Kırık Meal (Harekesiz) Meali

|
يسألونك YSÊLWNK sana sorarlar 
|
عن AN -den 
|
الأنفال ELÊNFEL ganimetler- 
|
قل GL de ki 
|
الأنفال ELÊNFEL ganimetler 
|
لله LLH Allah'ındır 
|
والرسول WELRSWL ve Elçi(si)nindir 
|
فاتقوا FETGWE korkun 
|
الله ELLH Allah'tan 
|
وأصلحوا WÊṦLḪWE ve düzeltin 
|
ذات Z̃ET hali 
|
بينكم BYNKM aranızdaki 
|
وأطيعوا WÊŦYAWE ita'at edin 
|
الله ELLH Allah'a 
|
ورسوله WRSWLH ve Elçisine 
|
إن ÎN eğer 
|
كنتم KNTM siz (gerçekten) iseniz 
|
مؤمنين MÙMNYN inananlar 
|
(8:1)


|
إنما ÎNME gerçekten 
|
المؤمنون ELMÙMNWN Mü'minler 
|
الذين ELZ̃YN o kimselerdir ki 
|
إذا ÎZ̃E zaman 
|
ذكر Z̃KR anıldığı 
|
الله ELLH Allah 
|
وجلت WCLT ürperir 
|
قلوبهم GLWBHM yürekleri 
|
وإذا WÎZ̃E ve zaman 
|
تليت TLYT okunduğu 
|
عليهم ALYHM kendilerine 
|
آياته ËYETH O'nun ayetleri 
|
زادتهم ZED̃THM artırır 
|
إيمانا ÎYMENE imanlarını 
|
وعلى WAL ve 
|
ربهم RBHM Rablerine 
|
يتوكلون YTWKLWN tevekkül ederler 
|
(8:2)


|
الذين ELZ̃YN o kimseler 
|
يقيمون YGYMWN doğrulurlar 
|
الصلاة ELṦLET SaLâTe/Desteğe 
|
ومما WMME ve -şeylerden 
|
رزقناهم RZGNEHM rızıklandırdığımız- 
|
ينفقون YNFGWN harcayanlar 
|
(8:3)


|
أولئك ÊWLÙK işte 
|
هم HM onlardır 
|
المؤمنون ELMÙMNWN mü'minler/doğrulaşmışlar/eminler 
|
حقا ḪGE gerçek 
|
لهم LHM onlara vardır 
|
درجات D̃RCET dereceler 
|
عند AND̃ katında 
|
ربهم RBHM Rablerinin 
|
ومغفرة WMĞFRT ve bağışlanma 
|
ورزق WRZG ve rızık 
|
كريم KRYM tükenmez 
|
(8:4)


|
كما KME gibi 
|
أخرجك ÊḢRCK seni çıkardığı 
|
ربك RBK Rabbinin 
|
من MN -den/dan 
|
بيتك BYTK Yapı'n 
|
بالحق BELḪG gerçek'le 
|
وإن WÎN ve Kİ 
|
فريقا FRYGE bir kısmı 
|
من MN -den 
|
المؤمنين ELMÙMNYN mü'minler- 
|
لكارهون LKERHWN bundan hoşlanmıyordu 
|
(8:5)


|
يجادلونك YCED̃LWNK seninle tartışıyorlardı 
|
في FY dair 
|
الحق ELḪG hakka 
|
بعدما BAD̃ME sonra 
|
تبين TBYN ortaya çıktıktan 
|
كأنما KÊNME gibi 
|
يساقون YSEGWN sürülüyorlarmış 
|
إلى ÎL 
|
الموت ELMWT ölüme 
|
وهم WHM ve onlar 
|
ينظرون YNƵRWN gözleri göre göre 
|
(8:6)


|
وإذ WÎZ̃ o zaman 
|
يعدكم YAD̃KM size va'dediyordu 
|
الله ELLH Allah 
|
إحدى ÎḪD̃ birinin 
|
الطائفتين ELŦEÙFTYN iki topluluktan 
|
أنها ÊNHE muhakkak 
|
لكم LKM sizin olduğunu 
|
وتودون WTWD̃WN siz de istiyordunuz 
|
أن ÊN gerçekten 
|
غير ĞYR 
|
ذات Z̃ET hali 
|
الشوكة ELŞWKT kuvvetsiz olanın 
|
تكون TKWN olmasını 
|
لكم LKM sizin 
|
ويريد WYRYD̃ oysa istiyordu 
|
الله ELLH Allah 
|
أن ÊN 
|
يحق YḪG gerçekleştirmek 
|
الحق ELḪG hakkı 
|
بكلماته BKLMETH sözleriyle 
|
ويقطع WYGŦA ve kesmek 
|
دابر D̃EBR ardını 
|
الكافرين ELKEFRYN kafirlerin 
|
(8:7)


|
ليحق LYḪG ta ki gerçekleştirsin 
|
الحق ELḪG hakkı 
|
ويبطل WYBŦL ve ortadan kaldırsın 
|
الباطل ELBEŦL batılı 
|
ولو WLW şayet 
|
كره KRH istemese (bile) 
|
المجرمون ELMCRMWN suçlular 
|
(8:8)


|
إذ ÎZ̃ hani 
|
تستغيثون TSTĞYS̃WN siz yardım istiyordunuz 
|
ربكم RBKM Rabbinizden 
|
فاستجاب FESTCEB karşılık vermişti 
|
لكم LKM size 
|
أني ÊNY şüphesiz ben 
|
ممدكم MMD̃KM size yardım edeceğim 
|
بألف BÊLF bin 
|
من MN ile 
|
الملائكة ELMLEÙKT melekler 
|
مردفين MRD̃FYN birbiri ardınca 
|
(8:9)


|
وما WME ve 
|
جعله CALH bunu yapmadı 
|
الله ELLH Allah 
|
إلا ÎLE ancak (yaptı) 
|
بشرى BŞR müjde olsun diye 
|
ولتطمئن WLTŦMÙN ve yatışsın diye 
|
به BH bununla 
|
قلوبكم GLWBKM kalbiniz 
|
وما WME ve yoktur 
|
النصر ELNṦR yardım 
|
إلا ÎLE başkaca 
|
من MN 
|
عند AND̃ katından 
|
الله ELLH Allah 
|
إن ÎN şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
عزيز AZYZ daima üstün 
|
حكيم ḪKYM hüküm ve hikmet sahibidir 
|
(8:10)


