29:37Ankebût  Suresi 37. Ayet

Kuran Sırası: 29 İniş Sırası: 85
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869

29:37Ankebût  Suresi 37. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَكَذَّبُوهُ (FKZ̃BVH) = fekeƶƶebūhu : onu yalanladılar
2. فَأَخَذَتْهُمُ (FÊḢZ̃THM) = feeḣaƶethumu : bu yüzden onları yakaladı
3. الرَّجْفَةُ (ELRCFT) = r-racfetu : deprem
4. فَأَصْبَحُوا (FÊṦBḪVE) = fe eSbeHū : ve kaldılar
5. فِي (FY) = fī :
6. دَارِهِمْ (D̃ERHM) = dārihim : yurtlarında
7. جَاثِمِينَ (CES̃MYN) = cāṧimīne : diz üstü çöküp
onu yalanladılar | bu yüzden onları yakaladı | deprem | ve kaldılar | | yurtlarında | diz üstü çöküp |

[KZ̃B] [EḢZ̃] [RCF] [ṦBḪ] [] [D̃VR] [CS̃M]
FKZ̃BVH FÊḢZ̃THM ELRCFT FÊṦBḪVE FY D̃ERHM CES̃MYN

fekeƶƶebūhu feeḣaƶethumu r-racfetu fe eSbeHū dārihim cāṧimīne
فكذبوه فأخذتهم الرجفة فأصبحوا في دارهم جاثمين

29:37Ankebût  Suresi 37. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فكذبوه ك ذ ب | KZ̃B FKZ̃BVH fekeƶƶebūhu onu yalanladılar But they denied him,
فأخذتهم ا خ ذ | EḢZ̃ FÊḢZ̃THM feeḣaƶethumu bu yüzden onları yakaladı so seized them
الرجفة ر ج ف | RCF ELRCFT r-racfetu deprem the earthquake,
فأصبحوا ص ب ح | ṦBḪ FÊṦBḪVE fe eSbeHū ve kaldılar and they became
في | FY in
دارهم د و ر | D̃VR D̃ERHM dārihim yurtlarında their home
جاثمين ج ث م | CS̃M CES̃MYN cāṧimīne diz üstü çöküp fallen prone.
29:37 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

onu yalanladılar | bu yüzden onları yakaladı | deprem | ve kaldılar | | yurtlarında | diz üstü çöküp |

[KZ̃B] [EḢZ̃] [RCF] [ṦBḪ] [] [D̃VR] [CS̃M]
FKZ̃BVH FÊḢZ̃THM ELRCFT FÊṦBḪVE FY D̃ERHM CES̃MYN

fekeƶƶebūhu feeḣaƶethumu r-racfetu fe eSbeHū dārihim cāṧimīne
فكذبوه فأخذتهم الرجفة فأصبحوا في دارهم جاثمين

[ك ذ ب] [ا خ ذ ] [ر ج ف] [ص ب ح] [] [د و ر] [ج ث م]

