| أَرْسَلْنَا: gönderdik
| نُوحًا: Nuh'u
| إِلَىٰ:
| قَوْمِهِ: kavmine
| أَنْ: diye
| أَنْذِرْ: uyar
| قَوْمَكَ: kavmini
| مِنْ:
| قَبْلِ: önce
| أَنْ:
| يَأْتِيَهُمْ: onlara gelmeden
| عَذَابٌ: bir azab
| أَلِيمٌ: acıklı
| (71:1)
| يَا: EY/HEY/AH
| قَوْمِ: kavmim
| إِنِّي: şüphesiz ben
| لَكُمْ: sizin için
| نَذِيرٌ: bir uyarıcıyım
| مُبِينٌ: açık
| (71:2)
| اعْبُدُوا: kulluk edin
| اللَّهَ: Allah'a
| وَاتَّقُوهُ: ve O'ndan korkun
| وَأَطِيعُونِ: ve bana da ita'at edin
| (71:3)
| لَكُمْ: sizin için
| مِنْ: bir kısmını
| ذُنُوبِكُمْ: günahlarınızdan
| وَيُؤَخِّرْكُمْ: ve sizi ertelesin
| إِلَىٰ: kadar
| أَجَلٍ: bir süreye
| مُسَمًّى: belli
| إِنَّ: zira
| أَجَلَ: süresi
| اللَّهِ: Allah'ın
| إِذَا: zaman
| جَاءَ: geldiği
| لَا:
| يُؤَخَّرُ: ertelenmez
| لَوْ: keşke
| كُنْتُمْ: olsaydınız
| تَعْلَمُونَ: bilenlerden
| (71:4)
| رَبِّ: Rabbim
| إِنِّي: şüphesiz ben
| دَعَوْتُ: da'vet ettim
| قَوْمِي: kavmimi
| لَيْلًا: gece
| وَنَهَارًا: ve gündüz
| (71:5)
| يَزِدْهُمْ: onların artırmadı
| دُعَائِي: benim da'vetim
| إِلَّا: başka bir şey
| فِرَارًا: kaçışlarından
| (71:6)
| كُلَّمَا: her nezaman
| دَعَوْتُهُمْ: onları da'vet ettimse
| لِتَغْفِرَ: bağışlaman için
| لَهُمْ: onları
| جَعَلُوا: koydular
| أَصَابِعَهُمْ: parmaklarını
| فِي:
| اذَانِهِمْ: kulaklarına
| وَاسْتَغْشَوْا: ve başlarına çektiler
| ثِيَابَهُمْ: örtülerini
| وَأَصَرُّوا: ve direttiler
| وَاسْتَكْبَرُوا: ve böbürlendiler
| اسْتِكْبَارًا: kibirle
| (71:7)
| إِنِّي: şüphesiz ben
| أَعْلَنْتُ: açıktan söyledim
| لَهُمْ: onlara
| وَأَسْرَرْتُ: ve gizli söyledim
| لَهُمْ: onlara
| إِسْرَارًا: sır olarak
| (71:9)
| اسْتَغْفِرُوا: mağfiret dileyin
| رَبَّكُمْ: Rabbinizden
| إِنَّهُ: çünkü O
| كَانَ:
| غَفَّارًا: çok bağışlayandır
| (71:10)
| السَّمَاءَ: gökten
| عَلَيْكُمْ: üzerinize
| مِدْرَارًا: bol yağmur
| (71:11)
| بِأَمْوَالٍ: mallarla
| وَبَنِينَ: ve oğullarla
| وَيَجْعَلْ: ve versin
| لَكُمْ: size
| جَنَّاتٍ: bahçeler
| وَيَجْعَلْ: ve versin
| لَكُمْ: size
| أَنْهَارًا: ırmaklar
| (71:12)
| لَكُمْ: oluyor size
| لَا:
| تَرْجُونَ: ummuyorsunuz
| لِلَّهِ: Allah için
| وَقَارًا: saygı
| (71:13)
| تَرَوْا: görmediniz mi?
