Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالَ: ve dedi ki | الرَّسُولُ: Elçi | يَا: EY/HEY/AH | رَبِّ: Rabbi | إِنَّ: şüphesiz | قَوْمِي: kavmim | اتَّخَذُوا: bıraktılar | هَٰذَا: bu | الْقُرْانَ: Kur'an'ı | مَهْجُورًا: terk edilmiş |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقال WGELve dedi ki | الرسول ELRSWLElçi | يا YEEY/HEY/AH | رب RBRabbi | إن ÎNşüphesiz | قومي GWMYkavmim | اتخذوا ETḢZ̃WEbıraktılar | هذا HZ̃Ebu | القرآن ELGR ËNKur'an'ı | مهجورا MHCWREterk edilmiş |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳāle: ve dedi ki | r-rasūlu: Elçi | yā: EY/HEY/AH | rabbi: Rabbi | inne: şüphesiz | ḳavmī: kavmim | tteḣaƶū: bıraktılar | hāƶā: bu | l-ḳurāne: Kur'an'ı | mehcūran: terk edilmiş |
Kırık Meal (Transcript) : |VGEL: ve dedi ki | ELRSVL: Elçi | YE: EY/HEY/AH | RB: Rabbi | ÎN: şüphesiz | GVMY: kavmim | ETḢZ̃VE: bıraktılar | HZ̃E: bu | ELGR ËN: Kur'an'ı | MHCVRE: terk edilmiş |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Peygamber, yâ Rabbi dedi, bu kavmim, şu Kur'ân'ı ihmâl etti, terkedilmiş bir hale getirdi.
Adem Uğur : Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler.
Ahmed Hulusi : Rasûl (hakikatini OKUyan) dedi ki: "Yâ Rab! Muhakkak ki halkım şu Kurân'ı (hakikatinin gereğini yaşamayı) terk etti (bedensel zevklerine döndü)!"
Ahmet Tekin : Allah’ın Rasulü:
'Ey Rabbim, benim kavmim, benim ümmetim, yakışıksız sözler söyleyerek bu Kur’ân’ı gözden çıkarılmış, terkedilmiş hale getirdi' dedi.
Ahmet Varol : Peygamber dedi ki: 'Ey Rabbim! Doğrusu kavmim şu Kur'an'ı terkedilmiş halde bıraktılar.'
Ali Bulaç : Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."
Ali Fikri Yavuz : Peygamber de (o gün şöyle) demekte: “- Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’ân’ı metrûk bıraktılar (ondan yüz çevirdiler).
Bekir Sadak : Peygamber: «Ey Rabbim! Dogrusu milletim bu Kuran'i terketmisti» der.
Celal Yıldırım : Peygamber de dedi ki: Ey Rabbim! Şüphesiz ki kavmim bu Kur'ân'ı (bir kenara itip) terkettiler.
Diyanet İşleri : Peygamber, “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş bir şey hâline getirdi” dedi.