|
إذ ÎZ̃ O zaman 
|
يغشيكم YĞŞYKM sizi bürüyordu 
|
النعاس ELNAES hafif bir uyku 
|
أمنة ÊMNT bir güven olmak üzere 
|
منه MNH O'ndan (Allah'tan) 
|
وينزل WYNZL ve indiriyordu 
|
عليكم ALYKM üzerinize 
|
من MN -ten 
|
السماء ELSMEÙ gök- 
|
ماء MEÙ bir su 
|
ليطهركم LYŦHRKM sizi temizlemek için 
|
به BH onunla 
|
ويذهب WYZ̃HB ve gidermek için 
|
عنكم ANKM sizden 
|
رجز RCZ pisliğini 
|
الشيطان ELŞYŦEN şeytanın 
|
وليربط WLYRBŦ ve (birbirine) bağlamak için 
|
على AL üzerini 
|
قلوبكم GLWBKM kalblerinizin 
|
ويثبت WYS̃BT ve pekiştirmek için 
|
به BH onunla 
|
الأقدام ELÊGD̃EM ayakları(nızı) 
|
(8:11)


|
إذ ÎZ̃ hani 
|
يوحي YWḪY vahyediyordu 
|
ربك RBK Rabbin 
|
إلى ÎL 
|
الملائكة ELMLEÙKT meleklere 
|
أني ÊNY şüphesiz ben 
|
معكم MAKM sizinle beraberim 
|
فثبتوا FS̃BTWE siz pekiştirin 
|
الذين ELZ̃YN kimseleri 
|
آمنوا ËMNWE inananları 
|
سألقي SÊLGY ben salacağım 
|
في FY içine 
|
قلوب GLWB yüreklerine 
|
الذين ELZ̃YN kimselerin 
|
كفروا KFRWE inkar edenlerin 
|
الرعب ELRAB korku 
|
فاضربوا FEŽRBWE vurun 
|
فوق FWG üstüne 
|
الأعناق ELÊANEG boyunların(ın) 
|
واضربوا WEŽRBWE ve vurun 
|
منهم MNHM onların 
|
كل KL her 
|
بنان BNEN parmağına 
|
(8:12)


|
ذلك Z̃LK böyle (olacak) 
|
بأنهم BÊNHM çünkü onlar 
|
شاقوا ŞEGWE karşı geldiler 
|
الله ELLH Allah'a 
|
ورسوله WRSWLH ve Elçisine 
|
ومن WMN kim 
|
يشاقق YŞEGG karşı gelirse 
|
الله ELLH Allah'a 
|
ورسوله WRSWLH ve Elçisine 
|
فإن FÎN muhakkak ki 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
شديد ŞD̃YD̃ çetin olur 
|
العقاب ELAGEB cezası 
|
(8:13)


|
ذلكم Z̃LKM işte siz 
|
فذوقوه FZ̃WGWH şimdi tadın onu 
|
وأن WÊN ve şüphesiz 
|
للكافرين LLKEFRYN kafirler için vardır 
|
عذاب AZ̃EB azabı 
|
النار ELNER ateş 
|
(8:14)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
إذا ÎZ̃E ne zaman ki 
|
لقيتم LGYTM karşılaşırsanız 
|
الذين ELZ̃YN kimselerle 
|
كفروا KFRWE inkar edenlerle 
|
زحفا ZḪFE toplu halde 
|
فلا FLE asla 
|
تولوهم TWLWHM onlara döndürmeyin 
|
الأدبار ELÊD̃BER arkalar(ınız)ı 
|
(8:15)


|
ومن WMN ve kim 
|
يولهم YWLHM döner(kaçar)sa 
|
يومئذ YWMÙZ̃ o gün 
|
دبره D̃BRH arkasını 
|
إلا ÎLE dışında 
|
متحرفا MTḪRFE bir tarafa çekilmek 
|
لقتال LGTEL savaşmak için 
|
أو ÊW ya da 
|
متحيزا MTḪYZE katılmak 
|
إلى ÎL 
|
فئة FÙT (başka) bir birliğe 
|
فقد FGD̃ muhakkak 
|
باء BEÙ uğrar 
|
بغضب BĞŽB bir gazaba 
|
من MN -tan 
|
الله ELLH Allah- 
|
ومأواه WMÊWEH ve onun yeri 
|
جهنم CHNM cehennemdir 
|
وبئس WBÙS ve o ne kötü 
|
المصير ELMṦYR varılacak bir yerdir 
|
(8:16)


|
فلم FLM 
|
تقتلوهم TGTLWHM onları siz öldürmediniz 
|
ولكن WLKN fakat 
|
الله ELLH Allah 
|
قتلهم GTLHM onları öldürdü 
|
وما WME 
|
رميت RMYT sen atmadın 
|
إذ ÎZ̃ zaman 
|
رميت RMYT attığın 
|
ولكن WLKN fakat 
|
الله ELLH Allah 
|
رمى RM attı 
|
وليبلي WLYBLY sınamak için 
|
المؤمنين ELMÙMNYN Mü'minleri 
|
منه MNH kendinden 
|
بلاء BLEÙ bir imtihanla 
|
حسنا ḪSNE güzel 
|
إن ÎN doğrusu 
|
الله ELLH Allah 
|
سميع SMYA işitendir 
|
عليم ALYM bilendir 
|
(8:17)


|
ذلكم Z̃LKM işte size böyle yaptı 
|
وأن WÊN çünkü 
|
الله ELLH Allah 
|
موهن MWHN zayıflatır 
|
كيد KYD̃ tuzağını 
|
الكافرين ELKEFRYN kafirlerin 
|
(8:18)


|
إن ÎN eğer 
|
تستفتحوا TSTFTḪWE fetih istiyorsanız 
|
فقد FGD̃ işte 
|
جاءكم CEÙKM size geldi 
|
الفتح ELFTḪ fetih 
|
وإن WÎN eğer 
|
تنتهوا TNTHWE vazgeçerseniz 
|
فهو FHW bu 
|
خير ḢYR iyidir 
|
لكم LKM sizin için 
|
وإن WÎN ama yine 
|
تعودوا TAWD̃WE dönerseniz 
|
نعد NAD̃ biz de döneriz 
|
ولن WLN 
|
تغني TĞNY sağlayamaz 
|
عنكم ANKM size 
|
فئتكم FÙTKM topluluğunuz 
|
شيئا ŞYÙE hiçbir şey (yarar) 
|
ولو WLW şayet 
|
كثرت KS̃RT çok da olsa 
|
وأن WÊN çünkü 
|
الله ELLH Allah 
|
مع MA beraberdir 
|
المؤمنين ELMÙMNYN inananlarla 
|
(8:19)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
أطيعوا ÊŦYAWE ita'at edin 
|
الله ELLH Allah'a 
|
ورسوله WRSWLH ve Elçisine 
|
ولا WLE ve asla 
|
تولوا TWLWE dönmeyin 
|
عنه ANH ondan 
|
وأنتم WÊNTM ve siz 
|
تسمعون TSMAWN işittiğiniz halde 
|
(8:20)


|
ولا WLE ve asla 
|
تكونوا TKWNWE olmayın 
|
كالذين KELZ̃YN gibi 
|
قالوا GELWE diyenler 
|
سمعنا SMANE işittik 
|
وهم WHM ve onlar 
|
لا LE 
|
يسمعون YSMAWN işitmedikleri halde 
|
(8:21)


