Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: O zaman | زَيَّنَ: süslemiş | لَهُمُ: onlara | الشَّيْطَانُ: şeytan | أَعْمَالَهُمْ: yaptıkları işi | وَقَالَ: ve demişti | لَا: yoktur | غَالِبَ: yenecek kimse | لَكُمُ: sizi | الْيَوْمَ: bugün | مِنَ: -dan | النَّاسِ: insanlar- | وَإِنِّي: ve elbette ben | جَارٌ: yanınızdayım | لَكُمْ: sizin | فَلَمَّا: fakat ne zaman | تَرَاءَتِ: birbirini görünce | الْفِئَتَانِ: iki topluluk | نَكَصَ: (geriye) dönüp | عَلَىٰ: üzerine | عَقِبَيْهِ: iki ökçesi | وَقَالَ: ve dedi ki | إِنِّي: elbette ben | بَرِيءٌ: uzağım | مِنْكُمْ: sizden | إِنِّي: elbette ben | أَرَىٰ: görüyorum | مَا: şeyleri | لَا: | تَرَوْنَ: sizin görmediğinizi | إِنِّي: elbette ben | أَخَافُ: korkarım | اللَّهَ: Allah'tan | وَاللَّهُ: zira Allah'ın | شَدِيدُ: çetindir | الْعِقَابِ: cezası |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃O zaman | زين ZYNsüslemiş | لهم LHMonlara | الشيطان ELŞYŦENşeytan | أعمالهم ÊAMELHMyaptıkları işi | وقال WGELve demişti | لا LEyoktur | غالب ĞELByenecek kimse | لكم LKMsizi | اليوم ELYWMbugün | من MN-dan | الناس ELNESinsanlar- | وإني WÎNYve elbette ben | جار CERyanınızdayım | لكم LKMsizin | فلما FLMEfakat ne zaman | تراءت TREÙTbirbirini görünce | الفئتان ELFÙTENiki topluluk | نكص NKṦ(geriye) dönüp | على ALüzerine | عقبيه AGBYHiki ökçesi | وقال WGELve dedi ki | إني ÎNYelbette ben | بريء BRYÙuzağım | منكم MNKMsizden | إني ÎNYelbette ben | أرى ÊRgörüyorum | ما MEşeyleri | لا LE | ترون TRWNsizin görmediğinizi | إني ÎNYelbette ben | أخاف ÊḢEFkorkarım | الله ELLHAllah'tan | والله WELLHzira Allah'ın | شديد ŞD̃YD̃çetindir | العقاب ELAGEBcezası |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: O zaman | zeyyene: süslemiş | lehumu: onlara | ş-şeyTānu: şeytan | eǎ'mālehum: yaptıkları işi | ve ḳāle: ve demişti | lā: yoktur | ğālibe: yenecek kimse | lekumu: sizi | l-yevme: bugün | mine: -dan | n-nāsi: insanlar- | ve innī: ve elbette ben | cārun: yanınızdayım | lekum: sizin | felemmā: fakat ne zaman | terā'eti: birbirini görünce | l-fietāni: iki topluluk | nekeSa: (geriye) dönüp | ǎlā: üzerine | ǎḳibeyhi: iki ökçesi | ve ḳāle: ve dedi ki | innī: elbette ben | berī'un: uzağım | minkum: sizden | innī: elbette ben | erā: görüyorum | mā: şeyleri | lā: | teravne: sizin görmediğinizi | innī: elbette ben | eḣāfu: korkarım | llahe: Allah'tan | vallahu: zira Allah'ın | şedīdu: çetindir | l-ǐḳābi: cezası |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: O zaman | ZYN: süslemiş | LHM: onlara | ELŞYŦEN: şeytan | ÊAMELHM: yaptıkları işi | VGEL: ve demişti | LE: yoktur | ĞELB: yenecek kimse | LKM: sizi | ELYVM: bugün | MN: -dan | ELNES: insanlar- | VÎNY: ve elbette ben | CER: yanınızdayım | LKM: sizin | FLME: fakat ne zaman | TREÙT: birbirini görünce | ELFÙTEN: iki topluluk | NKṦ: (geriye) dönüp | AL: üzerine | AGBYH: iki ökçesi | VGEL: ve dedi ki | ÎNY: elbette ben | BRYÙ: uzağım | MNKM: sizden | ÎNY: elbette ben | ÊR: görüyorum | ME: şeyleri | LE: | TRVN: sizin görmediğinizi | ÎNY: elbette ben | ÊḢEF: korkarım | ELLH: Allah'tan | VELLH: zira Allah'ın | ŞD̃YD̃: çetindir | ELAGEB: cezası |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hani o zaman Şeytan, onların yaptıklarını, kendilerine süslü ve hoş göstermişti de bugün insanlardan size üstün olacak yoktur, ben de şüphe yok ki size yardımcıyım demişti. Fakat iki ordu da görününce geri dönüp ben demişti, şüphe yok, sizden uzağım, çünkü ben, sizin görmediklerinizi görmedeyim ve Allah'tan korkmadayım ve Allah'ın cezâsı pek çetindir.
