(Yani) katımızdan (verilen her) emir. Çünkü biz, peygamberler göndermekteyiz.(44:5)
Senin Rabb'inin acıması gereği olarak (gönderdiğimiz elçilere o gece emirlerimizi bir bir açıklar, vahiylerimizi bildiririz). Doğrusu o işitendir, bilendir.(44:6)
Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.(44:7)
O'ndan başka ilâh yoktur. (Her şeyi O) diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.(44:8)
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.(44:9)
Şimdi sen, göğün, açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.(44:10)
Duman insanları bürüyecektir. Bu, elem verici bir azaptır.(44:11)
(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).(44:12)
Nerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti.(44:13)
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.(44:14)
Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.(44:15)
Fakat biz büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, kesinlikle intikamımızı alırız.(44:16)
Andolsun, kendilerinden önce biz, Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi geldi. (Şöyle diyerek)(44:17)
Allah'ın kulları! Bana gelin! Çünkü ben size (gönderilmiş) güvenilir bir resûlüm(44:18)
Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil getiriyorum.(44:19)
Ben, beni taşlamanızdan, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a sığındım.(44:20)
Eğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzaklaşın.(44:21)
Bunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumdur, diye Rabbine arzetti.(44:22)
Allah, O halde kullarımı geceleyin yola çıkar. Çünkü takip edileceksiniz, buyurdu.(44:23)
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.(44:24)
Onlar geride nice şeyler bıraktılar; bahçeler, çeşmeler,(44:25)