|
إن ÎN şüphesiz 
|
شر ŞR en kötüsü 
|
الدواب ELD̃WEB canlıların 
|
عند AND̃ katında 
|
الله ELLH Allah 
|
الصم ELṦM sağırlar 
|
البكم ELBKM ve dilsizlerdir 
|
الذين ELZ̃YN onlar ki 
|
لا LE 
|
يعقلون YAGLWN düşünmezler 
|
(8:22)


|
ولو WLW şayet 
|
علم ALM bilseydi 
|
الله ELLH Allah 
|
فيهم FYHM onlarda vardır 
|
خيرا ḢYRE bir iyilik 
|
لأسمعهم LÊSMAHM elbette onlara işittirirdi 
|
ولو WLW şayet 
|
أسمعهم ÊSMAHM onlara işittirseydi de 
|
لتولوا LTWLWE yine dönerlerdi 
|
وهم WHM onlar 
|
معرضون MARŽWN aldırmayarak 
|
(8:23)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
استجيبوا ESTCYBWE çağrısına koşun 
|
لله LLH Allah'ın 
|
وللرسول WLLRSWL ve Elçisinin 
|
إذا ÎZ̃E zaman 
|
دعاكم D̃AEKM sizi çağırdığı 
|
لما LME şeylere 
|
يحييكم YḪYYKM sizi yaşatacak 
|
واعلموا WEALMWE ve bilin ki 
|
أن ÊN muhakkak 
|
الله ELLH Allah 
|
يحول YḪWL girer 
|
بين BYN arasına 
|
المرء ELMRÙ kişi ile 
|
وقلبه WGLBH onun kalbi 
|
وأنه WÊNH ve siz 
|
إليه ÎLYH O'nun huzuruna 
|
تحشرون TḪŞRWN toplanacaksınız 
|
(8:24)


|
واتقوا WETGWE sakının 
|
فتنة FTNT fitneden 
|
لا LE 
|
تصيبن TṦYBN erişmekle kalmaz 
|
الذين ELZ̃YN kimselere 
|
ظلموا ƵLMWE haksızlık edenlere 
|
منكم MNKM aranızdan 
|
خاصة ḢEṦT yalnızca 
|
واعلموا WEALMWE bilin ki 
|
أن ÊN muhakkak 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
شديد ŞD̃YD̃ çetindir 
|
العقاب ELAGEB azabı 
|
(8:25)


|
واذكروا WEZ̃KRWE düşünün ki 
|
إذ ÎZ̃ bir zaman 
|
أنتم ÊNTM siz 
|
قليل GLYL az idiniz 
|
مستضعفون MSTŽAFWN hırpalanıyordunuz 
|
في FY 
|
الأرض ELÊRŽ yeryüzünde 
|
تخافون TḢEFWN korkuyordunuz 
|
أن ÊN 
|
يتخطفكم YTḢŦFKM sizi kapıp götürmesinden 
|
الناس ELNES insanların 
|
فآواكم F ËWEKM (Allah) sizi barındırdı 
|
وأيدكم WÊYD̃KM ve sizi destekledi 
|
بنصره BNṦRH yardımıyle 
|
ورزقكم WRZGKM ve sizi besledi 
|
من MN 
|
الطيبات ELŦYBET güzel şeylerle 
|
لعلكم LALKM belki 
|
تشكرون TŞKRWN şükredersiniz 
|
(8:26)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
لا LE 
|
تخونوا TḢWNWE hiyanet etmeyin 
|
الله ELLH Allah'a 
|
والرسول WELRSWL ve Elçisine 
|
وتخونوا WTḢWNWE hiyanet ederek 
|
أماناتكم ÊMENETKM emanetlerinize 
|
وأنتم WÊNTM ve siz 
|
تعلمون TALMWN bildiğiniz halde 
|
(8:27)


|
واعلموا WEALMWE ve bilin ki 
|
أنما ÊNME şüphesiz 
|
أموالكم ÊMWELKM mallarınız 
|
وأولادكم WÊWLED̃KM ve çocuklarınız 
|
فتنة FTNT birer fitne(sınav)dır 
|
وأن WÊN ve süphesiz 
|
الله ELLH Allah('a gelince) 
|
عنده AND̃H o'nun yanındadır 
|
أجر ÊCR mükafat 
|
عظيم AƵYM büyük 
|
(8:28)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
إن ÎN eğer 
|
تتقوا TTGWE korkarsanız 
|
الله ELLH Allah'tan 
|
يجعل YCAL O verir 
|
لكم LKM size 
|
فرقانا FRGENE iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış 
|
ويكفر WYKFR ve örter 
|
عنكم ANKM sizin 
|
سيئاتكم SYÙETKM kötülüklerinizi 
|
ويغفر WYĞFR ve bağışlar 
|
لكم LKM sizi 
|
والله WELLH Allah 
|
ذو Z̃W sahibidir 
|
الفضل ELFŽL lutuf 
|
العظيم ELAƵYM büyük 
|
(8:29)


|
وإذ WÎZ̃ ve hani 
|
يمكر YMKR tuzak kuruyorlardı 
|
بك BK sana 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
كفروا KFRWE inkar edenler 
|
ليثبتوك LYS̃BTWK seni tutup bağlamaları için 
|
أو ÊW veya 
|
يقتلوك YGTLWK öldürmeleri için 
|
أو ÊW ya da 
|
يخرجوك YḢRCWK sürmeleri için 
|
ويمكرون WYMKRWN onlar tuzak kurarlarken 
|
ويمكر WYMKR tuzak kuruyordu 
|
الله ELLH Allah da 
|
والله WELLH Allah 
|
خير ḢYR en iyisidir 
|
الماكرين ELMEKRYN tuzak kuranların 
|
(8:30)


|
وإذا WÎZ̃E zaman 
|
تتلى TTL okunduğu 
|
عليهم ALYHM onlara 
|
آياتنا ËYETNE ayetlerimiz 
|
قالوا GELWE dediler 
|
قد GD̃ muhakkak 
|
سمعنا SMANE İşittik 
|
لو LW şayet 
|
نشاء NŞEÙ istesek 
|
لقلنا LGLNE biz de söyleriz 
|
مثل MS̃L gibisini 
|
هذا HZ̃E bunun 
|
إن ÎN 
|
هذا HZ̃E bu 
|
إلا ÎLE ancak 
|
أساطير ÊSEŦYR masallarındandır 
|
الأولين ELÊWLYN evvelkilerin 
|
(8:31)


|
وإذ WÎZ̃ ve hani 
|
قالوا GELWE demişlerdi 
|
اللهم ELLHM Allah'ım 
|
إن ÎN eğer 
|
كان KEN ise 
|
هذا HZ̃E bu 
|
هو HW (kişi) 
|
الحق ELḪG bir gerçek 
|
من MN 
|
عندك AND̃K senin yanından gelmiş 
|
فأمطر FÊMŦR yağdır 
|
علينا ALYNE başımıza 
|
حجارة ḪCERT taş 
|
من MN 
|
السماء ELSMEÙ gökten 
|
أو ÊW yahut 
|
ائتنا EÙTNE bize getir 
|
بعذاب BAZ̃EB bir azab 
|
أليم ÊLYM acıklı 
|
(8:32)


