Önceki Sonraki

33:37Ahzâb Suresi 37. Ayet

Kuran Sırası: 33 İniş Sırası: 90
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273

33:37Ahzâb Suresi 37. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإذ
ve iƶ
|
ve hani
2 Kombi Müfredat
تقول
teḳūlu
GVL|ق و ل
diyordun
3
للذي
lilleƶī
|
kimseye
4 Kombi Müfredat
أنعم
en'ǎme
NAM|ن ع م
ni'met verdiği
5
الله
llahu
|
Allah'ın
6
عليه
ǎleyhi
|
ona
7 Kombi Müfredat
وأنعمت
ve en'ǎmte
NAM|ن ع م
ve senin ni'met verdiğin
8
عليه
ǎleyhi
|
kendisine
9 Kombi Müfredat
أمسك
emsik
MSK|م س ك
tut
10
عليك
ǎleyke
|
yanında
11 Kombi Müfredat
زوجك
zevceke
ZVC|ز و ج
eşini
12 Kombi Müfredat
واتق
vetteḳi
VGY|و ق ي
ve kork
13
الله
llahe
|
Allah'tan
14 Kombi Müfredat
وتخفي
vetuḣfī
ḢFY|خ ف ي
fakat gizliyordun
15
في
fī
|
16 Kombi Müfredat
نفسك
nefsike
NFS|ن ف س
içinde
17
ما
mā
|
şeyi
18
الله
llahu
|
Allah'ın
19 Kombi Müfredat
مبديه
mubdīhi
BD̃V|ب د و
açığa vuracağı
20 Kombi Müfredat
وتخشى
ve teḣşā
ḢŞY|خ ش ي
ve çekiniyordun
21 Kombi Müfredat
الناس
n-nāse
NVS|ن و س
insanlardan
22
والله
vallahu
|
Allah'tır
23 Kombi Müfredat
أحق
eHaḳḳu
ḪGG|ح ق ق
layık olan
24
أن
en
|
25 Kombi Müfredat
تخشاه
teḣşāhu
ḢŞY|خ ش ي
çekinmene
26
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
27 Kombi Müfredat
قضى
ḳaDā
GŽY|ق ض ي
kesince
28
زيد
zeydun
|
Zeyd
29
منها
minhā
|
o kadından
30 Kombi Müfredat
وطرا
veTaran
VŦR|و ط ر
ilişiğini
31 Kombi Müfredat
زوجناكها
zevvecnākehā
ZVC|ز و ج
biz onu sana nikahladık
32
لكي
likey
|
için
33
لا
lā
|
34 Kombi Müfredat
يكون
yekūne
KVN|ك و ن
olmaması
35
على
ǎlā
|
üzerine
36 Kombi Müfredat
المؤمنين
l-mu'minīne
EMN|ا م ن
mü'minler
37 Kombi Müfredat
حرج
Haracun
ḪRC|ح ر ج
bir güçlük
38
في
fī
|
hususunda
39 Kombi Müfredat
أزواج
ezvāci
ZVC|ز و ج
evlenmek
40 Kombi Müfredat
أدعيائهم
ed'ǐyāihim
D̃AV|د ع و
evlatlıkları
41
إذا
iƶā
|
zaman
42 Kombi Müfredat
قضوا
ḳaDev
GŽY|ق ض ي
kestikleri
43
منهن
minhunne
|
kadınlarıyle
44 Kombi Müfredat
وطرا
veTaran
VŦR|و ط ر
ilişkilerini
45 Kombi Müfredat
وكان
ve kāne
KVN|ك و ن
ve
46 Kombi Müfredat
أمر
emru
EMR|ا م ر
buyruğu
47
الله
llahi
|
Allah'ın
48 Kombi Müfredat
مفعولا
mef'ǔlen
FAL|ف ع ل
yerine getirilmiştir
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: ve hani | تَقُولُ: diyordun | لِلَّذِي: kimseye | أَنْعَمَ: ni'met verdiği | اللَّهُ: Allah'ın | عَلَيْهِ: ona | وَأَنْعَمْتَ: ve senin ni'met verdiğin | عَلَيْهِ: kendisine | أَمْسِكْ: tut | عَلَيْكَ: yanında | زَوْجَكَ: eşini | وَاتَّقِ: ve kork | اللَّهَ: Allah'tan | وَتُخْفِي: fakat gizliyordun | فِي: | نَفْسِكَ: içinde | مَا: şeyi | اللَّهُ: Allah'ın | مُبْدِيهِ: açığa vuracağı | وَتَخْشَى: ve çekiniyordun | النَّاسَ: insanlardan | وَاللَّهُ: Allah'tır | أَحَقُّ: layık olan | أَنْ: | تَخْشَاهُ: çekinmene | فَلَمَّا: ne zaman ki | قَضَىٰ: kesince | زَيْدٌ: Zeyd | مِنْهَا: o kadından | وَطَرًا: ilişiğini | زَوَّجْنَاكَهَا: biz onu sana nikahladık | لِكَيْ: için | لَا: | يَكُونَ: olmaması | عَلَى: üzerine | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minler | حَرَجٌ: bir güçlük | فِي: hususunda | أَزْوَاجِ: evlenmek | أَدْعِيَائِهِمْ: evlatlıkları | إِذَا: zaman | قَضَوْا: kestikleri | مِنْهُنَّ: kadınlarıyle | وَطَرًا: ilişkilerini | وَكَانَ: ve | أَمْرُ: buyruğu | اللَّهِ: Allah'ın | مَفْعُولًا: yerine getirilmiştir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃ ve hani | تقول TGWL diyordun | للذي LLZ̃Y kimseye | أنعم ÊNAM ni'met verdiği | الله ELLH Allah'ın | عليه ALYH ona | وأنعمت WÊNAMT ve senin ni'met verdiğin | عليه ALYH kendisine | أمسك ÊMSK tut | عليك ALYK yanında | زوجك ZWCK eşini | واتق WETG ve kork | الله ELLH Allah'tan | وتخفي WTḢFY fakat gizliyordun | في FY | نفسك NFSK içinde | ما ME şeyi | الله ELLH Allah'ın | مبديه MBD̃YH açığa vuracağı | وتخشى WTḢŞ ve çekiniyordun | الناس ELNES insanlardan | والله WELLH Allah'tır | أحق ÊḪG layık olan | أن ÊN | تخشاه TḢŞEH çekinmene | فلما FLME ne zaman ki | قضى GŽ kesince | زيد ZYD̃ Zeyd | منها MNHE o kadından | وطرا WŦRE ilişiğini | زوجناكها ZWCNEKHE biz onu sana nikahladık | لكي LKY için | لا LE | يكون YKWN olmaması | على AL üzerine | المؤمنين ELMÙMNYN mü'minler | حرج ḪRC bir güçlük | في FY hususunda | أزواج ÊZWEC evlenmek | أدعيائهم ÊD̃AYEÙHM evlatlıkları | إذا ÎZ̃E zaman | قضوا GŽWE kestikleri | منهن MNHN kadınlarıyle | وطرا WŦRE ilişkilerini | وكان WKEN ve | أمر ÊMR buyruğu | الله ELLH Allah'ın | مفعولا MFAWLE yerine getirilmiştir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: ve hani | teḳūlu: diyordun | lilleƶī: kimseye | en'ǎme: ni'met verdiği | llahu: Allah'ın | ǎleyhi: ona | ve en'ǎmte: ve senin ni'met verdiğin | ǎleyhi: kendisine | emsik: tut | ǎleyke: yanında | zevceke: eşini | vetteḳi: ve kork | llahe: Allah'tan | vetuḣfī: fakat gizliyordun | fī: | nefsike: içinde | mā: şeyi | llahu: Allah'ın | mubdīhi: açığa vuracağı | ve teḣşā: ve çekiniyordun | n-nāse: insanlardan | vallahu: Allah'tır | eHaḳḳu: layık olan | en: | teḣşāhu: çekinmene | felemmā: ne zaman ki | ḳaDā: kesince | zeydun: Zeyd | minhā: o kadından | veTaran: ilişiğini | zevvecnākehā: biz onu sana nikahladık | likey: için | lā: | yekūne: olmaması | ǎlā: üzerine | l-mu'minīne: mü'minler | Haracun: bir güçlük | fī: hususunda | ezvāci: evlenmek | ed'ǐyāihim: evlatlıkları | iƶā: zaman | ḳaDev: kestikleri | minhunne: kadınlarıyle | veTaran: ilişkilerini | ve kāne: ve | emru: buyruğu | llahi: Allah'ın | mef'ǔlen: yerine getirilmiştir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: ve hani | TGVL: diyordun | LLZ̃Y: kimseye | ÊNAM: ni'met verdiği | ELLH: Allah'ın | ALYH: ona | VÊNAMT: ve senin ni'met verdiğin | ALYH: kendisine | ÊMSK: tut | ALYK: yanında | ZVCK: eşini | VETG: ve kork | ELLH: Allah'tan | VTḢFY: fakat gizliyordun | FY: | NFSK: içinde | ME: şeyi | ELLH: Allah'ın | MBD̃YH: açığa vuracağı | VTḢŞ: ve çekiniyordun | ELNES: insanlardan | VELLH: Allah'tır | ÊḪG: layık olan | ÊN: | TḢŞEH: çekinmene | FLME: ne zaman ki | GŽ: kesince | ZYD̃: Zeyd | MNHE: o kadından | VŦRE: ilişiğini | ZVCNEKHE: biz onu sana nikahladık | LKY: için | LE: | YKVN: olmaması | AL: üzerine | ELMÙMNYN: mü'minler | ḪRC: bir güçlük | FY: hususunda | ÊZVEC: evlenmek | ÊD̃AYEÙHM: evlatlıkları | ÎZ̃E: zaman | GŽVE: kestikleri | MNHN: kadınlarıyle | VŦRE: ilişkilerini | VKEN: ve | ÊMR: buyruğu | ELLH: Allah'ın | MFAVLE: yerine getirilmiştir | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : An o zamanı ki Allah'ın, kendisine nîmet verdiği ve senin de nîmetler verdiğin kişiye eşini bırakma ve çekin Allah'tan diyordun ve Allah'ın açığa vuracağı şeyi, içinde gizliyordun ve insanlardan korkuyordun ve Allah'tan korkman daha doğruydu ve o, daha lâyıktı buna. Derken Zeyd, eşinden ilişiğini kesince biz o kadını sana eş ettik, bu da, oğul edinilen kişiler, eşlerinden ayrıldıkları zaman onların bıraktıkları kadınları inananların almalarında bir beis olmadığını bildirmek içindi ve Allah'ın emri yerine gelmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hani sen, Allâh'ın üzerine in'amda bulunduğu ve senin de kendisine in'amda bulunduğun kimseye (Hz. Rasûlullah'ın evlatlığı Zeyd b. Harise): "Eşini nikâhında tut ve Allâh'tan korun" diyordun, (fakat) Allâh'ın açığa çıkaracağı şeyi düşüncende gizliyordun ve insanlardan endişeliydin (bu fikrini yanlış anlayıp Allâh yolundan dönerler diye)! (Oysaki) Allâh, kendisinden endişe etmene daha lâyıktır! Zeyd ondan boşanınca, onu (Zeynep'i) seninle biz evlendirdik ki; evlatlıklarının eşlerinde, onlarla ilişkiyi bitirdiklerinde, iman edenler için (onlarla evlenmek hususunda) bir zorluk - engel olmasın. . . Allâh'ın hükmü yerine gelmiştir!