Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: ve hani | قَالَتْ: demişti ki | طَائِفَةٌ: bir grup | مِنْهُمْ: onlardan | يَا: EY/HEY/AH | أَهْلَ: halk | يَثْرِبَ: Yesrib (Medine) | لَا: artık yoktur | مُقَامَ: duracak yer | لَكُمْ: size | فَارْجِعُوا: dönün | وَيَسْتَأْذِنُ: ve izin istiyordu | فَرِيقٌ: bir topluluk | مِنْهُمُ: onlardan | النَّبِيَّ: peygamberden | يَقُولُونَ: diyerek | إِنَّ: gerçekten | بُيُوتَنَا: evlerimiz | عَوْرَةٌ: (sağlam değil) açıktır | وَمَا: oysa değildi | هِيَ: onlar(ın evleri) | بِعَوْرَةٍ: açık | إِنْ: | يُرِيدُونَ: istemiyorlardı | إِلَّا: başka bir şey | فِرَارًا: kaçmak(tan) |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃ve hani | قالت GELTdemişti ki | طائفة ŦEÙFTbir grup | منهم MNHMonlardan | يا YEEY/HEY/AH | أهل ÊHLhalk | يثرب YS̃RBYesrib (Medine) | لا LEartık yoktur | مقام MGEMduracak yer | لكم LKMsize | فارجعوا FERCAWEdönün | ويستأذن WYSTÊZ̃Nve izin istiyordu | فريق FRYGbir topluluk | منهم MNHMonlardan | النبي ELNBYpeygamberden | يقولون YGWLWNdiyerek | إن ÎNgerçekten | بيوتنا BYWTNEevlerimiz | عورة AWRT(sağlam değil) açıktır | وما WMEoysa değildi | هي HYonlar(ın evleri) | بعورة BAWRTaçık | إن ÎN | يريدون YRYD̃WNistemiyorlardı | إلا ÎLEbaşka bir şey | فرارا FREREkaçmak(tan) |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: ve hani | ḳālet: demişti ki | Tāifetun: bir grup | minhum: onlardan | yā: EY/HEY/AH | ehle: halk | yeṧribe: Yesrib (Medine) | lā: artık yoktur | muḳāme: duracak yer | lekum: size | ferciǔ: dönün | ve yeste'ƶinu: ve izin istiyordu | ferīḳun: bir topluluk | minhumu: onlardan | n-nebiyye: peygamberden | yeḳūlūne: diyerek | inne: gerçekten | buyūtenā: evlerimiz | ǎvratun: (sağlam değil) açıktır | ve mā: oysa değildi | hiye: onlar(ın evleri) | biǎvratin: açık | in: | yurīdūne: istemiyorlardı | illā: başka bir şey | firāran: kaçmak(tan) |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: ve hani | GELT: demişti ki | ŦEÙFT: bir grup | MNHM: onlardan | YE: EY/HEY/AH | ÊHL: halk | YS̃RB: Yesrib (Medine) | LE: artık yoktur | MGEM: duracak yer | LKM: size | FERCAVE: dönün | VYSTÊZ̃N: ve izin istiyordu | FRYG: bir topluluk | MNHM: onlardan | ELNBY: peygamberden | YGVLVN: diyerek | ÎN: gerçekten | BYVTNE: evlerimiz | AVRT: (sağlam değil) açıktır | VME: oysa değildi | HY: onlar(ın evleri) | BAVRT: açık | ÎN: | YRYD̃VN: istemiyorlardı | ÎLE: başka bir şey | FRERE: kaçmak(tan) |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve hani onların bir bölüğü, ey Yesribliler demişti, burada durmanıza imkân yok, dönün artık ve bir bölüğü de Peygamberden, evlerimiz açık, sağlam değil diye izin istemişti, halbuki evleri açık değildi ve sağlamdı, onlar, ancak kaçmayı diliyorlardı.
Adem Uğur : Onlardan bir gurup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.
Ahmed Hulusi : Hani onlardan bir grup dedi ki: "Ey Yesrib Halkı (Yesrib, Medine'nin eski adıdır)! Sizin için kalınacak yer yoktur; geri dönün!" Onlardan bir grupsa: "Muhakkak ki evlerimiz korumasızdır" diyerek O Nebiden izin istiyordu. . . Oysa onlar (evleri) korunaksız değildir. . . Onlar kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.