|
وما WME oysa 
|
كان KEN değildi 
|
الله ELLH Allah 
|
ليعذبهم LYAZ̃BHM onlara azab edecek 
|
وأنت WÊNT ve sen 
|
فيهم FYHM onların içinde bulundukça 
|
وما WME ve 
|
كان KEN değildi 
|
الله ELLH Allah 
|
معذبهم MAZ̃BHM onlara azab edecek 
|
وهم WHM ve onlar 
|
يستغفرون YSTĞFRWN istiğfar ederlerken 
|
(8:33)


|
وما WME neden 
|
لهم LHM onlara 
|
ألا ÊLE 
|
يعذبهم YAZ̃BHM azabetmesin? 
|
الله ELLH Allah 
|
وهم WHM onlar 
|
يصدون YṦD̃WN geri çevirdikleri 
|
عن AN 
|
المسجد ELMSCD̃ Mescid-i 
|
الحرام ELḪREM haramdan 
|
وما WME ve 
|
كانوا KENWE olmadıkları halde 
|
أولياءه ÊWLYEÙH onun velisi 
|
إن ÎN 
|
أولياؤه ÊWLYEÙH onun velileri 
|
إلا ÎLE sadece 
|
المتقون ELMTGWN korunanlardır 
|
ولكن WLKN fakat 
|
أكثرهم ÊKS̃RHM çokları 
|
لا LE 
|
يعلمون YALMWN bilmezler 
|
(8:34)


|
وما WME ve şey 
|
كان KEN olan 
|
صلاتهم ṦLETHM SaLât'leri / Destekleri 
|
عند AND̃ katında 
|
البيت ELBYT Beyt(ullah) 
|
إلا ÎLE başka 
|
مكاء MKEÙ ıslık çalmadan 
|
وتصدية WTṦD̃YT ve el çırpmadan 
|
فذوقوا FZ̃WGWE O halde tadın 
|
العذاب ELAZ̃EB azabı 
|
بما BME dolayı 
|
كنتم KNTM olmanızdan 
|
تكفرون TKFRWN inkar ediyor(lar) 
|
(8:35)


|
إن ÎN şüphesiz 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
كفروا KFRWE inkar eden(ler) 
|
ينفقون YNFGWN harcarlar 
|
أموالهم ÊMWELHM mallarını 
|
ليصدوا LYṦD̃WE engel olmak için 
|
عن AN 
|
سبيل SBYL yoluna 
|
الله ELLH Allah 
|
فسينفقونها FSYNFGWNHE ve harcayacaklar 
|
ثم S̃M sonra (bu) 
|
تكون TKWN olacak 
|
عليهم ALYHM kendilerine 
|
حسرة ḪSRT dert 
|
ثم S̃M nihayet 
|
يغلبون YĞLBWN yenilecekler 
|
والذين WELZ̃YN ve kimseler 
|
كفروا KFRWE inkar eden(ler) 
|
إلى ÎL 
|
جهنم CHNM cehenneme 
|
يحشرون YḪŞRWN sürüleceklerdir 
|
(8:36)


|
ليميز LYMYZ ayıklasın diye 
|
الله ELLH Allah 
|
الخبيث ELḢBYS̃ murdarı 
|
من MN 
|
الطيب ELŦYB temizden 
|
ويجعل WYCAL ve koyup 
|
الخبيث ELḢBYS̃ bütün murdarları 
|
بعضه BAŽH birini 
|
على AL üzerine 
|
بعض BAŽ diğerinin 
|
فيركمه FYRKMH yığsın da 
|
جميعا CMYAE hepsini 
|
فيجعله FYCALH atsın 
|
في FY 
|
جهنم CHNM cehenneme 
|
أولئك ÊWLÙK işte 
|
هم HM onlardır 
|
الخاسرون ELḢESRWN ziyana uğrayanlar 
|
(8:37)


|
قل GL söyle 
|
للذين LLZ̃YN kimselere 
|
كفروا KFRWE inkar eden(lere) 
|
إن ÎN eğer 
|
ينتهوا YNTHWE vazgeçerlerse 
|
يغفر YĞFR bağışlanır 
|
لهم LHM kendilerine 
|
ما ME olanlar 
|
قد GD̃ 
|
سلف SLF geçmiştekiler 
|
وإن WÎN yok yine 
|
يعودوا YAWD̃WE dönerlerse 
|
فقد FGD̃ elbette 
|
مضت MŽT geçerlidir 
|
سنت SNT kanunu 
|
الأولين ELÊWLYN öncekilerin 
|
(8:38)


|
وقاتلوهم WGETLWHM ve onlarla savaşın 
|
حتى ḪT kadar 
|
لا LE 
|
تكون TKWN kalmayıncaya 
|
فتنة FTNT fitne 
|
ويكون WYKWN ve oluncaya (kadar) 
|
الدين ELD̃YN din 
|
كله KLH tamamen 
|
لله LLH Allah'ın 
|
فإن FÎN eğer 
|
انتهوا ENTHWE son verirlerse 
|
فإن FÎN muhakkak ki 
|
الله ELLH Allah 
|
بما BME ne 
|
يعملون YAMLWN yaptıklarını 
|
بصير BṦYR görmektedir 
|
(8:39)


|
وإن WÎN eğer 
|
تولوا TWLWE dönerlerse 
|
فاعلموا FEALMWE bilin ki 
|
أن ÊN muhakkak 
|
الله ELLH Allah 
|
مولاكم MWLEKM sizin sahibinizdir 
|
نعم NAM O, ne güzel 
|
المولى ELMWL sahip 
|
ونعم WNAM ve ne güzel 
|
النصير ELNṦYR yardımcıdır 
|
(8:40)


|
واعلموا WEALMWE bilin ki 
|
أنما ÊNME 
|
غنمتم ĞNMTM aldığınız ganimetlerin 
|
من MN 
|
شيء ŞYÙ herbirinin 
|
فأن FÊN muhakkak 
|
لله LLH Allah'a aittir 
|
خمسه ḢMSH beşte biri 
|
وللرسول WLLRSWL ve Elçisine 
|
ولذي WLZ̃Y 
|
القربى ELGRB ve akrabalara 
|
واليتامى WELYTEM ve yetimlere 
|
والمساكين WELMSEKYN ve yoksullara 
|
وابن WEBN 
|
السبيل ELSBYL ve yolcu(lar)a 
|
إن ÎN eğer 
|
كنتم KNTM iseniz 
|
آمنتم ËMNTM inanmış 
|
بالله BELLH Allah'a 
|
وما WME ve 
|
أنزلنا ÊNZLNE indirdiğimize 
|
على AL 
|
عبدنا ABD̃NE kulumuza 
|
يوم YWM gününde 
|
الفرقان ELFRGEN ayrılma 
|
يوم YWM günde 
|
التقى ELTG karşılaştığı 
|
الجمعان ELCMAEN o iki topluluğun 
|
والله WELLH Allah 
|
على AL üzerine 
|
كل KL her 
|
شيء ŞYÙ şey 
|
قدير GD̃YR kadirdir 
|
(8:41)


