Önceki Sonraki

8:72Enfâl  Suresi 72. Ayet

Kuran Sırası: 8 İniş Sırası: 88
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475

8:72Enfâl  Suresi 72. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إن
inne
|
şüphesiz
2
الذين
elleƶīne
|
onlar ki
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inandılar
Kombi Müfredat
وهاجروا
ve hācerū
HCR|ه ج ر
ve hicret ettiler
Kombi Müfredat
وجاهدوا
ve cāhedū
CHD̃|ج ه د
ve savaştılar
Kombi Müfredat
بأموالهم
biemvālihim
MVL|م و ل
mallarıyla
Kombi Müfredat
وأنفسهم
ve enfusihim
NFS|ن ف س
ve canlarıyla
8
في
|
Kombi Müfredat
سبيل
sebīli
SBL|س ب ل
yolunda
10
الله
llahi
|
Allah
11
والذين
velleƶīne
|
ve onlar ki
12 Kombi Müfredat
آووا
āvev
EVY|ا و ي
barındırdılar
13 Kombi Müfredat
ونصروا
ve neSarū
NṦR|ن ص ر
ve yardım ettiler
14
أولئك
ulāike
|
işte onlar
15 Kombi Müfredat
بعضهم
beǎ'Duhum
BAŽ|ب ع ض
bir kısmı
16 Kombi Müfredat
أولياء
evliyā'u
VLY|و ل ي
velisidir
17 Kombi Müfredat
بعض
beǎ'Din
BAŽ|ب ع ض
bir kısmının
18
والذين
velleƶīne
|
ve kimseler
19 Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
20
ولم
velem
|
ve
21 Kombi Müfredat
يهاجروا
yuhācirū
HCR|ه ج ر
hicret etmeyenler
22
ما
|
yoktur
23
لكم
lekum
|
size
24
من
min
|
-nden
25 Kombi Müfredat
ولايتهم
velāyetihim
VLY|و ل ي
onların velayeti-
26
من
min
|
27 Kombi Müfredat
شيء
şey'in
ŞYE|ش ي ا
bir şey
28
حتى
Hattā
|
kadar
29 Kombi Müfredat
يهاجروا
yuhācirū
HCR|ه ج ر
onlar hicret edinceye
30
وإن
ve ini
|
fakat
31 Kombi Müfredat
استنصروكم
stenSarūkum
NṦR|ن ص ر
yardım isterlerse
32
في
|
33 Kombi Müfredat
الدين
d-dīni
D̃YN|د ي ن
dinde
34
فعليكم
feǎleykumu
|
sizin üzerinize borçtur
35 Kombi Müfredat
النصر
n-neSru
NṦR|ن ص ر
yardım etmeniz
36
إلا
illā
|
yalnız olmaz
37
على
ǎlā
|
karşı
38 Kombi Müfredat
قوم
ḳavmin
GVM|ق و م
bir topluma
39 Kombi Müfredat
بينكم
beynekum
BYN|ب ي ن
aranızda
40 Kombi Müfredat
وبينهم
ve beynehum
BYN|ب ي ن
ve aralarında
41 Kombi Müfredat
ميثاق
mīṧāḳun
VS̃G|و ث ق
andlaşma bulunan
42
والله
vallahu
|
Allah
43
بما
bimā
|
44 Kombi Müfredat
تعملون
teǎ'melūne
AML|ع م ل
yaptıklarınızı
45 Kombi Müfredat
بصير
beSīrun
BṦR|ب ص ر
görmektedir
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: onlar ki | امَنُوا: inandılar | وَهَاجَرُوا: ve hicret ettiler | وَجَاهَدُوا: ve savaştılar | بِأَمْوَالِهِمْ: mallarıyla | وَأَنْفُسِهِمْ: ve canlarıyla | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | وَالَّذِينَ: ve onlar ki | اوَوْا: barındırdılar | وَنَصَرُوا: ve yardım ettiler | أُولَٰئِكَ: işte onlar | بَعْضُهُمْ: bir kısmı | أَوْلِيَاءُ: velisidir | بَعْضٍ: bir kısmının | وَالَّذِينَ: ve kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | وَلَمْ: ve | يُهَاجِرُوا: hicret etmeyenler | مَا: yoktur | لَكُمْ: size | مِنْ: -nden | وَلَايَتِهِمْ: onların velayeti- | مِنْ: | شَيْءٍ: bir şey | حَتَّىٰ: kadar | يُهَاجِرُوا: onlar hicret edinceye | وَإِنِ: fakat | اسْتَنْصَرُوكُمْ: yardım isterlerse | فِي: | الدِّينِ: dinde | فَعَلَيْكُمُ: sizin üzerinize borçtur | النَّصْرُ: yardım etmeniz | إِلَّا: yalnız olmaz | عَلَىٰ: karşı | قَوْمٍ: bir topluma | بَيْنَكُمْ: aranızda | وَبَيْنَهُمْ: ve aralarında | مِيثَاقٌ: andlaşma bulunan | وَاللَّهُ: Allah | بِمَا: | تَعْمَلُونَ: yaptıklarınızı | بَصِيرٌ: görmektedir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN şüphesiz | الذين ELZ̃YN onlar ki | آمنوا ËMNWE inandılar | وهاجروا WHECRWE ve hicret ettiler | وجاهدوا WCEHD̃WE ve savaştılar | بأموالهم BÊMWELHM mallarıyla | وأنفسهم WÊNFSHM ve canlarıyla | في FY | سبيل SBYL yolunda | الله ELLH Allah | والذين WELZ̃YN ve onlar ki | آووا ËWWE barındırdılar | ونصروا WNṦRWE ve yardım ettiler | أولئك ÊWLÙK işte onlar | بعضهم BAŽHM bir kısmı | أولياء ÊWLYEÙ velisidir | بعض BAŽ bir kısmının | والذين WELZ̃YN ve kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | ولم WLM ve | يهاجروا YHECRWE hicret etmeyenler | ما ME yoktur | لكم LKM size | من MN -nden | ولايتهم WLEYTHM onların velayeti- | من MN | شيء ŞYÙ bir şey | حتى ḪT kadar | يهاجروا YHECRWE onlar hicret edinceye | وإن WÎN fakat | استنصروكم ESTNṦRWKM yardım isterlerse | في FY | الدين ELD̃YN dinde | فعليكم FALYKM sizin üzerinize borçtur | النصر ELNṦR yardım etmeniz | إلا ÎLE yalnız olmaz | على AL karşı | قوم GWM bir topluma | بينكم BYNKM aranızda | وبينهم WBYNHM ve aralarında | ميثاق MYS̃EG andlaşma bulunan | والله WELLH Allah | بما BME | تعملون TAMLWN yaptıklarınızı | بصير BṦYR görmektedir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: şüphesiz | elleƶīne: onlar ki | āmenū: inandılar | ve hācerū: ve hicret ettiler | ve cāhedū: ve savaştılar | biemvālihim: mallarıyla | ve enfusihim: ve canlarıyla | : | sebīli: yolunda | llahi: Allah | velleƶīne: ve onlar ki | āvev: barındırdılar | ve neSarū: ve yardım ettiler | ulāike: işte onlar | beǎ'Duhum: bir kısmı | evliyā'u: velisidir | beǎ'Din: bir kısmının | velleƶīne: ve kimseler | āmenū: inanan(lar) | velem: ve | yuhācirū: hicret etmeyenler | : yoktur | lekum: size | min: -nden | velāyetihim: onların velayeti- | min: | şey'in: bir şey | Hattā: kadar | yuhācirū: onlar hicret edinceye | ve ini: fakat | stenSarūkum: yardım isterlerse | : | d-dīni: dinde | feǎleykumu: sizin üzerinize borçtur | n-neSru: yardım etmeniz | illā: yalnız olmaz | ǎlā: karşı | ḳavmin: bir topluma | beynekum: aranızda | ve beynehum: ve aralarında | mīṧāḳun: andlaşma bulunan | vallahu: Allah | bimā: | teǎ'melūne: yaptıklarınızı | beSīrun: görmektedir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: şüphesiz | ELZ̃YN: onlar ki | ËMNVE: inandılar | VHECRVE: ve hicret ettiler | VCEHD̃VE: ve savaştılar | BÊMVELHM: mallarıyla | VÊNFSHM: ve canlarıyla | FY: | SBYL: yolunda | ELLH: Allah | VELZ̃YN: ve onlar ki | ËVVE: barındırdılar | VNṦRVE: ve yardım ettiler | ÊVLÙK: işte onlar | BAŽHM: bir kısmı | ÊVLYEÙ: velisidir | BAŽ: bir kısmının | VELZ̃YN: ve kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | VLM: ve | YHECRVE: hicret etmeyenler | ME: yoktur | LKM: size | MN: -nden | VLEYTHM: onların velayeti- | MN: | ŞYÙ: bir şey | ḪT: kadar | YHECRVE: onlar hicret edinceye | VÎN: fakat | ESTNṦRVKM: yardım isterlerse | FY: | ELD̃YN: dinde | FALYKM: sizin üzerinize borçtur | ELNṦR: yardım etmeniz | ÎLE: yalnız olmaz | AL: karşı | GVM: bir topluma | BYNKM: aranızda | VBYNHM: ve aralarında | MYS̃EG: andlaşma bulunan | VELLH: Allah | BME: | TAMLVN: yaptıklarınızı | BṦYR: görmektedir | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İnanıp yurtlarından göçenler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda savaşanlar, bunları yer-yurt sâhibi edip barındıranlar ve yardımda bulunanlarsa işte bunlar, mîrasta birbirlerinin velîleridir. İnandıkları halde yurtlarından göçmeyenlere gelince, göçünceye dek onların mîraslarında bir hakkınız yoktur. Dine ait bir hususta sizden yardım isterlerse, aranızda bir ahit bulunan topluluğa karşı olmamak şartıyla onlara yardım etmeniz gerektir ve Allah, ne yaparsanız hepsini de görür.