41Fussilet  Suresi

Kuran Sırası: 41 İniş Sırası: 61

İskender Evrenosoğlu Meali
DinleHâ, mîm.(41:1)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleRahmân ve Rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiştir.(41:2)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinle(O), bilen bir kavim için, âyetleri tafsil edilmiş (fasıl fasıl açıklanmış) bir Kitap olan Arapça Kur'ân'dır.(41:3)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMüjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat onların çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar işitmezler.(41:4)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe dediler ki: “Bizi kendisine davet ettiğin şeye karşı, kalplerimizde (idrak etmeyi önleyen) ekinnet, kulaklarımızda (işitmeyi engelleyen) vakra ve seninle bizim aramızda bir perde var. Artık (sen dilediğini) yap! Muhakkak ki biz de dilediğimizi yapacak olanlarız.”(41:5)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: “Ben sadece sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilâhınızın, tek bir ilâh olduğu vahyediliyor. Öyleyse O'na yönelin (O'na doğru istikamet alın) ve O'ndan mağfiret dileyin. Ve müşriklerin vay haline!”(41:6)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlar zekât vermezler. Ve onlar, onlar ahireti (ruhun hayattayken Allah'a ulaştırılmasını) inkâr edenlerdir.(41:7)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMuhakkak ki âmenû olanlar (hayattayken Allah'a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel (nefs tezkiyesi) işleyenler, onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır.(41:8)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: “Gerçekten siz, arzı iki günde halkedeni mi inkâr ediyorsunuz? Ve O'na eşler mi kılıyorsunuz? İşte O, âlemlerin Rabbidir.”(41:9)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe orada, onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada (arzda) bulunanların besinlerini (rızıklarını), dileyenler için eşit olarak dört günde takdir etti.(41:10)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSonra duman halinde olan semaya yöneldi. Sonra da ona (semaya) ve arza: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” dedi. İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.(41:11)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBöylece onları iki günde yedi kat gök olarak kaza etti (yarattı, tamamladı). Her gök katına kendi emrini vahyetti. Ve dünya semasını kandillerle muhafaza ederek süsledik. İşte bu, Azîz ve Alîm olan (Allah'ın) takdiridir.(41:12)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleEğer hâlâ yüz çevirirlerse, o taktirde de ki: “Adn ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırımla sizi uyardım.”(41:13)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlara önlerinden ve arkalarından (kendilerinden önce ve sonra) Allah'tan başkasına kul olmamaları için resûller geldiği zaman dediler ki: “Eğer Rabbimiz dileseydi, mutlaka melekleri indirirdi. Bu sebeple gerçekten biz, sizin, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edenleriz.”(41:14)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleFakat Adn kavmi daha sonra yeryüzünde haksız yere kibirlendi. Ve dediler ki: “Kuvvet bakımından bizden daha güçlü kim vardır?” Onları yaratan Allah'ın kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlü olduğunu görmediler mi? Ve âyetlerimizi bilerek inatla inkâr ediyorlardı.(41:15)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBunun üzerine, dünya hayatında, zillet azabını onlara tattırmamız için, uğursuz günlerde onların üzerine şiddetli sesle gelen soğuk bir fırtına gönderdik. Ve ahiret azabı mutlaka daha çok rezil edicidir. Ve onlara yardım olunmaz.(41:16)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe Semud (kavmine) gelince, o zaman onları hidayete erdirdik. Buna rağmen hidayete karşı âmâ olmayı sevdiler (tercih ettiler). Bu sebeple kazanmış olduklarından dolayı onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakaladı.(41:17)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) kurtardık. Ve (böylece) onlar, takva sahibi olmuşlardı.