41:41Fussilet  Suresi 41. Ayet

Kuran Sırası: 41 İniş Sırası: 61
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

41:41Fussilet  Suresi 41. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. إِنَّ (ÎN) = inne : şüphesiz
2. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : onlar
3. كَفَرُوا (KFRVE) = keferū : inkar ettiler
4. بِالذِّكْرِ (BELZ̃KR) = biƶ-ƶikri : Zikr'i (Kur'an'ı)
5. لَمَّا (LME) = lemmā :
6. جَاءَهُمْ (CEÙHM) = cā'ehum : kendilerine gelen
7. وَإِنَّهُ (VÎNH) = ve innehu : halbuki o
8. لَكِتَابٌ (LKTEB) = lekitābun : bir Kitaptır
9. عَزِيزٌ (AZYZ) = ǎzīzun : aziz
şüphesiz | onlar | inkar ettiler | Zikr'i (Kur'an'ı) | | kendilerine gelen | halbuki o | bir Kitaptır | aziz |

[] [] [KFR] [Z̃KR] [] [CYE] [] [KTB] [AZZ]
ÎN ELZ̃YN KFRVE BELZ̃KR LME CEÙHM VÎNH LKTEB AZYZ

inne elleƶīne keferū biƶ-ƶikri lemmā cā'ehum ve innehu lekitābun ǎzīzun
إن الذين كفروا بالذكر لما جاءهم وإنه لكتاب عزيز

41:41Fussilet  Suresi 41. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
الذين | ELZ̃YN elleƶīne onlar those who
كفروا ك ف ر | KFR KFRVE keferū inkar ettiler disbelieve
بالذكر ذ ك ر | Z̃KR BELZ̃KR biƶ-ƶikri Zikr'i (Kur'an'ı) in the Reminder
لما | LME lemmā when
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehum kendilerine gelen it comes to them.
وإنه | VÎNH ve innehu halbuki o And indeed, it
لكتاب ك ت ب | KTB LKTEB lekitābun bir Kitaptır (is) surely a Book
عزيز ع ز ز | AZZ AZYZ ǎzīzun aziz mighty.
41:41 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

şüphesiz | onlar | inkar ettiler | Zikr'i (Kur'an'ı) | | kendilerine gelen | halbuki o | bir Kitaptır | aziz |

[] [] [KFR] [Z̃KR] [] [CYE] [] [KTB] [AZZ]
ÎN ELZ̃YN KFRVE BELZ̃KR LME CEÙHM VÎNH LKTEB AZYZ

inne elleƶīne keferū biƶ-ƶikri lemmā cā'ehum ve innehu lekitābun ǎzīzun
إن الذين كفروا بالذكر لما جاءهم وإنه لكتاب عزيز

[] [] [ك ف ر] [ذ ك ر] [] [ج ي ا] [] [ك ت ب] [ع ز ز]