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onlar ki iman ettiler ve (bu uğurda) hicret ettiler; Allâh yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücahede ettiler ve hicret edenleri barındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar birbirlerinin velîleridir. . . İman edip hicret etmeyenlere gelince; hicret edinceye kadar onlara sahip çıkma konusunda bir sorumluluğunuz yoktur! Eğer Din'de sizden yardım isterler ise, yardım etmek sizin üzerinize borçtur. Ancak sizinle onlar arasında bir anlaşma olan kavmin aleyhine olmamak üzere. . . Allâh yapmakta olduklarınızı (B sırrınca) Basıyr'dir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İman edip baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenler, Allah yolunda, İslâm uğrunda, mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve muhacirleri bağırlarına basıp yardım edenler, işte onlar birbirlerinin dostları, velîleridir. Birbirlerinin işlerini görürler, haklarını ve menfaatlerini korurlar. Kamu görevlerini icraya birbirlerini yetkili kılarlar. İman edip de, özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için, hicret etmeyenlerin üzerinde, hicret edinceye kadar velâyet, hükümranlık hakkınızı kullanamaz, onların şeriatten doğan hakları ve sorumlulukları dolayısıyla onlara, iç hukuk işlemleri uygulayamazsınız. Dini yaşamada, şeriatı uygulamada, üzerlerindeki baskı ve işkencenin kaldırılması konularında sizden yardım isterlerse, devlet olarak da, şahsen de onlara yardım etmeniz üzerinize borçtur. Ancak, sizinle aralarında antlaşma olan kavimlerin aleyhlerine olmamak şartıyla yardım edebilirsiniz. Allah işlemekte olduğunuz amelleri biliyor, görüyor.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve onları barındırıp kendilerine yardım edenler işte bunlar birbirlerinin dostlarıdırlar (velileridirler). İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret etmedikleri sürece onların velayetlerinden size bir şey yoktur [11]. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir topluluğa karşı olmamak şartıyla onlara yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Allah, yaptıklarınızı görendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İman edenler, Allah için hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücahede edenler (ki bunlar Muhacirlerdir) , bir de Muhacirleri barındıranlar ve onlara yardım edenler var ya, işte onlar mirasta birbirlerinin velileridirler. (Bidâyette muhacirlerle Ensar birbirlerine mirasçı olurlardı. Sonra bu hüküm kaldırılmıştır). İman edip de hicret etmiyenlere gelince; hicretlerine kadar sizin için mirasda onlara hiç bir velâyetiniz yoktur. Bununla beraber eğer dinde yardımınızı isterlerse, onlara yardım etmekde üzerinize borçdur; ancak sizinle aralarında andlaşma (muahede) bulunan bir kavim aleyhine değil. (Bu takdirde bu müminlere yardım yapılmaz). Allah, yaptıklarınızı tamamıyla görücüdür.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Dogrusu inanip hicret edenler, Allah yolunda mallariyla canlariyla cihat edenler ve muhacirleri barindirip onlara yardim edenler, iste bunlar birbirinin dostudurlur. Inanip hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostlugunuz yoktur. Fakat din ugrunda yardim isterlerse, aranizda anlasma olmayan topluluktan baskasina karsi onlara yardim etmeniz gerekir. Allah islediklerinizi gorur.