41:52Fussilet  Suresi 52. Ayet

Kuran Sırası: 41 İniş Sırası: 61
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

41:52Fussilet  Suresi 52. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قُلْ (GL) = ḳul : de ki
2. أَرَأَيْتُمْ (ÊRÊYTM) = eraeytum : gördünüz mü ki
3. إِنْ (ÎN) = in : eğer (Kur'an)
4. كَانَ (KEN) = kāne : ise
5. مِنْ (MN) = min : -ndan
6. عِنْدِ (AND̃) = ǐndi : tarafı-
7. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah
8. ثُمَّ (S̃M) = ṧumme : sonra
9. كَفَرْتُمْ (KFRTM) = kefertum : siz de inkar etmişseniz
10. بِهِ (BH) = bihi : onu
11. مَنْ (MN) = men : kim olabilir?
12. أَضَلُّ (ÊŽL) = eDellu : daha sapık
13. مِمَّنْ (MMN) = mimmen : kimseden
14. هُوَ (HV) = huve : o
15. فِي (FY) = fī :
16. شِقَاقٍ (ŞGEG) = şiḳāḳin : bir ayrılığa düşen
17. بَعِيدٍ (BAYD̃) = beǐydin : uzak
de ki | gördünüz mü ki | eğer (Kur'an) | ise | -ndan | tarafı- | Allah | sonra | siz de inkar etmişseniz | onu | kim olabilir? | daha sapık | kimseden | o | | bir ayrılığa düşen | uzak |

[GVL] [REY] [] [KVN] [] [AND̃] [] [] [KFR] [] [] [ŽLL] [] [] [] [ŞGG] [BAD̃]
GL ÊRÊYTM ÎN KEN MN AND̃ ELLH S̃M KFRTM BH MN ÊŽL MMN HV FY ŞGEG BAYD̃

ḳul eraeytum in kāne min ǐndi llahi ṧumme kefertum bihi men eDellu mimmen huve şiḳāḳin beǐydin
قل أرأيتم إن كان من عند الله ثم كفرتم به من أضل ممن هو في شقاق بعيد

41:52Fussilet  Suresi 52. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
أرأيتم ر ا ي | REY ÊRÊYTM eraeytum gördünüz mü ki """You see -"
إن | ÎN in eğer (Kur'an) if
كان ك و ن | KVN KEN kāne ise it is
من | MN min -ndan from
عند ع ن د | AND̃ AND̃ ǐndi tarafı- from
الله | ELLH llahi Allah Allah
ثم | S̃M ṧumme sonra then
كفرتم ك ف ر | KFR KFRTM kefertum siz de inkar etmişseniz you disbelieve
به | BH bihi onu in it,
من | MN men kim olabilir? who
أضل ض ل ل | ŽLL ÊŽL eDellu daha sapık (is) more astray
ممن | MMN mimmen kimseden than (one) who -
هو | HV huve o he
في | FY (is) in
شقاق ش ق ق | ŞGG ŞGEG şiḳāḳin bir ayrılığa düşen opposition
بعيد ب ع د | BAD̃ BAYD̃ beǐydin uzak "far?"""
41:52 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

de ki | gördünüz mü ki | eğer (Kur'an) | ise | -ndan | tarafı- | Allah | sonra | siz de inkar etmişseniz | onu | kim olabilir? | daha sapık | kimseden | o | | bir ayrılığa düşen | uzak |

[GVL] [REY] [] [KVN] [] [AND̃] [] [] [KFR] [] [] [ŽLL] [] [] [] [ŞGG] [BAD̃]
GL ÊRÊYTM ÎN KEN MN AND̃ ELLH S̃M KFRTM BH MN ÊŽL MMN HV FY ŞGEG BAYD̃

ḳul eraeytum in kāne min ǐndi llahi ṧumme kefertum bihi men eDellu mimmen huve şiḳāḳin beǐydin
قل أرأيتم إن كان من عند الله ثم كفرتم به من أضل ممن هو في شقاق بعيد

[ق و ل] [ر ا ي] [] [ك و ن] [] [ع ن د] [] [] [ك ف ر] [] [] [ض ل ل] [] [] [] [ش ق ق] [ب ع د]