Adem Uğur : Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi.
Ahmed Hulusi : Hani şeytan onlara davranışlarını süsledi ve (şöyle) dedi: "Bugün sizi kimse yenemez! Ben de muhakkak sizin yanınızdayım". . . İki grup birbirini görünce iki topuğunun üzerine gerisin geri çarketti ve: "Muhakkak ben sizden ayrıyım! Gerçekten ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum. . . Muhakkak ben Allâh'tan korkarım. . . Allâh Şediyd ül 'Ikab'dır (suçların sonuçlarını en şiddetli şekilde yaşatan)!" dedi.
Ahmet Tekin : Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara amellerini süsleyip güzel gösterdiği zaman:
'Bugün dünyada sizi yenecek hiçbir millet yok, ben de sizi himaye edeceğim' demişti. Fakat iki taraf karşı karşıya gelip birbirlerini gördüklerinde arkasını dönüp kaçtı.
'Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, emirlerine âsi olma ve davetine icabeti geciktirme suçuna denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.' dedi.
Ahmet Varol : Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve: 'Bugün insanlar içinde size üstün gelecek yoktur, ben de sizin yanınızdayım' demişti. İki grup karşı karşıya geldiğinde ise ökçelerinin üstüne geri dönüp: 'Ben sizden uzağım, ben sizin göremediğinizi görüyorum; ben Allah'tan korkuyorum. Allah, azabı çetin olandır' dedi.
Ali Bulaç : O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan da korkuyorum" dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Ali Fikri Yavuz : O zaman (Bedir savaşı için) Şeytan, onların yaptıklarını allayıp-pullayıp şöyle demişti: “- Bugün insanlardan size galip gelecek hiç bir kimse yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım.” Fakat iki ordu karşı karşıya görününce, arkasını dönüp kaçarak şöyle dedi: “- Ben, sizden kesin olarak uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri (melekleri) görüyorum. Ben gerçekten Allah’dan korkarım. Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”
Bekir Sadak : seytan onlara islediklerini guzel gosterdi ve «Bugun insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; dogrusu ben de size yardimciyim» dedi. Iki ordu karsilasinca da, geri donup, «Benim sizinle ilgim yok; dogrusu sizin gormediginizi ben goruyorum ve suphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'in azabi siddetlidir» dedi. *
Celal Yıldırım : Hani şeytan onlara işleyip durdukları (kötü işlerini, fena niyetlerini) süsleyip, «bugün insanlardan size üstün gelecek yoktur ve ben de sizi destekleyici bir yardımcıyım !» demişti de iki ordu birbirlerini görüp karşılaşınca, (bu defa) topuğu üzerine gerisin geri dönerek şöyle demişti : «Doğrusu benim sizinle ilgim yoktur ; sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Hem doğrusu ben Allah'tan korkarım, Allah'ın vereceği ceza şiddetlidir.»
