Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nûh'u, kavmine.
(71:1)

Demişti ki: Ey kavmim, ben, sizi apaçık bir korkutucuyum.
(71:2)

Gayrı kulluk edin Allah'a ve çekinin ondan ve itâat edin bana da.
(71:3)

Suçlarınızı yarlıgasın ve sizi, muayyen bir vakte dek geciktirsin. Şüphe yok ki Allah'ın takdîr ettiği vakit geldi mi gecikmesine imkân yoktur eğer biliyorsanız.
(71:4)

Rabbim demişti, ben kavmimi gece ve gündüz çağırdım.
(71:5)

Benim çağırmam, ancak onların kaçmasını arttırdı.
(71:6)

Ve gerçekten de ben, onları, sen yarlıgayasın, suçlarını örtesin diye ne vakit çağırdıysam parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar ve elbiselerine büründüler ve ısrâr ettiler ve ululandıkça ululanmaya kalkıştılar.
(71:7)

Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.
(71:8)

Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.
(71:9)

Dedim ki: Rabbinizden yarlıganma dileyin, şüphe yok ki o, bütün suçları, tamâmıyla örter.
(71:10)

Size gökten faydalı ve bol yağmurlar yollar.
(71:11)

Ve size, mallar, oğullar vererek yardım eder ve size bağlar, bahçeler halk eder ve ırmaklar yaratır.
(71:12)

Ne oldu size ki Allah'ın, büyük, ulu ve şerefli bir mâbûd olduğunu ummuyorsunuz?
(71:13)

Ve halbuki o, sizi halden hâle koyarak halk etmiştir.
(71:14)

Görmez misiniz Allah, nasıl da gökleri yedi kat yaratmıştır.
(71:15)

Ve o göklerde, aya bir ışık vermiş ve güneşi de, her yanı aydınlatan bir çırağ olarak halk etmiştir.
(71:16)

Ve Allah, yeryüzünden size nebatlar bitirmiştir.
(71:17)

Sonra da sizi gene oraya yollar ve oradan çıkarır.
(71:18)

Ve Allah, yeryüzünü size bir döşeme, bir yaygı olarak yaratmıştır.
(71:19)

Oradaki geniş geniş yollara dalıp gidin diye.
(71:20)

Nûh demişti ki: Rabbim, şüphe yok ki onlar, bana isyân ettiler ve malı ve evlâdı, ancak ziyanını arttırıp duran kişiye uydular.
(71:21)

Ve pek büyük düzenler kurmaya giriştiler.
(71:22)

Ve sakın dediler, mâbutlarınızı bırakmayın, hele ne Vedd'i bırakın, ne Suvâ'ı, ne de Yaguus'u ve Yaûk'u ve Nesr'i.
(71:23)

Ve andolsun ki bunlar, birçok kişileri doğru yoldan çıkardılar ve zâlimlerin, ancak sapıklığını arttır.
(71:24)

Suçları yüzünden de bunlar, sulara boğuldular da ateşe atıldılar, derken Allah'tan başka bir yardımcı da bulamadılar.
(71:25)

Ve Nûh, demişti ki: Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden bir tek kişi bile bırakma.
(71:26)

Şüphe yok ki onları bırakacak olursan kullarını yoldan çıkarırlar ve ancak gerçekten sapan ve iyiden iyiye kâfir olan evlâtlar yetiştirirler.
(71:27)

Rabbim, benim suçlarımı ört ve anamın, babamın ve inanarak evime kimler girdiyse onların ve erkek, kadın bütün inananların suçlarını ve zâlimleri de ancak mahvet, helâk vesîlelerini arttır onların.
(71:28)