Celal Yıldırım Meali

Ona anlatma ve açıklama yeteneği verdi.
(55:4)

Güneş ve Ay hesap iledir,
(55:5)

Bitki ve ağaç (türleri) secde ederler.
(55:6)

Gökyüzünü O yükseltti ve ölçü-tartıyı koydu.
(55:7)

Sakın tartıda hakkı, insafı aşmayın !
(55:8)

Tartıyı adaletle ayakta tutun, tartıyı eksik tartmayın.
(55:9)

Yeryüzünü de ancak ve sadece canlı varlıklar için alçaltıp koydu.
(55:10)

Onda meyveler ve salkım tomurcuklu hurma ağacı vardır.
(55:11)

Kabuklu, kapçıklı taneler ve güzel kokulu bitkiler vardır.
(55:12)

O halde (ey insanlar ve cinler!) Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz ?
(55:13)

insanı testi gibi ses çıkaran kuru balçıktan yarattı
(55:14)

Cânn'ı (Cinleri) de dumansız bir ateşten yarattı.
(55:15)

Artık Rabbınızın hangi nimetlerini yalanlıyabilirsiniz?
(55:16)

O, iki doğunun da Rabbıdır, iki batının da Rabbıdır.
(55:17)

Artık Rabbınızın hangi nimetlerini yalanlıyabilirsiniz ?
(55:18)

Birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi;
(55:19)

Aralarında bir engel vardır ki, biri diğerinin sınırını geçemez.
(55:20)

İkisinden de çıkar inci ile mercan.
(55:22)

O halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalanlıyabilirsiniz ?
(55:23)

Denizde dağlar gibi yükselen gemiler O'nundur.
(55:24)

Yerin üstündeki her şey fânidir.
(55:26)

Çok yüce azamet ve iyilik sahibi olan Rabbin zâtı bakidir, baki kalacaktır.
(55:27)

O halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalanlıyabilirsiniz?
(55:28)

Göklerdeki ve yerdeki kimseler hep O'ndan ister; O, her gün (her dem ve an) bir işte, bir tecellidedir.
(55:29)

Ey (yeryüzünün) iki ağırlığı (olan insanlar ve cinler)! Yakında (Kıyamet günü) sizinle meşgul olup gerekeni yapacağız.
(55:31)

Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp geçmeye güç getirebilirseniz, haydi geçin.. Ama geçemezsiniz, ancak bir sultan (açık belge, kesin delil, hesap, kuvvet ve üstünlük) ile geçebilirsiniz.
(55:33)

Üzerinize dumansız bir ateş ve bunaltıcı bir duman (gaz) gönderilir de artık kendinizi savunamaz ve kurtaramazsınız.
(55:35)

Gök yarılıp gül rengine dönüşerek yağ gibi eridiği zaman...
(55:37)

O gün, ne insanlara, ne de cinlere günahlarının sebebi) sorulmaz.
(55:39)

Suçlu günahkârlar yüzlerindeki belirtileriyle bilinip tanınırlar. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar (da yaka-paça Cehennem'e atılırlar).
(55:41)

İşte bu, suçlu günahkârların yalanladığı Cehennem'dir.
(55:43)

Onlar, Cehennem ateşiyle son derece kaynar su arasında dolaşıp dururlar.
(55:44)

Rabbı'nın (hüküm ve adalet) makamından korkan kimseye iki Cennet vardır.
(55:46)

İkisi de bol çeşitli ağaçlara sahiptirler.
(55:48)

İkisinde akıp duran iki pınar vardır.
(55:50)

İkisinde de her çeşit meyveden çift çift vardır.
(55:52)

Onlar (o Cennetlere lâyık görülen bahtiyarlar), astarlan kalınca atlastan olan döşekler üzerine yaslanırlar. Her iki Cennet'teki meyveler ise kolayca devşirilecek şekilde yakındır..
(55:54)

Cennetlerde gözlerini sadece kendi eşlerine çevirmiş, daha önce kendilerine ne insan, ne de cin dokunmamış zevceler vardır.
(55:56)

Onlar (o zevceler) sanki yakutlar ve mercanlardır.
(55:58)

iyiliğin karşılığı ancak iyiliktir.
(55:60)

Bu ikisinden başka iki Cennet daha vardır.
(55:62)

İkisinde de durmadan fışkırıp akan iki pınar vardır.
(55:66)

ikisinde de meyva, hurma ve nar vardır.
(55:68)

Cennetlerde huyları güzel, yüzleri güzel hayırlı kadınlar vardır.
(55:70)

Otaklarında tüller ardında huriler vardır.
(55:72)

Bunlardan önce onlara hiçbir insan ve cin dokunmamıştır.
(55:74)

Eşleri yeşil yastıklara ve benzeri görülmeyen döşeklere yaslanırlar.
(55:76)

Büyüklük, ululuk, saygınlık, cömertlik, iyilik sahibi olan Rabb'ının ismi çok mübarektir, çok yücedir.
(55:78)