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar ki inanıp hicret ettiler ve mallariyle canlariyle Allah yolunda savaştılar ve onlar ki (hicret edenleri) barındırıp yardımda bulundular, işte bunlar birbirlerinin dostu ve yârıdır. Onlar ki inandılar ama hicret etmediler, üzerlerinde —hicret etmelerine kadar— lehlerine hiçbir velayetiniz yoktur. Bununla beraber dinde size yardım etmek isterlerse, sizinle aralarında kesin anlaşma bulunan bir cemaat dışında onlara yardım size gerekir. Allah yapageldiğiniz şeyleri görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu inanıp hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenler ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirinin dostudurlar. İnanıp hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrunda yardım isterlerse, aranızda anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Allah işlediklerinizi görür.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnananlar, ALLAH yolunda göç edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ve onları barındırıp onlara yardım edenler birbirlerinin dostudur. İnandığı halde sizinle birlikte göç etmeyenler göç edinceye kadar onlardan sorumlu değilsiniz. Ancak onlar, din bağından ötürü sizden yardım isterlerse, aranızda anlaşma bulunan bir topluma karşı olmaması koşuluyla kendilerine yardım etmelisiniz. ALLAH yaptıklarınızı Görendir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Gerçekten de iman edip hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad veren, onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İman ettiği halde henüz hicret etmemiş olanlar, hicret edinceye kadar onlar üzerinde herhangi bir velayet hakkınız yoktur. Bununla beraber dinde sizden yardım isterlerse, sizinle arasında antlaşma bulunanlar aleyhine bir durum olmadıkça, onlara yardım etmeniz de üzerinize borçtur. Allah bütün yaptıklarınızı görüp duruyor.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İman edip yurtlarından göç eden ve mallarıyla canlarıyla Allah yolunda savaşanlar ile onları barındıranlar ve yardıma koşanlar, birbirlerinin dostudurlar. İman edip de hicret etmeyenler hicret edinceye kadar sizin için onlara velayet namına birşey yoktur. Bununla beraber sizden dine ait bir konuda yardım isterlerse, aranızda antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak şartıyla, yardım etmek de üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı görüp gözetir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : O kimseler ki iyman ettiler ve mühacir oldular ve mallariyle, canlariyle Allah yolunda mücahede eylediler ve o kimseler ki barındırdılar, ve yardıma koştular işte bunlar birbirlerinin velileridirler, iyman edib de hicret etmiyenler ise hicretlerine kadar sizin için onlara velâyet namına bir şey yoktur, bununla beraber eğer dinde yardımınızı isterlerse yardım etmek de üzerinize borcdur, ancak sizinle aralarında mîsak bulunan bir kavm aleyhine değil, Allah amellerinizi gözetiyorDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İman edip Medine'ye göçenler ve Allah yolunda canları ile malları ile cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler birbirlerinin yandaşları, koruyucularıdırlar. İman edip Medine'ye göçetmeyenlere gelince, bunlar göçetmedikçe kendilerine karşı hiçbir yandaşlık, koruyuculuk yükümlülüğünüz yoktur. Eğer böyleleri sizden, aranızda saldırmazlık antlaşması bulunmayan bir topluma karşı din konusunda yardım isterlerse kendilerine yardım etmekte yükümlüsünüz. Allah yaptığınız her şeyi görür.