Önceki Sonraki

29:40Ankebût Suresi 40. Ayet

Kuran Sırası: 29 İniş Sırası: 85
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869

29:40Ankebût Suresi 40. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فكلا
fekullen
KLL|ك ل ل
nitekim hepsini
Kombi Müfredat
أخذنا
eḣaƶnā
EḢZ̃|ا خ ذ
yakaladık
Kombi Müfredat
بذنبه
biƶenbihi
Z̃NB|ذ ن ب
günahıyla
4
فمنهم
feminhum
|
onlardan
5
من
men
|
kiminin
Kombi Müfredat
أرسلنا
erselnā
RSL|ر س ل
gönderdik
7
عليه
ǎleyhi
|
üstüne
Kombi Müfredat
حاصبا
HāSiben
ḪṦB|ح ص ب
taş yağdıran bir fırtına
9
ومنهم
ve minhum
|
ve onlardan
10
من
men
|
kimini
11 Kombi Müfredat
أخذته
eḣaƶethu
EḢZ̃|ا خ ذ
yakaladı
12 Kombi Müfredat
الصيحة
S-SayHatu
ṦYḪ|ص ي ح
korkunç bir ses
13
ومنهم
ve minhum
|
ve onlardan
14
من
men
|
kimini
15 Kombi Müfredat
خسفنا
ḣasefnā
ḢSF|خ س ف
batırdık
16
به
bihi
|
onunla
17 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDe
ERŽ|ا ر ض
yere
18
ومنهم
ve minhum
|
ve onlardan
19
من
men
|
kimini
20 Kombi Müfredat
أغرقنا
eğraḳnā
ĞRG|غ ر ق
boğduk
21
وما
ve mā
|
ve
22 Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
değildi
23
الله
llahu
|
Allah
24 Kombi Müfredat
ليظلمهم
liyeZlimehum
ƵLM|ظ ل م
onlara zulmedecek
25
ولكن
velākin
|
fakat
26 Kombi Müfredat
كانوا
kānū
KVN|ك و ن
onlar
27 Kombi Müfredat
أنفسهم
enfusehum
NFS|ن ف س
kendi kendilerine
28 Kombi Müfredat
يظلمون
yeZlimūne
ƵLM|ظ ل م
zulmediyorlardı
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَكُلًّا: nitekim hepsini | أَخَذْنَا: yakaladık | بِذَنْبِهِ: günahıyla | فَمِنْهُمْ: onlardan | مَنْ: kiminin | أَرْسَلْنَا: gönderdik | عَلَيْهِ: üstüne | حَاصِبًا: taş yağdıran bir fırtına | وَمِنْهُمْ: ve onlardan | مَنْ: kimini | أَخَذَتْهُ: yakaladı | الصَّيْحَةُ: korkunç bir ses | وَمِنْهُمْ: ve onlardan | مَنْ: kimini | خَسَفْنَا: batırdık | بِهِ: onunla | الْأَرْضَ: yere | وَمِنْهُمْ: ve onlardan | مَنْ: kimini | أَغْرَقْنَا: boğduk | وَمَا: ve | كَانَ: değildi | اللَّهُ: Allah | لِيَظْلِمَهُمْ: onlara zulmedecek | وَلَٰكِنْ: fakat | كَانُوا: onlar | أَنْفُسَهُمْ: kendi kendilerine | يَظْلِمُونَ: zulmediyorlardı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فكلا FKLE nitekim hepsini | أخذنا ÊḢZ̃NE yakaladık | بذنبه BZ̃NBH günahıyla | فمنهم FMNHM onlardan | من MN kiminin | أرسلنا ÊRSLNE gönderdik | عليه ALYH üstüne | حاصبا ḪEṦBE taş yağdıran bir fırtına | ومنهم WMNHM ve onlardan | من MN kimini | أخذته ÊḢZ̃TH yakaladı | الصيحة ELṦYḪT korkunç bir ses | ومنهم WMNHM ve onlardan | من MN kimini | خسفنا ḢSFNE batırdık | به BH onunla | الأرض ELÊRŽ yere | ومنهم WMNHM ve onlardan | من MN kimini | أغرقنا ÊĞRGNE boğduk | وما WME ve | كان KEN değildi | الله ELLH Allah | ليظلمهم LYƵLMHM onlara zulmedecek | ولكن WLKN fakat | كانوا KENWE onlar | أنفسهم ÊNFSHM kendi kendilerine | يظلمون YƵLMWN zulmediyorlardı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |fekullen: nitekim hepsini | eḣaƶnā: yakaladık | biƶenbihi: günahıyla | feminhum: onlardan | men: kiminin | erselnā: gönderdik | ǎleyhi: üstüne | HāSiben: taş yağdıran bir fırtına | ve minhum: ve onlardan | men: kimini | eḣaƶethu: yakaladı | S-SayHatu: korkunç bir ses | ve minhum: ve onlardan | men: kimini | ḣasefnā: batırdık | bihi: onunla | l-erDe: yere | ve minhum: ve onlardan | men: kimini | eğraḳnā: boğduk | ve mā: ve | kāne: değildi | llahu: Allah | liyeZlimehum: onlara zulmedecek | velākin: fakat | kānū: onlar | enfusehum: kendi kendilerine | yeZlimūne: zulmediyorlardı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FKLE: nitekim hepsini | ÊḢZ̃NE: yakaladık | BZ̃NBH: günahıyla | FMNHM: onlardan | MN: kiminin | ÊRSLNE: gönderdik | ALYH: üstüne | ḪEṦBE: taş yağdıran bir fırtına | VMNHM: ve onlardan | MN: kimini | ÊḢZ̃TH: yakaladı | ELṦYḪT: korkunç bir ses | VMNHM: ve onlardan | MN: kimini | ḢSFNE: batırdık | BH: onunla | ELÊRŽ: yere | VMNHM: ve onlardan | MN: kimini | ÊĞRGNE: boğduk | VME: ve | KEN: değildi | ELLH: Allah | LYƵLMHM: onlara zulmedecek | VLKN: fakat | KENVE: onlar | ÊNFSHM: kendi kendilerine | YƵLMVN: zulmediyorlardı | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Hepsini de suçları yüzünden helâk ettik. Onlardan, üstlerine kasırgayla taş yağdırdıklarımız var ve