Diyanet İşleri : Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
Diyanet İşleri (eski) : Şeytan onlara işlediklerini güzel gösterdi ve 'Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; doğrusu ben de size yardımcıyım' dedi. İki ordu karşılaşınca da, geri dönüp, 'Benim sizinle ilgim yok; doğrusu sizin görmediğinizi ben görüyorum ve şüphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir' dedi.
Diyanet Vakfi : Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi.
Edip Yüksel : Şeytan, işlerini onlara süslemiş ve: 'Bu gün halktan kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım,' demişti. İki ordu yüz yüze gelince de, topukları üzerine geri dönüp, 'Sizinle bir ilgim yok, sizin görmediğinizi görüyorum ve ALLAH'tan korkarım. ALLAH'ın cezası çetindir,' demişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, «Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım.» demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: «Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O vakit şeytan kendilerine yaptıklarını güzel göstermiş ve: «Bugün insanlardan size galip gelecek yok ben de sizi destekliyorum.» demişti. Fakat iki ordu karşılışınca ardına dönüverdi ve: «Ben kesinlikle sizden uzağım, sizin göremeyeceğiniz şeyleri görüyorum ve ben Allah'tan korkarım. Öyle ya, Allah'ın cezalandırması çok şiddetlidir.» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o vakıt ki Şeytan kendilerine amellerini tezyin eylemiş de demişdi bu gün insanlardan size galib gelecek yok, ben de size zahirim, fakat iki taraf karşı karşıya görününce ardına dönüverdi de ben, dedi sizden kat'ıyyen beriyim, ben sizin göremiyeceğiniz şeyler görüyorum, ben Allahtan korkarım, öyle ya Allahın ıkabı çok şiddetlidir.
Fizilal-il Kuran : Hani şeytan onlara yaptıkları işleri güzel göstererek kendilerine «Bugün sizi hiçbir insan grubu yenemez, ben sizin arkanızdayım» dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce, birdenbire geri dönerek, «Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, çünkü Allah'ın azabı ağırdır» dedi.
Gültekin Onan : O zaman şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Kuşkusuz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum. Ben Tanrı'dan da korkuyorum" dedi. Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Hakkı Yılmaz : (48,49) "Hani o münâfıklar ve kalplerinde hastalık bulunan; zihniyeti bozuk kimseler, “Şu adamları dinleri aldattı” dedikleri sırada, o kötü niyetli komutan, onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara, “Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım” demişti. Sonra da, ne zaman ki iki topluluk birbirini görür oldu, o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: “Şüphesiz ben sizden uzağım. Şüphesiz ben, sizin görmediğinizi görmekteyim, şüphesiz ben, Allah'tan korkmaktayım” dedi. Ve Allah, sonuçlandırması/ cezalandırması pek şiddetli olandır. Ve her kim Allah'a işin sonucunu havale ederse bilsin ki şüphesiz Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır. "
Hasan Basri Çantay : O zaman şeytan onların yapdıklarını süslemiş ve şöyle demişdi: «Bugün insanlardan size galebe edecek (hiç bir kuvvet) yokdur. Ben de sizin muhakkak yardımcınızım». Vaktaki iki ordu (karşı karşıya) göründü, «Ben sizden kat'iyyen uzağım. Gerçek ben sizin göremeyeceğinizi görüyorum. Ben Allahdan korkarım elbet! Allah ukuubetinde çok şiddetlidir» dedi, iki topuğu üstüne (tabana kuvvet) kaçdı!
Hayrat Neşriyat : O zaman (Bedir günü) şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve: 'Bugün insanlardan size galib gelecek kimse yoktur ve şübhesiz ben de size yardımcıyım!' demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce arkasını döndü ve: 'Şübhesiz ben sizden uzağım; doğrusu ben sizin görmediğiniz şeyleri (mü’minlere yardıma gelen melekleri) görüyorum; ben elbette Allah’dan (O’nun beni helâk etmesinden) korkarım. Çünki Allah, azâbı şiddetli olandır!' demişti.