| كَيْفَ: nasıl
| خَلَقَ: yarattı
| اللَّهُ: Allah
| سَبْعَ: yedi
| سَمَاوَاتٍ: göğü
| طِبَاقًا: tabaka tabaka
| (71:15)
| الْقَمَرَ: Ay'ı
| فِيهِنَّ: bunların içinde
| نُورًا: nur
| وَجَعَلَ: ve yaptı
| الشَّمْسَ: güneşi
| سِرَاجًا: bir lamba
| (71:16)
| أَنْبَتَكُمْ: sizi bitirdi
| مِنَ: -den
| الْأَرْضِ: yer-
| نَبَاتًا: bir bitki olarak
| (71:17)
| يُعِيدُكُمْ: geri çevirecektir
| فِيهَا: oraya
| وَيُخْرِجُكُمْ: ve tekrar çıkaracaktır
| إِخْرَاجًا: mükemmel çıkarışla
| (71:18)
| جَعَلَ: yaptı
| لَكُمُ: sizin için
| الْأَرْضَ: yeri
| بِسَاطًا: bir sergi
| (71:19)
| مِنْهَا: ondaki
| سُبُلًا: yollarda
| فِجَاجًا: geniş geniş
| (71:20)
| نُوحٌ: Nuh
| رَبِّ: Rabbim
| إِنَّهُمْ: elbette onlar
| عَصَوْنِي: bana karşı geldiler
| وَاتَّبَعُوا: ve uydular
| مَنْ: bir adama
| لَمْ:
| يَزِدْهُ: artırmayan
| مَالُهُ: malı
| وَوَلَدُهُ: ve çocuğu
| إِلَّا: dışında
| خَسَارًا: ziyan
| (71:21)
| لَا:
| تَذَرُنَّ: bırakmayın
| الِهَتَكُمْ: tanrılarınızı
| وَلَا: ve
| تَذَرُنَّ: bırakmayın
| وَدًّا: Vedd'i
| وَلَا: ve ne de
| سُوَاعًا: Suva'ı
| وَلَا: ve ne de
| يَغُوثَ: ve Yeğus'u
| وَيَعُوقَ: ve Ye'uk'u
| وَنَسْرًا: ve Nesr'i
| (71:23)
| أَضَلُّوا: yoldan çıkardılar
| كَثِيرًا: çoklarını
| وَلَا: ve
| تَزِدِ: sen (de) artırma
| الظَّالِمِينَ: o zalimlere
| إِلَّا: başka bir şey
| ضَلَالًا: şaşkınlıktan
| (71:24)
| خَطِيئَاتِهِمْ: hatalarından
| أُغْرِقُوا: boğuldular
| فَأُدْخِلُوا: sokuldular
| نَارًا: ateşe
| فَلَمْ: ve
| يَجِدُوا: bulamadılar
| لَهُمْ: kendilerine
| مِنْ:
| دُونِ: başka
| اللَّهِ: Allah'tan
| أَنْصَارًا: yardımcılar
| (71:25)
| نُوحٌ: Nuh
| رَبِّ: Rabbim
| لَا:
| تَذَرْ: bırakma
| عَلَى:
| الْأَرْضِ: yeryüzünde
| مِنَ: -den
| الْكَافِرِينَ: kafirler-
| دَيَّارًا: tek kişi
| (71:26)
| إِنْ: eğer
| تَذَرْهُمْ: onları bırakırsan
| يُضِلُّوا: şaşırtırlar
| عِبَادَكَ: kullarını
| وَلَا: ve
| يَلِدُوا: doğurmazlar
| إِلَّا: (olandan) başkasını
| فَاجِرًا: ahlaksız
| كَفَّارًا: inkarcı
| (71:27)
| اغْفِرْ: bağışla
| لِي: beni
| وَلِوَالِدَيَّ: ve babamı-anamı
| وَلِمَنْ: ve kimse için
| دَخَلَ: giren/dahil olan
| بَيْتِيَ: yapıya
| مُؤْمِنًا: inanarak
| وَلِلْمُؤْمِنِينَ: ve inanan erkekleri
| وَالْمُؤْمِنَاتِ: ve inanan kadınları
| وَلَا: ve
| تَزِدِ: artırma
| الظَّالِمِينَ: zalimlerin
| إِلَّا: dışında bir şeyi
| تَبَارًا: helaki
| (71:28)