Kırık Meal (Arapça) : |وَإِنَّكَ: ve şüphesiz sen | لَعَلَىٰ: üzerindesin | خُلُقٍ: bir ahlak | عَظِيمٍ: büyük |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإنك WÎNKve şüphesiz sen | لعلى LALüzerindesin | خلق ḢLGbir ahlak | عظيم AƵYMbüyük |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve inneke: ve şüphesiz sen | leǎlā: üzerindesin | ḣuluḳin: bir ahlak | ǎZīmin: büyük |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎNK: ve şüphesiz sen | LAL: üzerindesin | ḢLG: bir ahlak | AƵYM: büyük |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlâka sâhipsin elbette.
Adem Uğur : Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki sen aziym bir ahlâklasın!
Ahmet Tekin : Sen, kesinlikle yüce, büyük, faziletli, saygıdeğer bir ahlâkı, insan tabiatına uygun üstün bir hayat tarzını yaşamaya, benimsetmeye, öğretmeye, savunmaya memursun..
Ahmet Varol : Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin.
Ali Bulaç : Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.
Ali Fikri Yavuz : Gerçekten sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin.
Bekir Sadak : suphesiz sen buyuk bir ahlaka sahipsindir.
Celal Yıldırım : Ve sen, elbette büyük yüksek bir ahlâk üzeresin.