Ahmet Tekin : Onlardan bir grup da:
'Ey Yesripliler-Medineliler! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi evinize dönün!' demişlerdi. İçlerinden bir kısmı ise:
'Gerçekten evlerimiz saldırıya açık, emniyette değil!' diyerek, peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri tehlikede değildi. Kesinlikle kaçmayı arzuluyorlardı.
Ahmet Varol : İçlerinden bir grup: 'Ey Yesrib halkı! Artık size duracak yer yok, geri dönün' demişti. Onlardan bir grup da: 'Evlerimiz korumasızdır' diyerek Peygamber'den izin istiyorlardı. Oysa onlar (evler) korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Ali Bulaç : Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
Ali Fikri Yavuz : O sıra münafıklardan bir gurub:” -Ey Medine halkı! Burası sizin duracağınız yer değil, hemen (savaştan kaçarak evlerinize) dönün.” diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor; “-Cidden evlerimiz açık kalmıştır (hırsızlardan korkuyoruz)” diyorlardı. Halbuki evleri açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı.
Bekir Sadak : Iclerinden bir takimi: «Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri donun» demisti. Iclerinden bir topluluk da Peygamberden: «Evlerimiz dusmana aciktir» diyerek izin istemislerdi. Oysa evleri acik degildi sadece kacmak istiyorlardi.
Celal Yıldırım : Ve hani onlardan (münafıklardan) bir topluluk da «Ey Yesrlb (Medine) halkı! Artık sizin burada yeriniz yok, dönünüz» diyordu. Bir topluluk da peygamberden izin istiyorlar, «evlerimiz elbette (ortada sahipsiz) açıktır» diyorlardı. Halbuki evleri açık değildi. Onlar ancak (savaştan) kaçmayı istiyorlardı.
Diyanet İşleri : Hani onlardan bir grup, “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkânınız yok. Haydi geri dönün” demişti. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
Diyanet İşleri (eski) : İçlerinden bir takımı: 'Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün' demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: 'Evlerimiz düşmana açıktır' diyerek izin istemişlerdi. Oysa evleri açık değildi sadece kaçmak istiyorlardı.
Diyanet Vakfi : Onlardan bir gurup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.
Edip Yüksel : Onlardan bir grup ise, 'Yesrib halkı, artık tutunamazsınız; geri dönün,' diyordu. Onlardan diğer grup ise, evleri korunduğu halde, 'Evlerimiz korumasız kaldı,' diyerek peygamberden izin istiyorlardı. Tüm amaçları kaçmak idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O vakit bunlardan bir grup: «Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün.» diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır.» diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O vakit bunlardan bir grup: «Ey Yesrip (Medine) halkı sizin için duracak yer yok, hemen dönün.» diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da peygamberden izin istiyor, «evlerimiz gerçekten açıktır.» diyorlardı; halbuki, açık değildi, sırf kaçmak istiyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o vakıt ki bunlardan bir taife «ey Yesrib ehalisi! Sizin için duracak yer yok hemen dönün» diyorlardı, yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor «cidden evlerimiz açıktır» diyorlardı, halbuki açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı
Fizilal-il Kuran : Onlardan bir grup ta demişti ki; «Ey Medine halkı, artık tutunacak yeriniz yok, geri dönün!» Onlardan bir topluluk da «Evlerimiz düşmana açıktır» diye izin istemişlerdi. Oysa onların evleri düşmana açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Gültekin Onan : Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) ehli, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
Hakkı Yılmaz : Ve hani bunlardan bir grup: “Ey Yesrib/Medîne halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün” diyorlardı. Onlardan bir kısmı da, “Evlerimiz gerçekten savunmasızdır” diyerek Peygamber'den izin istiyorlardı. Hâlbuki evleri savunmasız değildi. Onlar, sadece kaçmak istiyorlardı.