41:41Fussilet  Suresi 41. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الذين | ELZ̃YN elleƶīne onlar those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
كفروا ك ف ر | KFR KFRVE keferū inkar ettiler disbelieve
Kef,Fe,Re,Vav,Elif,
20,80,200,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بالذكر ذ ك ر | Z̃KR BELZ̃KR biƶ-ƶikri Zikr'i (Kur'an'ı) in the Reminder
Be,Elif,Lam,Zel,Kef,Re,
2,1,30,700,20,200,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine verbal noun
جار ومجرور
لما | LME lemmā when
Lam,Mim,Elif,
30,40,1,
T – time adverb
ظرف زمان
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehum kendilerine gelen it comes to them.
Cim,Elif,,He,Mim,
3,1,,5,40,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
وإنه | VÎNH ve innehu halbuki o And indeed, it
Vav,,Nun,He,
6,,50,5,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الواو عاطفة
حرف نصب والهاء ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
لكتاب ك ت ب | KTB LKTEB lekitābun bir Kitaptır (is) surely a Book
Lam,Kef,Te,Elif,Be,
30,20,400,1,2,
EMPH – emphatic prefix lām
N – nominative masculine indefinite noun
اللام لام التوكيد
اسم مرفوع
عزيز ع ز ز | AZZ AZYZ ǎzīzun aziz mighty.
Ayn,Ze,Ye,Ze,
70,7,10,7,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إن
inne
|
şüphesiz
2
الذين
elleƶīne
|
onlar
Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar ettiler
Kombi Müfredat
بالذكر
biƶ-ƶikri
Z̃KR|ذ ك ر
Zikr'i (Kur'an'ı)
5
لما
lemmā
|
Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehum
CYE|ج ي ا
kendilerine gelen
7
وإنه
ve innehu
|
halbuki o
Kombi Müfredat
لكتاب
lekitābun
KTB|ك ت ب
bir Kitaptır
Kombi Müfredat
عزيز
ǎzīzun
AZZ|ع ز ز
aziz
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: onlar | كَفَرُوا: inkar ettiler | بِالذِّكْرِ: Zikr'i (Kur'an'ı) | لَمَّا: | جَاءَهُمْ: kendilerine gelen | وَإِنَّهُ: halbuki o | لَكِتَابٌ: bir Kitaptır | عَزِيزٌ: aziz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN şüphesiz | الذين ELZ̃YN onlar | كفروا KFRWE inkar ettiler | بالذكر BELZ̃KR Zikr'i (Kur'an'ı) | لما LME | جاءهم CEÙHM kendilerine gelen | وإنه WÎNH halbuki o | لكتاب LKTEB bir Kitaptır | عزيز AZYZ aziz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: şüphesiz | elleƶīne: onlar | keferū: inkar ettiler | biƶ-ƶikri: Zikr'i (Kur'an'ı) | lemmā: | cā'ehum: kendilerine gelen | ve innehu: halbuki o | lekitābun: bir Kitaptır | ǎzīzun: aziz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: şüphesiz | ELZ̃YN: onlar | KFRVE: inkar ettiler | BELZ̃KR: Zikr'i (Kur'an'ı) | LME: | CEÙHM: kendilerine gelen | VÎNH: halbuki o | LKTEB: bir Kitaptır | AZYZ: aziz | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Kur'ân, kendisine tebliğ edildikten sonra kâfir olanlar; ve hem de şüphe yok ki bu Kur'ân, eşsiz ve üstün bir kitaptır ki; Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Gerçekten, kendilerine gelen hakikatlerini hatırlatıcıyı inkâr edenlerdir! Muhakkak ki O (hakikatlerini hatırlatıcı - zikir), Aziyz bir BİLGİdir! Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Kendilerine okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân geldiğinde, onu inkârda ısrar edenler, bunun sonuçlarına katlanacaklar. O, kudretli ve hükümran bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlar (ateşe atılacaklar) kendilerine Kur'an gelince onu inkar ettiler. Oysa o çok ulu bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkâr edenler (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Kendilerine Kur’an geldiği vakit, onu inkâr edenler, (azaba uğratılacaklardır). Muhakkak ki, o çok şerefli bir kitabdır. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (41-42) Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmislerdir; oysa o, degerli bir Kitap'dir. Gecmiste ve gelecekte onu batil kilacak yoktur. Hakim ve ovulmege layik olan Allah katindan indirilmedir. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar ki, Kur'ân kendilerine geldiği zaman onu tanımayıp reddettiler, (elbette bunun sonucuna katlanacaklardır). Çünkü O, aziz (şerefli, üstün, değerli) bir Kitap'tır. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (41-42) Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve övülmeğe layık olan Allah katından indirilmedir. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kendilerine mesaj ulaştıktan sonra onu inkar edenler bilsin ki o üstün bir kitaptır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kur'ân kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, mutlaka cezalarını çekeceklerdir. O gerçekten çok değerli bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar, O Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenlerdir. Halbuki o, benzeri bulunmaz bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar: o zikir kendilerine geldiği vakıt ona körlük eden mülhidler, halbuki o misli bulunmaz azîz bir kitab Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Kendilerine gelen Kur'ân'ı inkar ettiler. Halbuki o yüce bir Kitab'dır. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Şüphesiz, kendilerine zikir gelince ona küfredenler (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (41,42) Şüphesiz Öğüt/Kur’ân kendilerine geldiğinde onu bilerek reddeden kimseler... Ve şüphesiz o Öğüt/Kitap, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapan, övülen, övgüye lâyık bulunan tarafından indirilmedir. Önünden ve ardından/ hiçbir tarafından kendisine bâtılın gelmediği çok şerefli bir kitaptır. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Âyetlerimiz hakkında sapıklığa düşenler) o zikre (Kur'ana) — o, kendilerine gelince — küfredenler (dir ki işte bunlar şübhesiz bize gizli kalmazlar). Halbuki o, cidden sarp bir kitabdır. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Doğrusu o kimseler ki, kendilerine geldiğinde Kur’ân’ı inkâr ettiler. Hâlbuki şübhesiz o, gerçekten çok yüce bir Kitab’dır. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Kendilerine zikir gelince; onlar onu inkar etmişlerdir. Halbuki o, aziz bir kitabdır. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Gerçekten onlar, kendilerine zikir (Kur'ân) geldiği zaman (O'nu) inkâr ettiler. Ve muhakkak ki O, Azîz (yüce ve şerefli) bir Kitap'tır. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, kendilerine gelen bu uyarıyı inkar edenler (var ya, işte onlar hüsrana uğrayanlardır); çünkü o yüce bir ilahi kelamdır. Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok (mülhidler) o kimselerdir ki, kendilerine geldiği zaman Kur'an'ı inkâr etmişlerdir ve muhakkak ki o, elbette azîz bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Kendilerine Zikir (Kur'an) geldiğinde onu inkâr edenler, (mutlaka cezalarını çekeceklerdir). Halbuki o aziz bir Kitap'tır. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kitap kendilerine geldiğinde onu inkar ettiler. Oysa o, eşsiz bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (41-42) Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkâr edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden, ne ardından, hiç bir taraftan yol bulamaz.(Tam hüküm ve hikmet sahibi, bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o Hakîm ve Hamîd tarafından indirilmiştir. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlar, kendilerine gelen Kur'ân'ı inkâr ettiler. Halbuki o, öyle eşsiz bir Kitaptır, Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Şüphesiz, kendilerine zikir gelince ona (karşı) küfre sapanlar (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Kendilerine öğüt geldiğinde onu yalanladılar. Halbuki o aziz bir kitaptır. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar, o zikiri/Kur'an'ı kendilerine geldiğinde inkâr ettiler. Halbuki o, eşsiz yücelikte bir Kitap'tır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.