41:52Fussilet  Suresi 52. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
Gaf,Lam,
100,30,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
أرأيتم ر ا ي | REY ÊRÊYTM eraeytum gördünüz mü ki """You see -"
,Re,,Ye,Te,Mim,
,200,,10,400,40,
INTG – prefixed interrogative alif
V – 2nd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الهمزة همزة استفهام
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
إن | ÎN in eğer (Kur'an) if
,Nun,
,50,
COND – conditional particle
حرف شرط
كان ك و ن | KVN KEN kāne ise it is
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
من | MN min -ndan from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
عند ع ن د | AND̃ AND̃ ǐndi tarafı- from
Ayn,Nun,Dal,
70,50,4,
N – genitive noun
اسم مجرور
الله | ELLH llahi Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
ثم | S̃M ṧumme sonra then
Se,Mim,
500,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
كفرتم ك ف ر | KFR KFRTM kefertum siz de inkar etmişseniz you disbelieve
Kef,Fe,Re,Te,Mim,
20,80,200,400,40,
V – 2nd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
به | BH bihi onu in it,
Be,He,
2,5,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
من | MN men kim olabilir? who
Mim,Nun,
40,50,
REL – relative pronoun
اسم موصول
أضل ض ل ل | ŽLL ÊŽL eDellu daha sapık (is) more astray
,Dad,Lam,
,800,30,
N – nominative masculine singular noun
اسم مرفوع
ممن | MMN mimmen kimseden than (one) who -
Mim,Mim,Nun,
40,40,50,
P – preposition
REL – relative pronoun
حرف جر
اسم موصول
هو | HV huve o he
He,Vav,
5,6,
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
ضمير منفصل
في | FY (is) in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
شقاق ش ق ق | ŞGG ŞGEG şiḳāḳin bir ayrılığa düşen opposition
Şın,Gaf,Elif,Gaf,
300,100,1,100,
N – genitive masculine indefinite (form III) verbal noun
اسم مجرور
بعيد ب ع د | BAD̃ BAYD̃ beǐydin uzak "far?"""
Be,Ayn,Ye,Dal,
2,70,10,4,
ADJ – genitive masculine singular indefinite adjective
صفة مجرورة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
Kombi Müfredat
أرأيتم
eraeytum
REY|ر ا ي
gördünüz mü ki
3
إن
in
|
eğer (Kur'an)
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
ise
5
من
min
|
-ndan
Kombi Müfredat
عند
ǐndi
AND̃|ع ن د
tarafı-
7
الله
llahi
|
Allah
8
ثم
ṧumme
|
sonra
Kombi Müfredat
كفرتم
kefertum
KFR|ك ف ر
siz de inkar etmişseniz
10
به
bihi
|
onu
11
من
men
|
kim olabilir?
12 Kombi Müfredat
أضل
eDellu
ŽLL|ض ل ل
daha sapık
13
ممن
mimmen
|
kimseden
14
هو
huve
|
o
15
في
|
16 Kombi Müfredat
شقاق
şiḳāḳin
ŞGG|ش ق ق
bir ayrılığa düşen
17 Kombi Müfredat
بعيد
beǐydin
BAD̃|ب ع د
uzak
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | أَرَأَيْتُمْ: gördünüz mü ki | إِنْ: eğer (Kur'an) | كَانَ: ise | مِنْ: -ndan | عِنْدِ: tarafı- | اللَّهِ: Allah | ثُمَّ: sonra | كَفَرْتُمْ: siz de inkar etmişseniz | بِهِ: onu | مَنْ: kim olabilir? | أَضَلُّ: daha sapık | مِمَّنْ: kimseden | هُوَ: o | فِي: | شِقَاقٍ: bir ayrılığa düşen | بَعِيدٍ: uzak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GL de ki | أرأيتم ÊRÊYTM gördünüz mü ki | إن ÎN eğer (Kur'an) | كان KEN ise | من MN -ndan | عند AND̃ tarafı- | الله ELLH Allah | ثم S̃M sonra | كفرتم KFRTM siz de inkar etmişseniz | به BH onu | من MN kim olabilir? | أضل ÊŽL daha sapık | ممن MMN kimseden | هو HW o | في FY | شقاق ŞGEG bir ayrılığa düşen | بعيد BAYD̃ uzak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | eraeytum: gördünüz mü ki | in: eğer (Kur'an) | kāne: ise | min: -ndan | ǐndi: tarafı- | llahi: Allah | ṧumme: sonra | kefertum: siz de inkar etmişseniz | bihi: onu | men: kim olabilir? | eDellu: daha sapık | mimmen: kimseden | huve: o | : | şiḳāḳin: bir ayrılığa düşen | beǐydin: uzak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | ÊRÊYTM: gördünüz mü ki | ÎN: eğer (Kur'an) | KEN: ise | MN: -ndan | AND̃: tarafı- | ELLH: Allah | S̃M: sonra | KFRTM: siz de inkar etmişseniz | BH: onu | MN: kim olabilir? | ÊŽL: daha sapık | MMN: kimseden | HV: o | FY: | ŞGEG: bir ayrılığa düşen | BAYD̃: uzak | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Kur'ân'ın Allah katından geldiğini görmüşseniz, sonra da ona kâfir olmuşsanız haber verin bana, gerçeğe tamâmıyla aykırı kalandan daha sapık kimdir ki? Kopyala Paylaş
Adem Uğur : De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur'an), Allah tarafından ise siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (haktan) uzak bir aynlığa düşenden daha sapık kim vardır? Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : De ki: "Düşünün bakalım, eğer (bildirilen) Allâh indîndense, siz de Onu inkâr etmişseniz, (Hakikatten) bu kadar uzak düşmüş birinden daha sapık kim olabilir!" Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : 'Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kur’ân Allah katından gelmişse, sonra, siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman büsbütün haktan uzak bir muhâlefet ve düşmanlık içinde olanlardan daha başına buyruk, hak yoldan daha uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki daha çok tercih eden kim olabilir?' de. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : De ki: 'Ne düşünürsünüz; eğer o (Kur'an) Allah katından ise sonra siz onu inkar etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim olabilir?' Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra siz onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?" Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), de ki: “- Söyleyin bakayım, (ey kâfirler), eğer o Kur’an, Allah tarafından olub da sonra siz onu inkâr etmişseniz, hakdan çok uzak bir ayrılığa düşenden daha şaşkın kim olur?” Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : De ki: «Kuran Allah katindan gelmis olup da siz de onu inkar etmisseniz, soyleyin bana, derin bir cikmazda bulunan kimseden daha sapik kim vardir?» Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : De ki: Söyler misiniz ? Eğer Bu Kur'ân Allah'tan indirilmişse, siz de O'nu inkâr etmiş bulunuyorsanız, uzak bir ayrılık içinde olan kimseden daha sapık, daha şaşkın kim vardır? Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : De ki: “Ne dersiniz? Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Kuran Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır?' Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur'an), Allah tarafından ise siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim vardır? Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : De ki, 'Ya o (mesaj) ALLAH'tan idiyse ve siz de onu yalanlamış iseniz? Buna karşı kesin bir tavır alandan daha sapık kim olabilir?Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! De ki: «Ne dersiniz? O Kur'ân Allah tarafından gelmiş olup da sonra siz onu inkâr etmişseniz, o takdirde Hak'tan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?» Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Söyleyin bakalım! Eğer o Kur'an Allah tarafından (gelmiş olup) da sonra siz onu inkar etmişseniz o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha şaşkın kim olabilir?» Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki söyleyin bakayım, eğer o Kur'an Allah tarafından da sonra siz ona küfretmiş iseniz o uzak şikaka düşenden daha şaşkın kim olur?Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : De ki: «Kur ân Allah katından gelmiş olup da sizde onu inkar etmişseniz, söyleyin bana derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır?» Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kuran) Tanrı katından ise, sonra siz ona küfretmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?" Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : De ki: “Hiç düşündünüz mü? Eğer Kur’ân, Allah katından olup da sonra siz bu gerçeği örtbas etmişseniz… Kendisi uzak bir ayrılığın içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Habîbim) de ki: «Eğer o (Kur'an) Allah nezdinden (gelmiş) de sonra siz ona küfr etmişseniz, bana haber verin, (hakdan) uzak bir muhaalefetde bulunanın ta kendisi olan (siz) den daha sapkın kimdir»? Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Söyleyin bana! Ya (Kur’ân) Allah tarafından (gelmiş) de sonra (siz) onu inkâr etmişseniz? (O zaman haktan) uzak bir ayrılık içinde olan o kimseden daha sapık kim olabilir?' Kopyala Paylaş
İbni Kesir : De ki: Şayet o, Allah katından gelmiş ve siz de onu inkar etmişseniz; söyleyin bana: Derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır? Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : De ki: “Gördünüz mü? Eğer O (Kur'ân), Allah'ın indinden ise sonra da siz O'nu inkâr ettinizse, uzak bir ayrılığın içinde olandan daha çok dalâlette kim vardır?” Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : De ki: Ya inkar ettiğiniz bu (vahiy), gerçekten Allah'tan ise (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Kendisini kötülüğe ve eğriliğe (bu kadar) çok kaptırandan daha sapık kim olabilir?"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Bana haber veriniz! Eğer o, (Kur'an) Allah tarafından olmuş ise, sonra onu inkar etmiş iseniz, uzak bir muhalefette bulunan kimseden daha sapık kim vardır?» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : De ki: "Gördünüz mü? Eğer o Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?" Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : De ki: -Eğer bu (Kur’an) Allah katından gelmiş; sonra da siz onu inkar etmişseniz, gördünüz mü uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim vardır? Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Artık söyleyin bakalım: "Eğer bu Kur’ân Allah tarafından gönderilmiş de, siz bunu red ve inkâr etmişseniz, o takdirde haktan iyice uzaklaşmış olan sizlerden daha sapık kim olabilir?" Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : De ki: "Gördünüz mü, ya o (Kur'an) Allâh tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra da siz ona (karşı) küfretmişseniz, (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : De ki: Söyleyin bana, eğer bu Kur'ân Allah katından ise ve siz de onu yalanlamış iseniz, haktan böylesine uzak düşmüş kimseden daha şaşkın kim olabilir? Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Söyleyin bakalım, o Kur'an Allah katından ise, siz de onun üstünü örttünüzse, o dönüşü olmayan kopukluğa düşenden daha sapık kim vardır?"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.