Önceki Sonraki

28:13Kasas Suresi 13. Ayet

Kuran Sırası: 28 İniş Sırası: 49
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273747576777879808182838485868788

28:13Kasas Suresi 13. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فرددناه
feradednāhu
RD̃D̃|ر د د
böylece onu geri verdik
2
إلى
ilā
|
Kombi Müfredat
أمه
ummihi
EMM|ا م م
annesine
4
كي
key
|
için
Kombi Müfredat
تقر
teḳarra
GRR|ق ر ر
aydın olması
Kombi Müfredat
عينها
ǎynuhā
AYN|ع ي ن
gözü
7
ولا
ve lā
|
ve
Kombi Müfredat
تحزن
teHzene
ḪZN|ح ز ن
üzülmesin (diye)
Kombi Müfredat
ولتعلم
veliteǎ'leme
ALM|ع ل م
ve bilmesi için
10
أن
enne
|
şüphesiz ki
11 Kombi Müfredat
وعد
veǎ'de
VAD̃|و ع د
va'di
12
الله
llahi
|
Allah'ın
13 Kombi Müfredat
حق
Haḳḳun
ḪGG|ح ق ق
haktır
14
ولكن
velākinne
|
ve fakat
15 Kombi Müfredat
أكثرهم
ekṧerahum
KS̃R|ك ث ر
çokları
16
لا
|
17 Kombi Müfredat
يعلمون
yeǎ'lemūne
ALM|ع ل م
bilmezler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَرَدَدْنَاهُ: böylece onu geri verdik | إِلَىٰ: | أُمِّهِ: annesine | كَيْ: için | تَقَرَّ: aydın olması | عَيْنُهَا: gözü | وَلَا: ve | تَحْزَنَ: üzülmesin (diye) | وَلِتَعْلَمَ: ve bilmesi için | أَنَّ: şüphesiz ki | وَعْدَ: va'di | اللَّهِ: Allah'ın | حَقٌّ: haktır | وَلَٰكِنَّ: ve fakat | أَكْثَرَهُمْ: çokları | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فرددناه FRD̃D̃NEH böylece onu geri verdik | إلى ÎL | أمه ÊMH annesine | كي KY için | تقر TGR aydın olması | عينها AYNHE gözü | ولا WLE ve | تحزن TḪZN üzülmesin (diye) | ولتعلم WLTALM ve bilmesi için | أن ÊN şüphesiz ki | وعد WAD̃ va'di | الله ELLH Allah'ın | حق ḪG haktır | ولكن WLKN ve fakat | أكثرهم ÊKS̃RHM çokları | لا LE | يعلمون YALMWN bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feradednāhu: böylece onu geri verdik | ilā: | ummihi: annesine | key: için | teḳarra: aydın olması | ǎynuhā: gözü | ve lā: ve | teHzene: üzülmesin (diye) | veliteǎ'leme: ve bilmesi için | enne: şüphesiz ki | veǎ'de: va'di | llahi: Allah'ın | Haḳḳun: haktır | velākinne: ve fakat | ekṧerahum: çokları | : | yeǎ'lemūne: bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FRD̃D̃NEH: böylece onu geri verdik | ÎL: | ÊMH: annesine | KY: için | TGR: aydın olması | AYNHE: gözü | VLE: ve | TḪZN: üzülmesin (diye) | VLTALM: ve bilmesi için | ÊN: şüphesiz ki | VAD̃: va'di | ELLH: Allah'ın | ḪG: haktır | VLKN: ve fakat | ÊKS̃RHM: çokları | LE: | YALMVN: bilmezler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken, gözü aydın olsun, ışıklansın ve mahzûn olmasın ve Allah'ın vaadettiği şeyin, şüphesiz gerçek olduğunu bilsin diye tekrar anasına verdik onu, fakat insanların çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu bilsin diye geriverdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Nihayet Onu anasına geri döndürdük ki, gözü aydın olsun, mahzun olmasın ve bilsin ki, Allâh'ın vaadi Hak'tır. . . Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, mutlu olsun, hüzünlenmesin, Allah’ın va’dinin doğru, gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat yine de onların pek çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Böylece onu, gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri çevirdik. Ancak onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Böylelikle, gözünün aydın olması, üzülmemesi ve gerçekten Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İşte böylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, kederlenmesin ve Allah’ın vaadinin şüphe götürmez hak olduğunu bilsin. Fakat (Mısır halkının) çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Boylece onu, annesinin gozu aydin olsun, uzulmesin, Allah'in verdigi sozun gercek oldugunu bilsin diye, ona geri cevirdik. Fakat cogu bilmezler. *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Böylece onu, tekrar anasına döndürdük ki gözü aydınlık olsun, üzülmesin ve Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin. Ne var ki onların çoğu bunu (bu gerçeği ve taşıdığı hikmeti) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah’ın va’dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Böylece onu, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, ona geri çevirdik. Fakat çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu bilsin diye geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Böylece onu annesine döndürdük ki gözü aydınlansın, üzülmesin ve ALLAH'ın sözünün gerçek olduğunu bilsin. Ne var ki çokları bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin, diye anasına geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Böylece Biz, Musa'yı annesine geri verdik ki, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın va'dinin kesinlikle gerçek olduğunu bilsin diye; fakat çokları bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu suretle onu anasına iâde eyledik ki gözü aydın olsun da huzünlenmesin ve bilsin ki Allahın va'di muhakkak haktır ve lâkin çokları bilmezlerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Böylece biz onu annesine geri verdik ki gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin. Fakat çoğu bunu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Böylelikle, gözünün aydın olması, üzülmemesi ve gerçekten Tanrı'nın vaadinin hak olduğunu bilmesi için onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Böylelikle Biz o'nu, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. –Velâkin onların pek çoğu bilmezler.– Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İşte (böylece) onu anasına iaade etdik. Tâki gözü aydın olsun, tasalanmasın, Allahın va'dinin şübhesiz bir hak olduğunu bilsin. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Böylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, üzülmesin ve şübhesiz, Allah’ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin! Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Böylece onun gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah'ın vaadinin mutlak gerçek olduğunu bilsin diye, annesine geri verdik. Ama onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Böylece onu annesine geri verdik, gözü aydın olsun ve mahzun olmasın ve Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilsin diye. Ve lâkin onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : İşte böylece, o'nu annesine kavuşturduk ki gözü gönlü aydınlansın, artık üzülmesin ve onların çoğu bunu bilmeseler bile o, Allah'ın verdiği sözün mutlaka gerçekleşeceğini bilsin!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık O'nu validesine döndürdük ki, gözü aydın olsun ve mahzun olmasın ve bilmiş olsun ki, Allah'ın vaadi şüphe yok ki haktır, velâkin onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Böylece biz onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun da üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin. Fakat çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Böylece onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat, onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Böylece onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah’ın vâdinin gerçek olduğunu, fakat insanların çoğunun bunu anlamadıklarını öğrensin.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Böylece biz onu, annesine geri verdik ki gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allâh'ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin. Fakat çokları bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Böylelikle, gözünün aydın olması, hüzne kapılmaması ve gerçekten Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onu annesine böylece kavuşturduk-tâ ki annesinin gözü aydın olsun, tasalanmasın ve bilsin ki Allah'ın vaadi haktır; lâkin insanların çoğu bunu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Nihayet Mûsa'yı öz anasına geri çevirdik ki, o ananın gözü aydın olsun, kederlenmesin ve Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilsin. Fakat çokları bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.