Kırık Meal (Arapça) : |أَوَلَمْ: | يَهْدِ: yola getirmedi mi? | لَهُمْ: onları | كَمْ: nice | أَهْلَكْنَا: helak etmemiz | مِنْ: | قَبْلِهِمْ: daha önceki | مِنَ: | الْقُرُونِ: kuşakları | يَمْشُونَ: dolaştıkları | فِي: | مَسَاكِنِهِمْ: yurtlarında | إِنَّ: şüphesiz | فِي: vardır | ذَٰلِكَ: bunda | لَايَاتٍ: ibretler | أَفَلَا: | يَسْمَعُونَ: işitmiyorlar mı? |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أولم ÊWLM | يهد YHD̃yola getirmedi mi? | لهم LHMonları | كم KMnice | أهلكنا ÊHLKNEhelak etmemiz | من MN | قبلهم GBLHMdaha önceki | من MN | القرون ELGRWNkuşakları | يمشون YMŞWNdolaştıkları | في FY | مساكنهم MSEKNHMyurtlarında | إن ÎNşüphesiz | في FYvardır | ذلك Z̃LKbunda | لآيات L ËYETibretler | أفلا ÊFLE | يسمعون YSMAWNişitmiyorlar mı? |
Kırık Meal (Okunuş) : |evelem: | yehdi: yola getirmedi mi? | lehum: onları | kem: nice | ehleknā: helak etmemiz | min: | ḳablihim: daha önceki | mine: | l-ḳurūni: kuşakları | yemşūne: dolaştıkları | fī: | mesākinihim: yurtlarında | inne: şüphesiz | fī: vardır | ƶālike: bunda | lāyātin: ibretler | efelā: | yesmeǔne: işitmiyorlar mı? |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊVLM: | YHD̃: yola getirmedi mi? | LHM: onları | KM: nice | ÊHLKNE: helak etmemiz | MN: | GBLHM: daha önceki | MN: | ELGRVN: kuşakları | YMŞVN: dolaştıkları | FY: | MSEKNHM: yurtlarında | ÎN: şüphesiz | FY: vardır | Z̃LK: bunda | L ËYET: ibretler | ÊFLE: | YSMAVN: işitmiyorlar mı? |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onları doğru yola sevketmez mi onlardan önce nice ümmetleri helâk etmemiz, onların yurtlarında gezip durmadalar; şüphe yok ki bunda deliller var elbet, hâlâ mı işitmezler?
Adem Uğur : Halen yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır. Hâla kulak vermezler mi?
Ahmed Hulusi : Meskenleri üzerinde yürüdükleri hâlde, kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helâk etmiş olmamız onlara gerçeği göstermedi mi? Muhakkak ki bu olayda dersler vardır. . . Hâlâ mı algılamıyorlar?
Ahmet Tekin : Halen yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz, hakka yönelmeleri için onlara aydınlatıcı, yeterli bilgi vermedi mi? Bunlarda elbette kudretimizi gösteren deliller vardır. Hâlâ öğüt alarak, düşünerek kulak vermeyecekler mi?
Ahmet Varol : Kendilerinden önce, şimdi yurtlarında dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Yine de duymuyorlar mı?
Ali Bulaç : Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri kendilerinden evvel yıkıma uğratmış olmamız, hâlâ onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?
Ali Fikri Yavuz : Biz, o Mekke kâfirlerinden önce nice nesiller helâk ettik. Kendileri de yurdlarında gezip duruyorlar. Bu, onları hidayete iletmedi mi? İşte bunlarda (önceki nesillere yaptığımız helâk işlerinde) elbette ibret alâmetleri vardır. Hâlâ dinlemiyecekler, nasihat kabul etmiyecekler mi?
Celal Yıldırım : Kendilerinden önce yok ettiğimiz nice nesillerin yurtlarında gezip dolaşmaları onları doğru yola irşâd etmiyor mu ? Doğrusu bunda öğütler ve ibretler vardır. Hâlâ işitmiyorlar mı ?
Diyanet İşleri : Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hâlâ duymayacaklar mı?
Diyanet İşleri (eski) : Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?
Diyanet Vakfi : Halen yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır. Hâla kulak vermezler mi?
Edip Yüksel : Kendilerinden önce nice nesilleri yok etmiş olmamız üzerinde hiç düşünmediler mi? Ki şimdi onların yurtlarında dolaşıyorlar. Bunda dersler ve işaretler vardır. İşitmezler mi?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendilerinden önce, yurtlarında gezip dolaşmakta oldukları nice kuşakları helâk etmiş olmamız, daha onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda nice ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onları doğru yola hala iletmedi mi, kendilerinden önce yurtlarında gezip dolaştıkları nice kuşaktan helak etmiş olmamız? Şüphesiz bunda (alınacak) ibretler vardır; hala kulak vermeyecekler mi?
