Kırık Meal (Arapça) : |كَذَٰلِكَ : işte böyle | يَطْبَعُ : mühürler | اللَّهُ : Allah | عَلَىٰ : üzerini | قُلُوبِ : kalbleri | الَّذِينَ : kimselerin | لَا : | يَعْلَمُونَ : bilmeyen(lerin) | Kırık Meal (Harekesiz) : |كذلك KZ̃LK işte böyle | يطبع YŦBA mühürler | الله ELLH Allah | على AL üzerini | قلوب GLWB kalbleri | الذين ELZ̃YN kimselerin | لا LE | يعلمون YALMWN bilmeyen(lerin) | Kırık Meal (Okunuş) : |keƶālike : işte böyle | yeTbeǔ : mühürler | llahu : Allah | ǎlā : üzerini | ḳulūbi : kalbleri | elleƶīne : kimselerin | lā : | yeǎ'lemūne : bilmeyen(lerin) | Kırık Meal (Transcript) : |KZ̃LK : işte böyle | YŦBA : mühürler | ELLH : Allah | AL : üzerini | GLVB : kalbleri | ELZ̃YN : kimselerin | LE : | YALMVN : bilmeyen(lerin) | Abdulbaki Gölpınarlı : İşte, Allah, bilmeyenlerin gönüllerini, bu çeşit mühürler. Adem Uğur : İşte bilmeyenlerin (hakkı tanımayanların) kalplerini Allah böylece mühürler. Ahmed Hulusi : Böylece cahillerin şuurlarını Allâh kilitler! Ahmet Tekin : İşte bilgisizce davrananların, hakkı, Kur’ân’ı tanımayanların kafalarını, kalplerini Allah böyle anlayışsız hale getirir. Ahmet Varol : İşte Allah bilmeyenlerin kalplerini böyle mühürler. Ali Bulaç : İşte Allah, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler. Ali Fikri Yavuz : Allah’ın vahdaniyyetini bilmiyenlerin (O’nu tasdik etmiyenlerin) kalblerini Allah böyle mühürler. Bekir Sadak : Allah bilmeyenlerin kalblerini iste boylece kapatir. Celal Yıldırım : İşte kendilerini bilgisizlik içinde bırakanların kalblerini Allah böylece mühürler. Diyanet İşleri : Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler. Diyanet İşleri (eski) : Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır. Diyanet Vakfi : İşte bilmeyenlerin (hakkı tanımayanların) kalplerini Allah böylece mühürler. Edip Yüksel : ALLAH bilmeyenlerin kalplerini işte böyle damgalar. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte bilmeyenlerin kalblerini Allah böyle mühürler. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İlmin kadrini bilmeyenlerin kalplerini Allah böyle mühürler. Elmalılı Hamdi Yazır : Ilmin kadrini bilmiyenlerin kalblerini Allah, öyle tab'eder Gültekin Onan : İşte Tanrı, bilmeyenlerin kalplerini böyle mühürler. Hakkı Yılmaz : İşte, bilmeyen kimselerin kalpleri üzerine Allah böyle damga vurur. Hasan Basri Çantay : İşte bilmezlerin kalblerine Allah böyle mühür basar. Hayrat Neşriyat : İşte (hakkın kıymetini) bilmeyenlerin kalblerini (küfürlerindeki inadları sebebiyle)Allah böyle mühürler! İbni Kesir : İşte Allah; bilmeyenlerin kalblerine böyle damga basar. İskender Evrenosoğlu : Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle tabeder (mühürler). Muhammed Esed : Allah bu şekilde, (hakikati) kabul etme(k isteme)yenlerin kalplerini mühürler. Mustafa İslamoğlu : Allah (hakikatin) bilgisine sırt çevirenlerin kalplerini işte böyle mühürler. Ömer Nasuhi Bilmen : İşte bilmeyenlerin kalplerini Allah Teâlâ öylece mühürler. Ömer Öngüt : İşte böylece Allah, bilmeyenlerin kalpleri üzerine mühür basar. Şaban Piriş : Allah, anlayışsızların kalplerini işte böyle mühürler. Suat Yıldırım : İşte Allah, ilim peşinde olmayan, gerçeği aramayanların kalplerini böyle mühürler. Süleyman Ateş : İşte Allâh, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler. Tefhim-ul Kuran : İşte Allah, bilmeyenlerin kalblerini böyle damgalamaktadır. Ümit Şimşek : Bilgisizlerin kalplerini Allah işte böyle mühürler. Yaşar Nuri Öztürk : İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor.