| AND̃: katında
| ELLH: Allah
| VME: ama
| ËTYTM: verdiğiniz
| MN: -tan
| ZKET: zekat-
| TRYD̃VN: isteyerek
| VCH: yüzünü (rızasını)
| ELLH: Allah'ın
| FÊVLÙK: işte
| HM: onlar
| ELMŽAFVN: kat kat artıranlardır
| (30:39)
| ELZ̃Y: ki
| ḢLGKM: sizi yarattı
| S̃M: sonra
| RZGKM: besledi
| S̃M: sonra
| YMYTKM: öldürüyor
| S̃M: sonra
| YḪYYKM: diriltiyor
| HL: var mı?
| MN: -dan
| ŞRKEÙKM: ortaklarınız-
| MN: kimse
| YFAL: yapan
| MN:
| Z̃LKM: bunlardan
| MN: hiç
| ŞYÙ: birini
| SBḪENH: O münezzehtir
| VTAEL: ve yücedir
| AME: şeylerden
| YŞRKVN: onların ortak koştukları
| (30:40)
| ELFSED̃: fesat
| FY:
| ELBR: karada
| VELBḪR: ve denizde
| BME: yüzünden
| KSBT: kazandıkları
| ÊYD̃Y: elleriyle
| ELNES: insanların
| LYZ̃YGHM: onlara taddırıyor
| BAŽ: bir kısmını
| ELZ̃Y:
| AMLVE: yaptıklarının
| LALHM: belki onlar
| YRCAVN: dönerler (diye)
| (30:41)
| SYRVE: gezin
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FENƵRVE: ve bakın
| KYF: nasıl
| KEN: olduğuna
| AEGBT: sonunun
| ELZ̃YN: kimselerin
| MN:
| GBL: önceki
| KEN: idi
| ÊKS̃RHM: onların çoğu
| MŞRKYN: ortak koşanlardan
| (30:42)
| VCHK: yüzünü
| LLD̃YN: dine
| ELGYM: dosdoğru
| MN:
| GBL: önce
| ÊN:
| YÊTY: gelmesinden
| YVM: gün
| LE:
| MRD̃: geri çevirilmeyen
| LH:
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| YVMÙZ̃: o gün
| YṦD̃AVN: bölük bölük ayrılırlar
| (30:43)
| KFR: inkar ederse
| FALYH: kendi aleyhinedir
| KFRH: inkarı
| VMN: ve kim
| AML: yapasa
| ṦELḪE: iyi bir iş
| FLÊNFSHM: kendileri için
| YMHD̃VN: hazırlamaktadırlar
| (30:44)
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan(ları)
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| MN: -ndan
| FŽLH: lutfu-
| ÎNH: doğrusu O
| LE:
| YḪB: sevmez
| ELKEFRYN: kafirleri
| (30:45)
| ËYETH: O'nun ayetleri-
| ÊN:
| YRSL: göndermesidir
| ELRYEḪ: rüzgarları
| MBŞRET: müjdeler olarak
| VLYZ̃YGKM: size tattırması için
| MN: -nden
| RḪMTH: rahmeti-
| VLTCRY: ve yürümesi için
| ELFLK: gemilerin
| BÊMRH: buyruğuyla
| VLTBTĞVE: ve aramanız için
| MN: -ndan
| FŽLH: O'nun lutfu-
| VLALKM: belki
| TŞKRVN: şükredersiniz (diye)
| (30:46)
| ÊRSLNE: biz gönderdik
| MN:
| GBLK: senden önce
| RSLE: elçileri
| ÎL:
| GVMHM: kavimlerine
| FCEÙVHM: onlara geldiler
| BELBYNET: delillerle
| FENTGMNE: ve biz öc aldık
| MN: -den
| ELZ̃YN: kimseler-
| ÊCRMVE: suç işleyen(ler)
| VKEN: ve idi
| ḪGE: borç
| ALYNE: üzerimize
| NṦR: yardım etmek
| ELMÙMNYN: mü'minlere
| (30:47)
| ELZ̃Y: ki
| YRSL: gönderir
| ELRYEḪ: rüzgarları
| FTS̃YR: kaldırır
| SḪEBE: bulutu
| FYBSŦH: sonra onu yayar
| FY:
| ELSMEÙ: gökte
| KYF: nasıl
| YŞEÙ: diliyorsa
| VYCALH: ve eder
| KSFE: parça parça
| FTR: ve görürsün
| ELVD̃G: yağmurun
| YḢRC: çıktığını
| MN:
| ḢLELH: arasından
| FÎZ̃E: derken
| ÊṦEB: uğratınca
| BH: onu
| MN:
| YŞEÙ: dilediğine
| MN: -ndan
| ABED̃H: kulları-
| ÎZ̃E: hemen
| HM: onlar