İbni Kesir : Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve demişti ki: Bugün insanlardan sizi yenecek yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım. İki ordu karşılaşınca da, iki topuğu üstüne kaçarak: Benim sizinle alakam yok, doğrusu sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum. Çünkü Allah azabı şiddetli olandır, demişti.
İskender Evrenosoğlu : Ve şeytan, onlara amellerini süslemişti. Ve şöyle dedi: “Bugün insanlardan size gâlip olacak yoktur. Ve muhakkak ki ben, size müttefikim (yardımcıyım).” Fakat iki toplum, (birbirini) görünce iki topuğu üzerinde arkasına dönüp kaçtı ve “Ben, sizden uzağım. Gerçekten ben, sizin görmediğiniz şeyleri görüyorum. Muhakkak ki ben, Allah'tan korkarım.” dedi. Ve Allah, ikabı (azabı) şiddetli olandır.
Muhammed Esed : Güya Şeytan, tüm yapıp ettiklerini onlara güzel ve yerinde gösterip: "Bugün kimse sizinle baş edemez; çünkü ben de sizin arkanızdayım!" demişti. Fakat daha iki topluluk birbirlerinin görüş alanına girer girmez, tabanları üzerinde dönüp: "Yoo" dedi, "ben sizden sorumlu değilim; çünkü, bakın, sizin görmediğiniz bir şeyi görüyorum ben ve doğrusu Allahtan korkuyorum; çünkü Allah, gerçekten, azabında çok çetin, çok şiddetlidir."
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o vakit ki, şeytan onlara amellerini bezemiş ve demişti ki: «Bugün nâstan size galip olacak yoktur. Ve ben de şüphe yok ki sizi himaye ediciyim.» Vaktâ ki iki fırka karşı karşıya görünmeğe başladı. Arkasına dönüverdi ve dedi ki: «Şüphesiz ki ben sizden berîyim. Ben muhakkak ki sizin görmediklerinizi gördüm. Şüphe yok ki ben Allah'tan korkarım. Allah'ın ikabı ise pek şiddetlidir.»
Ömer Öngüt : Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de sizin yardımcınızım. ” dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce gerisin geri dönerek: “Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, çünkü Allah'ın azabı çok şiddetlidir. ” dedi.
Şaban Piriş : Şeytan onların (müşriklerin) yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi: -Size bugün hiç kimse galip gelemez. Nitekim ben de sizin yardımcınızım. İki ordu karşılaşınca da: -Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum. Ben şüphesiz Allah’tan korkarım, Allah’ın azabı şiddetlidir, diyerek arkasını dönüp kaçtı.
Suat Yıldırım : Hani şeytan onlara yaptıkları işi güzel gösterip şöyle demişti:"Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de yanınızdayım!"Fakat iki ordu birbirini görecek hale gelip karşılaşınca gerisin geri dönüverdi ve:"Ben, dedi, sizden uzağım, ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum, ben Allah’tan korkarım. Öyle ya, Allah’ın azabı çok şiddetlidir."
Süleyman Ateş : O zaman şeytân onlara yaptıkları işi süslemiş: "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur, (korkmayın), ben sizin yanınızdayım!" demişti. Fakat iki topluluk birbirini görünce iki ökçesi üzerine (geriye) dönüp: "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, zira Allâh'ın cezâsı çetindir!" demişti.
Tefhim-ul Kuran : O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: «Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım» demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve «Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan da korkmaktayım» dedi. Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Ümit Şimşek : O vakit Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve 'Bugün insanlardan size üstün gelecek kimse yoktur; ben de yanınızdayım' demişti. İki ordu karşı karşıya göründüğünde ise gerisin geri döndü de 'Ben sizden uzağım; çünkü sizin görmediğinizi görüyorum ve Allah'tan korkuyorum. Allah'ın cezası ise pek çetindir' deyiverdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım." Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."