Kırık Meal (Arapça) : |وَيَقُولُونَ: ve diyorlar | امَنَّا: inandık | بِاللَّهِ: Allah'a | وَبِالرَّسُولِ: ve Rasule | وَأَطَعْنَا: ve ita'at ettik | ثُمَّ: sonra | يَتَوَلَّىٰ: dönüyor | فَرِيقٌ: bir grup | مِنْهُمْ: onladan | مِنْ: | بَعْدِ: ardından | ذَٰلِكَ: bunun | وَمَا: ve değillerdir | أُولَٰئِكَ: bunlar | بِالْمُؤْمِنِينَ: inanmış |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ويقولون WYGWLWNve diyorlar | آمنا ËMNEinandık | بالله BELLHAllah'a | وبالرسول WBELRSWLve Rasule | وأطعنا WÊŦANEve ita'at ettik | ثم S̃Msonra | يتولى YTWLdönüyor | فريق FRYGbir grup | منهم MNHMonladan | من MN | بعد BAD̃ardından | ذلك Z̃LKbunun | وما WMEve değillerdir | أولئك ÊWLÙKbunlar | بالمؤمنين BELMÙMNYNinanmış |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve yeḳūlūne: ve diyorlar | āmennā: inandık | billahi: Allah'a | ve bil-rasūli: ve Rasule | ve eTaǎ'nā: ve ita'at ettik | ṧumme: sonra | yetevellā: dönüyor | ferīḳun: bir grup | minhum: onladan | min: | beǎ'di: ardından | ƶālike: bunun | ve mā: ve değillerdir | ulāike: bunlar | bil-mu'minīne: inanmış |
Kırık Meal (Transcript) : |VYGVLVN: ve diyorlar | ËMNE: inandık | BELLH: Allah'a | VBELRSVL: ve Rasule | VÊŦANE: ve ita'at ettik | S̃M: sonra | YTVL: dönüyor | FRYG: bir grup | MNHM: onladan | MN: | BAD̃: ardından | Z̃LK: bunun | VME: ve değillerdir | ÊVLÙK: bunlar | BELMÙMNYN: inanmış |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve derler ki: İnandık Allah'a ve Peygambere ve itâat ettik, sonra da onların bir kısmı bu sözün ardından yüz çevirir ve onlar inanmış kişiler değildir.
Adem Uğur : (Bazı insanlar:) "Allah'a ve Peygamber'e inandık ve itaat ettik" diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir gurup yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Ahmed Hulusi : "Esmâ'sıyla hakikatimiz olan Allâh'a ve Bir-Rasûl'e (Rasûlü olarak hükmüne) iman ettik, itaat ettik" diyorlar; ama onlardan bir grup bunu dedikten sonra geri dönüyor! Onlar imanlı değillerdir!
Ahmet Tekin : Bir de:
'Allah’a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulüne iman ettik, Kur’ân’a, sünnetine ve devletine bağlıyız, itaat ediyoruz' diyorlar, sonra da, ardından, içlerinden bir grup Rasulullah’ın verdiği kararlardan yüz çeviriyor, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendiriyorlar. İşte bunlar, Allah’ın Rasulünün verdiği hükmü kabul etmeyenler mü’min değildirler.
Ahmet Varol : 'Allah'a ve Peygamber'e iman ettik ve itaat ettik' diyorlar sonra bunun ardından onlardan bir grup yüz çeviriyor. İşte bunlar mü'min değildirler.
Ali Bulaç : Onlar derler ki: "Allah'a ve elçisine iman ettik ve itaat ettik" sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz : Bir de münafıklar: “-Allah’a ve Rasûlüne inandık ve itaat ettik.” diyorlar da, sonra bunun arkasından bir zümresi yüz çeviriyor. Bunlar, (kalbleriyle inanmış) müminler değillerdir.
Bekir Sadak : Munafiklar: «Allah'a ve Peygamber'e inandik, itaat ettik» derler; sonra da bir takimi yuz cevirirler. Iste bunlar inanmis degillerdir.
Celal Yıldırım : İkiyüzlü dönekler, «biz Allah'a ve Peygamber'e imân edip buyruklarına başeğdik» derler. Sonra bunun ardından onlardan bir kısmı yüzçevirirler. îşte bunlar (gerçek) mü'minler değillerdir.
