Kırık Meal (Arapça) : |كَذَٰلِكَ: işte böyle | يُؤْفَكُ: çevriliyorlardı | الَّذِينَ: kimseler | كَانُوا: olanlar | بِايَاتِ: ayetlerini | اللَّهِ: Allah'ın | يَجْحَدُونَ: kasden inkar etmekte |
Kırık Meal (Harekesiz) : |كذلك KZ̃LKişte böyle | يؤفك YÙFKçevriliyorlardı | الذين ELZ̃YNkimseler | كانوا KENWEolanlar | بآيات B ËYETayetlerini | الله ELLHAllah'ın | يجحدون YCḪD̃WNkasden inkar etmekte |
Kırık Meal (Okunuş) : |keƶālike: işte böyle | yu'feku: çevriliyorlardı | elleƶīne: kimseler | kānū: olanlar | biāyāti: ayetlerini | llahi: Allah'ın | yecHadūne: kasden inkar etmekte |
Kırık Meal (Transcript) : |KZ̃LK: işte böyle | YÙFK: çevriliyorlardı | ELZ̃YN: kimseler | KENVE: olanlar | B ËYET: ayetlerini | ELLH: Allah'ın | YCḪD̃VN: kasden inkar etmekte |
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte böyle kapılırlar Allah'ın delillerini, bile bile inkâr edenler.
Adem Uğur : Allah'ın âyetlerini inatla inkâr edenler işte (haktan) böyle döndürülür.
Ahmed Hulusi : Allâh'ın işaretlerini bilerek inkâr edenler işte böylece döndürülür!
Ahmet Tekin : Allah’ın âyetlerini, mûcizelerini bile bile inkârda ısrar edenler, işte doğru yoldan, Allah’a kulluk ve ibadetten böyle döndürülüyorlar.
Ahmet Varol : İşte Allah'ın ayetlerini bile bile inkâr edenler böyle (haktan) çevrilirler.
Ali Bulaç : İşte, Allah'ın ayetlerini inkar edenler böyle çevriliyorlar.
Ali Fikri Yavuz : Allah’ın ayetlerini inkâr etmiş olanlar işte böyle (hakdan) çevriliyorlar.
Bekir Sadak : Allah'in ayetlerini bile bile inkar edenler boylece donduruluyorlardi.
Celal Yıldırım : Allah'ın âyetlerini bile bile inâdla inkâr edenler de böyle çevriliyorlar.