Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) Meali
Hayır, yemin ederim o kıyamet gününe.(75:1)

Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse.(75:2)

İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?(75:3)

Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.(75:4)

Fakat insan günahı devam ettirmek ister.(75:5)

O kıyamet günü ne zaman? diye sorar.(75:6)

Ne zaman ki o göz şimşek çakar,(75:7)

İşte o gün insan, «kaçacak yer neresi?» der.(75:10)

Hayır, hayır, yok bir siper.(75:11)

O gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur.(75:12)

O gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.(75:13)

Doğrusu insan kendi nefsini görür,(75:14)

Bir takım özürler ortaya atsa da.(75:15)

Onu hemen okumak için dilini depretme.(75:16)

Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.(75:17)

O halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et.(75:18)

Sonra onu açıklamak da bize aittir.(75:19)

Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da(75:20)

Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.(75:22)

Yüzler de var ki o gün asıktır.(75:24)

Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.(75:25)

Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,(75:26)

«Tedavi edebilecek kimdir?» denilir.(75:27)

Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.(75:28)

İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.(75:30)

Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.(75:31)

Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.(75:33)

Gerektir o bela sana, gerek.(75:34)

Evet, gerektir o bela sana gerek.(75:35)

İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?(75:36)

O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi?(75:37)

Sonra bir aleka (embriyo) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.(75:38)

Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti.(75:39)

Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?(75:40)
