Kırık Meal (Arapça) : |فَسَتُبْصِرُ : göreceksin | وَيُبْصِرُونَ : onlar da görecekler | Kırık Meal (Harekesiz) : |فستبصر FSTBṦR göreceksin | ويبصرون WYBṦRWN onlar da görecekler | Kırık Meal (Okunuş) : |fesetubSiru : göreceksin | ve yubSirūne : onlar da görecekler | Kırık Meal (Transcript) : |FSTBṦR : göreceksin | VYBṦRVN : onlar da görecekler | Abdulbaki Gölpınarlı : Yakında sen de görürsün ve onlar da görürler. Adem Uğur : (Sen de) göreceksin, onlar da görecekler, Ahmed Hulusi : Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler; Ahmet Tekin : Bunu, sen insanlığa anlatarak, öğreterek göstereceksin, inanmayanlar da görecekler, anlayacaklar. Ahmet Varol : Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler. Ali Bulaç : Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler. Ali Fikri Yavuz : Yakında göreceksin, onlar da (akıbetlerini) görecekler; Bekir Sadak : (5-6) Hanginizin aklindan zoru oldugunu yakinda sen de goreceksin, onlar da gorecekler. Celal Yıldırım : (5-6) Yakında kimlerin fitneye uğramış çılgın olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecekler. Diyanet İşleri : (5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler. Diyanet İşleri (eski) : (5-6) Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler. Diyanet Vakfi : (5-6) Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da. Edip Yüksel : Sen de göreceksin, onlar da görecekler; Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sen de göreceksin, onlar da görecek. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yakında göreceksin ve görecekler, Elmalılı Hamdi Yazır : Yakında göreceksin ve görecekler Fizilal-il Kuran : Sen de göreceksin, onlar da görecekler. Gültekin Onan : Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler. Hakkı Yılmaz : (5-8) Artık, yakında hak dinden çıkarak kendini ateşe atmış olan hanginizmiş göreceksin, onlar da görecekler. Şüphesiz Rabbindir, yolundan sapanı en iyi bilen. Yine O'dur kılavuzlanarak doğru yola ermiş olanları en iyi bilen. O hâlde âhiret gününü yalanlayan o kişilere itaat etme! Hasan Basri Çantay : Yakında göreceksin, onlar da görecekler, Hayrat Neşriyat : (5-6) Artık hanginizin fitneye tutulmuş (bir mecnun) olduğunu, yakında (sen de)göreceksin ve (onlar da) görecekler! İbni Kesir : Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler; İskender Evrenosoğlu : Artık yakında sen göreceksin ve onlar da görecekler. Muhammed Esed : ve (bir gün) sen de göreceksin, onlar, (şimdi seni küçümseyenler) de görecekler, Ömer Nasuhi Bilmen : (5-6) Artık yakında göreceksin ve göreceklerdir, fitneye uğramış olan hanginiz imiş? Ömer Öngüt : Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler. Şaban Piriş : Sen de göreceksin, onlar da görecekler.. Suat Yıldırım : Yakında göreceksin, onlar da görecekler. Süleyman Ateş : (Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler; Tefhim-ul Kuran : Artık yakında göreceksin ve onlar da görmüş olacaklar. Ümit Şimşek : Sen de göreceksin, onlar da görecekler: Yaşar Nuri Öztürk : Yakında göreceksin, onlar da görecekler,