|
إذ ÎZ̃ o vakit 
|
أنتم ÊNTM siz 
|
بالعدوة BELAD̃WT vadinin 
|
الدنيا ELD̃NYE yakın kenarında idiniz 
|
وهم WHM ve onlar da 
|
بالعدوة BELAD̃WT vadinin 
|
القصوى ELGṦW uzak kenarında idiler 
|
والركب WELRKB ve kervan da 
|
أسفل ÊSFL daha aşağıda idi 
|
منكم MNKM sizden 
|
ولو WLW ve eğer 
|
تواعدتم TWEAD̃TM sözleşmiş olsaydınız dahi 
|
لاختلفتم LEḢTLFTM buluşamazdınız 
|
في FY 
|
الميعاد ELMYAED̃ sözleştiğiniz vakitte 
|
ولكن WLKN fakat bu 
|
ليقضي LYGŽY yerine getirmesi içindir 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
أمرا ÊMRE bir işi 
|
كان KEN 
|
مفعولا MFAWLE yapılması gereken 
|
ليهلك LYHLK helak olsun diye 
|
من MN kimse 
|
هلك HLK helak olan 
|
عن AN 
|
بينة BYNT açık delille 
|
ويحيى WYḪY ve yaşasın diye 
|
من MN kimse (de) 
|
حي ḪY yaşayan 
|
عن AN 
|
بينة BYNT açık delille 
|
وإن WÎN çünkü 
|
الله ELLH Allah 
|
لسميع LSMYA işitendir 
|
عليم ALYM bilendir 
|
(8:42)


|
إذ ÎZ̃ hani 
|
يريكهم YRYKHM sana onları gösteriyordu 
|
الله ELLH Allah 
|
في FY 
|
منامك MNEMK uykunda 
|
قليلا GLYLE az 
|
ولو WLW ve eğer 
|
أراكهم ÊREKHM sana onları gösterseydi 
|
كثيرا KS̃YRE çok 
|
لفشلتم LFŞLTM çekinirdiniz 
|
ولتنازعتم WLTNEZATM ve çekişirdiniz 
|
في FY 
|
الأمر ELÊMR (savaş) iş(in)de 
|
ولكن WLKN fakat 
|
الله ELLH Allah 
|
سلم SLM kurtardı 
|
إنه ÎNH doğrusu O 
|
عليم ALYM bilir 
|
بذات BZ̃ET özünü 
|
الصدور ELṦD̃WR göğüslerin 
|
(8:43)


|
وإذ WÎZ̃ ta ki 
|
يريكموهم YRYKMWHM onları gösteriyor 
|
إذ ÎZ̃ zaman 
|
التقيتم ELTGYTM karşılaştığınız 
|
في FY 
|
أعينكم ÊAYNKM sizin gözlerinize 
|
قليلا GLYLE az 
|
ويقللكم WYGLLKM ve sizi de azaltıyordu 
|
في FY 
|
أعينهم ÊAYNHM onların gözlerinde 
|
ليقضي LYGŽY yerine getirmesi için 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
أمرا ÊMRE bir işi 
|
كان KEN 
|
مفعولا MFAWLE yapılması gereken 
|
وإلى WÎL ve 
|
الله ELLH Allah'a 
|
ترجع TRCA döndürülecektir 
|
الأمور ELÊMWR (bütün) işler 
|
(8:44)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
إذا ÎZ̃E zaman 
|
لقيتم LGYTM karşılaştığınız 
|
فئة FÙT bir toplulukla 
|
فاثبتوا FES̃BTWE sebat edin 
|
واذكروا WEZ̃KRWE ve anın 
|
الله ELLH Allah'ı 
|
كثيرا KS̃YRE çok 
|
لعلكم LALKM belki 
|
تفلحون TFLḪWN başarıya erişirsiniz 
|
(8:45)


|
وأطيعوا WÊŦYAWE ve ita'at edin 
|
الله ELLH Allah'a 
|
ورسوله WRSWLH ve Elçisine 
|
ولا WLE 
|
تنازعوا TNEZAWE birbirinizle çekişmeyin 
|
فتفشلوا FTFŞLWE yoksa korkuya kapılırsınız da 
|
وتذهب WTZ̃HB ve gider 
|
ريحكم RYḪKM gücünüz (devletiniz) 
|
واصبروا WEṦBRWE ve sabredin 
|
إن ÎN çünkü 
|
الله ELLH Allah 
|
مع MA beraberdir 
|
الصابرين ELṦEBRYN sabredenlerle 
|
(8:46)


|
ولا WLE 
|
تكونوا TKWNWE olmayın 
|
كالذين KELZ̃YN gibi 
|
خرجوا ḢRCWE çıkan 
|
من MN -ndan 
|
ديارهم D̃YERHM yurtları- 
|
بطرا BŦRE çalım satarak 
|
ورئاء WRÙEÙ ve gösteriş yaparak 
|
الناس ELNES insanlara 
|
ويصدون WYṦD̃WN ve men'edenler 
|
عن AN -ndan 
|
سبيل SBYL yolu- 
|
الله ELLH Allah 
|
والله WELLH ve Allah 
|
بما BME 
|
يعملون YAMLWN onların bütün yaptıklarını 
|
محيط MḪYŦ kuşatmıştı 
|
(8:47)


|
وإذ WÎZ̃ O zaman 
|
زين ZYN süslemiş 
|
لهم LHM onlara 
|
الشيطان ELŞYŦEN şeytan 
|
أعمالهم ÊAMELHM yaptıkları işi 
|
وقال WGEL ve demişti 
|
لا LE yoktur 
|
غالب ĞELB yenecek kimse 
|
لكم LKM sizi 
|
اليوم ELYWM bugün 
|
من MN -dan 
|
الناس ELNES insanlar- 
|
وإني WÎNY ve elbette ben 
|
جار CER yanınızdayım 
|
لكم LKM sizin 
|
فلما FLME fakat ne zaman 
|
تراءت TREÙT birbirini görünce 
|
الفئتان ELFÙTEN iki topluluk 
|
نكص NKṦ (geriye) dönüp 
|
على AL üzerine 
|
عقبيه AGBYH iki ökçesi 
|
وقال WGEL ve dedi ki 
|
إني ÎNY elbette ben 
|
بريء BRYÙ uzağım 
|
منكم MNKM sizden 
|
إني ÎNY elbette ben 
|
أرى ÊR görüyorum 
|
ما ME şeyleri 
|
لا LE 
|
ترون TRWN sizin görmediğinizi 
|
إني ÎNY elbette ben 
|
أخاف ÊḢEF korkarım 
|
الله ELLH Allah'tan 
|
والله WELLH zira Allah'ın 
|
شديد ŞD̃YD̃ çetindir 
|
العقاب ELAGEB cezası 
|
(8:48)