(41:18)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAllah'ın düşmanları o gün ateşe haşrolunurlar. Böylece onlar (öncekiler ve sonrakiler) biraraya getirilirler.(41:19)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleHatta ona (ateşe) geldikleri zaman yapmış oldukları şeylere, onların gözleri, kulakları ve derileri (uzuvları), (hayat filmlerinde) onların aleyhine şahitlik etti.(41:20)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe kendi ciltlerine (uzuvlarına): “Niçin bizim aleyhimize şahitlik ettiniz?” dediler. (Onlar da) dediler ki: “Bizi, herşeyi söyleten Allah söyletti. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürüleceksiniz.”(41:21)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKulaklarınızın, gözlerinizin ve cildinizin (uzuvlarınızın) sizin aleyhinize şahitlik etmesinden (edeceğinden) sakınmıyordunuz. Ve lâkin yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz.(41:22)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe işte Rabbiniz hakkındaki sizin bu zannınız, sizi helâka sürükledi. Böylece hüsrana düşenlerden oldunuz.(41:23)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleArtık sabredebilirlerse artık ateş onların kalacakları yerdir. Ve eğer onlar affedilmek isterlerse, onlar affedilecek olanlardan değillerdir.(41:24)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlara yakın arkadaşlar musallat ettik. Böylece önlerinde ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) onlara süslediler. Cinlerden ve insanlardan, onlardan önce gelmiş geçmiş ümmetlerinde üzerine (azap) sözü hak oldu. Muhakkak ki onlar, hüsrana düşmüş olanlardır.(41:25)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKâfirler: “Bu Kur'ân'ı dinlemeyin, (okuma süresi) içinde gürültü yapın. Umulur ki böylece siz gâlip olursunuz.” dediler.(41:26)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBundan sonra inkâr edenlere, mutlaka şiddetli azabı tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsüyle mutlaka cezalandıracağız.(41:27)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİşte bu Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bilerek inkâr etmiş olmaları sebebiyle ceza olarak, onlar için orada ebedîlik yurdu vardır.(41:28)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKâfirler dediler ki: “Rabbimiz, insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağıda kalanlardan olsunlar.”(41:29)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMuhakkak ki: “Rabbimiz Allah'tır.” deyip, sonra (da) istikamet üzere olanlara (Allah'a yönelip dîni ikame edenlere) melekler inerler: “Korkmayın ve mahzun olmayın. Ve vaadolunduğunuz cennetle sevinin!” (derler).(41:30)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBiz dünyada ve ahirette sizin dostlarınızız. Orada sizin için canlarınızın istediği ve talep ettiğiniz (her)şey vardır.(41:31)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleGafûr (mağfiret eden) ve Rahîm olan (Rahîm esmasıyla tecelli eden) (Allah) tarafından ziyafet (ikram) olarak.(41:32)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAllah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?(41:33)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleHasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.(41:34)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOna (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz.(41:35)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAma şeytandan sana mutlaka vesvese gelecektir. O zaman Allah'a sığın. Muhakkak ki O, en iyi işiten, en iyi bilendir.(41:36)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleGece ve gündüz, Güneş ve Ay, Allah'ın âyetlerindendir. Güneş'e ve Ay'a secde etmeyin. Eğer sadece O'na (Allah'a) kul olduysanız, onları yaratan Allah'a secde edin.(41:37)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleEğer onlar hâlâ kibirleniyorlarsa, (bilsinler ki) Rab'lerinin katında bulunanlar, gece ve gündüz, O'nu tesbih ederler ve onlar bıkmazlar.(41:38)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe onun âyetlerindendir ki, arzı gerçekten kurumuş görürsün. Onun üzerine su indirdiğimiz zaman hareketlenir ve kabarır. Muhakkak ki ona (arza) hayat veren (Allah), elbette ölülere de hayat verendir. Muhakkak ki O, herşeye kaadirdir.