Kırık Meal (Arapça) : |وَالَّذِينَ: ve kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | أَعْمَالُهُمْ: onların işleri | كَسَرَابٍ: serap gibidir | بِقِيعَةٍ: düz arazideki | يَحْسَبُهُ: onu sanır | الظَّمْانُ: susayan | مَاءً: su | حَتَّىٰ: fakat | إِذَا: ne zaman ki | جَاءَهُ: yanına gelince | لَمْ: | يَجِدْهُ: bulamaz | شَيْئًا: hiçbir şey | وَوَجَدَ: ve bulur | اللَّهَ: Allah'ı | عِنْدَهُ: yanında | فَوَفَّاهُ: tam görür | حِسَابَهُ: onun hesabını | وَاللَّهُ: ve Allah | سَرِيعُ: çabuk görendir | الْحِسَابِ: hesabı |
Kırık Meal (Harekesiz) : |والذين WELZ̃YNve kimseler | كفروا KFRWEinkar eden(ler) | أعمالهم ÊAMELHMonların işleri | كسراب KSREBserap gibidir | بقيعة BGYATdüz arazideki | يحسبه YḪSBHonu sanır | الظمآن ELƵM ËNsusayan | ماء MEÙsu | حتى ḪTfakat | إذا ÎZ̃Ene zaman ki | جاءه CEÙHyanına gelince | لم LM | يجده YCD̃Hbulamaz | شيئا ŞYÙEhiçbir şey | ووجد WWCD̃ve bulur | الله ELLHAllah'ı | عنده AND̃Hyanında | فوفاه FWFEHtam görür | حسابه ḪSEBHonun hesabını | والله WELLHve Allah | سريع SRYAçabuk görendir | الحساب ELḪSEBhesabı |
Kırık Meal (Okunuş) : |velleƶīne: ve kimseler | keferū: inkar eden(ler) | eǎ'māluhum: onların işleri | keserābin: serap gibidir | biḳīǎtin: düz arazideki | yeHsebuhu: onu sanır | Z-Zem'ānu: susayan | māen: su | Hattā: fakat | iƶā: ne zaman ki | cā'ehu: yanına gelince | lem: | yecidhu: bulamaz | şey'en: hiçbir şey | vevecede: ve bulur | llahe: Allah'ı | ǐndehu: yanında | feveffāhu: tam görür | Hisābehu: onun hesabını | vallahu: ve Allah | serīǔ: çabuk görendir | l-Hisābi: hesabı |
Kırık Meal (Transcript) : |VELZ̃YN: ve kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | ÊAMELHM: onların işleri | KSREB: serap gibidir | BGYAT: düz arazideki | YḪSBH: onu sanır | ELƵM ËN: susayan | MEÙ: su | ḪT: fakat | ÎZ̃E: ne zaman ki | CEÙH: yanına gelince | LM: | YCD̃H: bulamaz | ŞYÙE: hiçbir şey | VVCD̃: ve bulur | ELLH: Allah'ı | AND̃H: yanında | FVFEH: tam görür | ḪSEBH: onun hesabını | VELLH: ve Allah | SRYA: çabuk görendir | ELḪSEB: hesabı |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kâfir olanlarsa, onların yaptıkları, çöldeki serâba benzer, susamış kimse, su sanır onu, fakat oraya gidince suya ait hiçbir şey bulamaz da kendi yanında bulur Allah'ı ve o, kafirin hesabını tamamıyla görüp karşılığını öder ve Allah, pek tez hesap görür.
Adem Uğur : İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.
Ahmed Hulusi : Hakikat bilgisini inkâr edenlere gelince, onların çalışmaları da, çöllerdeki susayanın su sandığı serap gibidir! Nihayet ona (seraba, amellerine), (ölümü tadarak) ulaştığında, bir şey bulmaz! Allâh'ı kendi indînde bulmuştur (Esmâ'sıyla hakikatinde olduğunu fark etmiştir ama ne yazık ki bunu değerlendirmekte geri dönüşü olmayan noktadadır)! (Allâh da) ona geçmiş yaşantısının sonuçlarını tümüyle yaşatır! Allâh Seriy'ul Hisab'dır (yapılanın sonucunu anında yaşatan)!