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Gerçek şu ki, inananlar, hicret edenler ve Tanrı yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İnanıp hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Kuşkusuz iman etmiş, yurtlarından göç etmiş, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşan ve barındırıp yardım eden şu kimseler; evet işte bunlar, bazısı bazısının yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakını olanlardır. İnanan ve hicret etmeyen kimselere gelince, hicret edene kadar, onlara yakınlık söz konusu değildir. Ve din uğrunda yardım isterlerse, aranızda antlaşma bulunan bir halk zararına olmaksızın, onlara yardım etmeniz gerekir. Ve Allah, yaptıklarınızı çok iyi görendir. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İman edib hicret edenler, Allah yolunda bulunanlar, canlariyle cihâdda bulunanlar, (muhacirleri) barındırıb yardım edenler (yok mu?), işte onlar birbirinin (mîrasda) velîleridir îman getirib de hicret etmeyenlere ise, hicret edecekleri zamana kadar, sizin onlara hiç bir şey ile velayetiniz yokdur. (Bununla beraber) eğer onlar dîn hususunda sizden yardım isterlerse yardım etmek üstünüze borcdur. Şu kadar ki sizinle aralarında muaahede bulunan bir kavm aleyhinde değil. Allah yapacaklarınızı hakkıyle görücüdür. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Doğrusu îmân edip hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihâd eden (Muhâcir)ler ve (onları) barındırıp yardım edenler (Ensâr) var ya, işte onlar birbirlerinin velîleri (vârisleri)dirler. Îmân edip de (henüz) hicret etmeyenler ise, hicret edinceye kadar onların velâyetinden(mîrasçılığından) size hiçbir şey yoktur. Fakat din husûsunda sizden yardım isterlerse, artık üzerinize (onlara) yardım etmek düşer; ancak aranızda kendileriyle andlaşma bulunan bir kavme karşı (yardım istemeleri) müstesnâ. Allah ise, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görücüdür.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Muhakkak ki iman edip hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler; barındırıp yardım edenler, işte onlar; birbirinin dostudurlar. İman edip de hicret etmeyenlere gelince; hicret edene kadar sizin onlarla bir dostluğunuz yoktur. Şayet onlar da din hususunda sizden yardım isterlerse; sizinle aralarında muahede bulunan bir kavim aleyhinde olmamak üzere onlara yardım etmek boynunuza borçtur. Allah yaptıklarınızı görendir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki; âmenû olan ve hicret eden (göç eden kimseler) ve mallarıyla ve nefsleriyle (canlarıyla) Allah yolunda cihad edenler (savaşanlar), (onları) barındıran (himaye eden) ve yardım edenler, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. Onlar hicret edinceye kadar, onların velâyeti için, sizin üzerinizde bir şey (sorumluluk) yoktur. Ve eğer onlar dîn konusunda sizden yardım isterlerse, sizin ve onların arasında bir misak (durumu) olması hariç, o zaman yardım (etmek) üzerinizedir (üzerinize farzdır). Ve Allah, yapmakta olduğunuz şeyleri görendir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Öte yandan imana erişen, zulmün egemen olduğu diyardan göç eden, Allah yolunda mallarıyla çaba gösterip duran kimselere ve (onlara) kol kanat açıp, yardım edenlere gelince; işte bunlar (sahiden) birbirlerinin dostu ve hamileridir. Fakat inanmış oldukları halde (sizin beldenize) göç etmemiş olan kimselere gelince; onların korunup gözetilmesinden hiçbir bakımdan siz sorumlu değilsiniz, ta ki (sizin yanınıza) göç edecekleri vakte kadar. Yine de, dinsel baskılara karşı sizden yardım isterlerse, (onlara) yardım elinizi uzatmaktır size düşen; yeter ki (bu yardım) kendileriyle aranızda andlaşma bulunan bir topluluğa karşı olmasın; çünkü Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : O kimseler