(41:39)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMuhakkak ki, âyetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. Kıyâmet günü ateşin içine konulanlar mı yoksa Bize emin olarak gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Muhakkak ki O, yaptıklarınızı en iyi görendir.(41:40)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleGerçekten onlar, kendilerine zikir (Kur'ân) geldiği zaman (O'nu) inkâr ettiler. Ve muhakkak ki O, Azîz (yüce ve şerefli) bir Kitap'tır.(41:41)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBâtıl, O'nun önünden ve arkasından O'na ulaşamaz. Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) ve Hamîd (Kendisine hamdedilen) (Allah) tarafından indirilmiştir.(41:42)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSana söylenen, senden öncekilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Muhakkak ki senin Rabbin, mağfiretin ve elîm azabın sahibidir.(41:43)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe eğer O'nu (Kitab'ı), yabancı dil bir Kur'ân kılsaydık, mutlaka: “O'nun âyetleri açıklanmalı değil miydi?” derlerdi. Araba yabancı dil mi? De ki: “O, âmenû olanlar için hidayet ve şifadır. Ve mü'min olmayanların kulaklarında vakra vardır. O (Kur'ân), onlara karşı körlüktür (şifa ve hidayet değildir). İşte onlara uzak bir yerden seslenilir.(41:44)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe andolsun ki Musa (A.S)'a kitap verdik. Fakat onun hakkında ihtilâf ettiler. Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, onların arasında (hemen) hüküm verilirdi. Ve muhakkak ki onlar, ondan mutlaka şek ve şüphe içinde olanlardır.(41:45)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKim salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, kendisi içindir. Ve kim kötülük yaparsa, o da onun aleyhinedir. Ve senin Rabbin kullar(ın)a zulmedici değildir.(41:46)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO saatin (kıyâmetin) ilmi O'na döndürülür (O'na aittir). O'nun ilmi olmadan, hiçbir meyve, tomurcuğundan çıkmaz. Hiçbir kadın, hamile kalmaz ve doğum yapamaz. Onlara “Benim ortaklarım nerede?” diye seslenileceği gün “Sana arzettik, bizden bir şahit yoktur.” dediler (derler).(41:47)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe daha önce tapmış oldukları şeyler, onlardan uzaklaşıp gittiler (giderler). Ve onlar için kaçacak bir yer olmadığını anladılar.(41:48)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİnsan, hayır duasından (istemekten) usanmaz. Eğer ona şerr dokunursa, o zaman yeise kapılır ve ümitsiz olur.(41:49)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe eğer ona bir zarar dokunduktan sonra Bizden bir rahmet tattırırsak, mutlaka “Bu benimdir (hakkımdır). Ve ben, o saatin kaim olacağını (kıyâmet saatinin geleceğini) zannetmiyorum. Ve eğer gerçekten Rabbime geri döndürülsem bile, muhakkak ki O'nun (Allah'ın) yanında mutlaka güzellikler vardır.” der. O zaman kâfirlere, yaptıkları şeyleri elbette haber vereceğiz. Ve mutlaka dehşetli azaptan onlara tattıracağız.(41:50)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe insana ni'met verdiğimiz zaman yüz çevirdi ve yan çizdi (şükürden uzaklaştı). Ve ona bir şerr dokunduğu zaman artık çok dua eder.(41:51)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: “Gördünüz mü? Eğer O (Kur'ân), Allah'ın indinden ise sonra da siz O'nu inkâr ettinizse, uzak bir ayrılığın içinde olandan daha çok dalâlette kim vardır?”(41:52)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleÂyetlerimizi afakta (ruhumuzun baş gözüyle) ve enfüste (nefsimizin kalp gözüyle) onlara göstereceğiz. O'nun hak olduğu onlara tebeyyün etsin (açıkça belli olsun) diye. Rabbinin herşeye şahit olması kâfi değil mi?(41:53)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlar gerçekten Rab'lerine mülâki olacaklarından (ruhlarını hayatta iken Allah'a ulaştıracaklarından) şüphe içindeler, öyle değil mi? O (Allah), herşeyi ihata etmiştir (ilmiyle kuşatmıştır), öyle değil mi?(41:54)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.