44 Duhân Suresi
Kuran Sırası: 44
İniş Sırası: 64
Abese Suresi (80) Âdiyât Suresi (100) Ahkâf Suresi (46) Ahzâb Suresi (33) Âl-i Imrân Suresi (3) Alak Suresi (96) Ankebût Suresi (29) Asr Suresi (103) A’lâ Suresi (87) A’râf Suresi (7) Bakara Suresi (2) Beled Suresi (90) Beyyine Suresi (98) Bürûc Suresi (85) Câsiye Suresi (45) Cin Suresi (72) Cum’a Suresi (62) Duhân Suresi (44) Duhâ Suresi (93) Enbiyâ Suresi (21) Enfâl Suresi (8) En’âm Suresi (6) Fâtiha Suresi (1) Fâtir Suresi (35) Fecr Suresi (89) Felâk Suresi (113) Fetih Suresi (48) Fil Suresi (105) Furkân Suresi (25) Fussilet Suresi (41) Gâsiye Suresi (88) Hac Suresi (22) Hadîd Suresi (57) Hâkka Suresi (69) Hasr Suresi (59) Hicr Suresi (15) Hucurât Suresi (49) Hûd Suresi (11) Hümeze Suresi (104) Ibrahim Suresi (14) Ihlâs Suresi (112) Infitâr Suresi (82) Insan Suresi (76) Insikâk Suresi (84) Insirâh Suresi (94) Isrâ Suresi (17) Kadr Suresi (97) Kâfirûn Suresi (109) Kâf Suresi (50) Kalem Suresi (68) Kamer Suresi (54) Kâri’a Suresi (101) Kasas Suresi (28) Kehf Suresi (18) Kevser Suresi (108) Kiyâme Suresi (75) Kureys Suresi (106) Leyl Suresi (92) Lokman Suresi (31) Mâide Suresi (5) Mâ’ûn Suresi (107) Meryem Suresi (19) Me’âric Suresi (70) Mücâdele Suresi (58) Müddessir Suresi (74) Muhammed Suresi (47) Mülk Suresi (67) Mümtehine Suresi (60) Münâfikûn Suresi (63) Mürselât Suresi (77) Mutaffifîn Suresi (83) Müzzemmil Suresi (73) Mü’minûn Suresi (23) Mü’min Suresi (40) Nahl Suresi (16) Nasr Suresi (110) Nâs Suresi (114) Nâzi’ât Suresi (79) Nebe’ Suresi (78) Necm Suresi (53) Neml Suresi (27) Nisâ Suresi (4) Nûh Suresi (71) Nûr Suresi (24) Rahmân Suresi (55) Ra’d Suresi (13) Rûm Suresi (30) Sâd Suresi (38) Sâffât Suresi (37) Saff Suresi (61) Sebe’ Suresi (34) Secde Suresi (32) Sems Suresi (91) Sûrâ Suresi (42) Su’arâ Suresi (26) Tâ-Hâ Suresi (20) Tahrîm Suresi (66) Talâk Suresi (65) Târik Suresi (86) Tebbet Suresi (111) Tegâbun Suresi (64) Tekâsür Suresi (102) Tekvîr Suresi (81) Tevbe Suresi (9) Tîn Suresi (95) Tûr Suresi (52) Vâki’a Suresi (56) Yâsîn Suresi (36) Yûnus Suresi (10) Yûsuf Suresi (12) Zâriyât Suresi (51) Zilzâl Suresi (99) Zuhruf Suresi (43) Zümer Suresi (39)
Diğer Mealler
Kırık Meal (Arapça)
Kırık Meal (Harekesiz)
Kırık Meal (Okunuş)
Kırık Meal (Transcript)
Abdulbaki Gölpınarlı
Adem Uğur
Ahmed Hulusi
Ahmet Tekin
Ahmet Varol
Ali Bulaç
Ali Fikri Yavuz
Bekir Sadak
Celal Yıldırım
Diyanet İşleri 🔊
Diyanet İşleri (eski)
Diyanet Vakfi
Edip Yüksel 🔊
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Elmalılı Hamdi Yazır 🔊
Fizilal-il Kuran
Gültekin Onan
Hakkı Yılmaz 🔊
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
İbni Kesir
İskender Evrenosoğlu
Muhammed Esed 🔊
Mustafa İslamoğlu
Nedim Yılmaz
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Öngüt
Şaban Piriş
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş 🔊
Tefhim-ul Kuran
Ümit Şimşek
Yaşar Nuri Öztürk 🔊
Süleyman Ateş 🔊 Meali
Apaçık Kitaba andolsun ki, (44:2) Biz onu mübârek bir gecede indirdik. Çünkü biz, uyarıcıyız. (44:3) Her hikmetli emir, o gecede ayırdedilir; (44:4) Katımızdan (verilen her) emir. Çünkü biz elçi göndericiyiz. (44:5) Senin Rabbinin acıması gereği olarak (gönderdiğimiz elçilere o gece emirlerimizi açıklar, vahiylerimizi bildiririz). Doğrusu O, işitendir, bilendir. (44:6) Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allâh), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. (44:7) O'ndan başka tanrı yoktur, yaşatır, öldürür. Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir. (44:8) Ama onlar, şüphe içinde oynuyorlar. (44:9) Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle. (44:10) (Duman) İnsanları sarar. Bu, acı bir azâbdır. (44:11) "Rabbimiz, bizden azâbı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler. (44:12) Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar (öğüt alma zamanı geçti)? Oysa kendilerine apaçık bir elçi gelmişti. (44:13) Ondan yüz çevirdiler: "Bu, öğretilmiştir, cinlenmiştir" dediler. (44:14) Biz sizden azâbı birazcık kaldırırız ama siz yine (inkârınıza) dönersiniz. (44:15) O gün büyük vuruşla vururuz; zira biz öç alıcıyız! (44:16) Andolsun, onlardan önce Fir'avn toplumunu da (imkânlar vererek) sınadık. Onlara değerli bir elçi geldi, (şöyle diyerek): (44:17) "Allâh'ın kullarını bana teslim edin; çünkü ben sizin için güvenilir bir elçiyim." (44:18) "Allah'a karşı ululanmayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum." (44:19) "Ben, beni taşla(yıp öldür)menizden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan (Allâh)'a sığındım." (44:20) "Eğer bana inanmadınızsa bari ben(im yolum)dan çekilin." (44:21) Sonra (Mûsâ): "Bunlar, suç işleyen bir toplumdur!" diye Rabbine du'â etti. (44:22) (Allâh): "O halde kullarımı geceleyin yürüt. Çünkü takibedileceksiniz" (dedi). (44:23) "Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur." (44:24) Onlar geride nice şeyler bıraktılar: Bahçeler, çeşmeler. (44:25) Ve zevkü sefa sürdükleri nice ni'metler! (44:27) İşte böyle oldu ve biz onları başka bir topluma mirâs verdik. (44:28) Onlara gök ve yer ağlamadı. Ve kendilerine fırsat da verilmedi. (44:29) Andolsun biz, İsrâil oğullarını o küçültücü azâbdan kurtardık: (44:30) Fir'avn'dan. Çünkü o, (insanları ezip) ululanan, sınırı aşanlardan biri idi. (44:31) Andolsun biz, onları bir bilgiye göre âlemlere üstün kıldık. (44:32) Onlara, içinde açık bir sınav bulunan âyetler verdik. (44:33) Şunlar (Kureyş kâfirleri) de diyorlar ki: (44:34) "İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz." (44:35) "Doğru söylüyorsanız, babalarımızı getirin." (44:36) Onlar mı hayırlı, yoksa Tubba' kavmi ve onlardan önce gelen (kavim)ler mi? Suç işledikleri için biz onların hepsini helâk ettik. (44:37) Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlenmek için yaratmadık! (44:38) Onları sadece gerçek bir sebeple, (hikmetli bir gâye ile) yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. (44:39) (Hakkın bâtıldan ayrılacağı) Hüküm günü, hepsinin varacağı gündür. (44:40) O gün dost, dostundan bir şey savamaz. Ve onlara yardım da edilmez. (44:41) Ancak Allâh'ın acıdığı kimseler (kurtulur). Şüphesiz O, üstündür esirgeyendir. (44:42) Pota gibi karınlarda kaynar. (44:45) (Allâh, zebânilere emreder): "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin." (44:47) "Sonra başının üstüne kaynar su azâbından dökün!" (44:48) "Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin." (44:49) İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!" (44:50) Korunanlar ise güvenli bir makamdadır. (44:51) Bahçelerde ve çeşme başlarında. (44:52) İnce ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar. (44:53) Ayrıca onları, iri gözlü hûrilerle de evlendirmişizdir. (44:54) Orada, güven içinde, her meyveyi isterler. (44:55) Orada ilk ölümden başka ölüm tadmazlar (sürekli yaşarlar). Ve (Allâh) onları cehennem azâbından korumuştur. (44:56) Rabbinden bir lutuf olarak (bu ni'metler kendilerine verilmiştir). İşte, o büyük başarı budur. (44:57) Biz o (Kur'â)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar. (44:58) Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir). (44:59)
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.