Kırık Meal (Arapça) : |فَجَعَلْنَاهُنَّ : onları yapmışızdır | أَبْكَارًا : bakireler | Kırık Meal (Harekesiz) : |فجعلناهن FCALNEHN onları yapmışızdır | أبكارا ÊBKERE bakireler | Kırık Meal (Okunuş) : |fe ceǎlnāhunne : onları yapmışızdır | ebkāran : bakireler | Kırık Meal (Transcript) : |FCALNEHN : onları yapmışızdır | ÊBKERE : bakireler | Abdulbaki Gölpınarlı : Onları, kız oğlan kız olarak halkettik. Adem Uğur : Onları, bâkireler kıldık. Ahmed Hulusi : Onları daha önce hiç kullanılmamış türden oluşturduk! Ahmet Tekin : Hepsini bekâr kızlar haline getirdik. Ahmet Varol : Onları bakireler kıldık. Ali Bulaç : Onları hep bakireler olarak kıldık, Ali Fikri Yavuz : Böylece onları, hep bakir kızlar, Bekir Sadak : (35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. * Celal Yıldırım : (36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık. Diyanet İşleri : (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. Diyanet İşleri (eski) : (35-38) Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır. Diyanet Vakfi : (36-37) Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık. Edip Yüksel : Onları, gençleştirdik. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onları bâkireler yaptık. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : onları bakire kılmışızdır, Elmalılı Hamdi Yazır : (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkâr-i şeyda Fizilal-il Kuran : Onları bakire yaptık. Gültekin Onan : Onları hep bakireler olarak kıldık, Hakkı Yılmaz : (36-38) Ki onları, sağın ashâbı için albenili ve hepsi bir ayarda hiç dokunulmamışlar yaptık. Hasan Basri Çantay : (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık, Hayrat Neşriyat : İşte onları (dâimî) bâkireler kıldık! İbni Kesir : Ve onları el değmemişler kıldık. İskender Evrenosoğlu : Böylece Biz, onları bakireler kıldık. Muhammed Esed : ve bakireler olarak dirilteceğiz, Mustafa İslamoğlu : ve onları bakir/bakire olarak var edeceğiz: Ömer Nasuhi Bilmen : (36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık. Ömer Öngüt : Böylece onları hep bakire kızlar yapmışızdır. Şaban Piriş : Onları bakireler şeklinde yarattık. Suat Yıldırım : (36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık. Süleyman Ateş : Onları bâkireler yapmışızdır. Tefhim-ul Kuran : Onları hep bakireler olarak kıldık, Ümit Şimşek : Ve onları bakire yapmışızdır: Yaşar Nuri Öztürk : Hepsini bakireler yapmışızdır,