Elmalılı Hamdi Yazır : Daha irşad etmedi mi onları ki kendilerinden evvel nice karınlar helâk etmişiz, meskenlerinde geziyorlar, elbette bunda şübhesiz âyetler var, halâ kulak vermiyecekler mi?
Fizilal-il Kuran : Bugün yurtlarında dolaştıkları nice kuşakları daha önce helâk etmiş olmamız, halâ onları yola getirmedi mi? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Halâ dinlemeyecekler mi?
Gültekin Onan : Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri kendilerinden önce yıkıma uğratmış olmamız, hala onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?
Hakkı Yılmaz : Yurtlarında gezip dolaşmakta oldukları kendilerinden önceki nice kuşakları değişime/yıkıma uğratmış olmamız da, onlara kılavuz olmadı mı? Şüphesiz bunda nice alâmetler/göstergeler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?
Hasan Basri Çantay : Biz onlardan evvel nice nesiller helak etdik. Yurdlarında kendileri de gezib duruyorlar. (Bu), onları hidâyete sevk etmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır.. Haalâ dinlemeyecekler mi?
Hayrat Neşriyat : Onlardan önceki nice nesilleri (isyanları sebebiyle) helâk edişimiz hâlâ kendilerini yola getirmedi mi? (Hâlbuki) onların meskenlerinde dolaşıyorlar. Şübhesiz ki bunda nice ibretler vardır. Hiç dinlemezler mi?
İbni Kesir : Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nesillerden nicesini yok etmiş olmamız, onları doğru yola sevketmez mi? Şüphesiz bunlarda ayetler vardır. Hala dinlemezler mi?
İskender Evrenosoğlu : Onları hidayete erdirmedi mi? Onlardan önceki nesillerden nicelerini helâk ettik (etmiş olmamız). Onların (evvelce) meskûn oldukları yerlerde (yurtlarında) dolaşıyorlar. Muhakkak ki bunda, elbette âyetler (deliller, ibretler) vardır. Hâlâ işitmeyecekler mi?
Muhammed Esed : (Fakat) onlar, (o hakikati inkar edenler,) kendilerinden önce gelip geçmiş kaç nesli -bugün yurtlarında dolaşıp durdukları (kaç toplumu)- yok ettiğimizi görüp ders almazlar mı? Bunda elbette açık dersler vardır: hala dinlemezler mi?
Mustafa İslamoğlu : Şimdi kalıntılarında dolaştıkları kendilerinden önce yaşamış uygarlıklardan nicelerini helak etmiş olmamız onlar için yol gösterici olmadı mı? Kuşkusuz bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır: hala mı işitmeyecekler?
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar için bir vesile-i hidâyet olmadı mı ki, onlardan evvel nice neslileri helâk ettik ki, onların yurtlarında gezip dolaşırlar. Şüphe yok ki, bunda elbette ibretler vardır. Hâlâ dinlemeyecekler mi?
Ömer Öngüt : Kendilerinden önce nice nesilleri yok etmiş olmamız, onları doğru yola sevketmedi mi? Halbuki onların yurtlarında gezip dolaşıyorlar. Hiç şüphesiz ki bunlarda âyetler (ibretler) vardır. Hâlâ işitmiyorlar mı?
Şaban Piriş : Yurtlarında dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmemiz onlara yol göstermiyor mu? İşte bunda ayetler vardır. Hâlâ anlamıyorlar mı?
Suat Yıldırım : Yurtlarında dolaştıkları nice nesillerin hayatlarını sona erdirmemiz, onları doğru yola irşad etmiyor mu? Elbette bunda ibretler vardır. Hâlâ nasihat dinlemeyecekler mi?
Süleyman Ateş : Bugün yurtlarında dolaştıkları nice kuşakları daha önce helâk etmiş olmamız, hâlâ onları yola getirmedi mi? Şüphesiz bunda ibretler vardır. (Öğüt alma kulağıyle) İşitmiyorlar mı?
Tefhim-ul Kuran : Yurtlarında gezip dolaşmakta oldukları nice kuşakları kendilerinden evvel, yıkıma uğratmış olmamız, hâlâ onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Hiç şüphe yok, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?
Ümit Şimşek : Şimdi yurtlarında dolaştıkları nice nesilleri helâk etmiş olmamız onları yola getirmedi mi? Bunda elbette ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?
Yaşar Nuri Öztürk : Evlerinde, yurtlarında dolaşıp durdukları nice nesilleri, kendilerinden önce helâk etmiş olmamız onlara yol göstermedi mi? Kuşkusuz, bunda ibretler vardır. Hâlâ işitmiyorlar mı?