| YSTBŞRVN: sevinirler
| (30:48)
| KENVE: onlar idiler
| MN: -den
| GBL: daha önce-
| ÊN:
| YNZL: (yağmurun) indirilmesinden
| ALYHM: kendilerine
| MN:
| GBLH: önce
| LMBLSYN: umutsuz(dular)
| (30:49)
| ÎL:
| ËS̃ER: eserlerine
| RḪMT: rahmetinin
| ELLH: Allah'ın
| KYF: nasıl
| YḪYY: diriltiyor
| ELÊRŽ: yeri
| BAD̃: -nden sonra
| MVTHE: ölümü-
| ÎN: şüphe yok ki
| Z̃LK: böylece
| LMḪYY: diriltecektir
| ELMVT: ölüleri
| VHV: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (30:50)
| ÊRSLNE: göndersek
| RYḪE: bir rüzgar
| FRÊVH: ve (ekini) görseler
| MṦFRE: sararmış
| LƵLVE: başlarlar
| MN:
| BAD̃H: ondan sonra
| YKFRVN: nankörlük etmeğe
| (30:51)
| LE: asla
| TSMA: söz dinletemezsin
| ELMVT: ölülere
| VLE: ve asla
| TSMA: işittiremezsin
| ELṦM: sağırlara
| ELD̃AEÙ: çağrıyı
| ÎZ̃E:
| VLVE: giderlerken
| MD̃BRYN: arkalarını dönüp
| (30:52)
| ÊNT: sen
| BHED̃: yola getirecek
| ELAMY: körleri
| AN: -ndan
| ŽLELTHM: sapıklıkları-
| ÎN:
| TSMA: sen işittiremezsin
| ÎLE: başkasına
| MN: kimseler(den)
| YÙMN: inanan(lar)
| B ËYETNE: ayetlerimize
| FHM: ve onlar
| MSLMVN: müslüman olurlar
| (30:53)
| ELZ̃Y: ki
| ḢLGKM: sizi yarattı
| MN: -tan
| ŽAF: zayıflık-
| S̃M: sonra
| CAL: verdi
| MN:
| BAD̃: ardından
| ŽAF: zayıflığın
| GVT: bir kuvvet
| S̃M: sonra
| CAL: verdi
| MN:
| BAD̃: (-ten) sonra
| GVT: kuvvet-
| ŽAFE: zayıflık
| VŞYBT: ve ihtiyarlık
| YḢLG: yaratır
| ME:
| YŞEÙ: dilediğini
| VHV: ve O
| ELALYM: bilendir
| ELGD̃YR: gücü yetendir
| (30:54)
| TGVM: başladığı
| ELSEAT: sa'at
| YGSM: yemin ederler
| ELMCRMVN: suçlular
| ME:
| LBS̃VE: kalmadıklarına
| ĞYR: -ten başka
| SEAT: bir sa'at-
| KZ̃LK: işte
| KENVE: onlar
| YÙFKVN: (böyle) çevriliyorlardı
| (30:55)
| ELZ̃YN: kimseler
| ÊVTVE: verilen(ler)
| ELALM: bilgi
| VELÎYMEN: ve iman
| LGD̃: andolsun
| LBS̃TM: siz kaldınız
| FY:
| KTEB: yazgısınca
| ELLH: Allah'ın
| ÎL: kadar
| YVM: gününe
| ELBAS̃: yeniden dirilme
| FHZ̃E: işte bu
| YVM: günüdür
| ELBAS̃: dirilme
| VLKNKM: fakat siz
| KNTM: idiniz
| LE:
| TALMVN: bilmiyor(lar)
| (30:56)
| LE: asla
| YNFA: fayda vermez
| ELZ̃YN: kimselere
| ƵLMVE: zulmetmiş olan(lara)
| MAZ̃RTHM: mazeretleri
| VLE: ve ne de
| HM: onlardan
| YSTATBVN: rıza talebetmeleri istenir
| (30:57)
| ŽRBNE: biz anlattık
| LLNES: insanlara
| FY:
| HZ̃E: bu
| ELGR ËN: Kur'an'da
| MN:
| KL: her çeşit
| MS̃L: misali ile
| VLÙN: ve eğer
| CÙTHM: onlara getirsen
| B ËYT: bir ayet
| LYGVLN: derler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar edenler
| ÎN: değil(siniz)
| ÊNTM: siz
| ÎLE: başka
| MBŦLVN: iptal edenler(den)
| (30:58)
| YŦBA: mühürler
| ELLH: Allah
| AL: üzerini
| GLVB: kalbleri
| ELZ̃YN: kimselerin
| LE:
| YALMVN: bilmeyen(lerin)
| (30:59)
| ÎN: şüphe yok ki
| VAD̃: va'di
| ELLH: Allah'ın
| ḪG: haktır
| VLE: ve
| YSTḢFNK: seni telaşa düşürmesin
| ELZ̃YN: kimseler
| LE:
| YVGNVN: inanmayan(lar)
| (30:60)