29:37Ankebût  Suresi 37. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فكذبوه ك ذ ب | KZ̃B FKZ̃BVH fekeƶƶebūhu onu yalanladılar But they denied him,
Fe,Kef,Zel,Be,Vav,He,
80,20,700,2,6,5,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فأخذتهم ا خ ذ | EḢZ̃ FÊḢZ̃THM feeḣaƶethumu bu yüzden onları yakaladı so seized them
Fe,,Hı,Zel,Te,He,Mim,
80,,600,700,400,5,40,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person feminine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الرجفة ر ج ف | RCF ELRCFT r-racfetu deprem the earthquake,
Elif,Lam,Re,Cim,Fe,Te merbuta,
1,30,200,3,80,400,
N – nominative feminine noun
اسم مرفوع
فأصبحوا ص ب ح | ṦBḪ FÊṦBḪVE fe eSbeHū ve kaldılar and they became
Fe,,Sad,Be,Ha,Vav,Elif,
80,,90,2,8,6,1,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
الفاء عاطفة
فعل ماض من اخوات «كان» والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «اصبح»
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
دارهم د و ر | D̃VR D̃ERHM dārihim yurtlarında their home
Dal,Elif,Re,He,Mim,
4,1,200,5,40,
N – genitive feminine singular noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
جاثمين ج ث م | CS̃M CES̃MYN cāṧimīne diz üstü çöküp fallen prone.
Cim,Elif,Se,Mim,Ye,Nun,
3,1,500,40,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فكذبوه
fekeƶƶebūhu
KZ̃B|ك ذ ب
onu yalanladılar
Kombi Müfredat
فأخذتهم
feeḣaƶethumu
EḢZ̃|ا خ ذ
bu yüzden onları yakaladı
Kombi Müfredat
الرجفة
r-racfetu
RCF|ر ج ف
deprem
Kombi Müfredat
فأصبحوا
fe eSbeHū
ṦBḪ|ص ب ح
ve kaldılar
5
في
|
Kombi Müfredat
دارهم
dārihim
D̃VR|د و ر
yurtlarında
Kombi Müfredat
جاثمين
cāṧimīne
CS̃M|ج ث م
diz üstü çöküp
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَكَذَّبُوهُ: onu yalanladılar | فَأَخَذَتْهُمُ: bu yüzden onları yakaladı | الرَّجْفَةُ: deprem | فَأَصْبَحُوا: ve kaldılar | فِي: | دَارِهِمْ: yurtlarında | جَاثِمِينَ: diz üstü çöküp | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فكذبوه FKZ̃BWH onu yalanladılar | فأخذتهم FÊḢZ̃THM bu yüzden onları yakaladı | الرجفة ELRCFT deprem | فأصبحوا FÊṦBḪWE ve kaldılar | في FY | دارهم D̃ERHM yurtlarında | جاثمين CES̃MYN diz üstü çöküp | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |fekeƶƶebūhu: onu yalanladılar | feeḣaƶethumu: bu yüzden onları yakaladı | r-racfetu: deprem | fe eSbeHū: ve kaldılar | : | dārihim: yurtlarında | cāṧimīne: diz üstü çöküp | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FKZ̃BVH: onu yalanladılar | FÊḢZ̃THM: bu yüzden onları yakaladı | ELRCFT: deprem | FÊṦBḪVE: ve kaldılar | FY: | D̃ERHM: yurtlarında | CES̃MYN: diz üstü çöküp | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken yalanlamışlardı onu da onları bir sarsıntı, helâk edivermişti, derken evlerinde diz çökmüş bir halde yerlere yığılıp helâk oluvermişlerdi. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onu (Şuayb'ı) yalanladılar. . . Bu yüzden onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökmüş hâlde kaldılar. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onu da yalanladılar. Onların işini şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ancak onu yalanladılar. Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Buna karşı, onu tekzib ettiler. Derken onları şiddetli sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarında dizleri üstü çökekaldılar (öldüler). Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ama onu yalanladilar. Bu yuden onlari bir titreme aldi ve olduklari yerde diz ustu cokuverdiler. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Buna karşı onu yalanladılar. O sebeple onları şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi, derken kendi yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ama onu yalanladılar. Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onu yalanladılar, nihayet kendilerini bir deprem yakaladı ve evlerinde diz üstü çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Buna karşı onu yalanladılar. Derken, onları o sarsıntı tutuverdi de yurtlarında dizleri üstü çöke kaldılar. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Buna karşı onu tekzib ettiler, derken onları o recfe tutuverdi de yurdlarında dizleri üstü çöke kaldılar Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Fakat Medyenliler Şuayb'ı yalanladılar. Bunun üzerine ani bir yer sarsıntısına tutuldular da oldukları yerde yığılıp kalıverdiler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Bunun üzerine o'nu yalanladılar, sonra da kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Fakat onu tekzîb etdiler. Derken kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarından hepsi (ölü olarak) diz üstü çöke kaldılar. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Fakat onu yalanladılar; derken kendilerini o sarsıntı yakaladı da bulundukları yurtta (dizleri üstüne) çöküp kalan kimseler oldular. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi de oldukları yerde diz üstü çökekaldılar. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Fakat onu yalanladılar. Bu sebeple onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı. Böylece kendi diyarlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar (helâk oldular). Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Fakat, halkı o'nu yalanladı. Bu yüzden bir yer sarsıntısına maruz kaldılar ve yurtlarında cansız bir şekilde yere serildiler. Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Halbuki, O'nu tekzîp ettiler, artık onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında dizleri üzerine çöküvermiş kimseler olarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Fakat onu yalanladılar. Derken kendilerini müthiş bir sarsıntı yakalayıverdi, yurtlarında dizüstü çökekaldılar. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve oldukları yerde yapışıp kaldılar. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Fakat onlar kendisini yalancı saydılar. Bunun üzerine müthiş bir zelzele, kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi, oldukları yerde çökekaldılar. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onu yalanladılar, bu yüzden onları (o müthiş) deprem yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ancak onu yalanladılar, bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlar Şuayb'ı yalanladılar. Derken onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onu hemen yalanladılar. Bunun üzerine kendilerini o korkunç sarsıntı/korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında diz üstü çömelenler haline geldiler. Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.