Kırık Meal (Arapça) : |وَأَمَّا: ve fakat | الَّذِينَ: | فَسَقُوا: yoldan çıkanların | فَمَأْوَاهُمُ: barınacakları yer | النَّارُ: ateştir | كُلَّمَا: her | أَرَادُوا: istediklerinde | أَنْ: | يَخْرُجُوا: çıkmak | مِنْهَا: oradan | أُعِيدُوا: yine geri çevrilirler | فِيهَا: oraya | وَقِيلَ: ve denilir | لَهُمْ: onlara | ذُوقُوا: tadın | عَذَابَ: azabını | النَّارِ: ateş | الَّذِي: | كُنْتُمْ: olduğunuz | بِهِ: onu | تُكَذِّبُونَ: yalanlamakta |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأما WÊMEve fakat | الذين ELZ̃YN | فسقوا FSGWEyoldan çıkanların | فمأواهم FMÊWEHMbarınacakları yer | النار ELNERateştir | كلما KLMEher | أرادوا ÊRED̃WEistediklerinde | أن ÊN | يخرجوا YḢRCWEçıkmak | منها MNHEoradan | أعيدوا ÊAYD̃WEyine geri çevrilirler | فيها FYHEoraya | وقيل WGYLve denilir | لهم LHMonlara | ذوقوا Z̃WGWEtadın | عذاب AZ̃EBazabını | النار ELNERateş | الذي ELZ̃Y | كنتم KNTMolduğunuz | به BHonu | تكذبون TKZ̃BWNyalanlamakta |
Kırık Meal (Okunuş) : |veemmā: ve fakat | elleƶīne: | feseḳū: yoldan çıkanların | feme'vāhumu: barınacakları yer | n-nāru: ateştir | kullemā: her | erādū: istediklerinde | en: | yeḣrucū: çıkmak | minhā: oradan | uǐydū: yine geri çevrilirler | fīhā: oraya | ve ḳīle: ve denilir | lehum: onlara | ƶūḳū: tadın | ǎƶābe: azabını | n-nāri: ateş | lleƶī: | kuntum: olduğunuz | bihi: onu | tukeƶƶibūne: yalanlamakta |
Kırık Meal (Transcript) : |VÊME: ve fakat | ELZ̃YN: | FSGVE: yoldan çıkanların | FMÊVEHM: barınacakları yer | ELNER: ateştir | KLME: her | ÊRED̃VE: istediklerinde | ÊN: | YḢRCVE: çıkmak | MNHE: oradan | ÊAYD̃VE: yine geri çevrilirler | FYHE: oraya | VGYL: ve denilir | LHM: onlara | Z̃VGVE: tadın | AZ̃EB: azabını | ELNER: ateş | ELZ̃Y: | KNTM: olduğunuz | BH: onu | TKZ̃BVN: yalanlamakta |
Abdulbaki Gölpınarlı : Fakat buyruktan çıkanlara gelince: Onların yurtları ateştir; oradan çıkmak istedikleri zaman tekrar atılırlar oraya ve onlara denir ki: Tadın yalanladığınız ateşin azâbını.
Adem Uğur : Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.
Ahmed Hulusi : İnancı bozuk olanlara gelince, onların yaşam boyutu - ortamı ateştir! Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya iade olunurlar ve kendilerine: "Yalanladığınız o ateşin azabını tadın!" denilir.
Ahmet Tekin : Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıkların, âsilerin, bozguncuların mekânları ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler, kendilerine:
'Yalanlayıp durduğunuz, Cehennem azâbını tadın' denilir.
Ahmet Varol : Fasıklık edenlere gelince; onların barınma yerleri ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler ve kendilerine: 'Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın' denir.
Ali Bulaç : Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir.
Ali Fikri Yavuz : Amma fâsık (münâfık) olanların barınacağı yer ateştir. Oradan her çıkmak istedikçe, onlar yine ateş içine döndürülürler; ve onlara: “- Haydi tadın bakalım, yalanlayıp durduğunuz o ateşin azabını!...” denilir. (*) Dikkat!... Secde âyetidir.
Bekir Sadak : Ama yoldan cikanlarin, iste onlarin varacagi yer atestir. Oradan cikmak isteyislerinin her defasinda geri cevrilirler ve onlara: «Yalanlayip, durdugunuz atesin azabini tadin» denir.
