Kırık Meal (Arapça) : |وَقَدِمْنَا: önüne geçiririz | إِلَىٰ: | مَا: şeyi | عَمِلُوا: yaptıkları | مِنْ: her | عَمَلٍ: işin | فَجَعَلْنَاهُ: ve onu getiririrz | هَبَاءً: toz zerreleri haline | مَنْثُورًا: saçılmış |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقدمنا WGD̃MNEönüne geçiririz | إلى ÎL | ما MEşeyi | عملوا AMLWEyaptıkları | من MNher | عمل AMLişin | فجعلناه FCALNEHve onu getiririrz | هباء HBEÙtoz zerreleri haline | منثورا MNS̃WREsaçılmış |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳadimnā: önüne geçiririz | ilā: | mā: şeyi | ǎmilū: yaptıkları | min: her | ǎmelin: işin | fe ceǎlnāhu: ve onu getiririrz | hebā'en: toz zerreleri haline | menṧūran: saçılmış |
Kırık Meal (Transcript) : |VGD̃MNE: önüne geçiririz | ÎL: | ME: şeyi | AMLVE: yaptıkları | MN: her | AML: işin | FCALNEH: ve onu getiririrz | HBEÙ: toz zerreleri haline | MNS̃VRE: saçılmış |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ne yaptılarsa hepsini ele aldık da zerreler haline getirip dağıttık.
Adem Uğur : Onların yaptıkları her bir (iyi) işi ele alırız, onu saçılmış zerreler haline getiririz (değersiz kılarız).
Ahmed Hulusi : Hakiki fâil olarak açığa çıktığımızda, yaptıkları bütün hayırların kendilerine ait olmadığını fark ederler! (Varsandıkları çalışmaları boşa çıkmıştır. Senden açığa çıkan bir hayrı yapan Allâh'tır; sen ben yapıyorum sanırsın!)
Ahmet Tekin : Onların işledikleri amel denilebilecek şeylerin her birini ele alırız. Onları saçılmış zerreler haline getirir, değersiz kılarız.
Ahmet Varol : Onların işlediği her ameli ele alıp savrulmuş toz haline getiririz.
Ali Bulaç : Onların yaptıkları her işin önüne geçtik, böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik.
Ali Fikri Yavuz : Hem biz, onlar (hayır diye dünyada) ne amel işledilerse, onu kasd edib saçılmış zerre haline getirmişizdir, (artık hiç bir kıymeti kalmamıştır).
Bekir Sadak : Yaptiklari her isi ele alir, onu toz duman ederiz.
Celal Yıldırım : Onların işlediği her ameli karşılayıp dağılmış toz haline getiririz.
Diyanet İşleri : Onların yaptıkları bütün amellerine yöneldik ve onları dağılmış zerreciklere çevirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem varmışızdır da her ne amel işledilerse onu bir hebâi mensûre çevirmişizdir
Fizilal-il Kuran : Onların yapmış olduklarını ele alarak onları havada uçuşan toza dönüştürürüz.
Gültekin Onan : Onların yaptıkları her işin önüne geçtik, böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik.
Hakkı Yılmaz : Ve Biz, Bize kavuşmayı ummayanların amelden her yaptıklarının önüne geçtik de onu saçılmış toz zerreleri durumuna getiriverdik.
Hasan Basri Çantay : Biz onların herhangi bir amel (ve hareket) yapdılarsa (hepsinin) önüne geçdik de bunları saçılmış (ve hiçbir değeri olmayan) zerreler yapdık.
Hayrat Neşriyat : (O vakit artık) her ne amel işlemişlerse ele almışız da, onu (etrâfa) yayılmış toz zerreleri hâline getirmişizdir.
İbni Kesir : Yaptıkları her işi ele alır ve onu toz-duman ederiz.
İskender Evrenosoğlu : Ve onların yaptığı amellerin önüne geçtik (amellerini boşa çıkardık). Böylece onu (onların amellerini), savrulmuş toz zerresi kıldık (değersiz kıldık).
Muhammed Esed : Çünkü, Biz (o Gün) bütün o edip eyledikleri işlerin üzerine varacak ve onları toza toprağa çevireceğiz;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlar amelden ne işlemiş bulundular ise, o güne geçtik de onu bir saçılmış ince zerreler kıldık.
Ömer Öngüt : Yaptıkları her işi ele alır, onu toz-duman ederiz.
Şaban Piriş : Onların yaptıklarının hepsini ele aldık ve onları kül gibi savurduk.
Suat Yıldırım : Onların yaptıkları her işin üzerine varıp, hepsini toz duman edeceğiz.
Süleyman Ateş : Yaptıkları her işin önüne geçmişiz de onu (etrafa) saçılmış toz zerreleri haline getirmişizdir.
Tefhim-ul Kuran : Onların yapmakta oldukları her işin önüne geçtik, böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik.
Ümit Şimşek : Sonra onların yaptıkları ne iş varsa hepsini alır, toz edip savururuz.
Yaşar Nuri Öztürk : Yaptıkları her işin önüne geçmiş, onu un ufak hale getirip silmişizdir.