Ahmet Tekin : Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir. Susayan serabı su zanneder. Nihayet oraya vardığında, orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında Allah’ı bulmuştur. Allah onun hesabını tamı tamına görür. Allah çok çabuk hesaba çeker.
Ahmet Varol : İnkar edenlerin amelleri ise dümdüz arazideki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.
Ali Bulaç : İnkâr edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir.
Ali Fikri Yavuz : Kâfir olanların amelleri ise, dümdüz engin bir arazideki serab gibidir. Susayan, onu bir su zanneder; nihayet ona vardığı zaman, onu zannetiği gibi bir şey bulmaz (işte kâfir de kıyamet günü, yaptığı amelden bir sevab bulamaz). Yanında Allah’ın cezasını bulur. Allah’da onun hesabını (amelinin cezasını) tamamen verir. Allah, çok çabuk hesab görendir.
Bekir Sadak : Inkar edenlerin isleri engin collerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiginde hicbir sey bulamaz. Orada Allah'i bulur ve O da hesabini gorur. Allah hesabi cabuk gorendir.
Celal Yıldırım : Küfre sapanların amelleri, alabildiğine düz bir çöldeki serap gibidir ; susayan kimse onu su sanır, sonunda ona gelince bir şey bulamaz, orada Allah'ı (O'nun hükmünü, kader çizgisini) bulur; O da onun hesabını noksansız görür. Allah hesabı çarçabuk görendir.
Diyanet İşleri : İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir.
Diyanet İşleri (eski) : İnkar edenlerin işleri engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da hesabını görür. Allah hesabı çabuk görendir.
Diyanet Vakfi : İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.
Edip Yüksel : İnkarcılara gelince, işleri, çöldeki bir serap gibidir. Susayan onu su sanır. Yanına varınca onu bulamaz, ancak orada ALLAH'ı bulur; O da onun hesabını tam görür. Kuşkusuz ALLAH hesabı çabuk görendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Küfredenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur. Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Küfredenlerin yaptıkları ise, engin bir çöldeki serap gibidir. Susayan onu bir su sanır. Nihayet yanına vardığı zaman onu birşey bulmaz da yanında vicdanı Allah'ı bulur ve O da onun hesabını tamamıyla görür. Allah, hesabı çok süratli olandır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Küfredenlerin ise amelleri bir engin çölde serab gibidir, susayan onu bir su zanneder, nihayet ona vardığı vakıt onu bir şey bulmaz da yanında vicdanı Allahı bulur, o da ona tamamile hisabını görüverir ve Allah seri' hisablıdır
Fizilal-il Kuran : Kâfirlerin amelleri ise engin çöllerdeki serap gibidir. Susuz kimse onu su zanneder, fakat oraya varınca hiçbir şey bulamaz. Kâfir karşısında Allah'ı bulur. O da hesabını eksiksiz olarak görür. Zaten Allah'ın hesaplaşması çabuktur.
Gültekin Onan : Küfredenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Tanrı'yı bulur. (Tanrı da) Onun hesabını tam olarak verir. Tanrı, hesabı çok seri görendir.
Hakkı Yılmaz : (39,40) "Ve kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan şu kişiler; onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder, ona vardığında da orada herhangi bir şey bulamaz. Yanında Allah'ı bulmuştur. Sonra da Allah ise onun hesabını tastamam ödemiştir. Allah, hesabı çok çabuk görür. Yahut çok derin, engin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; onu dalga üstüne dalga kaplamakta; üstünde de bulut vardır. Birbiri üstüne karanlıklar... Kime, elini çıkarıp uzatsa, nerdeyse onu dahi göremez. Ve Allah, kime nûr vermemişse, artık o kimse için nûrdan herhangi bir şey yoktur. "
Hasan Basri Çantay : O kâfirler (e gelince:) Onların amelleri (etrafında dağlar ve tepeler görünmeyen) dümdüz ve engin çöllerdeki bir serab gibidir ki susayan onun bir su olduğunu sanır. Nihayet o, buna vardığı zaman onu bir şey olarak bulamamışdır. Kendi (ameli) yanında (yalınız) Allahı bulmuşdur. O da onun hesabını tastamam vermişdir. Allah, hesabı çok sür'atli olandır.