ki, imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve Allah yolunda mallarıyla ve nefisleriyle mücâhedeye atıldılar ve o kimseler ki, yer verdiler ve yardım ettiler, işte onlar birbirlerinin velîleridir. Ve o kimseler ki, imân ettiler de muhâcerette bulunmadılar. Hicret edinceye kadar onların velâyetinden hiçbir şey size ait değildir. Ve eğer din hususunda yardımınızı isterlerse yardım etmek üzerinize icab eder. Ancak sizinle aralarında bir muâhede bulunmuş olan bir kavim aleyhine değil! Ve Allah Teâlâ yapacaklarınızı tamamıyla görücüdür.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler birbirlerinin dostlarıdırlar. İman edip hicret etmeyenlerle, hicret edinceye kadar sizin dostluğunuz yoktur. Şayet onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur. Ancak aranızda sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olursa o, bu hükmün dışındadır. Allah yaptıklarınızı görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : İman eden, hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat eden ve (muhacirleri) barındırıp, onlara yardım edenler. İşte onlar birbirlerinin velisidir. İman edip de hicret etmeyenler, onlar hicret edene kadar hiç bir velayetiniz yoktur. Fakat din hususunda sizden yardım isterlerse onlara -aranızda anlaşma olan toplumdan başkasına karşı- yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İman edip Allah yolunda hicret edenler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenlerle onları barındıran ve onlara yardım eden Ensar var ya, işte bunlar birbirlerinin velileridir (malda da birbirlerinin vârisidirler). İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret etmedikçe, sizin için mirasda onlara hiçbir velayet yoktur. Bununla beraber eğer din hususunda sizden yardım isterlerse sizinle aralarında sözleşme bulunan bir topluluk aleyhine olmamak şartıyla, onlara yardım etmeniz gerekir. Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlar ki inandılar, hicret ettiler, Allâh yolunda mallariyle, canlariyle savaştılar ve onlar ki (yurtlarına göçenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar, birbirlerinin velisi(dostu, koruyucusu)durlar. İnanıp da hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar, onların velâyetinden size bir şey yoktur (onları korumakla yükümlü değilsiniz). Fakat dinde yardım isterlerse (onlara) yardım etmeniz gerekir. Yalnız, aranızda andlaşma bulunan bir topluma karşı (yardım etmeniz) olmaz. Allâh, yaptıklarınızı görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiçbir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İman eden, hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimseler ile onları barındıran ve onlara yardımcı olanlar birbirinin velisidirler. İman etmiş, fakat hicret etmemiş olanların ise, hicret edinceye kadar, velâyetleri size ait değildir. Ancak onlar din konusunda sizden yardım isterlerse, aranızda antlaşma bulunan bir kavme karşı olmamak şartıyla onlara yardım etmek üzerinize borç olur. Allah ise sizin bütün yaptıklarınızı görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar ki inanıp hicret ettiler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda savaştılar ve onlar ki hicret edenleri barındırdılar, onlara yardım ettiler, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edecekleri vakte kader size onların yönetiminden bir şey düşmüyor. Ama sizden dinde yardım isterlerse, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere, kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.