Kırık Meal (Arapça) : |لَٰكِنِ: fakat | الَّذِينَ: onlar ki | اتَّقَوْا: korkarlar | رَبَّهُمْ: Rablerinden | لَهُمْ: onlara vardır | غُرَفٌ: odalar | مِنْ: | فَوْقِهَا: üstüste | غُرَفٌ: odalar | مَبْنِيَّةٌ: yapılmış | تَجْرِي: akmaktadır | مِنْ: | تَحْتِهَا: altından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | وَعْدَ: (bu) va'didir | اللَّهِ: Allah'ın | لَا: | يُخْلِفُ: caymaz | اللَّهُ: Allah | الْمِيعَادَ: va'dinden |
Kırık Meal (Harekesiz) : |لكن LKNfakat | الذين ELZ̃YNonlar ki | اتقوا ETGWEkorkarlar | ربهم RBHMRablerinden | لهم LHMonlara vardır | غرف ĞRFodalar | من MN | فوقها FWGHEüstüste | غرف ĞRFodalar | مبنية MBNYTyapılmış | تجري TCRYakmaktadır | من MN | تحتها TḪTHEaltından | الأنهار ELÊNHERırmaklar | وعد WAD̃(bu) va'didir | الله ELLHAllah'ın | لا LE | يخلف YḢLFcaymaz | الله ELLHAllah | الميعاد ELMYAED̃va'dinden |
Kırık Meal (Okunuş) : |lākini: fakat | elleƶīne: onlar ki | tteḳav: korkarlar | rabbehum: Rablerinden | lehum: onlara vardır | ğurafun: odalar | min: | fevḳihā: üstüste | ğurafun: odalar | mebniyyetun: yapılmış | tecrī: akmaktadır | min: | teHtihā: altından | l-enhāru: ırmaklar | veǎ'de: (bu) va'didir | llahi: Allah'ın | lā: | yuḣlifu: caymaz | llahu: Allah | l-mīǎāde: va'dinden |
Kırık Meal (Transcript) : |LKN: fakat | ELZ̃YN: onlar ki | ETGVE: korkarlar | RBHM: Rablerinden | LHM: onlara vardır | ĞRF: odalar | MN: | FVGHE: üstüste | ĞRF: odalar | MBNYT: yapılmış | TCRY: akmaktadır | MN: | TḪTHE: altından | ELÊNHER: ırmaklar | VAD̃: (bu) va'didir | ELLH: Allah'ın | LE: | YḢLF: caymaz | ELLH: Allah | ELMYAED̃: va'dinden |
Abdulbaki Gölpınarlı : Fakat Rablerinden çekinenlerse, onlarındır köşkler, gene köşkler üstüne kurulmuş köşkler, altlarından ırmaklar akar, Allah'ın vaadidir; Allah vaadinden hiç caymaz.
Adem Uğur : Fakat Rablerinden sakınanlara, üstüste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.
Ahmed Hulusi : Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlar için fevkinde (bilinç boyutunda) bina olunmuş, altlarından nehirler (kendilerinde açığa çıkan ilmin getirisi marifetler) akan ğuraf (cennet makamları) vardır. . . (Bu) Allâh'ın vaadidir. . . Allâh vaadi asla değişmez!
Ahmet Tekin : Fakat, Rablerine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu Allah’ın va’didir. Allah belirlenmiş hesap gününü gerçekleştirme sözünden dönmeyecek ve ertelemeyecektir.
Ahmet Varol : Ancak Rablerinden sakınanlar için üstlerinde (başka) odalar bina edilmiş, altlarından ırmaklar akan odalar vardır. (Bu) Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.
Ali Bulaç : Ancak Rablerinden korkup sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah, va'dinden dönmez.
Ali Fikri Yavuz : Fakat Rablerinden korkanlar için, -altlarından ırmaklar akar- birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler var. (Bu onlara) Allah’ın vaadidir; Allah vaadinden caymaz.
Bekir Sadak : Fakat, Rablerinden sakinanlara, ust uste bina edilmis koskler vardir; altlarindan irmaklar akar. Bu, Allah'in verdigi sozdur, Allah verdigi sozden caymaz.
Celal Yıldırım : Ama Rabblarından korkup (fenalıklardan) sakınanlar için yüksek manzaralı yerler yapılmıştır ki altlarından ırmaklar akar. Allah'ın va'di (bu)! Allah va'dinden asla dönmez.