Hayrat Neşriyat : İnkâr edenlere gelince, onların amelleri çöllerdeki serab gibidir; susayan bir kimse onu su zanneder. Nihâyet (yardıma pek muhtaç olduğu, o hesab gününde) ona (o ameline)vardığı zaman, onu (kendisine fayda verecek) bir şey olarak bulamaz ama (amelinin)yanında Allah’ı bulur; (O da) onun hesâbını tamamıyla hemen görüverir. Çünki Allah, hesâbı çok çabuk görendir.
İbni Kesir : Küfredenlere gelince; onların amelleri, engin çöllerde serap gibidir. Susayan kimse onu, su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Kendi yanında Allah'ı bulur ve O da hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabucak görendir.
İskender Evrenosoğlu : Ve kâfirlerin amelleri düz arazideki serap gibidir. Susamış olan, onu su zannetti. Ona ulaştığı zaman, bir şey bulamadı. Ve yanında (karşısında) Allah'ı buldu. Böylece (Allah), onun hesabını ona tam olarak ödedi. Ve Allah, hesabı seri (çabuk) görendir.
Muhammed Esed : Fakat hakkı inkara şartlanmış olanlara gelince, onların yapıp ettikleri çölde (görülen) serap gibidir; susayan kişi su(yu gördüğünü) sanır; ama (gördüğü şeye) yaklaşınca orada hiçbir şey bulamaz; bunun yerine, yanında (her zaman) Allah'ı(n hazır ve nazır olduğunu) ve sonunda hesabını eksiksiz göreceğini fark eder; çünkü Allah hesapta çok (dakik ve) hızlıdır!
Ömer Nasuhi Bilmen : Kâfir olanların amelleri ise engin bir çöldeki bir serap gibidir ki, susamış kimse onu bir su sanır, nihâyet ona vardığı zaman onu bir şey olarak bulmamış olur. Ve amelinin yanında Allah'ı bulmuş olur. O da hesabını tamamen ifâ etmiştir ve Allah hesabı sür'atle görücüdür.
Ömer Öngüt : İnkâr edenlerin amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur, Allah da onun hesabını görür. Allah hesabı çabuk görendir.
Şaban Piriş : Küfredenlere gelince, onların çalışmaları engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Orada Allah’ı bulur, O da onun hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.
Suat Yıldırım : Dini inkâr edenlere gelince:Onların işleri düz, ıssız bir çöldeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder. Nihayet onun yanına varınca su namına hiçbir şey bulamaz… Fakat Allah’ı bulur. O da onun hesabını tam tamına görür. Zira Allah hesabı pek çabuk görür.
Süleyman Ateş : İnkâr edenler(e gelince): Onların işleri, düz arazideki serap gibidir. Susayan onu su sanır, fakat yanına gelince hiçbir şey olmadığını anlar ve yanında Allâh'ı bulur; Allâh onun hesabını tam görür, O, hesabı çabuk görendir.
Tefhim-ul Kuran : Küfre sapanlar ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona yetişip geldiğinde, onu bir şey olarak bulmayıverir ve kendi yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir.
Ümit Şimşek : İnkâr edenlere gelince, onların yaptıkları işler de çölde bir serap gibidir ki, susamış kimse onu su zanneder. Oraya vardığında ise birşey bulamaz; yalnız Allah'ı bulur; Allah da onun hesabını tastamam görüverir. Zira Allah çok çabuk hesap görücüdür.
Yaşar Nuri Öztürk : Küfre sapanlara gelince, onların amelleri çöldeki serap gibidir ki, susuzluktan bunalan onu su sanır. Ama ona yaklaşınca hiçbir şey bulamaz; yanında Allah'ı bulur; O da onun hesabını eksiksiz bir biçimde görür. Allah, hesabı çok çabuk görendir.