|
إذ ÎZ̃ o vakit 
|
يقول YGWL diyorlardı 
|
المنافقون ELMNEFGWN Münafıklar 
|
والذين WELZ̃YN ve kimseler 
|
في FY bulunan 
|
قلوبهم GLWBHM kalblerinde 
|
مرض MRŽ hastalık 
|
غر ĞR aldatmış 
|
هؤلاء HÙLEÙ bunları 
|
دينهم D̃YNHM dinleri 
|
ومن WMN oysa kim 
|
يتوكل YTWKL dayanırsa 
|
على AL 
|
الله ELLH Allah'a 
|
فإن FÎN şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
عزيز AZYZ daima galibtir 
|
حكيم ḪKYM hüküm ve hikmet sahibidir 
|
(8:49)


|
ولو WLW ve keşke 
|
ترى TR görseydin 
|
إذ ÎZ̃ 
|
يتوفى YTWF canlarını alırken 
|
الذين ELZ̃YN kimseleri 
|
كفروا KFRWE o inkar eden(leri) 
|
الملائكة ELMLEÙKT Melekler 
|
يضربون YŽRBWN vuruyorlar 
|
وجوههم WCWHHM yüzlerine 
|
وأدبارهم WÊD̃BERHM ve kıçlarına 
|
وذوقوا WZ̃WGWE haydi tadın 
|
عذاب AZ̃EB azabını 
|
الحريق ELḪRYG yangın 
|
(8:50)


|
ذلك Z̃LK işte bu 
|
بما BME yüzündendir 
|
قدمت GD̃MT yapıp öne sürdüğü işler 
|
أيديكم ÊYD̃YKM ellerinizin 
|
وأن WÊN yoksa şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
ليس LYS değildir 
|
بظلام BƵLEM zulmedici 
|
للعبيد LLABYD̃ kullara 
|
(8:51)


|
كدأب KD̃ÊB tıpkı gidişi gibidir 
|
آل ËL ailesi 
|
فرعون FRAWN Fir'avn 
|
والذين WELZ̃YN ve kimselerin 
|
من MN 
|
قبلهم GBLHM onlardan öncekilerin 
|
كفروا KFRWE (onlar da) inkar etmişlerdi 
|
بآيات B ËYET ayetlerini 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
فأخذهم FÊḢZ̃HM onları yakalamıştı 
|
الله ELLH Allah 
|
بذنوبهم BZ̃NWBHM günahlarıyla 
|
إن ÎN şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
قوي GWY güçlüdür 
|
شديد ŞD̃YD̃ çetindir 
|
العقاب ELAGEB cezası 
|
(8:52)


|
ذلك Z̃LK bu böyledir 
|
بأن BÊN çünkü 
|
الله ELLH Allah 
|
لم LM asla 
|
يك YK 
|
مغيرا MĞYRE değiştirmez 
|
نعمة NAMT ni'meti 
|
أنعمها ÊNAMHE onları nimetlendirdiği 
|
على AL 
|
قوم GWM bir millet 
|
حتى ḪT sürece 
|
يغيروا YĞYRWE değiştirmediği 
|
ما ME bulunanı 
|
بأنفسهم BÊNFSHM kendilerinde 
|
وأن WÊN ve şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
سميع SMYA işitendir 
|
عليم ALYM bilendir 
|
(8:53)


|
كدأب KD̃ÊB (Evet) gidişi gibi 
|
آل ËL ailesi 
|
فرعون FRAWN Fir'avn 
|
والذين WELZ̃YN ve kimselerin 
|
من MN 
|
قبلهم GBLHM onlardan öncekilerin 
|
كذبوا KZ̃BWE yalanlamışlardı 
|
بآيات B ËYET ayetlerini 
|
ربهم RBHM Rablerinin 
|
فأهلكناهم FÊHLKNEHM biz de onları mahvetmiştik 
|
بذنوبهم BZ̃NWBHM günahlarıyle 
|
وأغرقنا WÊĞRGNE ve boğmuştuk 
|
آل ËL ailesini 
|
فرعون FRAWN Fir'avn 
|
وكل WKL ve hepsi de 
|
كانوا KENWE 
|
ظالمين ƵELMYN zulmedicilerdi 
|
(8:54)


|
إن ÎN şüphesiz 
|
شر ŞR en kötüsü 
|
الدواب ELD̃WEB canlıların 
|
عند AND̃ göre 
|
الله ELLH Allah'a 
|
الذين ELZ̃YN kimselerdir 
|
كفروا KFRWE kafirlerdir 
|
فهم FHM artık onlar 
|
لا LE 
|
يؤمنون YÙMNWN inanmazlar 
|
(8:55)


|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
عاهدت AEHD̃T sen andlaşma yaptığın 
|
منهم MNHM kendileriyle 
|
ثم S̃M sonra 
|
ينقضون YNGŽWN bozarlar 
|
عهدهم AHD̃HM andlaşmalarını 
|
في FY 
|
كل KL her 
|
مرة MRT defasında 
|
وهم WHM ve onlar 
|
لا LE hiç 
|
يتقون YTGWN çekinmeden 
|
(8:56)


|
فإما FÎME bundan dolayı 
|
تثقفنهم TS̃GFNHM onları yakalarsan 
|
في FY 
|
الحرب ELḪRB savaşta 
|
فشرد FŞRD̃ dağıt 
|
بهم BHM onları 
|
من MN kimseleri de 
|
خلفهم ḢLFHM arkalarında ki 
|
لعلهم LALHM böylece 
|
يذكرون YZ̃KRWN ibret alsınlar 
|
(8:57)


|
وإما WÎME ve eğer 
|
تخافن TḢEFN korkarsan 
|
من MN 
|
قوم GWM bir kavmin 
|
خيانة ḢYENT hiyanet etmesinden 
|
فانبذ FENBZ̃ sen de davran 
|
إليهم ÎLYHM onlara 
|
على AL 
|
سواء SWEÙ aynı şekilde 
|
إن ÎN çünkü 
|
الله ELLH Allah 
|
لا LE 
|
يحب YḪB sevmez 
|
الخائنين ELḢEÙNYN hainleri 
|
(8:58)


|
ولا WLE 
|
يحسبن YḪSBN sanmasınlar 
|
الذين ELZ̃YN kimseler 
|
كفروا KFRWE inkar edenler 
|
سبقوا SBGWE kaçabileceklerini 
|
إنهم ÎNHM şüphesiz onlar 
|
لا LE 
|
يعجزون YACZWN (bizi) aciz bırakamazlar 
|
(8:59)


