Denizde büyük dağlar gibi akıp giden yüksek gemiler de O'nundur.(55:24)
Onun üzerinde bulunan her şey yok olacaktır.(55:26)
Yalnız yücelik ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) kalacaktır.(55:27)
Göklerde ve yerde kim (ve ne) varsa O'ndan ister. O her gün bir iştedir.(55:29)
Ey (yeryüzünde) ağırlığı olan iki kitle (insanlar ve cinler)! Yakında sizin (hesabınızı görmek) için de vakit ayıracağız.(55:31)
Ey cin ve insan topluluğu! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeye güç yetirebiliyorsanız geçip gidin. Ancak bir gücünüz olmadan geçip gidemezsiniz.(55:33)
Üzerinize ateşten yalın bir alevle ateşsiz kıpkızıl bir duman salıverilir de kendinizi savunamazsınız. [3](55:35)
Gök yarılıp da erimiş yağ gibi kırmızı bir gül halini aldığı zaman,(55:37)
İşte o gün ne insana ne de cinne günâhından sorulur.(55:39)
Suçlular simâlarından tanınırlar. Böylece perçemler(in)den ve ayaklar(ın)dan yakalanılır.(55:41)
İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.(55:43)
Onlar bununla oldukça sıcak kaynar suyun arasında dolaşıp dururlar.(55:44)
Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) durmaktan korkan için ise iki cennet vardır.(55:46)
(O cennetlerin) her ikisi de türlü türlü ağaçlara sahiptir.(55:48)
Onların içlerinde akar halde iki pınar vardır.(55:50)
Onların içlerinde her meyvadan iki tür vardır.(55:52)
(Orada) astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. Her iki cennetten devşirilen meyveler de (oradakilere) yakındır.(55:54)
Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine dikmiş güzeller vardır ki, onlardan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.(55:56)