Kırık Meal (Arapça) : |يُخْرِجُ: çıkarır | الْحَيَّ: diri | مِنَ: -den | الْمَيِّتِ: ölü- | وَيُخْرِجُ: ve çıkarır | الْمَيِّتَ: ölü | مِنَ: -den | الْحَيِّ: diri- | وَيُحْيِي: ve diriltir | الْأَرْضَ: yeri | بَعْدَ: sonra | مَوْتِهَا: ölümünden | وَكَذَٰلِكَ: işte siz de öyle | تُخْرَجُونَ: çıkarılacaksınız |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يخرج YḢRCçıkarır | الحي ELḪYdiri | من MN-den | الميت ELMYTölü- | ويخرج WYḢRCve çıkarır | الميت ELMYTölü | من MN-den | الحي ELḪYdiri- | ويحيي WYḪYYve diriltir | الأرض ELÊRŽyeri | بعد BAD̃sonra | موتها MWTHEölümünden | وكذلك WKZ̃LKişte siz de öyle | تخرجون TḢRCWNçıkarılacaksınız |
Kırık Meal (Okunuş) : |yuḣricu: çıkarır | l-Hayye: diri | mine: -den | l-meyyiti: ölü- | ve yuḣricu: ve çıkarır | l-meyyite: ölü | mine: -den | l-Hayyi: diri- | ve yuHyī: ve diriltir | l-erDe: yeri | beǎ'de: sonra | mevtihā: ölümünden | ve keƶālike: işte siz de öyle | tuḣracūne: çıkarılacaksınız |
Kırık Meal (Transcript) : |YḢRC: çıkarır | ELḪY: diri | MN: -den | ELMYT: ölü- | VYḢRC: ve çıkarır | ELMYT: ölü | MN: -den | ELḪY: diri- | VYḪYY: ve diriltir | ELÊRŽ: yeri | BAD̃: sonra | MVTHE: ölümünden | VKZ̃LK: işte siz de öyle | TḢRCVN: çıkarılacaksınız |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ölüden diri izhâr eder, diriden ölü izhâr eder ve yeryüzünü diriltir ölümünden sonra ve böylece çıkarır mezarlarınızdan sizi de.
Adem Uğur : Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.
Ahmed Hulusi : Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü diriden çıkarır ve ölümünden sonra arzı diriltir. . . Siz de böylece çıkarılacaksınız.
Ahmet Tekin : Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı Allah çıkarır. Diriden ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı da o çıkarır. Yeryüzünü, ölümünün ardından o canlandırıyor. İşte siz de, genetik şifreleri harekete geçirilerek hayat verilen bitkiler gibi, kabirlerinizden çıkarılacaksınız.
Ahmet Varol : O ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır ve yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.
Ali Bulaç : O ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.
Ali Fikri Yavuz : O, ölüden diri (nutfeden insan ve yumurtadan hayvan) çıkarır ve diriden de ölü (insandan nutfe, kuştan yumurta, yahud hayattan sonra ölüm) çıkarır. Toprağa, ölümünden (kuruduktan) sonra hayat verir; (onda nebatlar bitirir). Siz de kabirlerinizden böyle (öldükten sonra diriltilip) çıkarılacaksınız.
Bekir Sadak : O, oluden diri cikarir, diriden olu cikarir; yeryuzunu olumunden sonra O canlandirir. Ey insanlar! Iste siz de boylece diriltileceksiniz. *
Celal Yıldırım : O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Yeryüzüne (kuruyup) ölgünleştikten sonra hayat verir ve işte siz de böylece (kabirlerinizden) çıkarılacaksınız.
Diyanet İşleri : Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (mezarlarınızdan) işte böyle çıkarılacaksınız.
Diyanet İşleri (eski) : O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır; yeryüzünü ölümünden sonra O canlandırır. Ey insanlar! İşte siz de böylece diriltileceksiniz.
Diyanet Vakfi : Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.
Edip Yüksel : Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir; siz işte böyle çıkarılacaksınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O ölüden diri çıkarır diriden de ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır : O ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir, sizler de işte öyle çıkarılacaksınız
Fizilal-il Kuran : O ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır. Yeryüzünü ölümden sonra o canlandırır.
Gültekin Onan : O ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.
Hakkı Yılmaz : O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır ve yeryüzüne ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.
Hasan Basri Çantay : Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarıyor. Arzı, ölümünün ardından, O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böylece çıkarılacaksınız.
Hayrat Neşriyat : (O,) ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır; ve yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. İşte (siz de kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.
İbni Kesir : Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarır. Yeryüzünü ölümünden sonra canlandırır. İşte böyle çıkarılacaksınız.
İskender Evrenosoğlu : O, ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır. Ve arzı (toprağı), ölümünden sonra diriltir. Ve işte (tıpkı) bunun gibi (topraktan) çıkarılacaksınız.
Muhammed Esed : O, ölüden diriyi meydana getiren(dir), diriden de ölüyü; ve toprağı öldükten sonra yeniden canlandıran O'dur, işte siz de (ölümden hayata) böylece döndürüleceksiniz.
Mustafa İslamoğlu : Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir; siz işte böyle çıkarılacaksınız.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır ve yeri ölümünden sonra diriltir ve işte siz de öylece çıkarılacaksınız.
Ömer Öngüt : O, ölüden diri çıkarır, diriden de ölü çıkarır. Yeryüzünü ölümünden sonra O canlandırır. (Ey insanlar!) İşte siz de kabirlerinizden böylece çıkarılacaksınız.
Şaban Piriş : O, cansızdan canlıyı çıkarır. Canlıdan da cansızı çıkarır. Ölümünden sonra toprağa hayat verir. İşte siz de böyle çıkartılacaksınız.
Suat Yıldırım : O, ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarır ve ölmüş toprağa hayat verir. İşte siz de öldükten sonra böylece diriltileceksiniz.
Süleyman Ateş : (Allâh), ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır; yeri ölümünden sonra diriltir. İşte siz de (bedensel hayâta) öyle çıkarılacaksınız.
Tefhim-ul Kuran : O ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.
Ümit Şimşek : O, ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarır; yeryüzünü ölümünün ardından diriltir. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılırsınız.
Yaşar Nuri Öztürk : Diriyi ölüden çıkarır O, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünün ardından toprağa hayat verir. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.