|
وأعدوا WÊAD̃WE hazırlayın 
|
لهم LHM onlara karşı 
|
ما ME 
|
استطعتم ESTŦATM gücünüz yettiği kadar 
|
من MN 
|
قوة GWT kuvvet 
|
ومن WMN 
|
رباط RBEŦ ve cihad için bağlanıp beslenen 
|
الخيل ELḢYL atlar 
|
ترهبون TRHBWN korkutursunuz 
|
به BH bununla 
|
عدو AD̃W düşmanını 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
وعدوكم WAD̃WKM ve sizin düşmanınızı 
|
وآخرين W ËḢRYN ve başkalarını 
|
من MN 
|
دونهم D̃WNHM onların dışında 
|
لا LE 
|
تعلمونهم TALMWNHM sizin bilmediğiniz 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
يعلمهم YALMHM bildiği 
|
وما WME ne ki 
|
تنفقوا TNFGWE harcarsanız 
|
من MN 
|
شيء ŞYÙ herşeyden 
|
في FY 
|
سبيل SBYL yolunda 
|
الله ELLH Allah 
|
يوف YWF tam olarak ödenir 
|
إليكم ÎLYKM size 
|
وأنتم WÊNTM ve siz 
|
لا LE 
|
تظلمون TƵLMWN hiç haksızlığa uğratılmazsınız 
|
(8:60)


|
وإن WÎN ve eğer 
|
جنحوا CNḪWE onlar yanaşırlarsa 
|
للسلم LLSLM barışa 
|
فاجنح FECNḪ sen de yanaş 
|
لها LHE ona 
|
وتوكل WTWKL ve dayan 
|
على AL 
|
الله ELLH Allah'a 
|
إنه ÎNH çünkü 
|
هو HW O 
|
السميع ELSMYA işitendir 
|
العليم ELALYM bilendir 
|
(8:61)


|
وإن WÎN eğer 
|
يريدوا YRYD̃WE isterlerse 
|
أن ÊN 
|
يخدعوك YḢD̃AWK sana hile yapmak 
|
فإن FÎN şüphesiz 
|
حسبك ḪSBK sana yeter 
|
الله ELLH Allah 
|
هو HW O 
|
الذي ELZ̃Y ki 
|
أيدك ÊYD̃K seni destekledi 
|
بنصره BNṦRH yardımıyle 
|
وبالمؤمنين WBELMÙMNYN ve mü'minleri 
|
(8:62)


|
وألف WÊLF ve uzlaştırdı 
|
بين BYN arasını 
|
قلوبهم GLWBHM onların kalblerinin 
|
لو LW şayet 
|
أنفقت ÊNFGT sen verseydin 
|
ما ME 
|
في FY bulunan 
|
الأرض ELÊRŽ yeryüzünde 
|
جميعا CMYAE herşeyi 
|
ما ME 
|
ألفت ÊLFT yine de uzlaştıramazdın 
|
بين BYN arasını 
|
قلوبهم GLWBHM onların kalblerinin 
|
ولكن WLKN fakat 
|
الله ELLH Allah 
|
ألف ÊLF uzlaştırdı 
|
بينهم BYNHM onların arasını 
|
إنه ÎNH çünkü O 
|
عزيز AZYZ daima üstündür 
|
حكيم ḪKYM hüküm ve hikmet sahibidir 
|
(8:63)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
النبي ELNBY peygamber 
|
حسبك ḪSBK sana yeter 
|
الله ELLH Allah 
|
ومن WMN ve kimselere 
|
اتبعك ETBAK sana tabi olanlara 
|
من MN -den 
|
المؤمنين ELMÙMNYN mü'minler- 
|
(8:64)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
النبي ELNBY peygamber 
|
حرض ḪRŽ teşvik et 
|
المؤمنين ELMÙMNYN mü'minleri 
|
على AL 
|
القتال ELGTEL savaşa 
|
إن ÎN eğer 
|
يكن YKN olursa 
|
منكم MNKM sizden 
|
عشرون AŞRWN yirmi (kişi) 
|
صابرون ṦEBRWN sabreden 
|
يغلبوا YĞLBWE yenerler 
|
مائتين MEÙTYN iki yüz(kafir)i 
|
وإن WÎN ve eğer 
|
يكن YKN olursa 
|
منكم MNKM sizden 
|
مائة MEÙT yüz (kişi) 
|
يغلبوا YĞLBWE yenerler 
|
ألفا ÊLFE bin (kişiyi) 
|
من MN -den 
|
الذين ELZ̃YN kimseler- 
|
كفروا KFRWE kafir(ler) 
|
بأنهم BÊNHM çünkü onlar 
|
قوم GWM bir topluluktur 
|
لا LE 
|
يفقهون YFGHWN anlamaz 
|
(8:65)


|
الآن EL ËN şimdi 
|
خفف ḢFF hafifletti 
|
الله ELLH Allah 
|
عنكم ANKM sizden 
|
وعلم WALM ve bildi 
|
أن ÊN 
|
فيكم FYKM sizde bulunduğunu 
|
ضعفا ŽAFE zayıflık 
|
فإن FÎN bundan böyle 
|
يكن YKN olsa 
|
منكم MNKM sizden 
|
مائة MEÙT yüz (kişi) 
|
صابرة ṦEBRT sabreden 
|
يغلبوا YĞLBWE yenerler 
|
مائتين MEÙTYN iki yüz(kafir)i 
|
وإن WÎN ve eğer 
|
يكن YKN olsa 
|
منكم MNKM sizden 
|
ألف ÊLF bin (kişi) 
|
يغلبوا YĞLBWE yenerler 
|
ألفين ÊLFYN iki bin(kafir)i 
|
بإذن BÎZ̃N izniyle 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
والله WELLH Allah 
|
مع MA beraberdir 
|
الصابرين ELṦEBRYN sabredenlerle 
|
(8:66)


|
ما ME 
|
كان KEN yakışmaz 
|
لنبي LNBY hiçbir peygambere 
|
أن ÊN 
|
يكون YKWN olmak 
|
له LH sahibi 
|
أسرى ÊSR esirler 
|
حتى ḪT kadar 
|
يثخن YS̃ḢN ağır basıncaya 
|
في FY 
|
الأرض ELÊRŽ yeryüzünde 
|
تريدون TRYD̃WN siz istiyorsunuz 
|
عرض ARŽ geçici malını 
|
الدنيا ELD̃NYE dünya 
|
والله WELLH Allah ise 
|
يريد YRYD̃ istiyor 
|
الآخرة EL ËḢRT ahireti 
|
والله WELLH Allah 
|
عزيز AZYZ daima üstün 
|
حكيم ḪKYM hüküm ve hikmet sahibidir 
|
(8:67)


