Kırık Meal (Arapça) : |وَإِنَّا: ve elbette biz | لَنَعْلَمُ: elbette biliyoruz | أَنَّ: muhakkak | مِنْكُمْ: içinizdeki | مُكَذِّبِينَ: yalanlayıcıları |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإنا WÎNE ve elbette biz | لنعلم LNALM elbette biliyoruz | أن ÊN muhakkak | منكم MNKM içinizdeki | مكذبين MKZ̃BYN yalanlayıcıları |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve innā: ve elbette biz | leneǎ'lemu: elbette biliyoruz | enne: muhakkak | minkum: içinizdeki | mukeƶƶibīne: yalanlayıcıları |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎNE: ve elbette biz | LNALM: elbette biliyoruz | ÊN: muhakkak | MNKM: içinizdeki | MKZ̃BYN: yalanlayıcıları |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve şüphe yok ki biz, elbette biliriz, sizden, yalanlayanlar vardır.  | |
Adem Uğur : İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.  | |
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki biz, yalanlayanlarınızı elbette biliyoruz.  | |
Ahmet Tekin : Biz içinizde Kur’ân’ı yalanlayanların bulunduğunu elbette biliyoruz.  | |
Ahmet Varol : Elbette biz sizin içinizde yalanlayanlar olduğunu biliyoruz.  | |
Ali Bulaç : Elbette Biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.  | |
Ali Fikri Yavuz : Doğrusu, biz de biliyoruz ki, sizden inanmıyanlar var.  | |
Bekir Sadak : Icinizde yalanlayanlar bulundugunu suphesiz bilmekteyiz.  | |
Celal Yıldırım : Biz, elbette sizden (Kur'ân'ı) yalan sayanları biliriz.  | |
Diyanet İşleri : Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.  | |
Diyanet İşleri (eski) : İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.  | |
Diyanet Vakfi : İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.  | |
Edip Yüksel : İçinizden yalanlayanlar olduğunu iyi biliyoruz.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar var.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla beraber Biz biliyoruz ki, sizden inanmayanlar var.  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmıyanlar var  | |
Fizilal-il Kuran : İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.  | |
Gültekin Onan : Elbette biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.  | |
Hakkı Yılmaz : Ve Biz kesinlikle sizden yalanlayanların varlığını biliyoruz.  | |
Hasan Basri Çantay : İçinizde yalan sayanlar bulunduğunu elbet biz de biliyoruz.  | |
Hayrat Neşriyat : Ve şübhesiz ki biz, içinizden (onu) yalanlayanlar olduğunu gerçekten biliyoruz.  | |
İbni Kesir : İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu Biz de bilmekteyiz.  | |
İskender Evrenosoğlu : Ve muhakkak ki Biz, sizden (içinizde) tekzip edenler olduğunu (yalanlayanları) elbette biliyoruz.  | |
Muhammed Esed : Ve bakın, içinizde onu yalanlayacakların bulunduğunu iyi biliriz:  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve muhakakak ki, Biz elbette biliriz. Şüphe yok ki, sizden tekzîp edenler vardır.  | |
Ömer Öngüt : Bununla beraber biz biliyoruz ki, içinizde onu yalanlayanlar vardır.  | |
Şaban Piriş : Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.  | |
Suat Yıldırım : Elbette sizden bazılarının Peygamberi "yalancı" saydığını biliriz.  | |
Süleyman Ateş : Biz, içinizde yalanlayanlar bulunduğunu elbette biliyoruz.  | |
Tefhim-ul Kuran : Elbette biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.  | |
Ümit Şimşek : İçinizde onu yalanlayanların olduğunu biliyoruz.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Ve biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.  | |