Celal Yıldırım : Yozmuş ahlâksızlara gelince : Onların eyleşecekleri yerleri ateştir. Oradan ne kadar çıkmak isteseler hemen geri çevirilirler ve onlara, «yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın !» denilir.
Diyanet İşleri : Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
Diyanet İşleri (eski) : Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: 'Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın' denir.
Diyanet Vakfi : Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.
Edip Yüksel : Yoldan çıkmış olanların konağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya çevrilirler. Onlara, 'Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın,' denir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: «Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!» denir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ama fasıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: «Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!» denir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Amma fasıklık etmiş olanların me'vâları ateştir. Ondan her çıkmak istedikçe onlar içine iade olunurlar da kendilerine haydi tadın o ateşin tekzib edib durduğunuz azâbını denilir
Fizilal-il Kuran : Yoldan çıkanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse, yine oraya geri çevrilirler ve onlara «yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın» denir.
Gültekin Onan : Fasık kimseler içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir.
Hakkı Yılmaz : (20,21) Ve yoldan çıkanlara gelince, onların varacağı yer de Ateş'tir. Her çıkmak istediklerinde oraya yeniden çevrilecekler ve onlara, “Yalanlayıp durduğunuz Ateş'in azabını tadın” denilecektir. Hiç kuşkusuz, dönerler diye onlara, büyük cezanın biraz hafifinden, en yakın cezadan da tattıracağız.
Hasan Basri Çantay : Fâsık olanların barınacağı yer ise ateşdir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse içerisine döndürülürler ve onlara: «Tekzîb edegeldiğiniz o ateşin azabını tadın» denilir.
Hayrat Neşriyat : Fakat o fâsıklık edenlere gelince, artık onların varacağı yer, ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: 'Kendisini yalanlamaktaolduğunuz ateşin azâbını tadın!' denilir.
İbni Kesir : Yoldan çıkanlara gelince; onların sığınağı da ateştir. Oradan çıkmak istedikleri her seferinde geri çevrilirler. Ve onlara: Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın, denir.
İskender Evrenosoğlu : Ve fakat fasık olanlar, onların mevası (barınağı) ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya iade edilirler (geri döndürülürler). Ve onlara: "Ateşin azabını tadın! Ki onu tekzip etmiştiniz (yalanlamıştınız)." denir.
Muhammed Esed : Sapmışların varacakları yer ise ateştir. Ondan kurtulmak için her çırpınışlarında yeniden içine atılırlar ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını (şimdi) tadın bakalım!" denir.
Mustafa İslamoğlu : Hak yoldan sapanlara gelince: artık onların da konaklayacakları yer ateş olacak; oradan ne zaman çıkmak isteseler, kendilerine "Oldum olası yalanlayıp durdurduğunuz ateşin azabını tadın!" denilerek oraya iade edilecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Fakat o kimseler ki, fıska sapmışlardır, artık onların barınacakları yer, ateştir. Her ne vakit oradan çıkmalarını istedikçe onun içine geri döndürüleceklerdir ve onlara denilmiş olacaktır ki, o ateş azabını tadın ki, siz onu yalan saymakta bulunmuş idiniz.
Ömer Öngüt : Yoldan çıkanların barınacakları yer ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, yine oraya döndürülürler. Onlara: “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!” denir.
Şaban Piriş : Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, tekrar oraya döndürülürler ve onlara şöyle denir: -Tadın bakalım yalanladığınız ateşin azabını!
Suat Yıldırım : Yoldan çıkmış fâsıkların ise barınakları cehennemdir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler yine oraya itilirler. Onlara: "Cehennem azabını yalan sayıyordunuz. Tadın da görün bakalım!" denir.
Süleyman Ateş : Yoldan çıkanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, yine oraya geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azâbını tadın" denilir.
Tefhim-ul Kuran : Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler ve onlara: «Kendisini yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın» denir.
Ümit Şimşek : Yoldan çıkmış olanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, 'Tadın yalanladığınız ateş azabını!' diye geri çevrilirler.
Yaşar Nuri Öztürk : Sapmış olanların varacakları yerse ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler. Ve şöyle denir onlara: "Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadıverin!"