|
لولا LWLE eğer olmasaydı 
|
كتاب KTEB bir yazı 
|
من MN -tan 
|
الله ELLH Allah- 
|
سبق SBG geçmiş 
|
لمسكم LMSKM size mutlaka dokunurdu 
|
فيما FYME dolayı 
|
أخذتم ÊḢZ̃TM aldığınız fidyeden 
|
عذاب AZ̃EB bir azab 
|
عظيم AƵYM büyük 
|
(8:68)


|
فكلوا FKLWE artık yeyin 
|
مما MME 
|
غنمتم ĞNMTM aldığınız ganimetten 
|
حلالا ḪLELE helal 
|
طيبا ŦYBE (ve) temiz olarak 
|
واتقوا WETGWE ve korkun 
|
الله ELLH Allah'tan 
|
إن ÎN şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
غفور ĞFWR bağışlayandır 
|
رحيم RḪYM esirgeyendir 
|
(8:69)


|
يا YE EY/HEY/AH 
|
أيها ÊYHE SİZ! 
|
النبي ELNBY peygamber 
|
قل GL söyle 
|
لمن LMN kimselere 
|
في FY bulunan 
|
أيديكم ÊYD̃YKM ellerinizde 
|
من MN -den 
|
الأسرى ELÊSR esirler- 
|
إن ÎN eğer 
|
يعلم YALM bilirse 
|
الله ELLH Allah 
|
في FY olduğunu 
|
قلوبكم GLWBKM sizin kalblerinizde 
|
خيرا ḢYRE bir hayır 
|
يؤتكم YÙTKM size verir 
|
خيرا ḢYRE daha hayırlısını 
|
مما MME (fidye)den 
|
أخذ ÊḢZ̃ alınan 
|
منكم MNKM sizden 
|
ويغفر WYĞFR ve bağışlar 
|
لكم LKM sizi 
|
والله WELLH Allah 
|
غفور ĞFWR bağışlayandır 
|
رحيم RḪYM esirgeyendir 
|
(8:70)


|
وإن WÎN eğer 
|
يريدوا YRYD̃WE isterlerse 
|
خيانتك ḢYENTK sana hainlik yapmak 
|
فقد FGD̃ muhakkak 
|
خانوا ḢENWE hainlik yapmışlardı 
|
الله ELLH Allah'a da 
|
من MN 
|
قبل GBL daha önce 
|
فأمكن FÊMKN bu yüzden imkan verdi 
|
منهم MNHM onlara karşı 
|
والله WELLH Allah 
|
عليم ALYM bilendir 
|
حكيم ḪKYM yerli yerince yapandır 
|
(8:71)


|
إن ÎN şüphesiz 
|
الذين ELZ̃YN onlar ki 
|
آمنوا ËMNWE inandılar 
|
وهاجروا WHECRWE ve hicret ettiler 
|
وجاهدوا WCEHD̃WE ve savaştılar 
|
بأموالهم BÊMWELHM mallarıyla 
|
وأنفسهم WÊNFSHM ve canlarıyla 
|
في FY 
|
سبيل SBYL yolunda 
|
الله ELLH Allah 
|
والذين WELZ̃YN ve onlar ki 
|
آووا ËWWE barındırdılar 
|
ونصروا WNṦRWE ve yardım ettiler 
|
أولئك ÊWLÙK işte onlar 
|
بعضهم BAŽHM bir kısmı 
|
أولياء ÊWLYEÙ velisidir 
|
بعض BAŽ bir kısmının 
|
والذين WELZ̃YN ve kimseler 
|
آمنوا ËMNWE inanan(lar) 
|
ولم WLM ve 
|
يهاجروا YHECRWE hicret etmeyenler 
|
ما ME yoktur 
|
لكم LKM size 
|
من MN -nden 
|
ولايتهم WLEYTHM onların velayeti- 
|
من MN 
|
شيء ŞYÙ bir şey 
|
حتى ḪT kadar 
|
يهاجروا YHECRWE onlar hicret edinceye 
|
وإن WÎN fakat 
|
استنصروكم ESTNṦRWKM yardım isterlerse 
|
في FY 
|
الدين ELD̃YN dinde 
|
فعليكم FALYKM sizin üzerinize borçtur 
|
النصر ELNṦR yardım etmeniz 
|
إلا ÎLE yalnız olmaz 
|
على AL karşı 
|
قوم GWM bir topluma 
|
بينكم BYNKM aranızda 
|
وبينهم WBYNHM ve aralarında 
|
ميثاق MYS̃EG andlaşma bulunan 
|
والله WELLH Allah 
|
بما BME 
|
تعملون TAMLWN yaptıklarınızı 
|
بصير BṦYR görmektedir 
|
(8:72)


|
والذين WELZ̃YN kimseler 
|
كفروا KFRWE inkar eden(ler) 
|
بعضهم BAŽHM bazıları 
|
أولياء ÊWLYEÙ velisidirler 
|
بعض BAŽ diğerlerinin 
|
إلا ÎLE 
|
تفعلوه TFALWH eğer bunu yapmazsanız 
|
تكن TKN olur 
|
فتنة FTNT fitne 
|
في FY 
|
الأرض ELÊRŽ yeryüzünde 
|
وفساد WFSED̃ ve bir kargaşa 
|
كبير KBYR büyük 
|
(8:73)


|
والذين WELZ̃YN onlar ki 
|
آمنوا ËMNWE inandılar 
|
وهاجروا WHECRWE ve hicret ettiler 
|
وجاهدوا WCEHD̃WE ve savaştılar 
|
في FY 
|
سبيل SBYL yolunda 
|
الله ELLH Allah 
|
والذين WELZ̃YN ve onlar ki 
|
آووا ËWWE barındırdılar 
|
ونصروا WNṦRWE ve yardım ettiler 
|
أولئك ÊWLÙK işte 
|
هم HM onlardır 
|
المؤمنون ELMÙMNWN mü'minler 
|
حقا ḪGE gerçek 
|
لهم LHM onlar için vardır 
|
مغفرة MĞFRT bağışlanma 
|
ورزق WRZG ve rızık 
|
كريم KRYM bol 
|
(8:74)


|
والذين WELZ̃YN ve onlar ki 
|
آمنوا ËMNWE inandılar 
|
من MN -dan 
|
بعد BAD̃ sonra- 
|
وهاجروا WHECRWE ve hicret ettiler 
|
وجاهدوا WCEHD̃WE ve savaştılar 
|
معكم MAKM sizinle beraber 
|
فأولئك FÊWLÙK işte onlar 
|
منكم MNKM sizdendir 
|
وأولو WÊWLW ve sahipleri 
|
الأرحام ELÊRḪEM rahim (akrabalar) 
|
بعضهم BAŽHM birbirlerine 
|
أولى ÊWL daha yakındırlar 
|
ببعض BBAŽ birbirlerine 
|
في FY göre 
|
كتاب KTEB Kitabına 
|
الله ELLH Allah'ın 
|
إن ÎN şüphesiz 
|
الله ELLH Allah 
|
بكل BKL her 
|
شيء ŞYÙ şeyi 
|
عليم ALYM bilir 
|
(8:75)