Diyanet İşleri : Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
Diyanet İşleri (eski) : Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz.
Diyanet Vakfi : Fakat Rablerinden sakınanlara, üstüste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.
Edip Yüksel : Ancak Rab'lerini sayanlar için üstüste kurulmuş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. ALLAH'ın sözüdür. Kuşkusuz ALLAH sözünden caymaz
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan kat kat yapılmış odalar ve balkonlu köşkler vardır. Bu Allah'ın va'didir. Allah va'dinden dönmez.
Elmalılı Hamdi Yazır : Fakat o rablarına korunanlar, onlara şehnişinler var ki üzerlerinde şehnişinler yapılmış, altlarından ırmaklar akar Allahın va'di, Allah mîadını şaşırmaz.
Fizilal-il Kuran : Fakat Rabb'lerinden korkanlar için üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden caymaz.
Gültekin Onan : Ancak rablerinden korkup sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Tanrı'nın vaadidir. Tanrı, vaadinden dönmez.
Hakkı Yılmaz : Lâkin Rablerinin koruması altına girmiş olan o kişiler, kendileri için Allah'ın vaadi olarak altlarından ırmaklar akan, kat kat köşkler olanlardır. Allah vaadinden caymaz.
Hasan Basri Çantay : Fakat Rablerinden korkanlar (yok mu?) onlar için üzerlerinde (başka başka) konaklar bina edilmiş, altlarında da ırmaklar akan yüksek (cennet) menziller (i) vardır. (Bu) Allahın va'di (dir). Allah sözünden caymaz.
Hayrat Neşriyat : Fakat Rablerinden sakınanlara gelince, onlar için köşkler, onların da üstlerinde binâ edilmiş (daha yüksek) köşkler vardır ki altlarından ırmaklar akar. (Bu,) Allah’ın va'didir. Allahva'dinden dönmez.
İbni Kesir : Fakat Rabblarından korkanlar için, üzerlerine konaklar yapılmış, altlarında ırmaklar akan yüksek menziller vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.
İskender Evrenosoğlu : Lâkin Rab'lerine karşı takva sahibi olanlar için, üst üste inşa edilmiş, altından nehirler akan köşkler (yüksek makamlar) vardır. Allah'ın vaadidir ki, Allah vaadinden dönmez.
Muhammed Esed : Buna karşılık, Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, (öteki dünyada) üst üste bina edilmiş altından ırmaklar akan yüksek köşklere sahip olacaklardır: (Bu,) Allah'ın vaadi(dir); (ve) Allah vaadinden asla dönmez.
Ömer Nasuhi Bilmen : Fakat o kimseler ki, Rablerinden korkmakta bulunmuşlardır, onlar için köşkler vardır, onların üstlerinde de yapılmış köşkler vardır. Altlarından ırmaklar akar. Allah'ın vaadidir. Allah, vaadine muhalefet etmez.
Ömer Öngüt : Fakat Rablerinden korkanlar için üstüste bina edilmiş binalar var, odaların altından da ırmaklar akmaktadır. Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.
Şaban Piriş : Oysa, Rab’lerinden korkanlar için (altlarından ırmaklar akan) üst üste bina edilmiş köşkler vardır. Bu, Allah’ın vaadidir. Allah, vaadinden dönmez.
Suat Yıldırım : Lâkin Rab’lerini sayıp kötülüklerden sakınanlar için, içinden ırmaklar akan, üst üste odalar ihtiva eden yüksek köşkler vardır. Bu Allah’ın bir vâdidir. Allah ise vâdinden asla caymaz.
Süleyman Ateş : Fakat Rablerinden korkanlar için üstüste yapılmış odalar var. Odaların altından da ırmaklar akmaktadır. Bu, Allâh'ın va'didir. Allâh va'dinden caymaz.
Tefhim-ul Kuran : Ancak Rablerinden korkup sakınanlar ise; onlar için yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah, va'dinden dönmez.
Ümit Şimşek : Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için ise, üst üste bina edilmiş köşkler vardır ki, altlarından ırmaklar akar. Bu Allah'ın vaadidir. Allah ise vaadinden dönmez.
Yaşar Nuri Öztürk : Hayır, kurtaramazsın! Rablerinden korkanlara gelince, onlar için üstüste bina edilmiş odalar var; altlarından ırmaklar akar. Allah'ın vaadidir bu, Allah vaadine ters düşmez.