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Rasulüm! Hani Allah’ın kendisine nimet verdiği, İslâm’ı nasip ettiği, senin de ihsanda bulunduğun, hürriyetine kavuşturduğun, güzel yetiştirdiğin kimseye: 'Eşini yanında tut. Allah’a sığın, emirlerine yapış, günahlardan arın, azaptan korun!' diyordun. Allah’ın açığa vuracağı şeyi, boşandıktan sonra, Allah’ın Zeynep’le evlenmeni emrettiğini, insanlardan çekinerek, içinde gizliyordun. Oysa, asıl kendisinden korkman gereken Allah’tır. Zeyd ondan ilişkisini kesince, boşayınca, biz, onu sana nikâhladık. Evlâtlıklarının, ilişkilerini kestikleri kadınları nikâhlamada mü’minlere bir güçlük olmasın istedik. Böylece de Allah’ın planı icra edilmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Hani Allah'ın kendine nimet verdiği senin de kendisine lütufta bulunduğun kişiye: 'Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın' diyordun. Allah'ın ortaya çıkaracağı şeyi de içinde gizliyor ve insanlardan korkuyordun. Oysa Allah kendinden korkmana daha layıktır. Sonunda Zeyd onunla ilişkisini kesince onu seninle evlendirdik ki, oğullukları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde üzerlerine bir zorluk olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Hani sen, Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: "Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın" diyordun; insanlardan çekinerek Allah'ın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa Allah, kendisinden çekinmene çok daha layıktı. Artık Zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirdik; ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadınları boşadıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda mü'minler üzerine bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), hem o zamanı hatırla ki, Allah’ın kendisine (İslâm dinini) nimet verdiği, senin de kendisine (kölelikten azadı) ihsanda bulunduğun kimseye (Zeyd’e şöyle) diyordun: “- Zevceni (Zeyneb’i) nikâhında tut (onu boşama). Allah’dan kork.” Nefsinde ise, Allah’ın açığa vuracağı şeyi (şayet boşarsa onu nikâhlarım niyyetini) gizliyordun, insanlardan da (bu hususta) sakınıyordun. Halbuki Allah, kendisinden sakınıp korkmana daha lâyıktı. Ne zaman ki Zeyd, o kadından ilişiğini kesti, biz onu sana zevce yaptık ki, oğullukların ilişkilerini kestikleri zevcelerini nikâhlamakta müminlere bir günah olmasın. (Artık oğullukların boşadıkları kadınlar, iddetleri çıktıktan sonra, babalıklar tarafından nikâhlanabilir. İslâmdan önce yasak olarak yerleşen böyle bir âdet, Allah’ın hikmeti icabı İslâmda kaldırılmak üzere tatbikini bizzat Peygamberde bulmuştur.) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Allah'in nimet verdigi ve senin de nimetlendirdigin kimseye: «Esini birakma, Allah'tan sakin» diyor, Allah'in aciga vuracagi seyi icinde sakliyordun. Insanlardan cekiniyordun; oysa Allah'tan cekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd esiyle ilgisini kestiginde onu seninle evlendirdik, ki evlatliklari esleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda muminlere bir sorumluluk olmadigi bilinsin. Allah'in buyrugu yerine gelecektir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Hani sen, Allah'ın nîmetlendirdiği ve senin de nîmet verip beslediğin kimseye, «eşini nikâhında tut; Allah'tan korkup (yanlış bir karar vermekten) sakın !» diyordun da Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun ; insanlardan (onların dedikodusundan) endişe ediyordun. Halbuki Allah, kendisinden korkup sakınmana daha lâyıktır. Zeyd o eşiyle ilişkisini kestiğinde, biz onu seninle evlendirdik; tâ ki oğullukları eşleriyle ilişkilerini kesince onlarla evlenme hususunda mü'minler üzerine bir vebal ve sakınca olmasın. Allah'ın emri mutlaka yerine gelir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: 'Eşini bırakma, Allah'tan sakın' diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH tarafından kendisine iyilik yapılan ve senin de iyilikte bulunduğun kişiye, 'Karını tut ve ALLAH'ı gözet,' diyordun. Böylece ALLAH'ın açığa vuracağı bir şeyi gizliyordun. ALLAH'tan çekinmen gerekirken halktan çekiniyordun. Zeyd eşiyle ilişiğini kestiğinde biz seni onunla evlendirmiştik ki, inananlar, evlatlıkları eşleriyle ilişiklerini kestiklerinde onlarla evlenmekte güçlükle karşılaşmasın. ALLAH'ın buyruğu yerine getirilmelidir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: «Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork» diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de hatırla o vakti ki, o kendisine hem Allah'ın nimet verdiği, hem de senin iyilik ettiğin kimseye: «Zevceni kendine sıkı tut ve Allah'tan kork!» diyordun da Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyor ve insanları sayıyordun. Oysa Allah, kendisini saymana daha layıktı. Sonra Zeyd o kadınla ilişiğini kestiğinde Biz onu seninle evlendirdik ki, evlatlıklarının ilişkilerini kestikleri eşlerini nikahlama hususunda müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri fiile (pratiğe) çıkarılmış bulunuyor.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem hatırla o vakıt ki o kendisine hem Allahın in'am ettiği hem senin in'am ettiğin kimseye: «zevceni kendine sıkı tut ve Allahdan kork» diyordun da nefsinde Allahın açacağı şeyi gizliyordun, nâsı sayıyordun, halbuki Allah, kendisini saymana daha gerekti, sonra vaktâ ki Zeyd, o kadından ilişiğini kesti biz onu sana tezvic eyledik tâ ki oğullukların ilişiği kestikleri zevcelerinde mü'minlere bir darlık olmasın, Allahın emri de fi'le çıkarılmış bulunuyorDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed! Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye, eşini bırakma, Allah'tan sakın diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kesince onu seninle evlendirdik ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlara evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Hani sen, Tanrı'nın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: "Eşini yanında tut ve Tanrı'dan sakın" diyordun; insanlardan çekinerek Tanrı'nın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa Tanrı, kendisinden çekinmene çok daha layıktı. Artık Zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirdik ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadından boşandıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda inançlılar üzerine bir güçlük olmasın. Tanrı'nın buyruğu yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Hani sen, Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: “Eşini yanında tut ve Allah'ın koruması altına gir!” diyordun da insanlardan çekinerek Allah'ın açığa vuracağı şeyi kendi içinde saklı tutuyordun. Oysa Allah, Kendisine saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duymana çok daha lâyıktı. Artık Zeyd, Zeyneb'ten ilişkisini kesince, Biz Zeyneb'i seninle evlendirdik. Ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri zaman, evlatlıklardan ayrılan kadınla evlenme konusunda mü’minler üzerine bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Habîbim) hatırla o zamanı ki Allahın kendisine ni'met verdiği ve senin de yine kendisine lûtufta bulunduğun zâte sen: «Zevceni uhdende tut. Allahdan kork» diyordun da Allahın açığa çıkarıcısı olduğu şey'i içinde gizliyor, insanlar (ın dedi kodusun) dan korkuyordun. Halbuki Allah kendisinden korkmana daha çok lâyıkdı. Şimdi mademki Zeyd o kadından ilişiğini kesdi, biz onu sana zevce yapdık. Tâki oğullarının kendilerinden ilişkilerini kesdikleri zevceler (ini almakda) mü'minler üzerine günâh olmasın. Allahın emri yerine getirilmişdir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hani (sen), kendisine hem Allah’ın ni'met verdiği, hem de senin ni'met verdiğin kimseye (Zeyd’e): 'Zevceni üzerinde (nikâhında) tut ve Allah’dan sakın!' diyordun; Allah’ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun.Hâlbuki Allah, kendisinden çekinmene daha lâyıktır. Buna rağmen Zeyd (kendisini fazîlet cihetiyle ona koca olarak denk görmediğinden) ondan ihtiyâcı (olan boşamasını) yerine getirince, onu sana (biz) nikâhladık; tâ ki, kendi(zevce)lerinden alâka(larını) kestikleri zaman evlâdlıklarının zevceleri (ile evlenmeleri husûsu)nda mü’minlere bir zorluk olmasın! Ve Allah’ın emri, (böylece) yerine getirilmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hani sen; Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye diyordun ki: Eşini bırakma ve Allah'tan kork. Allah'ın açığa vuracağı şeyi de içine saklıyor, insanlardan korkuyordun. Halbuki en çok Allah'tan korkman gerekirdi. Nihayet Zeyd onunla bağını kopardığında, onu seninle evlendirdik ki böylece evladlıkları eşleriyle bağlarını kopardıklarında onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir vebal olmadığı bilinsin. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve Allah'ın, onu ni'metlendirdiği ve senin de kendisini ni'metlendirdiğin kişiye: “Zevceni (kendine) tut (boşama) ve Allah'a karşı takva sahibi ol.” demiştin. Allah'ın açıklayacağı şeyi nefsinde saklıyordun. Ve insanlardan korkuyordun (çekiniyordun). Allah, (Kendisinden) korkman (çekinmen) için daha çok hak sahibidir. Sonra Zeyd, ondan alâkasını kesince onu, seninle evlendirdik ki, evlâtlıklarının kendileriyle ilişkilerini kestikleri (boşadıkları) kadınların evlenmelerinde, mü'minlerin üzerinde bir zorluk olmasın diye. (Böylece) Allah'ın emri yerine getirilmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve bir zaman, (ey Muhammed,) Allah'ın lütufta bulunduğu ve senin de iyilik ettiğin kişiye, "Eşini terk etme ve Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde ol!" demiştin. Ve (böylece) Allah'ın yakında aydınlığa çıkaracağı şeyi içinde gizlemiştin; çünkü insanlar(ın ne düşüneceklerin)den çekiniyordun, oysa çekinmen gereken yalnız Allah olmalıydı! (Fakat) sonra Zeyd o kadınla beraberliğini sona erdirdiğinde onu seninle evlendirdik ki (gelecekte) evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlar(la evlendikleri) için müminler suçlanmasın. Ve Allah'ın buyruğu (böylece) yerine getirilmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve hatırla o zaman ki, O kendisine Allah'ın in'am ettiği ve senin de kendisine in'am ettiğin kimseye, «Zevceni kendin için tut ve Allah'tan kork,» diyordun ve kendi içerinde Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi gizliyordun ve nâstan korkuyordun. Halbuki, korkmaya en ziyâde layık olan Allah'tır. Sonra Zeyd, o kadından alakasını nihâyete erdirince onu seninle evlendirdik. Tâ ki oğulluklarının alakalarını zevcelerinden kestikleri zaman o zevcelerde mü'minler üzerine bir darlık (bir günah) olmasın. Ve Allah'ın emri yerine getirilmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Hani sen, Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye; “Eşini yanında tut, Allah'tan kork!” diyordun da, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyor, insanlardan çekiniyordun. Oysa asıl korkulmaya lâyık olan Allah idi. Nihayet Zeyd'in o kadınla bir bağı kalmayınca biz onu sana nikâhladık. Böylece evlatlıkların eşleriyle bir bağı kalmayınca, onlarla evlenmek hususunda müminlere bir vebal olmadığı bilinsin. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de nimet verdiğin kimseye: -Eşini tut ve Allah’tan sakın! diyordun. Allah’ın açıklayacağı şeyi içinde gizliyor ve insanlardan korkuyordun. Allah kendisinden korkulmaya daha layıktır. Zeyd, eşiyle ilişkisini kestiğinde, biz onu sana eş kıldık. Evlatlıkları eşleriyle ilişkisini kesince, onlarla evlenmek için müminler üzerine bir günah olmadığını göstermek için Allah’ın emri yapılagelmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına, hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen: "Eşini yanında tut, Allah’tan kork!" demiştin. Allah’ın açığa çıkaracağı bir durumu içinde saklamıştın, çünkü insanlardan çekinmiştin. Halbuki asıl Allah’tan çekinmen gerekirdi. Neticede, Zeyd eşini boşayıp onunla ilişkisini kestikten sonra, Biz onu sana nikâhladık ki, bundan böyle evlatlıkları, eşleriyle ilişkilerini kestikleri, onları boşadıkları zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri her zaman gerçekleşir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh'ın ni'met verdiği; senin de kendisine ni'met ver(ip hürriyete kavuştur)duğun kimseye: "Eşini yanında tut, Allah'tan kork" diyordun, fakat Allâh'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun, insanlardan çekiniyordun; oysa asıl çekinmene lâyık olan, Allâh idi. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki (bundan böyle) evlatlıkları, kadınlarıyle ilişkilerini kestikleri zaman o kadınlarla evlenmek hususunda mü'minlere bir güçlük olmasın. Allâh'ın buyruğu (her zaman) yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Hani sen, Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: «Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın» diyordun; insanlardan da çekinerek Allah'ın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa Allah, kendisinden çekinmene çok daha layıktı. Artık Zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirmiş olduk; ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadınları boşadıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda mü'minler üzerine bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Hem Allah'ın nimetine, hem senin iyiliğine erişmiş olan kimseye sen 'Allah'tan kork da eşini yanında tut' diyordun. Bunu söylerken, insanlardan korkarak, Allah'ın daha sonra açığa çıkaracağı birşeyi gönlünde gizliyordun. Oysa Allah korkulmaya daha lâyıktır. Sonra Zeyd onunla ilişkisini kesince, Biz onu sana nikâhladık-tâ ki, evlâtlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmekte mü'minler için bir günah olmadığı belli olsun. Böylece Allah'ın emri yerine getirilmiş bulunuyor.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Hani sen Allah'ın nimetlendirdiği, senin de lütufta bulunduğun kişiye "Eşini yanında tut, Allah'tan kork!" diyordun ama, Allah'ın açıklayacağı birşeyi de içinde saklıyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysaki kendisinden korkmana Allah daha layıktır. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah'ın emri yerine getirilmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.