Hasan Basri Çantay : O zaman onlardan bir güruh: «Ey Yesrîb ahâlîsi, sizin için burada durmak yok. Hemen dönün» demiş (ler) di. Onlardan bir kısmı da: «Hakıykaten evleriniz açıkdır» diyorlar, peygamberden izin istiyor (lar) dı. Halbuki onlar (ın evleri) açık değildir. Onlar kaçmakdan başka bir şey arzu etmiyorlardı.
Hayrat Neşriyat : Yine o vakit onlardan (o münâfıklardan) bir tâife: 'Ey Yesrib (Medîne) halkı!(Burada) sizin için duracak yer yok, hemen dönün!' demişti. Onlardan bir fırka da: 'Gerçekten evlerimiz açık (korunmaya muhtaç)tır' diyerek peygamberden izin istiyordu. Hâlbuki o (evleri) açık değildi. Sâdece kaçmak istiyorlardı.
İbni Kesir : Hani onlardan bir grup demişti ki: Ey Medine halkı; sizin için tutunacak bir yer yok. Artık geri dönün. İçlerinden bir grup da peygamberden izin isteyerek diyorlardı ki: Evlerimiz düşmana açıktır. Halbuki evleri açık değildi. Onlar, sadece kaçmak istiyorlardı.
İskender Evrenosoğlu : Ve onlardan bir taife (topluluk): "Ey Yesrib (Medine) halkı, sizin için (burada) duracak yer yok! Artık dönün." dedi. Onlardan (diğer) bir grup, peygamberden: "Muhakkak ki evlerimiz muhafazasızdır (korumasızdır)." diyerek izin istiyorlardı. Ve evleri korumasız değildi, sadece (savaştan) kaçmak istiyorlardı.
Muhammed Esed : Ve (hatırla) içlerinden bazısı şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı! Burada (düşmana) karşı koyamazsınız, (evlerinize) geri dönün!" O arada içlerinden bir grup da, "Evlerimiz (saldırılara) açık durumda!" diyerek Peygamber'den izin istemişti halbuki evleri (aslında saldırıya) açık değildi: tek amaçları kaytarmaktı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o vakit onlardan bir tâife demişti ki: «Ey Yesrib ahalisi! Sizin için bir duracak yer yok. Artık geri dönünüz». Ve onlardan bir zümre de Peygamberden izin isteyerek diyorlardı ki: «Muhakkak evlerimiz açıktır.» Halbuki, onlar açık değildi. Onlar firar etmekten başka bir şey dilemiş olmuyorlardı.
Ömer Öngüt : İçlerinden bir takımı: “Ey Yesribliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün” demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamber'den: “Evlerimiz emniyette değil” diyerek izin istiyorlardı. Oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.
Şaban Piriş : Onlardan bir grubu da: -Ey Yesrip Halkı, sizin için duracak yer kalmadı, geri çekilin demişler. Onlardan bir başka grup da Peygamber’den izin istiyor: -Evlerimiz açık, diyorlardı. Oysa evleri açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Suat Yıldırım : Bir kısmı: "Ey Yesribliler! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!" diyordu. Onlardan bir başka bölük: "Evlerimiz korunmasız!" diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Halbuki gerçekte evleri tehlikeye mâruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.
Süleyman Ateş : Onlardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık size duracak yer yok, (haydi durmayın, evlerinize) dönün (Yahut: Artık bu dinde durmanız doğru değil, dönün)". Onlardan bir topluluk da. "Evlerimiz (sağlam değil), açıktır" diyerek peygamberden izin istiyordu. Oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Tefhim-ul Kuran : Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: «Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün.» Onlardan bir topluluk da: «Gerçekten evlerimiz açıktır» diye peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
Ümit Şimşek : Onlardan bir topluluk da 'Ey Medine halkı! Burada tutunamazsınız; dönün' diyordu. İçlerinden bir başka topluluk ise, 'Evlerimiz korumasız' diyerek Peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi; onların bütün istediği savaştan kaçmaktı.
Yaşar Nuri Öztürk : Hani, onlardan bir grup şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı, duracak yeriniz yok, hemen geri dönün!" İçlerinden bir grup da Peygamber'den izin istiyor: "İnan olsun, evlerimiz kaygı duyulacak durumda." diyorlardı. Oysaki evleri kaygı duyulacak durumda değildi; sadece kaçmak istiyorlardı.