Diyanet İşleri : (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir.
Diyanet İşleri (eski) : Münafıklar: 'Allah'a ve Peygamber'e inandık, itaat ettik' derler; sonra da bir takımı yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.
Diyanet Vakfi : (Bazı insanlar:) «Allah'a ve Peygamber'e inandık ve itaat ettik» diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir gurup yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Edip Yüksel : 'ALLAH'a ve elçiye inandık ve itaat ettik,' derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar inanmış değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir de «Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik» diyorlar da, sonra bunun arkasından yan çiziyorlar; bunlar mümin değillerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de: «Allah'a ve peygamberine inandık ve itaat ettik.» diyorlar. Sonra onlardan bir kısmı bunun arkasından yan çiziyorlar. Onlar mü'min değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de Allaha ve Resulüne inandık ve itaat ettik diyorlar da sonra bunun arkasından yan çiziyorlar, bunlar mü'min değillerdir
Fizilal-il Kuran : Bazı kimseler «Allah'a ve Peygamber'e inandık ve direktiflerine uymayı kabul ettik» derler. Fakat bazıları bu sözlerinden sonra sırt çevirirler. Bunlar mü'min değildirler.
Gültekin Onan : Onlar derler ki: "Tanrı'ya ve elçisine inandık ve itaat ettik". Sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar inançlı değildirler.
Hakkı Yılmaz : Ve onlar, “Allah'a ve Elçi'ye inandık ve itaat ettik” diyorlar. Sonra da onlardan bir grup, arkasından geri duruyorlar ve bunlar, mü’minler değildir.
Hasan Basri Çantay : (Münafıklar): «Allaha da, peygambere de inandık, itaat etdik» derler de sonra bunun arkasından içlerinden bir zümre yüz çevirirler. Bunlar mü'min adamlar değildir.
Hayrat Neşriyat : (Münâfıklar:) 'Allah’a ve peygambere inandık ve itâat ettik!' diyorlar. Sonra da içlerinden bir tâife bunun ardından yüz çeviriyor. İşte bunlar, mü’min kimseler değildirler.
İbni Kesir : Allah'a da Peygambere de inandık ve itaat ettik, derler. Sonra da bunun ardından bir takımı yüz çevirir. Bunlar inanmış kimseler değillerdir.
İskender Evrenosoğlu : Ve: “Allah'a ve resûle îmân ettik ve itaat ettik.” derler. Sonra da onların bir kısmı bundan sonra döner. Ve işte onlar, mü'min değillerdir.
Muhammed Esed : Çünkü, (niceleri) "Allah'a ve Rasul'e inandık, itaat ettik!" derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu (sözlerine) rağmen, (doğru yoldan) geri dönerler; işte böyleleri hiçbir zaman (gerçek) müminler değillerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve derler ki: «Allah'a ve Peygambere inandık ve itaat ettik.» Bundan sonra onlardan bir tâife yüz çevirirler ve onlar imân etmiş kimseler değildirler.
Ömer Öngüt : “Allah'a ve Peygamber'e inandık ve itaat ettik. ” derler. Sonra da içlerinden bir kısmı yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.
Şaban Piriş : -Allah’a ve peygamberine iman ettik, itaat ettik, diyorlar; sonra bunlardan bir grup, böyle söylemesine rağmen yüz çeviriyor. Bunlar, mümin değillerdir.
Suat Yıldırım : Çünkü niceleri: "Biz Allah’a ve Resulüne inandık ve itaat ettik" derler de sonra onlardan bir kısmı, buna rağmen geri dönerler. İşte bunlar mümin değildirler.
Süleyman Ateş : "Allah'a ve Elçiye inandık ve itâ'at ettik," diyorlar. Sonra onlardan bir grup, bunun ardından dönüyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Tefhim-ul Kuran : Onlar derler ki: «Allah'a ve Resule iman ettik ve itaat ettik» sonra da bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.
Ümit Şimşek : 'Allah'a ve Peygambere inandık ve itaat ettik' diyorlar; sonra da içlerinden bir kısmı yüz çeviriyor. İşte onlar mü'min değillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk : "Allah'a ve o resule inandık, boyun eğdik." diyorlar, sonra da içlerinden bir fırka bunun hemen ardından yüz çeviriyor. Bunlar, inanmış insanlar değiller.