Önceki Sonraki

28:57Kasas Suresi 57. Ayet

Kuran Sırası: 28 İniş Sırası: 49
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273747576777879808182838485868788

28:57Kasas Suresi 57. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وقالوا
ve ḳālū
GVL|ق و ل
ve dediler ki
2
إن
in
|
eğer
Kombi Müfredat
نتبع
nettebiǐ
TBA|ت ب ع
biz uyarsak
Kombi Müfredat
الهدى
l-hudā
HD̃Y|ه د ي
doğru yola
5
معك
meǎke
|
seninle beraber
Kombi Müfredat
نتخطف
nuteḣaTTaf
ḢŦF|خ ط ف
atılırız
7
من
min
|
-dan
Kombi Müfredat
أرضنا
erDinā
ERŽ|ا ر ض
yurdumuz-
9
أولم
evelem
|
10 Kombi Müfredat
نمكن
numekkin
MKN|م ك ن
biz bir mekan vermedik mi?
11
لهم
lehum
|
onlara
12 Kombi Müfredat
حرما
Haramen
ḪRM|ح ر م
dokunulmaz
13 Kombi Müfredat
آمنا
āminen
EMN|ا م ن
güvenli
14 Kombi Müfredat
يجبى
yucbā
CBY|ج ب ي
toplanıp getirildiği
15
إليه
ileyhi
|
ona
16 Kombi Müfredat
ثمرات
ṧemerātu
S̃MR|ث م ر
ürünlerinin
17 Kombi Müfredat
كل
kulli
KLL|ك ل ل
her
18 Kombi Müfredat
شيء
şey'in
ŞYE|ش ي ا
şeyin
19 Kombi Müfredat
رزقا
rizḳan
RZG|ر ز ق
bir rızık olarak
20
من
min
|
21 Kombi Müfredat
لدنا
ledunnā
LD̃N|ل د ن
kendi katımızdan
22
ولكن
velākinne
|
fakat
23 Kombi Müfredat
أكثرهم
ekṧerahum
KS̃R|ك ث ر
çokları
24
لا
|
25 Kombi Müfredat
يعلمون
yeǎ'lemūne
ALM|ع ل م
bilmezler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالُوا: ve dediler ki | إِنْ: eğer | نَتَّبِعِ: biz uyarsak | الْهُدَىٰ: doğru yola | مَعَكَ: seninle beraber | نُتَخَطَّفْ: atılırız | مِنْ: -dan | أَرْضِنَا: yurdumuz- | أَوَلَمْ: | نُمَكِّنْ: biz bir mekan vermedik mi? | لَهُمْ: onlara | حَرَمًا: dokunulmaz | امِنًا: güvenli | يُجْبَىٰ: toplanıp getirildiği | إِلَيْهِ: ona | ثَمَرَاتُ: ürünlerinin | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyin | رِزْقًا: bir rızık olarak | مِنْ: | لَدُنَّا: kendi katımızdan | وَلَٰكِنَّ: fakat | أَكْثَرَهُمْ: çokları | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقالوا WGELWE ve dediler ki | إن ÎN eğer | نتبع NTBA biz uyarsak | الهدى ELHD̃ doğru yola | معك MAK seninle beraber | نتخطف NTḢŦF atılırız | من MN -dan | أرضنا ÊRŽNE yurdumuz- | أولم ÊWLM | نمكن NMKN biz bir mekan vermedik mi? | لهم LHM onlara | حرما ḪRME dokunulmaz | آمنا ËMNE güvenli | يجبى YCB toplanıp getirildiği | إليه ÎLYH ona | ثمرات S̃MRET ürünlerinin | كل KL her | شيء ŞYÙ şeyin | رزقا RZGE bir rızık olarak | من MN | لدنا LD̃NE kendi katımızdan | ولكن WLKN fakat | أكثرهم ÊKS̃RHM çokları | لا LE | يعلمون YALMWN bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳālū: ve dediler ki | in: eğer | nettebiǐ: biz uyarsak | l-hudā: doğru yola | meǎke: seninle beraber | nuteḣaTTaf: atılırız | min: -dan | erDinā: yurdumuz- | evelem: | numekkin: biz bir mekan vermedik mi? | lehum: onlara | Haramen: dokunulmaz | āminen: güvenli | yucbā: toplanıp getirildiği | ileyhi: ona | ṧemerātu: ürünlerinin | kulli: her | şey'in: şeyin | rizḳan: bir rızık olarak | min: | ledunnā: kendi katımızdan | velākinne: fakat | ekṧerahum: çokları | : | yeǎ'lemūne: bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VGELVE: ve dediler ki | ÎN: eğer | NTBA: biz uyarsak | ELHD̃: doğru yola | MAK: seninle beraber | NTḢŦF: atılırız | MN: -dan | ÊRŽNE: yurdumuz- | ÊVLM: | NMKN: biz bir mekan vermedik mi? | LHM: onlara | ḪRME: dokunulmaz | ËMNE: güvenli | YCB: toplanıp getirildiği | ÎLYH: ona | S̃MRET: ürünlerinin | KL: her | ŞYÙ: şeyin | RZGE: bir rızık olarak | MN: | LD̃NE: kendi katımızdan | VLKN: fakat | ÊKS̃RHM: çokları | LE: | YALMVN: bilmezler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve dediler ki: Seninle berâber doğru yola uyarsak yerimizden, yurdumuzdan oluruz, bizi çıkarıverirler buradan. Biz onları, her çeşit yiyeceklerin, meyvelerin getirilip toplandığı emin bir haremde yerleştirmedik mi, onlara katımızdan rızık olarak vermedik mi bunları ve fakat çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hakikate uyarsak, yerimizden sökülüp çıkarılırız". . . Biz onları, indîmizden (lütfederek), yaşam gıdası olarak her şeyin ürünlerinin toplandığı, güvenli bir Harem'e yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğunluğu (kıymetini) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar: 'Biz, seninle beraber, doğru, hak yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız.' dediler. Biz onları, dokunulmazlığı olan kutsal, güvenli bir yere, Mekke-i Mükerreme’ye yerleştirmedik mi? Onları itibarlı hale, iktidara getirmedik mi? Kendi katımızdan rızık olarak, her ülkenin ürünleri toplanıp oraya getirilmiyor mu? Fakat onların çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dediler ki: 'Seninle birlikte doğru yola girersek yurdumuzdan atılırız.' Onları, tarafımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplandığı güvenli bir Harem'e [5] yerleştirmedik mi? Ancak onların çoğu bilmiyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden (yurdumuzdan ve konumumuzdan) çekilip kopartılırız." Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli bir harem'de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Kureyş’liler) dediler ki: “- (Doğrusun amma), eğer biz doğru yola (dinine) uyar, seninle beraber olursak yerimizden (Mekke’den) kovuluruz.” Tarafımızdan bir rızık olarak, onları, çeşitli bir çok mahsüllerin gelib toplanacağı emin bir Harem’de (içinde Beytullah olan hürmete değer bir yerde) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (bunların Allah katından bir rızık olduğunu) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «eninle beraber dogru yolda gidersek, yurdumuzdan ediliriz» dediler. Onlari katimizdan bir rizik olarak her seyin urununun toplandigi guvenli ve kutlu bir yere yerlestirmedik mi? Ama cogu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar (henüz imân etmeyenler) dediler ki: «Eğer biz seninle beraber doğru yola uyarsak yurdumuzdan atılırız.» Oysa biz onları güvenli, katımızdan rızık olarak her türlü ürünün taşınıp toplandığı Harem'e yerleştirmedik mi ? Ama çoğu (bu kutsal nimeti) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlar, “Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız” dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'Seninle beraber doğru yolda gidersek, yurdumuzdan ediliriz' dediler. Onları katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün toplandığı güvenli ve kutlu bir yere yerleştirmedik mi? Ama çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : «Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız» dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dediler ki, 'Senin hidayetine uysak yurdumuzdan ediliriz. Onları, katımızdan her çeşit ürünün rızık olarak toplanıp götürüldüğü güvenli ve kutsal bir bölgeye yerleştirmedik mi? Ne var ki çokları bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız» dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke- i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de: «Haklısın, ama biz doğru yolu tutup seninle birlikte olursak yerimizden yurdumuzdan olur çarpılırız.» dediler. Biz onlara kendi katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün taşınıp getirildiği güvenli mukaddes bir yeri mekan kılmadık mı? Fakat çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de, doğrusun amma biz o doğru yolu tutar seninle beraber olursak derhal yerimizden yurdumuzdan olur çarpılırız dediler, ya biz onlara darül'emân bir haremi mekân kılmadık da mı? Ona ledünnümüzden rızk olarak her şeyin semaratı toplanacak ve lâkin ekserîsi bilmezlerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Dediler ki; «Biz seninle beraber doğru yola gelirsek yurdumuzdan atılırız.» Onları katımdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, kutlu bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden [yurdumuzdan ve konumumuzdan] çekilip kopartılırız." Oysa biz onları kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli (aminen) bir haremde yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve onlar; “Biz seninle beraber doğru yol kılavuzuna uyarsak, yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları, Kendi katımızdan bir rızık olarak, her şeyin semerelerinin toplanıp kendisine getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere/Mekke'ye yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dediler ki: «Biz, eğer senin maiyyetinde doğru yolu (tutub) uyarsak derhal yerimizden (yurdumuzdan olub) kapılırız». Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak her şey'in mahsullerinin gelib toplanacağı korkusuz bir haremde yerleşdirmedik mi? Fakat onların çoğu (bu hakıykatı) bilmezler. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Bir de; '(biz) seninle berâber hidâyete tâbi' olursak, yurdumuzdan hemen çıkarılırız' dediler. Hâlbuki onları, katımızdan bir rızık olarak herşeyin mahsûllerinin(toplanıp) ona getirildiği, emîn bir hareme (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu(üzerlerindeki ni'metimizi) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Dediler ki: Seninle beraber hidayete uyacak olursak, yerimizden oluruz. Halbuki onları katımızdan bir rızık olarak her şeyin mahsulünün toplandığı emin bir haremde yerleştirmedik mi? Ama onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve: "Eğer seninle beraber hidayete tâbî olursak (Allah'a ulaşmayı dilersek), yerimizden atılırız (yurdumuzdan kovuluruz)." dediler. Onları, katımızdan rızık olarak her çeşit üründen toplanıp, onlara getirildiği haram kılınan (hürmet edilen yerde, haremde) yerde emin olarak yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (Allah tarafından olduğunu) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : "Seninle aynı yolu izleyecek olursak kendi toprağımızdan koparıp atarlar bizi" diyorlar. Oysa, Katımızdan rızık olarak her türlü ürünün getirilip toplandığı, koruyucu örf altında güvenli bir yere yerleştirmedik mi onları? Ne var ki, çokları (bunun) farkında değil.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve dediler ki: «Eğer seninle beraber hüdaya (İslâm'a) tâbi olursak yerimizden hemen çıkarılırız. Biz onlar için bir emniyetli Harem'i metin bir mekân kılmadık mı ki, her şeyin semereleri Bizim tarafımızdan bir rızk olmak üzere onun için toplanır. Fakat onların ekserisi bilmezler.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : “Seninle beraber doğru yolda gidersek yerimizden oluruz. ” dediler. Biz onları kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin mahsulünün toplanıp getirildiği emniyetli ve hürmetli (dokunulmaz) bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Eğer, seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, ülkemizden sürülürüz, dediler. Oysa biz, onları katımızdan rızık olarak verdiğimiz ürünlerin gelip toplandığı emin ve saygın bir yere yerleştirmedik mi? Fakat, onların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : "Doğru söylüyorsun, ama biz sana tâbi olup o doğru yolu tutarsak, yerimizden yurdumuzdan olur, burada barınamayız" dediler. Oysa tarafımızdan bir rahmet olarak Biz, onları her türlü ürünün getirilip toplandığı, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme’ye) yerleştirmedik mi? Ne var ki onların çoğu bu nimetin kadrini bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Biz seninle beraber doğru yola gelirsek yurdumuzdan atılırız." Biz onlara kendi katımızdan bir rızık olarak, her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir mekân vermedik mi? Fakat çokları bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden (yurdumuzdan ve konumumuzdan) çekilip kopartılırız» Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli bir harem'de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : 'Seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak yerimizden, yurdumuzdan oluruz' dediler. Her çeşit ürünün tarafımızdan bir rızık olarak gelip toplandığı güvenli ve hürmetli bir beldeye onları yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu, bunların Allah'tan geldiğini bilmiyor.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Eğer seninle birlikte yol alırsak, yerimizden, yurdumuzdan oluruz." Biz onları, katımızdan rızık olarak gelen tüm ürünlerin derlenip toplandığı güvenli, saygıdeğer bir mekâna yerleştirmedik mi? Ama onların çokları bilmiyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.