onlardan, bir bağırışla helâk olanlar var ve onlardan yere geçirdiğimiz var ve onlardan sulara garkettiğimiz var ve Allah zulmetmemişti onlara ve fakat onlar, kendi kendilerine zulmetmişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Nitekim, onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Her birini kendi suçunun sonucuyla yakaladık. . . Onlardan kiminin üzerine hortum irsâl ettik! Onlardan kimini o korkunç dalgalı ses yakaladı! Onlardan kimini yerin dibine geçirdik. . . Onlardan kimini de suda boğduk. . . Allâh onlara zulmetmiyordu; fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlardan her birini, günahları sebebiyle cezalandırdık. Bir kısmının üzerine görevli, taş savuran rüzgârlar estirdik. Bir kısımın işini şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe bitirdi. Bir kısmını yerin dibine batırdık. Bir kısmını da boğduk. Allah onlara zulmetmiş olmadı. Fakat onlar birbirlerine zulmetmeyi, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemeyi, kendilerine yazık etmeyi alışkanlık haline getirmişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onların her birini günahından dolayı yakaladık. Onlardan kiminin üzerine taş yağdıran kasırga gönderdik, kimini şiddetli çığlık aldı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de (suda) boğduk. Allah onlara haksızlık edecek değildi. Ama onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : İşte biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Biz de, her birini günahıyla yakaladık. Kiminin üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik, kimini korkunç gürültü yakalayıverdi, kimini yere batırdık, kimini de suda boğduk. (Lût kavmi taş yağmuruna tutuldu, Şuayb ile Salih’in kavmi korkunç gürültü ile helâk edildi. Karûn ve beraberindekiler yere geçirildi, Firavun ve kavmi suda boğuldu). Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Herbirini gunahi sebebiyle yakaladik; kimine taslar savuran ruzgarlar gonderdik, kimini bir ciglik yok etti, kimini yerin dibine gecirdik, kimini de suda bogduk. Onlara, Allah zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine yazik ediyorlardi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Bunlardan her birini günahı sebebiyle yakaladık : Kiminin üzerine şiddetli kasırga gönderip taş yağmuruna uğrattık ; kimini korkunç bir gürültü yakalayıp sarıverdi; kimini yere geçirdik ; kimini de (denizde) boğduk. Allah onlara zulmeder olmadı, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Her birini günahı sebebiyle yakaladık; kimine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik, kimini bir çığlık yok etti, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Onlara, Allah zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Nitekim, onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Hepsini günahlarıyla yakaladık. Onlardan kimine çılgın bir fırtına gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de boğduk. Onlara zulmeden ALLAH değildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nitekim onlardan herbirini günahları sebebiyle suç üstü yakaladık: Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine yazık ediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Özetle herbirini günahı ile yakaladık; kiminin başına bir taş yağdıran gönderdik, kimini korkunç bir ses alıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de boğduk. Allah onlara haksızlık etmiyordu. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Hasılı her birini günahiyle yakaladık, kiminin başına bir taş yağdıran gönderdik, kimini sayha alıverdi, kimini yere geçirdik, kimini de garkettik, Allah onlara zulmetmiyordu ve lâkin kendi nefislerine zulmediyorlardıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Her birini teker teker suçüstü yakaladık. Kimini önünde taşları savuran müthiş bir kasırgaya tuttuk, kimi korkunç bir gök gürültüsüne tutularak cansız yere düştü, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de denizde boğduk. Allah'ın onlara zulmetmesi söz konusu değildi, fakat onlar kendilerine zulmettiler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : İşte biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Tanrı onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : İşte hepsini günahları sebebiyle yakaladık: Onlardan kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, onlardan kimini korkunç bir ses yakaladı, onlardan kimini yerin dibine geçirdik, onlardan kimini de suda boğduk. Ve Allah onlara haksızlık etmiyordu velâkin onlar şirk koşmak sûretiyle kendilerine haksızlık ediyorlardı. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İşte biz (onların) her birini günâhı sebebiyle yakaladık. İşte kiminin tepesine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik, kimini korkunç bir ses aldı, kimini yere geçirdik, kimini de suda boğduk Allah onlara zulm etmiyordu. Fakat onlar kendilerine (bizzat) kendileri zulm ediyorlardı. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (biz de) her birini günâhı sebebiyle yakaladık. Artık onlardan kiminin üzerine, (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik! İçlerinden kimini de o (korkunç) ses yakaladı! Onlardan bazısını ise yere batırdık! İçlerinden bazısını da suda boğduk! Hâlbuki Allah onlara zulmediyor değildi; fakat onlar (bu isyanlarıyla) kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Her birini suçüstü yakaladık. Kimine taşlar savuran kasırga gönderdik, kimini bir çığlık tuttu, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah; onlara zulmetmiyordu, ama onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bunun üzerine hepsini günahlarıyla yakaladık. Böylece onların bir kısmının üzerine kasırga gönderdik. Ve bir kısmını sayha (şiddetli ses dalgası) yakaladı, bir kısmını yerin dibine geçirdik ve bir kısmını da (suda) boğduk. Allah, onlara zulmedici olmadı. Ve lâkin onlar, nefslerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Çünkü onların her birini günahlarından dolayı hesaba çektik: Kiminin tepesinde ölümcül fırtınalar estirdik; kimini (ani) bir kasırga yok etti; kimisini yerin dibine geçirdik ve kimisi de suda boğulup gitti. Onlara haksızlık yapan Allah değildi, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık hepsini de kendi günahlarıyla yakaladık. Binaenaleyh onlardan bazıları üzerine bir rüzgâr gönderdik ve onlardan bazılarını şiddetli bir ses tutuverdi ve onlardan bazısını da yere batırdık ve onlardan kimisini de garkettik ve Allah onlara zulmeder olmadı. Fakat onlar kendi nefislerine zulmediciler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Biz onların her birini günahı ile yakaladık. Kiminin tepesine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Kimini korkunç bir ses, bir çığlık yakalayıverdi. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Onlara Allah zulmetmiyordu, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hepsini günahlarıyla birlikte yakaladık. Onlardan kiminin üzerine taş savuran kasırga gönderdik. Kimini bir çığlık yakaladı. Kimini de yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah, onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlardan her birini kendi suçu sebebiyle cezaya çarptırdık: Kiminin üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik, kimini korkunç bir gürültü bastırıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmedi, onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Nitekim hepsini günâhiyle yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini korkunç ses yakaladı, kimini yere batırdık, kimini de boğduk. Allâh onlara zulmedecek değildi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : İşte biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onların hepsini de günahlarıyla yakaladık. Kiminin başına taş yağdırdık. Kimini o korkunç ses yakaladı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de boğduk. Allah onlara haksızlık etmedi; onlar kendilerine zulmedip duruyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Herbirini kendi günahı ile yakaladık. Bazılarının üstüne taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Bir kısmını, o korkunç titreşimli ses yakaladı. Onlardan, yere batırdıklarımız da oldu. Bazılarını da boğduk. Allah onlara zulmedecek değildi. Fakat onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.